<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/ankara" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 00:54:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/ankara"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Malazgirt savaş alanında 11'inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları ilk kez gün yüzüne çıkarıldı']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-malazgirt-savas-alaninda-11inci-yuzyil-bizans-askeri-teknolojisini-yansitan-balista-ok-uclari-ilk-kez-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-malazgirt-savas-alaninda-11inci-yuzyil-bizans-askeri-teknolojisini-yansitan-balista-ok-uclari-ilk-kez-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malazgirt savaş alanında yürütülen arkeolojik çalışmalarda 11'inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçlarının ilk kez gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malazgirt savaş alanında yürütülen arkeolojik çalışmalarda 11'inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçlarının ilk kez gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Malazgirt savaş alanında yürütülen arkeolojik çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Ersoy, 'Malazgirt'te yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini arkeolojik verilerle aydınlatmaya devam ediyor. Malazgirt Savaş Alanı'nda bu yıl gerçekleştirilen araştırmalarda, 11'inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları ilk kez gün yüzüne çıkarıldı. Bu heyecan verici keşif, Malazgirt kuşatmasının bilinmeyen yönlerini aydınlatan en önemli keşiflerden biri olarak kayıtlara geçti. Bizans İmparatoru Romen Diogenes'in 22-23 Ağustos 1071 tarihlerinde Malazgirt Kalesi'ni kuşatırken kullandığı askeri teçhizata ait bu parçalar, Malazgirt'e giden sürecin daha iyi anlaşılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu önemli çalışmada emeği bulunan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, bilim kurulumuza, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza ve sahada büyük bir özveriyle görev yapan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Anadolu'nun kapılarını bizlere açan Sultan Alparslan'ı, kutlu ordusunu ve Malazgirt Zaferi'nin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyorum' dedi. </p><p>Taşbaşı mevkiinde balista ok uçları gün yüzüne çıkarıldı </p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle 2020 yılında başlatılan Malazgirt savaş alanının belirlenmesine yönelik arkeolojik çalışmalar kapsamında Malazgirt İç Kalesi'nin yaklaşık 500 metre güneydoğusunda yer alan ve tarihi kaynaklarda 'Taşbaşı mevkii' olarak geçen stratejik alanda 11. yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları gün yüzüne çıkarıldı. Aynı bölgede daha önce gerçekleştirilen çalışmalarda da çok sayıda kuşatma ok ucu ile Bizans sikkesi bulunmuştu. Yeni buluntular, Taşbaşı mevkiinin Malazgirt kuşatmasındaki stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>11'inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisine ait izler </p><p>Uzmanların ilk tipolojik incelemeleri, ele geçirilen balista ok uçlarının 11'inci yüzyıl Bizans askeri teçhizatına ait olduğunu ortaya koydu. Buluntular, Bizans İmparatoru Romen Diogenes'in 22-23 Ağustos 1071 tarihlerinde Malazgirt Kalesi'ni kuşatması sırasında kullanılan askeri teknolojiyi yansıtan önemli arkeolojik veriler arasında yer aldı. </p><p>Taşbaşı mevkii, 1054 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in gerçekleştirdiği Malazgirt kuşatmasında da stratejik rol üstlenmişti. Malazgirt savaş alanında yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen yeni bilgiler, 1071 öncesindeki kuşatma sürecine ilişkin bilimsel verileri zenginleştirirken, Malazgirt Zaferi'ne giden tarihi sürecin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasına katkı sunuyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-malazgirt-savas-alaninda-11inci-yuzyil-bizans-askeri-teknolojisini-yansitan-balista-ok-uclari-ilk-kez-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:07:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoy-malazgirt-savas-alaninda-11inci-yuzyil-bizans-askeri-teknolojisini-yansitan-balista-ok-uclari-ilk-kez-gun-yuzune-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="86321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 yıldır topladığı koleksiyonu için evinin bir odasını müzeye dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/30-yildir-topladigi-koleksiyonu-icin-evinin-bir-odasini-muzeye-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/30-yildir-topladigi-koleksiyonu-icin-evinin-bir-odasini-muzeye-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da yaşayan Emre Kılıç, 30 yıldır biriktirdiği binlerce parça eşya ile evinin bir odasını müzeye dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan Emre Kılıç, 30 yıldır biriktirdiği binlerce parça eşya ile evinin bir odasını müzeye dönüştürdü. </p><p>Ankara'da yaşayan Emre Kılıç, 30 yıldır topladığı Osmanlı dönemine ait eşyalardan savaş malzemelerine, nadir kasetlerden tarihi belgelere kadar çok sayıda parça ile evinin bir odasını adeta müzeye dönüştürdü. Koleksiyon merakının ilkokul yıllarında başladığını belirten Kılıç, '10 yaşından beri koleksiyonculuk yapıyorum, 30 sene oldu. Küçükken annemin bir vitrini vardı, vitrinde iki tane kaset bulmuştum. O iki kasetten sonra koleksiyona başlamış bulundum. İlkokula gittiğimde çok fazla kaset topladığım için artık param yetmiyordu. Ankaragücü, Gençlerbirliği gibi takımlarım maçlarında soğuk su satardık. O soğuk suyun parasıyla da giderdim tek tek dinler kaset alırdım. 30 yıldır kaset biriktiriyorum. Tahmini 10 binden fazla kaset vardır ama her yerden bir şeyler topladım. Gezmediğim sahaf, antikacı, bitpazarı kalmadı. Türkiye'nin de her yerini gezdim ve yurtdışına da gittim, her yeri gezdim. Türkiye'nin de işte kasabalarını, köylerini de gezdim. Her yerden bir şeyler topladım' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Binlerce parçadan oluşan koleksiyonum için evimin bir odasını müze haline getirdim' </p><p>Kılıç, koleksiyonunda kasetlerin yanı sıra değerli ve nadir parçaların da bulunduğunu ifade ederek, 'İbrahim Tatlıses'in Alman baskı kaseti, Neşet Ertaş'ın Alman baskı kaseti nadirdir. Bu iki kaseti hem Neşet Ertaş'ın kendi müzesinde hem de İbrahim Tatlıses'in Şanlıurfa'daki müzesinde görmedim. Bu kasetler benim için kıymetli. Ayrıca koleksiyonumda Osmanlı dönemine ait fotoğraf, tapu, nüfus kağıdı örneği ve bunlar haricinde Çanakkale Savaşı'nda kullanılan tüfek, Kore Savaşı'ndan kalma askeri miğfer, Kurtuluş Savaşı'ndaki boş mermi kovanlarım var. Binlerce parçadan oluşan koleksiyonum için evimin bir odasını müze haline getirdim' şeklinde konuştu. </p><p>Koleksiyonunun kendisi için paha biçilemez bir değere sahip olduğunu vurgulayan Kılıç, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Koleksiyonda çok fazla parça var. Eski VHS kasetler var, bunların içinde açılmamış olanlar da var. Osmanlı'dan kalma telsizim var. Farklı dinlere ait tespihler ve ustaların bizzat kendisinden aldığım tespihler var. Birçok sanatçının ölüm haberlerinin yer aldığı gazetelerim var. Bunlar gibi koleksiyonumda kimsede olmayan nadide parçalar var. Koleksiyonumun değeri paha biçilemez. Dünyaları verseler verir miyim, vermem tabii ki ama bir rakam söylersem, koleksiyonun değeri 50 milyon lira derim' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/30-yildir-topladigi-koleksiyonu-icin-evinin-bir-odasini-muzeye-donusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:14:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/30-yildir-topladigi-koleksiyonu-icin-evinin-bir-odasini-muzeye-donusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="98716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Irak ile imzalanan anlaşma enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-irak-ile-imzalanan-anlasma-enerji-alanindaki-ortaklik-acisindan-tarihi-bir-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-irak-ile-imzalanan-anlasma-enerji-alanindaki-ortaklik-acisindan-tarihi-bir-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'British Petrol'ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri'ne ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'British Petrol'ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri'ne ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok konuda iş birliği anlaşmalarına varıldığını bunlardan birisinin de Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri'ne ortaklık verilmesi olduğunu duyurdu. </p><p>'İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk' </p><p>Irak Başbakanı Zeydi'ye görevi devralmasından dolayı tebrik ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmenin içeriğine dair bilgi vererek, 'Ali Zeydi kardeşimi bölgemizin içinden geçmekte olduğu bu zorlu dönemde üstlendiği görevi vesilesiyle bir kez daha tebrik ediyorum. Önceki Başbakan Sayın Sudani ile de ilişkilerimizi kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar atmıştık. Yakaladığımız bu ivmeyi inşallah Sayın Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacağımıza inanıyorum. Biz de Türkiye olarak kendisine ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazırız. Bu kardeşlik zemini temelinde kendisiyle ilişkilerimizi kapsamlı şekilde değerlendirdik. İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileriye taşıyacak belgeleri huzurlarınızda az önce imzaladık. Tabii yanı başımızdaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerimizde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konuları bir hayli yer tuttu' dedi. </p><p>'Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız' </p><p>Son dönemde bölgede yaşanan savaş ortamından Irak'ın da en çok etkilenen ülkelerden birisi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz geçmişten bu yana Irak'ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve Terörsüz Bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog halindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bu savaş ortamı bizleri sadece savunma konusunda değil enerji ve ulaştırma alanlarında da iş birliğimizi derinleştirmeye sevk ediyor. Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan kalkınma yolu projesinin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hale geldiğini görüyoruz. Bu konuda Sayın Başbakan'ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur' </p><p>İş birliklerinin diğer önemli başlıklarından birinin enerji olduğunu ve bu noktada ele alınan konuları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibariyle sona erdi. Şimdi hedefimiz en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol'ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri'ne ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur. İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğimizin ilerletilmesi yönündeki irademiz tamdır. Bu noktada Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyor, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimi bir iş birliği alanı olarak görüyoruz. Irak'la geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmemizi çok daha ileri seviyelere taşımak istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakanın heyetindeki bakanların iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Irak Türkmenlerine Zeydi kardeşimin de hassasiyetle yaklaştığını görüyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Irak Başbakanı Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Irak'ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile süren temaslarını yapıcı adımlar olarak görüyor ve destekliyoruz. Irak'ın beşeri zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aramızdaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Zeydi kardeşimin de hassasiyetle yaklaştığını görüyorum. Heyetinde Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi'ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Irak Başbakanı Zeydi ise yapılan bu ziyaretin protokol icabı değil ancak asırlar öncesine dayanan ilişkilerin pekiştirilmesinin bir nişanesi olduğunu söyledi. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ettiklerini söyleyen Zeydi, özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalıştıklarını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Aslında coğrafya doğal olarak bize iki nehir vermiş. Üçüncü nehri de istiyoruz. Artık bu nehir, ekonomi nehri olsun, bu da tabii Kalkınma Yolu'dur.' </p><p>'Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verebiliriz' </p><p>Zeydi'nin konuşmasından sonra tekrar konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Zeydi'nin 'Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verebiliriz' dediğini açıkladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, 'Sayın Bakan sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak'tan 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-irak-ile-imzalanan-anlasma-enerji-alanindaki-ortaklik-acisindan-tarihi-bir-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:42:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/cumhurbaskani-erdogan-irak-ile-imzalanan-anlasma-enerji-alanindaki-ortaklik-acisindan-tarihi-bir-adim.jpg" type="image/jpeg" length="21170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kentsel dönüşüm sırasında bulduğu tarihi eserleri müzeye bağışlayacak]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da bir adam kentsel dönüşüm kapsamında yıkım yaptığı sırada tarihi eser buldu. Bulduğu eserleri müzeye bağışlamayı düşünüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da bir adam kentsel dönüşüm kapsamında yıkım yaptığı sırada tarihi eser buldu. Bulduğu eserleri müzeye bağışlamayı düşünüyor. </p><p>Ankara'nın Çankaya ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamındaki binaları yıkan ekiple çalışan Vedat Aktaş, daha önce sikke bulup Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne bağışladığını söyledi. Aktaş, 1919 yılından kalma Rus mermisi bulduğunu da belirterek son yıkım sırasında Hitit döneminde kalma mezar taşı ve 50-100 milyon senelik fosil bulduğunu aktardı. Aktaş, bulduğu fosili ve mezar taşını yine müzeye bağışlayacağını açıkladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Daha önce de sikke bulmuştum' </p><p>Kentsel dönüşüme giren binalarda yıkım yapan ekiple çalıştığını kaydeden Vedat Aktaş, 'Eski binalardan daha önce de çıkmıştı. Oralardan buldum. Araştırmasını da yaptım. Bayağı eski yıllara dayalı. Daha önce de sikke bulmuştum. Onu da müzeye teslim ettim. Onlar da teşekkür belgesi gibi bir belge verdiler. Ankara Kalesi'nde Anadolu Medeniyetleri Müzesi var oraya teslim ettim. 