<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/ankara" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 17:16:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/ankara"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-haydarpasa-yillar-sonra-yeniden-tarihi-siluetteki-yerini-almaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-haydarpasa-yillar-sonra-yeniden-tarihi-siluetteki-yerini-almaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Garı'nda yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin, 'Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Garı'nda yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin, 'Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı' dedi. </p><p>İstanbul'un tarihi ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip Haydarpaşa Garı'nda yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarında önemli ilerleme sağlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Devlet Demiryolları arasında imzalanan protokol kapsamında sürdürülen çalışmalar doğrultusunda tarihi yapının Marmara Denizi'ne bakan üç cephesindeki restorasyon ve konservasyon uygulamaları tamamlandı. </p><p>Tamamlanan çalışmaların ardından cephelerdeki iş iskeleleri kaldırılırken Haydarpaşa Garı'nın özgün mimari detayları yeniden görünür hale geldi. İstanbul'un önemli simge yapılarından tarihi gar, yıllar sonra yeniden kentin silüetindeki güçlü görünümüne kavuştu. </p><p>'Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı' </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı değerlendirmede, Haydarpaşa Garı'nda yürütülen restorasyon sürecinde önemli bir aşamanın tamamlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Haydarpaşa Garı'nda yürüttüğümüz kapsamlı restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktık. Marmara Denizi'ne bakan üç cephede restorasyon ve konservasyon çalışmalarını tamamlayarak iskeleleri kaldırdık. İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa, yıllar sonra yeniden tarihi silüetteki yerini almaya başladı. Bu eşsiz mirası özgün kimliğini koruyarak geleceğe taşıyor; tamamlandığında İstanbul'a yeni bir kültür ve sanat alanı kazandıracak projeyi kararlılıkla sürdürüyoruz.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarihin en kapsamı restorasyonlarından biri </p><p>Döneminin seçkin mimari eserleri arasında yer alan Haydarpaşa Garı'nda restorasyon çalışmalarının yanı sıra güçlendirme, teşhir-tanzim ve çevre düzenleme uygulamaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. </p><p>Tarihi yapının tamamını kapsayan çalışmalarla gar binasının özgün karakterinin korunarak geleceğe taşınması hedefleniyor. Alanında uzman ekiplerce yürütülen çalışmalar, tarihi yapının tüm bileşenlerini kapsayacak şekilde titizlikle devam ediyor. </p><p>Yeni kültür ve sanat merkezi olacak </p><p>Haydarpaşa Garı'nda devam eden restorasyon, güçlendirme ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından alanın kültür ve sanat odaklı yeni bir yaşam alanı olarak İstanbullularla buluşturulması planlanıyor. </p><p>Kaldırılan korkuluklar yeniden yerine takılacak </p><p>Restorasyon çalışmaları sırasında Haydarpaşa Garı'nın bazı balkon korkulukları ve bağlantılı mimari elemanlarında detaylı incelemeler yapıldı. Uzun yıllar boyunca denizden gelen tuz, nem ve hava şartlarına maruz kalan bu bölümlerde yıpranma, çatlaklar ve malzeme kayıpları tespit edildi. Bu nedenle söz konusu korkuluklar, daha sağlıklı ve kontrollü bir şekilde onarılabilmeleri için yerlerinden sökülerek atölye ortamına taşındı. Burada temizlik, bakım, konservasyon ve gerekli onarım çalışmaları sürdürülüyor. </p><p>Çalışmalar tamamlandığında korkuluklar özgün formu ve tarihi özellikleri korunarak yeniden yerlerine monte edilecek. Eksik veya zarar görmüş bölümler ise yapının özgün malzemesi ve mimari karakteriyle uyumlu şekilde tamamlanacak. Tüm uygulamalar, Koruma Kurulu tarafından onaylanan projeler doğrultusunda ve uzman ekiplerin gözetiminde yürütülüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-haydarpasa-yillar-sonra-yeniden-tarihi-siluetteki-yerini-almaya-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:32:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-ersoy-haydarpasa-yillar-sonra-yeniden-tarihi-siluetteki-yerini-almaya-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="80483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: '(Hicaz Demiryolu) Suudi Arabistan'la sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hicaz Demiryolu'na ilişkin, 'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hicaz Demiryolu'na ilişkin, 'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' dedi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Suudi Arabistan ile Hicaz Demiryolu'nun yeniden yapılmasına yönelik imzalanan mutabakat zaptına ilişkin detayları yabancı bir televizyon kanalına anlattı. Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan gelişmelerin taşımacılık ve ulaşım alanlarını olumsuz etkilediğini dile getiren Bakan Uraloğlu, 'Dünyada şu anda kendisine yeten hiçbir ülke yok; mutlaka bir şekliyle bağlı, bağımlı. Karşılıklı ilişkilerin ya da çoklu ilişkilerin kurulmasını gerektiriyor. Bu da ancak ulaşımdan, ticaret yollarından ve iletişimden geçiyor. Yaşanan olaylar, ulaştırma güzergahlarının mevcut olanlarının güvenilirliği, sürdürülebilirliği noktasında bize bazı dersler ve tecrübeler kazandırırken, diğer taraftan da mutlaka alternatiflerinin de ortaya konulması gerektiği noktasında ders niteliğinde kazanımımız oluyor. Suudi Arabistan'ın ve Türkiye'nin lokomotifte olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Suudi Arabistan'ın çok ciddi bir şekilde denizden petrol ve petrol ürünleri nakli söz konusu. Hürmüz sıkıntıya girince genel anlamda problemler olduğunu görüyoruz. Bazen aktif değil de reaktif bazı yaklaşımlarla beraber ortaya atılan koridorlar oluyor' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hicaz Demiryolu'nun sadece Ortadoğu ve Türkiye için değil, küresel ticaret açısından güçlü bir alternatif oluşturduğunu belirten Bakan Uraloğlu, 'Projede Riyad'ı merkez ya da başlangıç noktası alırsak, Avrupa'ya kadar giden; Akdeniz'e, Ege Denizi'ne, Karadeniz'e açılan bir hattan bahsediyoruz. Bunun burada kalmaması gerekir. Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu. Bunun Cidde, Mekke ve Medine'ye kadar uzatılması; aynı şekilde diğer çevre ülkelere de önümüzdeki süreçte bağlantılar verilmesi planlanıyor. Öte yandan da bu hattın Umman üzerinden açık denize, okyanusa da açılması bekleniyor. Sadece Suudi Arabistan merkezli değil, Uzak Doğu'dan gelen yüklerin buradan karaya çıkarılıp demiryoluyla bütün Avrupa'ya kadar gitmesine müsaade edecek bir güzergahtan bahsediyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'Türk müteahhitleri gibi hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde hattı işler hale getirebiliriz'</p>

<p>Proje kapsamında hem yük taşımacılığı hem de yolcu taşımacılığının gerçekleştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, 'Şu ana kadar Suudi Arabistan, Ürdün sınırına kadar hattı bitirdi. Türkiye tarafında biz zaten İslahiye'ye, Kilis'e, Gaziantep'e kadar bitirdik. Suriye ile Ürdün arasında yaklaşık 400 kilometrelik eksik bir bölüm var. Ama burada arazi şartları çok sıkıntılı değil. Hattın yer yer sağlam olan bölümleri var, yer yer yeniden yapılacak olan bölümleri var. 400 kilometrelik bir hattan bahsediyoruz. Bizim ilk etapta yapacağımız, burada yapılması gerekenlerin tespiti. Bunu birkaç ay içerisinde inşallah sonlandırmış olacağız. Süreci doğru yönetirsek, Türk müteahhitleri gibi güçlü, hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde komple bu hattı işler hale getirebiliriz. Ayrıca proje ile kutsal yolculuğa gidecek olan yolcuların taşınmasından turistik seyahatlere kadar bunların da olması gerekir diye düşünüyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz'</p>

<p>Hicaz Demiryolu ile bölgedeki ülkeler arasındaki kültürel ilişkilerin de güçleneceğini söyleyen Uraloğlu, 'Burada bizim dost ve kardeş halklar ve onlarla tarihten beri olan ilişkilerimiz var. Artık siz komşularınızla beraber ancak güçlü olabilirsiniz; tek başına değil. Yaşanmış olan, yaşanan savaşlar bunu bize net bir şekilde gösterdi. Gerçekten bütün ülkeler, kendilerini zor durumda dahi destekleyebilecek, yanıltmayacak ülkelerle iş birliği yapmak istiyor. Onun için Türkiye bu noktada gerçekten sözünde duran, şartlara göre sözünü değiştirmeyen, yola çıktıklarını yolda bırakmayan bir anlayışa sahip. Bizim geçmişte de burada birçok ortak projemiz oldu. Ortadoğu'daki en güçlü ülke Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık'</p>

<p>Gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının Türkiye'yi bölgede öne çıkan ülkelerden biri haline getirdiğini belirten Uraloğlu, 'Türkiye'de şu anda 4 bin 464 kilometre hızlı tren hattımız var; halihazırda inşaatlar devam ediyor. Bunun yaklaşık 3 bin kilometresini iki yıl içerisinde devreye almış olacağız. Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık. Dolayısıyla bölgemize hizmet edebilecek her türlü altyapıyı yüzde 90'lar seviyesinde hazır hale getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Biz küresel kriz, pandemi veya savaşlarda neyi yaşadık? Bazen şöyle düşünebiliyoruz; benim param var, her zaman her istediğimi alabilirim ama alamıyorsunuz. Dolayısıyla o zaman sadece para değil; sizin doğru zamanda parasal imkanlarınızı da ortaya koyarak doğru yatırımları, doğru stratejik hamleleri yapmanız gerekir. Türkiye de gerçekten bunları yaptı ve bölgesinde güçlü; ama bütün bölge ülkeleriyle beraber bu gücü inşallah artırmış olacağız' diye konuştu.</p>

