Zamana Karşı Yarış: Pompeiopolis Mozaikleri Yok Olmaktan Kurtarılıyor
Roma döneminde Paflagonya Eyaleti'ne başkentlik yapan Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde eşsiz bir tarih yeniden canlanıyor. Yok olmanın eşiğine gelen ve 3 bin metrekarelik devasa alana kurulu bin 800 yıllık Roma villasındaki eşsiz zemin mozaikleri, yürütülen titiz kazı ve restorasyon çalışmalarıyla kurtarılarak teker teker gün yüzüne çıkarılıyor.
Türkiye'deki en büyük üç Roma villasından biri kabul edilen yapıda, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında uluslararası bir kurtarma operasyonu yürütülüyor. Türk arkeologların yanı sıra İtalya'dan gelen 15 kişilik ekibin de dâhil olduğu 45 kişilik kadro, bu yılki çalışmalarını özellikle mozaiklerin ihya edilmesine yoğunlaştırıyor.
"Anadolu'daki En Büyük 3 Villadan Biri Olarak Sınıflandırılıyor" Mozaikler üzerinde yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler veren Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, "2026 yılı kazı çalışmalarımızda öncelikli olarak restorasyon ve kazı çalışmaları olmak üzere iki bölümde çalışmalarımızı programladık. Restorasyon kapsamında önceki yıllarda zemin mozaiklerini onarmaya başladığımız Roma villasında çalışmalarımız devam ediyor. Roma villamız yaklaşık 3 bin metrekarelik bir alana oturmakta ve bu ölçüleriyle Anadolu'daki en büyük 3 villadan biri olarak sınıflandırılmaktadır. Roma Villasında 'Triclinium' diye adlandırdığımız misafir odası olarak kullanılan 112 metrekare alanı kaplayan odanın zemin mozaiklerinin onarma çalışması devam ediyor. 2025'te yaklaşık 10 metrekarelik bir alanı tamamlamıştık. 2026'taki hedefimiz geri kalan bölümlerin onarımına yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda 4 aylık bir çalışma programı belirledik ve 4 ayda yapabileceğimiz kadarını tamamlamaya çalışacağız," dedi.
Yaptıkları sürdürülebilir kazı çalışmalarıyla kente ciddi bir değer katacaklarını vurgulayan Doç. Dr. Eliüşük, "Biz, bir turizm altyapısını da oluşturuyoruz bu kapsamda. Hem Kastamonu'nun hem de Anadolu'nun ve Kuzey Karadeniz'in turizm altyapısına yeni bir destinasyon kazandırmakta bizim hedeflerimiz arasında yer alıyor," diye konuştu.
"Zeugma ile Hemen Hemen Aynı Kalitede Yüksek İşçiliğe Sahip" Zemin mozaiklerinin kalitesini ve yapının devasa boyutlarını değerlendiren Eliüşük, "Kuzey Anadolu'da ya da Batı Karadeniz'de bu ölçülerde bir villa henüz tespit edilmedi. İhtimalle yönetici sınıfa ait bir kişinin villası olsa gerek diye düşünüyoruz. Burada İtalyan ekiple birlikte çalışıyoruz. İşçilik kalitesine baktığınızda bugün hem Zeugma'da hem de Anadolu'nun önemli antik kentlerinde gördüğümüz zemin mozaikelerinden hemen hemen aynı kalitede yüksek işçiliğe sahip bir zemin mozaiklerini görüyoruz. Bu yapının önemini artırıyor," şeklinde konuştu.
Roma Villasının milattan sonra 2. yüzyılda yapıldığını ve 6. yüzyıla kadar kesintisiz kullanıldığını aktaran Doç. Dr. Eliüşük, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu sözü edilen 400 yıllık arkeolojik verinin içinde barındırması hem kentin tarihini belirlememizde, kentin geçirdiği tarihi süreci irdelememizde bizim için de önemli. Bu yüzden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımızda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nden gelen bir ödeneğimiz var. Bir de ana sponsorumuz olan Acacia Maden var. Ayrıca Kastamonu Valiliği, Taşköprü Kaymakamlığı ve Taşköprü Belediyesi de kazılarımızın yürütülmesinde büyük destekleri var. Bu destekler sayesinde kazılarımız Ekim ayının sonunu bulacak. Ödeneklerin durumuna göre çalışma takvimimiz de değişebilir. Kazı çalışmalarımızda destekleri bulunan tüm kurum ve sponsorlarımıza buradan teşekkürlerimi de bildirmek istiyorum," ifadelerini kullandı.




