Bitlis

Bitlis'te Tarihi Ahmet Ağa Konağı Çöküşü

Bitlis'te ağır kış şartlarına yenik düşen 150 yıllık tescilli Ahmet Ağa Konağı yıkılıyor. Mirasçılar idareden hukuki ve fiziki çözüm bekliyor.

Bitlis'in Tarihi Sivil Mimarisi Ağır Kış Şartları ve Yasal Çıkmazlar Arasında Çöküyor

Doğu Anadolu'nun en zengin tarihi dokularından birine sahip olan Bitlis'te, etkisini ağır şekilde hissettiren çetin kış şartları, geleneksel taş ve toprak damlı tescilli sivil mimari örneklerini geri dönülmez bir yıkıma sürüklüyor. Son olarak Muştakbaba Mahallesi'nde bulunan ve kentin yaklaşık 150 yıllık sivil mimari hafızasını taşıyan tarihi Ahmet Ağa Konağı, yoğun kar ve yağmurun oluşturduğu statik yüke dayanamayarak geçtiğimiz yıl büyük bir gürültüyle çökmeye başladı. Ancak bu çöküşün ardında yatan tek sebep doğa olayları değil; çok mirasçılı mülkiyet yapısı, yüksek restorasyon maliyetleri ve ağır işleyen bürokratik süreçlerin oluşturduğu yasal kördüğüm.

2863 Sayılı Kanun ve İdarenin "Hizmet Kusuru" Sorumluluğu Kültür varlığı sahiplerinin en büyük şikayeti, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun getirdiği katı kısıtlamalar nedeniyle binalarına müdahale edememeleri. Tescilli binaların izinsiz onarılması veya yıkılması yasal olarak hapis cezası gerektiriyor. Ancak güncel Danıştay içtihatları ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi, bir yapı "mail-i inhidam" (yıkılma tehlikesi) durumuna geldiğinde ve can güvenliğini tehdit ettiğinde, yerel idarelerin (Belediyeler ve Valilikler) anında güvenlik önlemi almak ve gerekli askıya alma/güçlendirme çalışmalarını yapmakla yükümlü olduğunu açıkça belirtiyor. Gerekli güvenlik çemberinin oluşturulmaması veya mülk sahibine Kültür Bakanlığı Restorasyon Fonlarından destek sağlanmaması durumunda, düşecek bir taştan doğacak can ve mal kayıplarında idare "hizmet kusuru" sebebiyle ağır tazminatlarla karşı karşıya kalabiliyor.

"Taşlar Düşüyor, Can Güvenliğimiz Yok, Çözüm Bekliyoruz" Yaklaşık 15-20 yıl öncesine kadar aktif olarak kullanılan, ancak zamanla terk edilerek bakımsız kalan Ahmet Ağa Konağı'nın mirasçılarından Emrullah Kalkan, tehlikenin boyutlarına ve yasal çaresizliklerine dikkat çekerek yetkililere seslendi:

"Bizim bu evi aslına uygun şekilde onaracak maddi gücümüz yok. Ev tescilli olduğu için kendi başımıza sorumluluk alıp en ufak bir müdahalede bulunamıyoruz. İçinde kimse yaşamayınca ve Bitlis'in ağır kış şartları da buna eklenince bina ne yazık ki yıkılmaya başladı. Bu konu ile ilgili olarak Bitlis Belediyesi'ne ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne defalarca dilekçe bıraktım, ancak bugüne kadar somut bir çözüm üretilmedi. Burası aktif bir yol, insanlar gidip geliyor. Düşecek herhangi bir taş büyük bir faciaya yol açabilir. Geçen gün birkaç taş düştü ve park halindeki araçlar ciddi zarar gördü. Başka can veya mal kayıplarının yaşanmaması için yetkililerden hukuki ve fiziki destek bekliyoruz. Devletimiz bu yapıya sahip çıkarak onaracaksa onarsın, eğer kurtarılamayacak durumdaysa ve canımızı tehdit ediyorsa yasal olarak yıkılsın."

Uzmanlar, Bitlis'teki tarihi yapı stokunun korunması için Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Proje ve Uygulama Yardımları" bütçesinin acilen bu bölgeye kanalize edilmesi ve miras hukuku anlaşmazlıklarında idarenin kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.