<p>Projenin ilk etapta Suudi Arabistan, Türkiye, Ürdün ve Suriye'yi kapsaması planlanırken, ikinci aşamada Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Yemen'in de dahil edilmesi öngörülüyor. Projenin hayata geçirilmesiyle ticari ürünlerin yanı sıra petrol ve doğal gazın da Basra Körfezi'ne ihtiyaç duyulmadan demiryolu ağı üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="40730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramın kokusu çam ormanlarından yükseliyor: Çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesine yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde bulunan, çam ormanlarından esinlenerek hazırlanan çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi Kurban Bayramı'nda vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde bulunan, çam ormanlarından esinlenerek hazırlanan çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi Kurban Bayramı'nda vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. </p><p>Kurban Bayramı'nda termal ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Kızılcahamam ilçesinde, yıllardır üretilen çam kolonyası ve aromalı Türk kahveleri vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Başta Başkent'teki ilçelerin doğasından ilham alınarak hazırlanan çam, havuç, kavun ve üzüm aromalı esanslar ve kahveler, bayram ziyaretlerinde hem geleneksel hem de farklı bir hediye alternatifi olarak tercih ediliyor. Kadın istihdamıyla üretim yapan işletme sahibi Nuray Arslan, niş esanslarla hazırlanan kolonyalar ve özel aromalı kahvelerin yapım sürecini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. </p><p>'Amacım ilçemize ne katabilirim, ne yapabilirim' </p><p>Yaklaşık 12 yıldır kolonya firmasını işlettiğini belirten Arslan, 'Kadınlarla başladık, kadınlarla devam ediyoruz. Üreten kadının gücüne inanlardanım. Çalışan personelin büyük bir çoğunluğu kadın. Sadece Kızılcahamam değil bizim çalıştığımız yerler. İlçelerle çalışıyorum. Amacım ilçemize ne katabilirim, ne yapabilirim? Nasıl bir fayda sağlayabilirim diye düşünürken kahvelerle çıktığımız yolculukta kolonyalarla bütünleştirdik. Daha sonra Kahramankazan'a çalıştık, kavun kahvesi ile kavun kolonyası. Elmadağ'ın elma kahvesi, elma kolonyası. Kalecik'le çalıştık. Çok büyük bir festivalleri oluyor. Üzümle çalışmamız devam etti. 2 sene öncesinde de Beypazarı'na dedik neden çalışmıyoruz? Beypazarı'nın havucu çok meşhur. Görüştük yetkililerle. Onlar da çok memnun oldular. Beypazarı'nın havuç kahvesi ve havuç kolonyasıyla yolculuğumuz devam ediyor. Çamlıdere ve Kızılcahamam'a da çam kahvesi ve çam kolonyası yapıyoruz' dedi. </p><p>'Kolonyalarımız bizim bebeklerimiz gibi' </p><p>Kolonya yapımındaki esanslara ve çeşitliliğe değinen Arslan, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Kolonyalarımız bizim bebeklerimiz gibi. Bir ürünün 10 tane çeşidi var. Düşünün ki 50 milimden 40 milime kadar, 400 milimden, şişelerden plastik petlere kadar hepsi bizim evlatlarımız. Hepsinin dolumları da esansları da yaptığımız çalışmalar da keyif alarak yaptığımız işler. 3 sene önce kızımın adına bir kolonya çıkardım, Damla kolonyası diye. Aslında orkide var içerisinde. Müşterilerimiz yıllardır geliyorlar, ismini hatırlayamasalar bile kızınızın adıydı diyorlar. 1 sene olacak gelinimin adına Esin kolonyası çıkardık. O da çok niş bir ürünümüz. Onda çok ünlü bir parfümün esansı kullanıldı. Şimdi diyorlar ki biz gelinden alalım, biz kızdan alalım. Böyle bir rekabet var kendi aralarında. Buraya özgü kolonyamız var. Bize ait tılsım kolonyası dediğimiz lavanta ve zambak karışımı gibi bir kokumuz var. Yaklaşık 15 çeşit ürünle biz gelen müşterilerimize hitap ediyoruz.' </p><p>Niş esanslar tercih ediliyor </p><p>Nuray Arslan, kolonya ve koku seçiminde kullanılan esansların büyük önem taşıdığını belirterek, kaliteli ve insan sağlığına zarar vermeyen niş esanslar tercih ettiklerini söyledi. Kokuların deri yoluyla da vücuda temas ettiğine dikkati çeken Arslan, kalıcı ve kaliteli ürünler kullanmalarının vatandaşların tercih sebeplerinden biri olduğunu ifade etti. </p><p>'Belli bir süre ayrışması var' </p><p>Kolonyaların yapım sürecini anlatan Özarlsan, 'Önce alkol geliyor, damıtılıyor. Belli bir süre ayrışması var. Esansların dinlendirilmesi var. Belli bir dinlendirilme sürecinden sonra dolum aşamaları var. Dolum aşamalarında da belli bir boyutta 50 milimler, 100 milimler dolup paketleniyor. Şişelenme süreçleri, paketlenmelerle birlikte adetler, adetlerle birlikte müşteriye dağıtım yapıyoruz. Sonra dağıttığımız yerler de müşteriyle buluşturuyorlar' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hem ülke ekonomisine katkısı sağlıyoruz hem de çalışan insanlar evine ekmek götürüyor' </p><p>Aynı zamanda kahvelerin İstanbul, İzmir ve Mersin'deki limanlardan alındığını söyleyen Arslan, 'Kavrulma aşamaları, öğütülme aşamaları ve daha sonra yapılan aşamalarla birlikte paketlemeleri var. Zor bir süreç ama çok keyifli ve zevkli bir süreç bunlar. Biz işimizi aşkla ve severek yaptığımız için bize zor gelmiyor. Bunu yapıp kendi yavrularımız gibi doğumundan satışına kadar bir süreç bu. Kendi sevgimizle büyüterek satışımızı yapıyoruz. Hem ülke ekonomisine bir katkısı sağlıyoruz hem burada çalışan insanlar evine ekmek götürüyor. Kadınların ayakta durması için fırsat tanıyoruz. Çalışan, üreten kadının, emeğin ülke genelinde daha büyük katkı sağlayacağını ve ülkenin gelişmesine faydası saylayacağını düşünen insanlarız' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bayram dönemlerinde yoğunluk </p><p>Nuray Arslan, Kızılcahamam'ın turistik bir ilçe olduğunu ve üretici firma olarak ilçe genelindeki işletmelerle çalıştıklarını belirtti. Bayram dönemlerinde yoğunluk yaşandığını ifade eden Arslan, özellikle Kızılcahamam'daki otellerin ve turistik hareketliliğin şovrum satışlarında önemli paya sahip olduğunu söyledi. </p><p>Kızılcahamam'ın doğasından çam kolonyası ve Türk kahvesi </p><p>Arslan, Soğuksu Milli Parkı'nın dünyada sayılı olduğunu dile getirerek, 'Özellikle hamamlarımız çok şifalı. Şöyle düşündüm, gelen kişiler Kızılcahamam'ın hamam suyunu götüremiyor. Soğuksu'ya çıkıyor, yürüyüş, piknik yapıyor. Havasını da götüremiyor. Ne götürecek bu insanlar? Bazlamayı götürebiliyor. Tereyağı, etlerimiz çok güzeldir. Etlerimizi götürüyor ama bir şeyler daha katmak gerekmiyor mu buna? Sınırlı kalmamalı diye düşündüm. Kahveyle başladığımız yolculukta Kızılcahamam, Çamlıdere yan ilçemiz çam kahvesi olarak çıkarttığımız yolda çam kolonyamızı da ekledik. Ne oldu? Mis gibi orman koktu. İçtiğinizde de yoğun bir şey yoktur. Türk kahvesi ağırlıklıdır. İçtikten sonra damağınıza gelen çok güzel bir tadı vardır. İlçemize katkı olsun amacıyla başladığımız yolda Allah bizi bugünlere nasip etti' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:52:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="98179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi eserler tek tek yuvasına dönüyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha ülkemize kazandırdık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha ülkemize kazandırdık' dedi. </p><p>Gaziantep'in simgeleri arasında gösterilen ve yıllardır Zeugma'nın en dikkat çekici eserlerinden biri olarak öne çıkan 'Çingene Kızı' mozaiğiyle ilgili yeni bir gelişme daha yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunduğu tespit edilen mozaik panelinin Türkiye'ye iadesi sağlanırken eser Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü bilimsel ve diplomatik çalışmaların ardından yeniden ait olduğu coğrafyaya kazandırıldı. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'un göreve başlamasının ardından yürütülen iade süreçlerinde ilk dikkat çeken eser grupları arasında yer alan 'Çingene Kızı' panellerine şimdi bir yenisi daha eklendi. Daha önce Türkiye'ye getirilen 12 panelin ardından büyük kompozisyonun eksik parçalarından biri daha kültürel mirasa kazandırılmış oldu. Gaziantep'in gözdesi Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı'nın kayıp parçalarından birisinin daha Türkiye'ye kazandırıldığı müjdesini sosyal medya hesaplarından veren Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Gaziantep'imizin gözdesi Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı' mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha Amerika Birleşik Devletleri'nden ülkemize kazandırdık. Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından, büyük kompozisyonun 13'üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve diplomatik girişimler sonucunda yeniden ait olduğu topraklara döndü. Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki eserlerle stil ve kompozisyon açısından önemli benzerlikler taşıyan panel, yürütülen çalışmaların ardından ülkemize teslim edildi. Kültür varlıklarımızın izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu süreçte, başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi, Chicago Başkonsolosluğumuz, ulusal ve uluslararası bilim insanlarımız, Türk Hava Yolları ve Turkish Cargo ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.' </p><p>Yaklaşık 30 yıl önce ortaya çıkarılan büyük kompozisyonun parçası </p><p>Gaziantep'in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti'nde 1998 yılında yürütülen kurtarma kazılarında yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ölçülerindeki büyük taban mozaiği gün yüzüne çıkarılmıştı. Kamuoyunda 'Çingene Kızı' olarak bilinen ve Dionysos kültü ile ilişkilendirilen Maenad başı tasviri de bu büyük kompozisyon içerisinde yer alıyordu. </p><p>Uluslararası takip sonuç verdi </p><p>Grenoble Alpes Üniversitesi'nden Dr. Djamila Fellague tarafından yürütülen araştırmalar kapsamında eserin büyük kompozisyona ait olabileceği değerlendirildi. Panelin çevrim içi bir müzayede evinde satışa sunulduğu bilgisi Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına iletildi. Bakanlık uzmanlarının yürüttüğü incelemelerde panelin; kullanılan tessera renkleri, geometrik bordür düzeni, kompozisyon özellikleri ile kesme ve sökülme izleri bakımından 'Çingene Kızı' mozaiğinin ait olduğu büyük kompozisyonla önemli benzerlikler taşıdığı tespit edildi. Bu tespit üzerine Amerikan İç Güvenlik Birimine ulaşan Bakanlık yetkilileri bilimsel verilerle elde edilen kanıtları sundu. Bakanlık tarafından iki ülke arasında yürürlükte bulunan ikili anlaşmaya da atıfta bulunarak esere el konması istendi. Ortaya konulan veriler arasında Zeugma'nın daha önce kaçak kazılara maruz kalmış olması kriminolojik delillemenin zeminini oluşturdu. Ayrıca, 2018 yılında ABD Bowling Green Üniversitesinden iadesi sağlanan diğer 12 parçanın varlığı da hukuken bu eserin iadesinde Türkiye'nin lehine oldu. Amerikan İç Güvenlik Biriminin soruşturmasını tamamlaması üzere mozaik pano Chicago Başkonsolosluğumuza teslim edilerek Turkish Cargo ile evine getirildi. Daha önceki çalışmalarda da olduğu gibi bu eserin iadesi de kamu kaynağı harcanmadan uluslararası iş birliği sayesinde sağlandı. Bilimsel değerlendirmelerin ardından Türkiye'ye getirilen eser, süreç kapsamında Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesine teslim edildi. Panel, yürütülecek işlemlerin ardından Gaziantep'te 'Çingene Kızı' mozaiğinin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi'nde yeniden ait olduğu parçayla kavuşacak. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:25:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor.jpg" type="image/jpeg" length="80965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: 'Cumhuriyet tarihimizin günlük ihracat rekoru bir kez daha yenilenmiştir']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-cumhuriyet-tarihimizin-gunluk-ihracat-rekoru-bir-kez-daha-yenilenmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-cumhuriyet-tarihimizin-gunluk-ihracat-rekoru-bir-kez-daha-yenilenmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 22 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen 2 milyar 428 milyon dolarlık günlük ihracat ile Cumhuriyet tarihinin günlük ihracat rekorunun bir kez daha yenilendiğini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 22 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen 2 milyar 428 milyon dolarlık günlük ihracat ile Cumhuriyet tarihinin günlük ihracat rekorunun bir kez daha yenilendiğini dile getirdi. </p><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat Cumhuriyet tarihinin günlük ihracat rekoruna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p><p>Türkiye'nin, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme vizyonu doğrultusunda tarihi bir başarıya daha imza attığını kaydeden Bolat, '22 Mayıs 2026 Cuma günü gerçekleştirilen 2 milyar 428 milyon dolarlık günlük ihracat ile Cumhuriyet tarihimizin günlük ihracat rekoru bir kez daha yenilenmiştir. Elde edilen bu tarihi başarı; ülkemizin güçlü üretim kapasitesinin, dinamik özel sektör yapısının, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünün ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; hükümetlerimizce 23 yıldan bu yana yürütülen ihracat odaklı politikaların somut bir neticesidir' açıklamasında bulundu. </p><p>'Türkiye yüksek katma değerli ihracatı destekleyen bir ülke ekonomisine sahip hale gelmiştir' </p><p>Türkiye'nin, ihracatta yıllar içerisinde istikrarlı ve kararlı bir yükseliş sergilediğini belirten Bolat, '1973 yılında ilk defa yıllık 1 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşan ülkemiz, 1987 yılında ise ilk kez aylık 1 milyar dolar ihracat rakamını aşmıştı. Türkiye'miz bugün günlük 2 milyar 428 milyon dolar ihracat gerçekleştirebilen güçlü bir ekonomik yapıya ulaşma başarısını göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uygulanan ekonomi ve ticaret politikaları sayesinde Türkiye; üretim altyapısını güçlendiren, yüksek katma değerli ihracatı destekleyen, yeni pazarlara ulaşmayı başaran, ve küresel ticarette etkinliğini yükselten bir ülke ekonomisine sahip hale gelmiştir' ifadelerine yer verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üreten Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz' </p><p>Ticaret Bakanlığı olarak; ihracatçıların uygun finansmana ulaşmasından pazara giriş faaliyetlerine, markalaşmadan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar her alanda tedbirler almaya devam ettiklerini kaydeden Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: </p><p>'Cumhuriyet tarihimizin günlük ihracat rekorunun yenilenmesinde emeği bulunan tüm ihracatçılarımıza, üreticilerimize, sanayicilerimize, KOBİ'lerimize, çiftçilerimize, esnaflarımıza, lojistik ulaştırma sektörümüze ve Ticaret Bakanlığı çalışanlarımıza çok teşekkür ediyor; bu tarihi başarı dolayısıyla kendilerini gönülden tebrik ediyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üreten, büyüyen, istihdam oluşturan ve dünyaya daha güçlü şekilde açılan Türkiye için çalışmalarımızı azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-cumhuriyet-tarihimizin-gunluk-ihracat-rekoru-bir-kez-daha-yenilenmistir</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:35:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-bolat-cumhuriyet-tarihimizin-gunluk-ihracat-rekoru-bir-kez-daha-yenilenmistir.jpg" type="image/jpeg" length="64749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: 'Nisanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık mal ihracatına ulaştık']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-nisanda-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-ikinci-aylik-mal-ihracatina-ulastik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-nisanda-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-ikinci-aylik-mal-ihracatina-ulastik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 'Yılın tüm aylarıyla değerlendirildiğinde nisanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık mal ihracatına ulaştığımız anlamına gelmektedir. Nisanda kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, ihracatta yıldan yıla değişimde son 53 ayın en yüksek değeri olmuştur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 'Yılın tüm aylarıyla değerlendirildiğinde nisanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık mal ihracatına ulaştığımız anlamına gelmektedir. Nisanda kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, ihracatta yıldan yıla değişimde son 53 ayın en yüksek değeri olmuştur' dedi. </p><p>Bakan Bolat, nisan ayı dış ticaret istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhracatın nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25 milyar 408 milyon dolara çıktığını belirten Bolat, ocak-nisan döneminde ise yüzde 3 yükselişle 88 milyar 665 milyon dolar olduğunu aktardı. İhracatın nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25 milyar 408 milyon dolara çıktığını belirten Bolat, ocak-nisan döneminde ise yüzde 3 yükselişle 88 milyar 665 milyon dolar olduğunu ifade etti. Tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracatının kaydedildiğine dikkati çeken Bolat, 'Yılın tüm aylarıyla değerlendirildiğinde nisanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ikinci aylık mal ihracatına ulaştığımız anlamına gelmektedir. Nisanda kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, ihracatta yıldan yıla değişimde son 53 ayın en yüksek değeri olmuştur. Bu artışta her ne kadar parite ve takvim etkisini görüyorsak da bu etkilerden de arındırıldığında bölgemizin içinden geçtiği savaş ortamına rağmen ihracatta artış ivmesi dikkat çekmektedir' dedi. </p><p>Mayısta takvimin olumsuz etkisiyle ihracatta düşüş izlenecekken bunun da haziranda telafi edileceğini öngördüklerine değinen Bolat, bu ay Kurban Bayramı, 1 ve 19 Mayıs resmi tatillerinin hafta içine denk gelmesi nedeniyle ihracatta gerileme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bakan Bolat, nisanda yıllıklandırılmış ihracatın geçen yıla göre yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara ulaştığını, bu rakamın Nisan 2025'te 264,8 milyar dolar olduğunu ifade etti. Bu nisan itibarıyla son 12 ayda mal ihracatının 11 milyar dolar yükselişle 275,8 milyar dolar olduğunu belirten Bolat, 'Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerginlikler, ağırlaşan rekabet koşulları, korumacılık ve zayıf dış talebe rağmen ihracatımızda dirençli bir görünüm öne çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde Orta Vadeli Program (OVP) hedefi olan 282 milyar doları aşmak üzere çalışmalarımıza tüm gücümüzle devam edeceğiz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD-İsrail-İran arasındaki savaşın başlamasıyla martta Körfez ülkeleri ile ticarette düşüş yaşandığını söyleyen Bolat, bölgeye ihracatın aylık yüzde 29,5, yıllık ise yüzde 32,5 azaldığını kaydetti. Nisanda bölgeye yapılan ihracatta aylık bazda toparlanma kaydedildiğine dikkati çeken Bolat, Körfez ülkelerine ihracatın nisanda bir önceki aya göre yüzde 55,2 artışla 2,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. </p><p>'Dış ticaret açığımız nisan ayında yüzde 29,8 oranında azalarak 8,5 milyar dolar olarak gerçekleşti' </p><p>Nisan ayında ithalatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,1 artarak 33 milyar 909 milyon dolar olduğunu da söyleyen Bolat, mal ithalatında nisan ayında net artışın 1 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bolat, yine ocak-nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ithalatın yüzde 4,3 artışla 125 milyar 803 milyon dolar olduğunu ifade ederek, nisan ayında yıllıklandırılmış ithalatın bir önceki yılın aynı ayına göre 19 milyar dolar artarak, 370,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğinin altını çizdi. Bolat, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Dış ticaret açığımız 2026 Nisan ayında yüzde 29,8 oranında azalarak, 8,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre dış ticaret açığı yüzde 7,3 artışla 37 milyar 137 milyon dolar olmuştur. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığımız, geçen yılın aynı ayına göre 8 milyar dolar artarak 94,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.' </p><p>Nisan ayında ithalatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,1 artarak 33 milyar 909 milyon dolar olduğunu kaydeden Bolat, 'Mal ithalatında nisan ayında net artış 1 milyar dolar olmuştur. 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre ithalatımız yüzde 4,3 artışla 125 milyar 803 milyon dolar olmuştur. 2026 Nisan ayında yıllıklandırılmış ithalatımız, bir önceki yılın aynı ayına göre 19 milyar dolar artarak 370,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığımız 2026 Nisan ayında yüzde 29,8 oranında azalarak 8,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre dış ticaret açığı yüzde 7,3 artışla 37 milyar 137 milyon dolar olmuştur. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığımız, geçen yılın aynı ayına göre 8 milyar dolar artarak 94,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-bolat-nisanda-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-ikinci-aylik-mal-ihracatina-ulastik</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:23:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-bolat-nisanda-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-ikinci-aylik-mal-ihracatina-ulastik.jpg" type="image/jpeg" length="82983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük Birlik Partisi'nin 13'üncü Olağan Büyük Kurultay tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/buyuk-birlik-partisinin-13uncu-olagan-buyuk-kurultay-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/buyuk-birlik-partisinin-13uncu-olagan-buyuk-kurultay-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 13'üncü Olağan Büyük Kurultayı, 7 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) 13'üncü Olağan Büyük Kurultayı, 7 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek. </p><p>BBP, kurultay sürecini resmen başlattı. 15 Mayıs 2026 tarihinde Parti Genel Merkezi'nde bir araya gelen BBP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), en önemli gündem maddesi olan Büyük Kurultay'ın tarihini ve yerini belirledi. </p><p>Karar oy birliğiyle alındı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gelecek dönemin stratejilerinin ve yönetim kadrolarının şekilleneceği kurultay için MKYK üyeleri tam mutabakat sağladı. Toplantı sonrasında yapılan resmi açıklamada, Büyük Birlik Partisi 13. Olağan Büyük Kurultayı'nın 7 Haziran 2026 Pazar günü Ankara'nın önemli kongre merkezlerinden ATO Congresium'da toplanacağı duyuruldu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/buyuk-birlik-partisinin-13uncu-olagan-buyuk-kurultay-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 20:00:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/buyuk-birlik-partisinin-13uncu-olagan-buyuk-kurultay-tarihi-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="31023"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: '4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-4-mayis-tarihinden-itibaren-tam-kadro-sahadayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-4-mayis-tarihinden-itibaren-tam-kadro-sahadayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 186 bin sandık görevlisinin 106 bini ve haziran ayında da geri kalan 80 bini sahaya inip, kapı kapı CHP'yi anlatmaya başlayacaklar' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 'Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 186 bin sandık görevlisinin 106 bini ve haziran ayında da geri kalan 80 bini sahaya inip, kapı kapı CHP'yi anlatmaya başlayacaklar' dedi. </p><p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ı ziyaretinde yaptığı açıklamada, 'Konu 1 Mayıs olunca, sendika ve sendikalaşma olunca, emeğin sorunları olunca bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk-İş'le, işçilerle konuşacağımız çok şey var' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doruk Madencilik ile ilgili sorunların çözüldüğünü hatırlatan Özel, bu sorunun çözümünde emeği geçen herkese teşekkür etti. Özel, 'Öncelikle çocuklarının hakkı için, alın terleri için Eskişehir'den kalkıp Ankara'ya kadar gelen, gereğinde yalın ayak yürüyen, gereğinde gözaltına alınan ama bırakıldığında mücadelesini bırakmayan emekçi arkadaşlarımızın karşısında saygı ile eğiliyoruz. Hepimiz katkı sağlamaya çalıştık, ama başarı onların başarısıdır, onların mücadelesidir' dedi. </p><p>'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın' </p><p>Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, '1 Mayıs eğer bayramsa, bayram gibi kutlanacaksa gelin işçilere bir bayram hediyesi verelim. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın. Sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısındaki birtakım yargı oyunlarıyla, birtakım kanundaki açık noktalardan yararlanarak, bazı kanuni güvenceler verilmediği için ortada olan bütün sorunları kaldıralım. Bu iş bitsin. 1,5 saat Mecliste gider. Daha sonra imza atarız, '48 saat beklenmeden Genel Kurul'da görüşülsün' diye. Bugün talimat verse perşembe günü komisyondan geçer. 1 Mayıs günü tatil. Haftaya salı günü bütün sorunları çözeriz. Buradan Sayın Erdoğan'a bir samimiyet çağrısında bulunuyorum. Emekten, işçiden yanaysa, işte Türkiye'deki en büyük işçi konfederasyonunun başkanının huzurunda biz işçiden yana elimizi uzatıyoruz. Gelin, hep birlikte işçiye elimizi uzatalım. Bu sorunları çözelim' şeklinde konuştu. </p><p>'Staj mağdurları ve taşeron sorunu çözülmelidir' </p><p>Staj ve taşeron sorununun çözülmesi gerektiğinin de altını çizen Özel, 'Staj mağdurlarının sorununun çözülmesi, taşeron sorununun çözülmesi çok çok önemlidir. Ayrıca da özel sektör emekçilerine promosyon verilmesinin yasal güvence altına alınması, yasal zorunluluk olması çok önemli. Kamudaki çalışanların promosyonları devlet garantisinde, ama işçinin maaşından alınacak promosyon işverenin insafına bırakılmış durumda. Hele hele burada doğru bir yasal düzenleme yapılırsa, çok güçlü pazarlıklar yapılarak özel sektördeki işçilerin de çok iyi promosyonlar alması imkanı ortaya çıkar' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız' </p><p>Özel, partisinin yol haritası ve diğer muhalefet partilerinin süreçteki durumuna ilişkin soru üzerine şunları söyledi: </p><p>'Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Geçmiş dönemlerde seçimlere üç ay kala bir soru vardı; 'Sandık görevlilerimiz hazır mı, sandıklar sağlam mı?' diye. Buradan ilan ediyorum. Seçimlere resmen iki yıldan fazla var ve sandık görevlilerimizin hepsi hazır. Bu yürüyüşün ilk adımını 4 Mayıs günü 81 ilde tüm milletvekillerimiz, tüm Parti Meclisi üyelerimizle birlikte atıyoruz. Bu süreçte 81 ilde uğrayacağımız kapıların içinde Cumhuriyet Halk Partili olanların dışındaki bütün kapılar var. Hem iktidar mensubu, hem muhalefet mensubu olan vatandaşlarımızın ve siyasi görüşüne bakmadan herkesin kapısını çalacağız. Ayrıca kurumsal olarak geçtiğimiz hafta 12 muhalefet partisini ziyaret etmiştim. Gitmek isteyip gidemediğim birtakım muhalefet partilerimiz daha var. O ziyaretleri de önümüzdeki günlerde tamamlayacağım ve sürdüreceğim.' </p><p>Türk-İş Genel Başkanı Atalay ise, 'Türkiye'nin çalışma hayatıyla ilgili genel sorunları konuştuk. Çalışma hayatı içinde işçilerin bulunduğu sıkıntıları konuştuk, programları konuştuk' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/chp-genel-baskani-ozel-4-mayis-tarihinden-itibaren-tam-kadro-sahadayiz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:10:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/chp-genel-baskani-ozel-4-mayis-tarihinden-itibaren-tam-kadro-sahadayiz.jpg" type="image/jpeg" length="71992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-yeni-ameliyatlar-yapmak-isteyenlerin-oyunlarina-gelmek-hem-tarihimize-hem-istikbalimize-yapilmis-bir-ihanet-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-yeni-ameliyatlar-yapmak-isteyenlerin-oyunlarina-gelmek-hem-tarihimize-hem-istikbalimize-yapilmis-bir-ihanet-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasına grup toplantısının Türkiye'ye, Türk milletine ve Türk demokrasisine hayırlar getirmesi temennisiyle başlayan Erdoğan, Filistin halkının maruz kaldığı zulme ve gösterdiği direnişe değinerek, 'Onca barbarlığa, onca zulme ve soykırıma rağmen 'Susarsak eğer taşları sıkacağız. Acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz, mazimiz önümüzde uzanıyor. Yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda' diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kut zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1'inci Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır' </p><p>Kut'ül Amare Zaferi'nin 110'uncu yılının idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, 'Kut zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1'inci Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subayla birlikte toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır. Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa, askerlerini 'Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında şühedamızın ruhları şad-u handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum' diyerek tebrik etmişti. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken onlara şunları emrediyordu; '18. Kolordu'nun aslan yürekli erleri, Cenab-ı Hakk'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum'' dedi. </p><p>'Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir' </p><p>Kut'ül Amare Zaferi'nin tarihe şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak yazıldığını ve milli hafızada bu zaferin yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu zafer, belli kesimler tarafından tekrar köpürtülen 'Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biridir. Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş, hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenci ve Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt ve Arap ittifakının ne kadar stratejik bir önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz. Saraybosna'dan Üsküp'e, Bakü'den Kudüs'e, Bağdat'tan Şam ve Halep'e kadar nice kardeşimiz ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş ve kara toprağı kanlarıyla sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği net bir şekilde görülmüştür' diye konuştu. </p><p>'Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız kenetlenmektir' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte olduğu gibi günümüzde de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle Türkiye'nin bulunduğu coğrafyayı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattının bir duvarın tuğlaları misali kenetlenmekten geçtiğini vurgulayarak, 'Kökenlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Bunların hepsi bizleri bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşeri ve fikri zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir. Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz' açıklamasında bulundu. </p><p>'Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır' </p><p>Türkiye'nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşması, ortak tarih, ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmasının tenkit değil, takdir edilecek bir politika olduğunu söyleyen Erdoğan, 'Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat biz zafer marşlarımızı kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. </p><p>'2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz' </p><p>Erdoğan, 81 ilde 500 bin sosyal konut kazandıracak projeye halkın yoğun bir ilgi gösterdiğine dikkati çekerek, '500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Vatandaşlarımızın bu itimadına layık olabilmek için hemen kolları sıvadık, 29 Aralık itibarıyla kura süreçlerimizi başlattık. 4 ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşaat sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ile 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız' dedi. </p><p>'İstanbul'umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz' </p><p>Bu projenin yanı sıra İstanbul'da uygulanacak olan kiralık konut uygulamasını da hayata geçirdiklerini söyleyen Erdoğan, 'İstanbul'umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz' diye konuştu. </p><p>'Her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi siyasetlerinde şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer alanlarında da 'çözümsüzlük çözümdür' anlayışına yer olmadığını belirterek, '23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her türlü derdiyle ilgilendik, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. 'Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız ve hepinizden hesap soracağız' gibi anti demokratik yollara asla tevessül etmedik' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor' </p><p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seviyesiz ifadelerle AK Parti'yi hedef aldığını söyleyen Erdoğan, 'İçinde zerre kadar vizyonun, projenin ve nezaketin olmadığı, Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensupları karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan eleştirilere kulak vermekten bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz' değerlendirmesinde bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor' </p><p>'Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok' diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Gazetelerin CHP'nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım, Gazi'nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenab-ı Allah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin.' </p><p>'Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır' </p><p>Bir taraftan 500 bin sosyal konut için kura çekildiğini, diğer taraftan Türkiye'yi küresel bir cazibe merkezine haline getirecek adımların atıldığını dile getiren Erdoğan, 'Türkiye Yüzyılı'nda yatırımlar için 'güçlü merkez' şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz; istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi, üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek ve Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaktır. Ekonomik şahlanışımızın bir diğer lokomotifi ise 'Terörsüz Türkiye' sürecidir. Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır. Maruz kaldığımız gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte on sekizinci ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık' dedi. </p><p>'Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız' </p><p>Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar gerçeklerle değil, tamamen vehimleriyle hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir ve süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Biz bu yola ittifak olarak Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil Türkiye'nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar sabırla samimiyette ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-yeni-ameliyatlar-yapmak-isteyenlerin-oyunlarina-gelmek-hem-tarihimize-hem-istikbalimize-yapilmis-bir-ihanet-olacaktir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:32:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-yeni-ameliyatlar-yapmak-isteyenlerin-oyunlarina-gelmek-hem-tarihimize-hem-istikbalimize-yapilmis-bir-ihanet-olacaktir.jpg" type="image/jpeg" length="11423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkentin tarihi dokuları dijital enstalasyonuyla Ankara Uluslararası Marka Buluşmaları'nda yer aldı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/baskentin-tarihi-dokulari-dijital-enstalasyonuyla-ankara-uluslararasi-marka-bulusmalarinda-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/baskentin-tarihi-dokulari-dijital-enstalasyonuyla-ankara-uluslararasi-marka-bulusmalarinda-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında kurulan 'Doku Ankara Immersive Video Space', başkentin binlerce yıllık tarihini dijital enstalasyonla ziyaretçilere sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında kurulan 'Doku Ankara Immersive Video Space', başkentin binlerce yıllık tarihini dijital enstalasyonla ziyaretçilere sundu. </p><p>ATO'nun 'Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor' mottosu ve 'Braind Conference' temasıyla ATO Congresium'da düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, fuar ve deneyim alanlarıyla da büyük ilgi gördü. Bu alanlardan biri de ATO'nun 2026 takviminde de yer alan 'Doku Ankara'nın dijital enstalasyonu oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Doku Ankara Immersive Video Space' adıyla kurulan 150 metrekarelik deneyim alanında, Ankara'nın binlerce yıla yayılan tarihi dokuları dijital enstalasyonu görsel bir şölen olarak izleyicilere anlatıldı. </p><p>Başkentin taşta, ahşapta, motifte, kumaşta dönemin mekan anlayışı, estetik dili ve yaşam kültürünün dokularla dijital ekranda görünür hale getirildiği projede, Ankara'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren Ahi Şerafeddin (Arslanhane Camii) ile Gordion Mezarı ve Ankara Evleri de yer aldı. </p><p>Doku Ankara'nın deneyim alanının Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın büyükelçiden rektöre, yaşlılardan gençlere kadar tüm kesimler tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, şunları söyledi: </p><p>'2026 yılı hem 'Türk Dünyası Başkenti' olması, hem de NATO toplantısının Ankara'da yapılacak olması nedeniyle başkentimizin uluslararası arenada görünür olacağı bir yıl. Biz de 2026 yılı takvimimizle, kadim Ankara'yı tarihinin dokusu ve yine tarihimizden bize miras kalan minyatür sanatıyla tanıtmayı amaçlamıştık. Ankara'yı binlerce yıllık tarihin derinliklerinden süzülerek gelen dokularla anlatmak farklı ve ilgi çekici olmuştu. Doku Ankara, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları'nın 'yapan zeka ve yapay zeka' konseptine uygun bir şekilde dijital ekrana bir deneyim alanı olarak aktarıldı. Frigler'den Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan binlerce yıllık tarihinin izlerini ses ve ışık gösterisi olarak izlemek gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu. Gelen yorumlardan ve alanın önündeki sıralardan da büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/baskentin-tarihi-dokulari-dijital-enstalasyonuyla-ankara-uluslararasi-marka-bulusmalarinda-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:31:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/baskentin-tarihi-dokulari-dijital-enstalasyonuyla-ankara-uluslararasi-marka-bulusmalarinda-yer-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="93619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye'den 19 müze tek sergide buluştu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/50-eser-ilk-kez-sergileniyor-turkiyeden-19-muze-tek-sergide-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/50-eser-ilk-kez-sergileniyor-turkiyeden-19-muze-tek-sergide-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean' adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye'de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean' adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye'de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. </p><p>Roma'nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda 'Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean' adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye'den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum'da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. </p><p>Bakan Ersoy, 11 Haziran'da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: 'Troya'yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum'a taşıyoruz! Roma'nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda 11 Haziran'da 'Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean' adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye'deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50'si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi'nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025'ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.' </p><p>Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar </p><p>Kolezyum'da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025'te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. </p><p>Sergide yer alacak eserler, ICOM'un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, 'çividen çiviye' sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. </p><p>Yeni uluslararası sergiler yolda </p><p>Troya sergisi, Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin'de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026'nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD'de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/50-eser-ilk-kez-sergileniyor-turkiyeden-19-muze-tek-sergide-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:21:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/50-eser-ilk-kez-sergileniyor-turkiyeden-19-muze-tek-sergide-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="18792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Çerkeş Sokağı Eski Günleri Arıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ankara-ulus-tarihi-cerkes-sokagi-esnafi-eski-gunlerini-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ankara-ulus-tarihi-cerkes-sokagi-esnafi-eski-gunlerini-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın tarihi Ulus semtindeki Çerkeş Sokağı esnafı, değişen tüketim alışkanlıkları ve fiziksel bakımsızlık nedeniyle eski günleri arıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ulus'un Kalbi Duraksıyor: Tarihi Çerkeş Sokağı'nda Kentsel Yenileme İhtiyacı</strong></p>

