Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde, geçen yıl kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan yaklaşık bin 600 yıllık saray kompleksinin kabul salonundaki mozaiklerin restorasyonu tamamlandı.

'Karadeniz'in Zeugması' olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti'ndeki kazı ve restorasyon çalışmaları sürdürülüyor.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan antik kentin İç Kale olarak adlandırılan bölgesinde geçen yıl ortaya çıkarılan ve literatürde bulunmayan motiflere sahip saray kompleksinin kabul salonundaki restorasyon çalışmaları tamamlandı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Ersin Çelikbaş, İHA muhabirine, 2025 yılında tespit edilen ve kabul veya misafir salonu olarak değerlendirilen 'triklinum' alanındaki mozaiklerin restorasyon çalışmalarının 2026 yılı itibarıyla tamamlandığını söyledi.

Yaklaşık 3-4 ay süren çalışmalarda mozaiklerin sağlamlaştırıldığını belirten Çelikbaş, eksik bölümlerin tamamlandığını ve boşlukların uygun malzemelerle doldurulduğunu ifade etti.

Çelikbaş, restorasyon çalışmalarında dönem dönem değişmekle birlikte yaklaşık 12-13 kişilik uzman restoratör ekibinin görev yaptığını kaydetti.

Restorasyonun yanı sıra mozaiklerin yağış ve kış şartlarından korunması amacıyla gerekli koruma önlemlerinin de alındığını aktaran Çelikbaş, 'Böylece mozaikler ziyaretçilerin görebileceği ve sergilenebileceği bir duruma getirildi' dedi.

'Düzenli bakım ve denetim gerektiriyor'

Çelikbaş, restorasyonun tamamlanmasının mozaiklerle ilgili çalışmaların tamamen sona erdiği anlamına gelmediğine dikkati çekerek, şunları söyledi: 'Mozaikler, restorasyon sonrasında da düzenli bakım ve denetim gerektiren önemli sanat eserleri. Bu nedenle her yıl alanda kontrollerin yapılması ve gerektiğinde restoratörler tarafından müdahalelerin gerçekleştirilmesi planlanıyor.'

Alanı 'Saray Kompleksi' olarak adlandırdıklarını ancak yapının gerçekten bir saraya ait olduğuna yönelik tahminde bulunduklarını belirten Çelikbaş, söz konusu bölümün triklinum, yani kabul veya misafir salonu olduğu yönünde güçlü değerlendirmeler bulunduğunu dile getirdi.

Yapının tespitinde jeoradar çalışmalarından da yararlanıldığını anlatan Çelikbaş, önümüzdeki yıllarda kazı alanının genişletilerek yapının diğer bölümlerinin de ortaya çıkarılmasının hedeflendiğinin altını çizdi.

Milattan sonra 4. yüzyıla tarihlendirilen yapının yaklaşık bin 600 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Çelikbaş, burada ortaya çıkarılan mozaiklerin özgün desen ve motifleriyle dikkati çektiğini söyledi.

Çelikbaş, çalışmalar sırasında literatürde daha önce örneğine rastlanmamış iki farklı motifin tespit edilmesinin alanın arkeolojik ve sanatsal önemini artırdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA