Yozgat’ın Gizli Hazinesi: Tekkeyenicesi Köyü Camii Mimarisi ve Kalem İşleriyle Büyülüyor

Yozgat’ın tarihi mirasının kıymetli örneklerinden biri olan Tekkeyenicesi Köyü Camii, özgün mimari dokusu ve iç mekânındaki zengin tezyinatıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Yapım tarihi kesin olarak bilinmese de bölgedeki benzer eserlerle yapılan stil kritiklerine göre 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başına tarihlendirilen yapı, 2019 yılında geçirdiği kapsamlı tadilatın ardından ihtişamını korumaya devam ediyor.

Mimari Özellikler ve Yapı Malzemesi

Kuzey-güney doğrultusunda, dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilen cami, geleneksel taş işçiliğinin karakteristik özelliklerini yansıtıyor. Yapının beden duvarlarında kaba yonu taş malzeme tercih edilirken; cephe köşeleri ve pencere sövelerinde kesme taş kullanımıyla strüktürel bir hareketlilik sağlanmış.

Kalem İşleri ve İkonografik Tasvirler

Camiyi bölgesindeki diğer ibadethanelerden ayıran en önemli özellik, harim iç duvarlarında yer alan kalem işi süslemeler ve ikonografik tasvirler. Dış mimarisindeki yalınlığın aksine iç mekânda karşımıza çıkan bu zengin tezyinat, dönemin estetik anlayışını ve inanç dünyasını günümüze taşıyan kültürel bir belge niteliği taşıyor.

Tarihi Hafıza ve Medrese Bağlantısı

Köy sakinlerinden 1960 doğumlu Selahattin Çakır, caminin tarihsel derinliğine dair önemli ipuçları veriyor. Çakır’ın anlatımlarına göre, cami ile aynı dönemde inşa edilen yan bina, geçmişte bir medrese olarak kullanılmış ve bölgenin eğitim merkezi işlevini görmüş. Babasının Hicri 1327 (M. 1909) doğumlu olduğunu belirten Çakır, caminin yapılışının o dönemlerde bile tam olarak bilinmediğini vurgulayarak yapının köklü geçmişine işaret ediyor.

Güncel Durum ve İbadet Düzeni

2019 yılındaki yenileme çalışmalarıyla fiziksel kondisyonu güçlendirilen cami, günümüzde özel bir kullanım rejimine sahip. Köydeki diğer cami vakit namazları için kullanılırken, Tekkeyenicesi Köyü Camii yalnızca Cuma ve Bayram namazlarında kapılarını açarak sosyal ve dini bir buluşma noktası olma özelliğini sürdürüyor.

Yozgat, Ankara ve Sivas gibi çevre illerden gelen ziyaretçilerin odak noktası haline gelen yapı, dron görüntülerine yansıyan panoramik estetiğiyle Anadolu’nun sivil mimarlık mirası arasındaki yerini koruyor.


Editör Notu: Yapının kitabe eksikliği ve inşa dönemi üzerindeki belirsizlikler, bölgedeki geç dönem Osmanlı mimarisi üzerine yapılacak akademik çalışmalar için önemli bir veri sahası sunmaktadır.

Kaynak: İHA