<p>Ankara'nın köklü ticaret noktalarından biri olan Altındağ ilçesi Hacı Bayram Mahallesi'ndeki tarihi Çerkeş Sokağı, geçmişteki o canlı ve işlek günlerini mumla arıyor. Zaman içerisinde ticari hareketliliğini durgunluğa bırakan ve fiziksel olarak yorgun düşen sokakta esnaf sayısı giderek azalıyor. Ucuz tekstilden tuhafiyeye, manav ürünlerinden zücaciyeye kadar pek çok ihtiyacın merkezi olan tarihi sokak, hem azalan müşteri potansiyeli hem de kapsamlı bir kentsel yenileme projesinin eksikliği nedeniyle zor günler geçiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Burası Orta Direk Pazarıydı, Şimdi Lüks Tercih Ediliyor"</strong> Sokakta tam 50 yıldır esnaflık yapan Menderes Benlier, sokağın tarihi değerine ve yaşadığı değişime dikkat çekiyor. Çerkeş Sokağı'nın bir dönem kentin en önemli alışveriş noktası olduğunu hatırlatan Benlier, <em>"Bütün Ankara'nın boncuk, mevlit şekeri, gelinlik, damatlık ve sünnet eşyaları burada satılırdı. Burası orta direk pazarıydı. 1990 ve 2001 krizlerinde herkes buraya gelirdi,"</em> <strong>dedi.</strong> Tüketim alışkanlıklarındaki değişime de vurgu yapan usta esnaf, <em>"Şimdi insanlar lükse yöneliyor. Burada 100-150 liraya satılan bir ürünü, Kızılay'da 300-400 lira olsa bile oradan almayı tercih ediyorlar,"</em> <strong>diye konuştu.</strong> Eski tarihi yapıların büyük ölçüde ortadan kalkmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Benlier, buranın gıdadan giyime kadar hala Ankara'nın en uygun fiyatlı yerlerinden biri olduğunu <strong>belirtti.</strong></p>

<p><strong>"Çadırlar Kalkmalı, Tarihi Dokuya Uygun Düzenleme Şart"</strong> Bölgede 1998 yılından bu yana esnaflık yapan İsmail Sülün ise sokaktaki sektörel dönüşüme dikkat çekiyor. Eskiden ağırlıklı olarak gıda sektörünün hâkim olduğunu anlatan Sülün, <em>"Aşağı yukarı 17 tane kasap, 100 tane manav, 30 tane bakkal vardı. Şimdi tamamı elbiseye döndü, bizim gıda sektörü bitti,"</em> <strong>dedi.</strong> Sokağın yeniden canlanması ve gençlerin ilgisini çekebilmesi için acil bir kentsel tasarım ve restorasyon projesine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Sülün, <em>"Çadırların kalkması, dükkânların düzelmesi çok önemli. Aşağı girişten başlayarak yukarı merdivenlere, çatılara ve esnaf dükkânlarına kadar tarihi dokuya uygun, düzenli bir restorasyon yapılmasını istiyoruz,"</em> <strong>diye ekledi.</strong></p>

<p><strong>Gençlere Tarihi Çarşıları Ziyaret Çağrısı</strong> Geleneksel alışveriş kültürünü yaşatmak için zaman zaman Çerkeş Sokağı'na gelen vatandaşlardan Hakan Deniz, alanın turistik ve kültürel değerine işaret ediyor. Çarşının unutulmaya yüz tuttuğunu ifade eden Deniz, <em>"Doğrusu bu çarşı unutulan bir çarşı. Keşke herkes bir ziyaret etse. Hem uygun alışveriş yapma hem de geleneksel atmosferi soluma anlamında gerçekten çok güzel bir yer, gezmesi çok keyifli,"</em> <strong>dedi.</strong> Ankara'ya 30 yıl önce göç ettiğini ve burayı o zamanlardan bildiğini söyleyen Deniz, <em>"Gençlerin buraya gelmesini tavsiye ederim, unutulmamasını dilerim. Arka taraftaki hanlar ve çarşılar gerçekten çok değerli,</em><em>”</em> <strong>şeklinde belirtti</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ankara-ulus-tarihi-cerkes-sokagi-esnafi-eski-gunlerini-ariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/cerkes-sokak.webp" type="image/jpeg" length="84028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk tarihini anlatan 'Altaylardan Tuna'ya Kızılelma'ya Türkler' kitabı okuyucuyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihini-anlatan-altaylardan-tunaya-kizilelmaya-turkler-kitabi-okuyucuyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihini-anlatan-altaylardan-tunaya-kizilelmaya-turkler-kitabi-okuyucuyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesut Kılıçoğlu'nun kaleme aldığı ve Türk tarihini bütüncül bir bakış açısıyla sunan 'Altaylardan Tuna'ya Kızılelma'ya Türkler' eseri, raflardaki yerini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mesut Kılıçoğlu'nun kaleme aldığı ve Türk tarihini bütüncül bir bakış açısıyla sunan 'Altaylardan Tuna'ya Kızılelma'ya Türkler' eseri, raflardaki yerini aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Altaylardan Tuna'ya Kızılelma'ya Türkler' raflardaki yerini alarak okuyucusuyla buluştu. Mesut Kılıçoğlu tarafından kaleme alınan eser, Türk tarihini destansı bir anlatımla ele alıyor. 750 sayfa ve 12 bin 550 beyitten oluşan kitapta, Nuh Peygamber'in oğlu Yafes'ten itibaren Türk tarihinin kronolojik gelişimi anlatılıyor. Eserde, Alp Er Tunga, Mete Han, Oğuz Kağan başta olmak üzere Türk tarihine yön veren liderler, hanlar, sultanlar ve kahramanların hayatları ile mücadeleleri yer alıyor. Kitapta ayrıca Talas Savaşı, Dandanakan Savaşı ve Malazgirt Meydan Muharebesi gibi Türk tarihinin dönüm noktaları da akıcı ve etkileyici bir üslupla aktarılıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihini-anlatan-altaylardan-tunaya-kizilelmaya-turkler-kitabi-okuyucuyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:37:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/turk-tarihini-anlatan-altaylardan-tunaya-kizilelmaya-turkler-kitabi-okuyucuyla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="65778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortaokul öğrencisi olan Batu'nun lego şehri müzede sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ortaokul-ogrencisi-olan-batunun-lego-sehri-muzede-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ortaokul-ogrencisi-olan-batunun-lego-sehri-muzede-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da yaşayan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu'nun 6 yaşından bu yana emek vererek oluşturduğu lego şehir, Rahmi M. Koç Müzesi'nde açılan sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu'nun 6 yaşından bu yana emek vererek oluşturduğu lego şehir, Rahmi M. Koç Müzesi'nde açılan sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Ortaokul öğrencisi olan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu'nun uzun yıllar boyunca inşa ettiği lego şehri, Ankara'da bulunan Rahmi M. Koç Müzesi'nde ziyarete açıldı. Bir şehirde bulunabilecek pek çok detayı barındıran sergi, 26 Nisan'a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p>

<p>'Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum'</p>

<p>Küçük yaşlarda legoyla tanıştığını anlatan Kantarcıoğlu, 'Legoya olan ilgim, annemle babamın düğününde Danimarkalı bir arkadaşlarının hediye ettiği setle başladı. Ailem bu seti ben doğana kadar saklamış. 3 yaşındayken babamla birlikte ilk kez yaptım. 6 yaşımda doğum günü hediyesi olarak bir lego geldi ve onu yaptıktan sonra bunun çok eğlenceli olduğunu fark ettim. Harçlıklarımla lego aldım, ailem de destek oldu. Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum' diye konuştu.</p>

<p>'Sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti'</p>

<p>Lego yapmanın eğitim hayatını olumsuz etkilemediğini söyleyen Kantarcıoğlu, 'Genellikle okuldan sonra yapıyorum. Sadece bu sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Sakın pes etmeyin'</p>

<p>Yaşıtlarına pes etmemeleri gerektiğini açıklayan Kantarcıoğlu,' Lego olmak zorunda değil ama bir şey yapıyorsanız sakın pes etmeyin ve devam edin, ve bütün opsiyonları göz önüne alın ve bunları kullanın' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Torununa maddi ve manevi tüm destekleri sağladıklarını belirten emekli öğretmen olan anneanne Hasibe Arslan, 'Özel günlerde hediyemiz hep Lego oldu. Batu bu parçaları büyüttü, biriktirdi. Odasında sergilemeye başladı, oda artık yetmemeye başladı. Babasının iş yerinde bir masada sergilemeye devam etti. Bir gün orada gördüm ve çok etkilendim, gurur duydum. Çocukların psikolojisini bildiğim için bunun bir sergiye dönüşmesi gerektiğini söyledim. Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı. Daha sonra Rahmi M. Koç Müzesi bize bu imkanı sağladı' diye konuştu.</p>

<p>'Çocuklar bizim geleceğimiz'</p>

<p>Torununun özgüvenini artırmak ve başka çocuklara rol model olmasını isteyen Arslan, 'Üretkenliklerini ortaya çıkarmaları için bir vesile olmasını istiyorum. Batu özel bir okulda 6'ıncı sınıfta okuyor. Derslerinden geri kalmaması için elimizden geleni yaptık. Süreci derslerine göre planladık. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara ne verirsek onu alırlar. Ebeveynler olarak onları takip eder, ekran sürelerini sınırlar ve destek olursak geleceğimizi yetiştirmiş oluruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Batu'nun çalışkan olduğunu anlayabiliyoruz'</p>

<p>Batu'nun arkadaşlarından Rüzgar Karadeniz de serginin kendileri için gurur verici olduğunu belirterek, 'Lego aslında emek isteyen bir şey, bu yüzden Batu'nun da çalışkan bir öğrenci olduğunu buradan anlayabiliyoruz. Batu aslında her zaman Lego'ya çok tutkuluydu, tabii ki koleksiyonlarını da görüyorduk ve çok şaşırıyorduk. Bu yüzden buraya gelince de ekstra kendine koleksiyonlar kattığı için ayrı bir şaşırdık' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ortaokul-ogrencisi-olan-batunun-lego-sehri-muzede-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/ortaokul-ogrencisi-olan-batunun-lego-sehri-muzede-sergileniyor.jpg" type="image/jpeg" length="89006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: 'Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yurdakul-turk-tarihi-ayni-zamanda-kadinin-tarihidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yurdakul-turk-tarihi-ayni-zamanda-kadinin-tarihidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, 'Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, 'Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz' dedi. </p><p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen 'Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu' paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p><p>Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini 'toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği' olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı. </p><p>'Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti: </p><p>'Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000'lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir 'Alp'tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların 'Kırk Kız' destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan'ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda 'yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden' adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir.' </p><p>'Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz' </p><p>Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, 'Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa'nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; 'Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.' Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz' ifadelerine yer verdi. </p><p>Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu'nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, 'Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, 'evin direğidir'; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür' şeklinde konuştu. </p><p>Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği'nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözleriyle tamamladı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yurdakul-turk-tarihi-ayni-zamanda-kadinin-tarihidir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:35:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yurdakul-turk-tarihi-ayni-zamanda-kadinin-tarihidir.jpg" type="image/jpeg" length="16849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-bir-oldugumuzu-unutturmak-icin-tarihimize-kulturumuze-saldirdilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-bir-oldugumuzu-unutturmak-icin-tarihimize-kulturumuze-saldirdilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar' dedi. </p><p>Türk düşüncesinin temel metinlerinden biri olan Ziya Gökalp'in 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' adlı eseri, 5 farklı Türk lehçesinde yayımlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda gerçekleştirilen eserin tanıtım toplantısında Ziya Gökalp'in Türk düşünce tarihinde belirleyici bir rol üstlendiğine dikkati çekerek, onun fikirleriyle modern Türkiye'nin temel taşlarının şekillendiğini vurguladı. 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' yaklaşımının milletin kimlik inşasında önemli bir referans olduğunu belirten Bakan Ersoy, eserin ayrışmalara karşı birleştirici bir perspektif sunduğunu dile getirdi. Eserin artık geniş bir coğrafyada okunmaya hazır hale geldiğini kaydeden Ersoy, 'Türk kültür semasının en parlak yıldızlarından biri olan Ziya Gökalp'in fikri mirasını gelecek kuşaklara ulaştırmak için bir adım atmıştık' diye konuştu. </p><p>Gökalp'in düşünce dünyasının yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını ifade eden Ersoy, onun Türk dünyasının geniş coğrafyasını bir bütün olarak ele aldığını vurguladı. Eserin Türkiye sınırlarını aşan bir fikir köprüsü olarak hazırlandığını dile getiren Ersoy, 'O daima İstanbul'dan başlayıp Bakü'den geçerek Taşkent'in kadim sokaklarından Aşkabat ve Astana'ya, Almatı'nın yaylalarından Bişkek'in bereketli topraklarına ve bunların da ötesine uzanan muazzam Türk dünyasının varlığına bir bütün olarak sahip çıkmıştır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bir olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze saldırdılar' </p><p>Türk dünyasının birlikteliğinde dil ve kültürün temel unsur olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, geçmişte bu bağların zayıflatılmasına yönelik girişimlere değindi. Ortak değerlerin korunmasının önemine işaret eden Ersoy, 'Bizi bize yabancılaştırmak için 100 yılı aşkın süredir hangi yol ve yöntemleri denediklerini, uyguladıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir olduğumuzu, ayrı değil aynı olduğumuzu unutturmak için tarihimize, kültürümüze, inancımıza, gelenek ve göreneklerimize saldırdılar. Bu değerlere göre yaşamamızı engellemek için zulmettiler. Eğitim adı altında çocuklarımızı asli kimliklerini inkar etmeye şartladılar. Bütün bunların başarıya ulaşması için de bizi hepsinden bir anda koparabilecek en özgün değerimize, yani dilimize pranga vurmak istediler' açıklamasında bulundu. </p><p>Bilim insanlarından sanatçılara uzanan köklü bir birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ersoy, bu mirasın yeni nesillere aktarılmasıyla Türk dünyasının ortak değerler etrafında daha güçlü bir şekilde buluşacağını söyledi. Türk Dil Kurumunun önemli bir çalışmaya imza attığını belirten Ersoy, konuşmasının sonunda projede emeği geçenlere teşekkür ederek, Ziya Gökalp'in fikir mirasına katkı sunan isimleri saygı ve minnetle andı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz' </p><p>Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ise, Gökalp'in Türk sosyolojisinin kurucusu olmanın ötesinde dağılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir cevher çıkaran aydın olduğunu aktardı. Mert, 'Biz burada 5 kitaptan bahsederken aslında tek bir ruhu selamlıyoruz. Türk Dil Kurumu Bilim Kurulumuzun kıymetli üyeleri ve alanlarında uzman akademisyenlerin titiz çalışmalarıyla Ziya Gökalp'ın yadigarı Özbekistan'da, Kazakistan'da, Azerbaycan'da, Kırgızistan'da ve Türkmenistan'da okuyucusuyla buluşmaya hazırdır artık. Bu proje sıradan bir çeviri faaliyeti değildir. Bu Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel birikiminin karşılıklı anlaşılırlığını artırma projesidir' şeklinde konuştu. </p><p>Eserin tanıtım programına TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ile Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de katıldı. Bakan Ersoy, programın ardından doğumunun 150'nci yılı dolayısıyla hazırlanan Ziya Gökalp sergisini gezdi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde TÜRKSOY ile Türk Tarih ve Kültür Vakfı (TÜRKTAV) iş birliğinde düzenlenen sergide, Ziya Gökalp'in fikir dünyasını yansıtan içerikler ziyaretçilere sunuldu. Bakan Ersoy, sergide yer alan çalışmaları inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-bir-oldugumuzu-unutturmak-icin-tarihimize-kulturumuze-saldirdilar</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:57:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-ersoy-bir-oldugumuzu-unutturmak-icin-tarihimize-kulturumuze-saldirdilar.jpg" type="image/jpeg" length="97084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da kaçak kazının yapıldığı çukura düşen köpek kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ankarada-kacak-kazinin-yapildigi-cukura-dusen-kopek-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ankarada-kacak-kazinin-yapildigi-cukura-dusen-kopek-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Akyurt ilçesinde kimliği belirsiz kişilerce, kanuna aykırı şekilde kazılan çukura düşen köpek, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Akyurt ilçesinde kimliği belirsiz kişilerce, kanuna aykırı şekilde kazılan çukura düşen köpek, itfaiye ekiplerince kurtarıldı. </p><p>Akyurt ilçesine bağlı Güzelhisar Mahallesi'nde, köy konağının arkasında bulunan ağaçlandırılmış tepelikte kimliği belirsiz kişiler tarafından kazı yapıldığı tespit edildi. Durumu fark eden mahalle sakinleri ve muhtarın yerinde yaptığı incelemenin ardından olay, polis ve itfaiye ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, açılan çukurun içerisinde mahsur kalan bir sokak köpeğini titiz bir çalışma sonucu kurtardı. Kurtarılan köpek, Akyurt Belediyesi Sağlık Hizmetleri Birliği ekiplerine teslim edilerek muayene ve bakım altına alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Polis ekipleri, bölgede yapılan kaçak kazıyla ilgili inceleme başlatırken, olayın sorumlularının tespit edilmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ankarada-kacak-kazinin-yapildigi-cukura-dusen-kopek-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:06:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/ankarada-kacak-kazinin-yapildigi-cukura-dusen-kopek-kurtarildi.jpg" type="image/jpeg" length="21428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haydarpaşa ve Sirkeci müzelerine uluslararası dokunuş]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projelerine ilişkin ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projelerine ilişkin ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü.</p>

<p>Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projeleri, Venedik Bienali'nde ödüle layık görülen ve uluslararası mimarlık deneyimiyle öne çıkan Luca Molinari'nin katkılarıyla şekilleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyaca ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü. Görüşmede; tarihî iki garın kültür ve sanat odağına dönüşüm süreci, çağdaş müzecilik yaklaşımı ve uluslararası iş birliklerinin projelere sağlayacağı katkılar ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus.jpg" type="image/jpeg" length="65990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç Tarihi Cami Bayramda İbadete Açılıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-uc-tarihi-cami-yeniden-ibadete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-uc-tarihi-cami-yeniden-ibadete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı, restorasyonları tamamlanan üç asırlık vakıf eserini, koruma hukuku ilkeleriyle bayramın ilk günü ibadete açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Asırlık Vakıf Eserlerinde Restorasyon Tamamlandı: Üç Tarihi Cami Bayramda Cemaatiyle Buluşuyor</strong></p>

<p>Türkiye'nin farklı coğrafyalarında kültürel mirasın en önemli yapı taşlarını oluşturan ve uzun süredir titiz bir konservasyon sürecinden geçen üç tarihi cami, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yeniden ibadete açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalarla; Isparta Ulu Cami, Diyarbakır Melik Ahmet Paşa Camii ve Şanlıurfa Selahaddin Eyyubi Camii aslına uygun olarak restore edilerek kentlerin sosyokültürel yaşamına yeniden kazandırıldı.</p>

<p><strong>Yüksek Yargı İçtihatları ve "Vakfiye Şartı" İlkesi</strong> Tarihi camilerin restorasyon süreci, yalnızca mimari bir onarım faaliyeti değil, aynı zamanda köklü bir hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesidir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında altı önemle çizilen "vakfiye şartlarının korunması" ilkesi, bu tür yapıların aslına uygun fonksiyonlarıyla yaşatılmasını emretmektedir. Yüksek mahkeme kararları, vakıf yoluyla vücuda getirilmiş eserlerin salt müzeleştirilmesini veya atıl bırakılmasını hukuka aykırı bulmakta; "koruma-kullanma dengesi" gözetilerek vakfiyesindeki asıl amaca (ibadethane işlevine) uygun olarak halkın kullanımına sunulmasını idarenin mutlak bir görevi saymaktadır. Tamamlanan bu üç restorasyon projesi, söz konusu içtihatların fiziksel mekanda vücut bulmuş en güncel örnekleri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Farklı Dönemlerin Mimari Şaheserleri Ayağa Kalktı</strong> Restorasyonu tamamlanarak hizmete alınan eserlerin her biri kendi bölgesinin mimari karakteristiğini yansıtıyor. Selçuklu ve Osmanlı dönemi izlerini taşıyan, 15. yüzyıldan günümüze ulaşan <strong>Isparta Ulu Cami (Kutlubey Camii)</strong>, ahşap ve taş işçiliğinin nadide örneklerinden biri olarak güçlendirildi.</p>

<ol start="16">
 <li>
 <p>yüzyıl Osmanlı mimarisinin zarafetini taşıyan ve çini süslemeleriyle ünlü <strong>Diyarbakır Melik Ahmet Paşa Camii</strong>, ince detaylara sadık kalınarak yapılan derz ve taş temizliği işlemleriyle eski ihtişamına kavuştu. Orijinalinde bir kilise (St. John Prodromos Addai) olarak inşa edilen ve zamanla camiye çevrilerek kentin çok katmanlı tarihini bazalt taşlarında barındıran <strong>Şanlıurfa Selahaddin Eyyubi Camii</strong> ise kapsamlı statik güçlendirme ve rölöve çalışmalarının ardından güvenle kapılarını açıyor.</p>
 </li>
</ol>

<p><strong>Bakan Ersoy'dan Açılış Müjdesi</strong> Sürecin tamamlandığını sosyal medya hesapları üzerinden duyuran Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Bakan Ersoy, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Asırlık emanetler cemaatiyle buluşuyor. Üç tarihi cami yeniden ibadete açılıyor. Isparta Ulu Cami, Diyarbakır Melik Ahmet Paşa Camii, Şanlıurfa Selahaddin Eyyubi Camii'nin restorasyonlarını tamamladık. Restorasyon sürecini özveriyle yürüten Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserleri Ramazan Bayramı'nın ilk günü yeniden ibadete açıyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Bu tarihi yapılar, Ramazan Bayramı namazıyla birlikte yeniden kent hafızasındaki canlı yerlerini almış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-uc-tarihi-cami-yeniden-ibadete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakan-ersoy-uc-tarihi-cami-yeniden-ibadete-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="87153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: 'Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turk-egitim-sen-baskani-geylan-canakkale-zaferi-cesaret-ve-kahramanligin-tarihe-kazindigi-buyuk-bir-zaferdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turk-egitim-sen-baskani-geylan-canakkale-zaferi-cesaret-ve-kahramanligin-tarihe-kazindigi-buyuk-bir-zaferdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında, 'Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası'nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir'de verilen canhıraş mücadelelerle Türk'ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında, 'Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası'nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir'de verilen canhıraş mücadelelerle Türk'ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Geylan, Çanakkale Zaferi'nin Türk Milleti'nin cesaret ve kahramanlığını gösteren en büyük olaylardan biri olduğunu belirtti. Çanakkale Savaşı'nın, dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen büyük bir direniş olduğunun altını çizen Geylan, bu zaferin Türk milletinin büyük fedakarlığıyla kazanıldığını sözlerine ekledi. </p><p>'Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir' </p><p>Çanakkale Zaferi'nin, Mustafa Kemal Atatürk'ü milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktası olduğunu belirten Geylan, 'Çanakkale Zaferi, milletimizin istikbale yürüyüşünde açılan en önemli kapılardan biridir. Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası'nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir'de verilen canhıraş mücadelelerle Türk'ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir. Güçlü önsezisi, etkili savaş stratejisi, askeri dehası ve yüksek liderlik kabiliyetiyle öne çıkan, 'Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum' sözüyle askerleri cesaretlendiren, Anafartalar'da gösterdiği askeri başarıyla dünyanın dikkatini çeken Mustafa Kemal'i milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktasıdır. Milli direniş ruhunun simgesi, milli uyanışın başlangıcı olan; dünyanın en büyük ve teknolojik ordularına karşı erdemle direnen Türk'ün fedakarlıkla yazdığı eşsiz bir destandır. Mazlum milletlerin umut ışığı, karanlık dehlizlerde boğulmak istenen bir milletin imanla, dirayetle ve metanetle yeniden doğuşunun adıdır. İstiklal ülküsü, ebedi varlığı ve bayrağın şerefi uğruna yola çıkan cefakarların yüreğinde taşıdığı kutsi davanın tezahürüdür. 18 Mart 1915'te, 'Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir' anlayışıyla ayağa kalkan Türk milleti, emperyalist güçlere karşı verdiği mücadeleyle yalnızca düşmanı boğazın soğuk sularına gömmekle kalmamış, 'Çanakkale geçilmez' sözünü tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Malazgirt'te temelleri atılan, Miryokefalon'da pekişen, Sırpsındığı, Niğbolu ve Kosova'da güçlenen, İstanbul'un fethinde zirveye ulaşan, Mohaç'ta ve Preveze'de parlayan yüce ideal, Çanakkale'de de aynı ruhla yeniden hayat bulmuştur' diye konuştu. </p><p>'Bu kutlu zafer, milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır' </p><p>Çanakkale'de verilen amansız mücadelenin Türk milleti için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Geylan, 'Çanakkale'de verilen mücadele ibretamiz olmasının yanı sıra yalnızca bir cephe savaşı değil, milletimizin var olma kararlılığının ve bu uğurda sergilediği yılmaz ve sarsılmaz gayretin şanlı bir ifadesidir. Milli mücadelenin de habercisi olan bu kutlu zafer, geçmişten geleceğe uzanan köklü Türk geleneğinin, milli şuurun ve milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Şanlı sancağımıza halel gelmemesi için direnen Türkler, yüksek bir mücadele ruhuyla Çanakkale'yi geçilmez kılmış, Çanakkale türküsünde de ifade edildiği gibi, ciğerleri kan kusa kusa çürüse de efdaliyet göstererek, vatan savunmasını bırakmamış, düşmanı geçirtmemiştir. Kim unutabilir 57. Alay'ın aziz topraklarımızın müdafaası uğruna gösterdiği o büyük fedakarlığı? İki yüz kilonun üzerindeki ağır top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı'yı kim unutabilir? Dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen o büyük direnişi kim unutabilir? Türk yurdunun bekası için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Mehmetçiğin o eşsiz mücadelesi yüreklerden nasıl silinebilir?' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır' </p><p>ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik başlattığı savaşın bölgede gerilimi arttırdığını, Türkiye'nin bu durumda iç ve dış politikada temkinli olması gerektiğini vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır. Bu nedenle hürriyetimize, sancağımıza, birlik ve beraberliğimize ve mukaddes değerlerimize sıkı sıkı bağlı kalmanın önemini her zaman biliyoruz. Emperyalizmin ahtapot kollarıyla sarıp sarmaladığı coğrafyamızda cereyan eden savaşlar, mülteci ve göç sorunları, vatanın ve devletin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş, bölgemizde artan gerilimler ve devletimizi çatışmaların içine çekme girişimleri, hem dış politikada hem iç güvenlikte temkinli ve dikkatli olmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu kritik dönemde, uyanık ve kararlı olmak, tarihimizden aldığımız dersleri unutmamak, ülkemizin çıkarlarını, milletimizin birlik ve beraberliğini korumak için en temel sorumluluğumuzdur. Öteden beri bazı aktörler bölücü örgütleri destekleyerek silah, teçhizat ve istihbarat sağlamış; bazıları ise iç dinamikleri manipüle etmeye çalışmıştır. Bugün de tablo farklı değildir; yöntemler değişse de amaç aynıdır. Suriye, Irak, Afganistan ve bugün İran'da yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne sermektedir. Ancak tarihsel hafızamız bizim kılavuzumuzdur. Türk milleti asırlardır esarete, sömürgeye ve tahakküme karşı dimdik durmuş, mukaddes değerlerini ve bağımsızlığını korumak için tüm gücünü seferber etmiştir. Bugün de aynı kararlılıkla geleceğe yön veriyor ve yüce Türk milletinin bir ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu düşüncelerle, Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitleri Anma Günü'nde bu toprakları bize vatan kılan başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz. Onların mücadele ruhu ve yüksek idealizmi bugün bizlere ilham kaynağıdır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turk-egitim-sen-baskani-geylan-canakkale-zaferi-cesaret-ve-kahramanligin-tarihe-kazindigi-buyuk-bir-zaferdir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:49:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/turk-egitim-sen-baskani-geylan-canakkale-zaferi-cesaret-ve-kahramanligin-tarihe-kazindigi-buyuk-bir-zaferdir.jpg" type="image/jpeg" length="58574"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