1 hafta 10 gün sonra da teşekkür belgesi geldi. Bunları vermeyi düşünüyoruz' diye konuştu. </p><p>'Antika tarzı şeyleri bildiğim için direkt getirdim ve incelemesini yaptım' </p><p>Bu tarz şeyler bulmaya çalıştığı iş gereği alışkın olduğunu söyleyen Aktaş, 'Eski şeyleri ve antika tarzı şeyleri bildiğim için direkt getirdim ve incelemesini yaptım. Bu şekilde insan mutlu oluyor. Çok eski yıllara ait bir şey' ifadelerini kullandı. </p><p>'1919 yılına ait Rus mermisi, 5 kutu buldum' </p><p>Daha önce de antikalar bulduğunu ifade eden Aktaş, şöyle konuştu: </p><p>'Daha önce 1919 yılına ait Rus mermisi, 5 kutu buldum. Onu da yine bu tarihi eserleri bulduğum yerden buldum. O esnada birisine verdim. Çok cüzi bir miktardı. Sonradan vazgeçtim ama iş işten geçti. Şimdi Hititlere ait mezar taşı var. Ayrıca 50-100 milyon yıllık fosil var. Diğerleri de sedef. Bir bina 60 senelik diyelim bu günümüze nasıl geldi onu da bilmiyorum. Artık dededen büyüklerden kalma öyle olmuştur. Mermiler bile 1919 yılına ait biz 2026'dayız. Bu süreyle ondan ona ondan ona derken o şekil elimize ulaştı.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:50:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak.jpg" type="image/jpeg" length="38024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Syedra'da Antik Zeytinyağı Tesisi Açıldı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Syedra Antik Kenti'ndeki antik zeytinyağı işliğinin restorasyonunun tamamlandığı müjdesini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Binlerce Yıllık Üretim Kültürü Yeniden Ayağa Kalkıyor: Syedra Zeytinyağı İşliği</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Anadolu'nun kadim geçmişini ihya etmek amacıyla başlattığı Geleceğe Miras Projesi, antik üretim kültürünü gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Syedra Antik Kenti'nin güneybatı caddesinde yürütülen kazı çalışmalarında, MS 5. ve 6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyon süreci başarıyla tamamlanıyor. Yapılan bu titiz bilimsel çalışmalarla birlikte, antik üretim tesisi yeniden ayağa kaldırılarak ziyaretçilere ve bilim dünyasına kazandırılıyor.</p>

<p><strong>Antik Çağ'ın Endüstriyel Teknolojisi Sergileniyor</strong> Syedra'da ortaya çıkarılan zeytinyağı üretim tesisleri, Antik Çağ'ın endüstriyel standartlarını tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor. Tesiste bulunan devasa ezme taşları, pres sistemine ait mimari düzenlemeler ve sıvı ayrıştırma bölmeleri, kentin zeytinyağını dönemin en ileri teknolojisiyle ürettiğini açıkça ortaya koyuyor. Antik Çağ'da yalnızca beslenme amacıyla değil; aydınlatma, tıp, temizlik ve dini ritüellerde de temel bir ürün olarak kullanılan zeytinyağı, bu işlik sayesinde kentin ticari ve sosyal zenginliğini yansıtıyor. 2024 yılı kazılarında gün yüzüne çıkarılan ve restorasyonu bitirilen işlik, bölgedeki zeytinyağı üretim tesislerinin çalışma prensibini bütünüyle sergileyen nadide ve bütüncül örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>"Üretim Kültürümüzün İzlerini Günümüze Taşıyor"</strong> Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Syedra Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalarda çok önemli bir etabın daha tamamlandığını müjdeleyerek, restorasyon çalışmalarıyla antik zeytinyağı işliğinin yeniden hizmete sunulduğunu <strong>belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, kültürel mirasın yeniden ayağa kaldırılmasına ilişkin şu <strong>ifadelerini kullandı:</strong> <em>"Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Syedra Antik Kenti'nde yürüttüğümüz çalışmalarla MS 5-6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyonunu tamamlayarak, yeniden ayağa kaldırdık. Ezme taşları, pres sistemi ve sıvı ayrıştırma bölmeleriyle Antik Çağ'ın zeytinyağı üretim teknolojisini bütüncül şekilde yansıtan bu önemli yapı, üretim kültürümüzün binlerce yıllık izlerini günümüze taşıyor. Bu değerli çalışmada emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün tüm çalışanlarına, kazı ekibimize, bilim insanlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Anadolu'nun kültürel mirasını korumaya, bilimsel veriler ışığında geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz,"</em> <strong>dedi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/syedra-antik-kenti.webp" type="image/jpeg" length="44080"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' dedi. </p><p>Bakan Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde incelemelerde bulunarak müzenin yenilenen teşhir düzenlemelerine ilişkin açıklama yaptı. Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kültürel mirasa verilen önemin en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirtti. Müzenin Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Mahmut Paşa Bedesteni ile Kurşunlu Han gibi iki önemli Osmanlı yapısında hizmet verdiğini kaydeden Ersoy, yaklaşık altı asırlık bu tarihi yapıların Cumhuriyet'in ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatları doğrultusunda müzeye dönüştürüldüğünü, böylece Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının bilimsel bir anlayışla korunmaya ve gelecek nesillere aktarılmaya başlandığını söyledi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin 1921 yılında 'Eti Müzesi' fikriyle temellerinin atıldığını belirten Ersoy, 1938 yılında başlayan uzun restorasyon sürecinin ardından bugünkü kimliğine kavuştuğunu, 1997 yılında ise 'Avrupa'da Yılın Müzesi' seçilerek Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası alanda başarıyla temsil ettiğini dile getirdi. </p><p>Ziyaretçi deneyimini güçlendirecek düzenlemeler yapıldı </p><p>Ersoy, mevcut müze yapısının önünde grup ziyaretçileri için uygun bir toplanma alanı oluşturulduğunu, toplu gezilerde rehber anlatımlarını destekleyecek durak noktalarının planlanarak ziyaretçi deneyimini iyileştirecek bir tasarım anlayışının benimsendiğini söyledi. Giriş bölümüne Anadolu uygarlıkları isimlerinin yer aldığı totemlerin yerleştirildiğini belirten Ersoy, ziyaretçi dolaşımını kolaylaştıran yeni mekansal düzenlemelerin de gerçekleştirildiğini ifade etti. Kronolojik anlatımı güçlendiren sergiler arası yeni geçiş kurgusuyla ziyaretçilerin Anadolu tarihini daha anlaşılır, bütüncül ve kesintisiz bir akış içerisinde takip edebilmelerinin amaçlandığını kaydeden Ersoy, Göbeklitepe kültüne ilişkin canlandırma düzenlemesi ile 'Ana Tanrıça Kibele Heykeli'nin yenilenen kaidesi ve aydınlatması sayesinde Anadolu uygarlıklarının simge eserlerinin daha etkileyici ve güçlü bir anlatımla ziyaretçilerle buluşturulduğunu vurguladı. Ersoy, müze bahçesinde sergilenen taşınır kültür varlıklarının ziyaretçiler tarafından daha nitelikli ve zengin bir deneyimle keşfedilebilmesi amacıyla anıtsal yapının mimari kimliğini ön plana çıkaracak şekilde peyzaj alanının yeniden düzenlendiğini de ayrıca kaydetti. </p><p>288 eser ilk kez sergilenecek </p><p>Ersoy, Ankara ve Klasik Dönem seksiyonlarının güncellenerek bodrum kat sergi alanlarının sergi kurgusuna dahil edilmesine yönelik çalışmaların da planlandığını açıkladı. Bu düzenlemeler kapsamında gün yüzüne çıkarılacak yeni eserlerle ziyaretçilere daha zengin, kapsamlı ve etkileyici bir müze deneyimi sunulacağını belirten Ersoy, 'Bu yenileme çalışmalarının en önemli kazanımlarından biri de 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulmasıdır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ersoy, müzelerin yaşayan kültür merkezleri olduğunu vurguladı </p><p>Müzelerin artık yalnızca eserlerin sergilendiği mekanlar olmadığını vurgulayan Ersoy, günümüzde müzelerin eğitimin, araştırmanın, kültürel diplomasinin ve dijital teknolojilerin buluştuğu yaşayan kültür merkezleri olduğunu söyledi. Gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının da bu anlayışın bir ürünü olduğunu belirten Ersoy, hedeflerinin geçmişi korurken onu günümüz insanına daha etkili anlatabilen, her yaştan ziyaretçiye hitap eden, erişilebilir ve sürdürülebilir bir müzecilik anlayışını güçlendirmek olduğunu ifade etti. </p><p>'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' </p><p>Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin, Paleolitik Çağ'dan başlayarak Anadolu uygarlıklarında kesintisiz hikayesi olduğunu ifade eden Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık. Her biri ait olduğu medeniyetin sessiz tanığı olan bu eserler, yalnızca geçmişimizi anlatmakla kalmayacak; kültür varlıklarımızın korunması konusunda toplumumuzda farkındalık oluşturacak önemli bir görev de üstlenecektir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:39:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik.jpg" type="image/jpeg" length="60808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy'dan Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi başarıya imza atan Nilay Tahiroğlu'na tebrik]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi bir başarıya imza atan Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu'nu tebrik etti. Ersoy, Tahiroğlu'nu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ü bakanlıkta kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi bir başarıya imza atan Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu'nu tebrik etti. Ersoy, Tahiroğlu'nu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ü bakanlıkta kabul etti. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, uluslararası başarılarıyla Türkiye'yi gururlandıran Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu ile Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmeye, Kültür ve Turizm Bakanı Başdanışmanı Tayfun Topal ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Vekili Barış Salcan da katıldı. </p><p>Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, her iki sanatçıyı da tebrik ederek başarılarının devamını diledi. </p><p>Türk balesi adına tarihi başarı </p><p>Ersoy paylaşımında; Nilay Tahiroğlu'nun Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen, balenin olimpiyatları olarak anılan 15. Uluslararası Moskova Bale Yarışması'nda Türk bale tarihinde bir ilki gerçekleştirerek özel diploma ödülüne layık görüldüğünü ve dünyanın en iyi ilk beş bale dansçısı arasına girdiğini belirterek sanatçının uluslararası alanda Türkiye'ye büyük bir gurur yaşattığını ifade etti. </p><p>Tan Sağtürk'e yeni görev tebriği </p><p>Uluslararası Bale Birliği Genel Kurulunda oy birliğiyle Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ün de Türk balesini uluslararası alanda daha da ileri taşıyacağına inandığını belirten Ersoy, sanatçıya yeni görevinde başarılar diledi. </p><p>Bakan Ersoy, paylaşımında her iki sanatçıyı da tebrik ederek başarılarının artarak devam edeceğine yürekten inandığını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Ülkemizi uluslararası alanda gururlandıran kıymetli sanatçımız Nilay Tahiroğlu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ile Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen değerli çalışma arkadaşım, usta sanatçı Tan Sağtürk ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen, balenin olimpiyatları olarak anılan 15. Uluslararası Moskova Bale Yarışması'nda Türk bale tarihinde bir ilki gerçekleştirerek özel diploma ödülüne layık görülen ve dünyanın en iyi ilk beş bale dansçısı arasına giren Nilay Tahiroğlu, hepimize büyük bir gurur yaşattı. Uluslararası Bale Birliği Genel Kurulunda oy birliğiyle Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ün ise Türk balesini uluslararası alanda daha da ileri taşıyacağına inanıyor; yeni görevinde başarılar diliyorum. Her iki kıymetli sanatçımızı da gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:21:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik.jpg" type="image/jpeg" length="57468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: '15 Temmuz, tarihi bir dönüm noktasıdır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/emine-erdogan-15-temmuz-tarihi-bir-donum-noktasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/emine-erdogan-15-temmuz-tarihi-bir-donum-noktasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, '15 Temmuz, milletimizin iradesini hiçbir güce teslim etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, '15 Temmuz, milletimizin iradesini hiçbir güce teslim etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen '10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim, Zafer Bizim' programına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, '15 Temmuz, milletimizin iradesini hiçbir güce teslim etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. '10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim, Zafer Bizim' programı vesilesiyle bu eşsiz direnişi bir kez daha saygı ve minnetle andık. Birliğimizden aldığımız gücün, yarınlarımızın en sağlam teminatı olmaya devam etmesini diliyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/emine-erdogan-15-temmuz-tarihi-bir-donum-noktasidir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:14:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/emine-erdogan-15-temmuz-tarihi-bir-donum-noktasidir.jpg" type="image/jpeg" length="47616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: '15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-isikhan-15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-isikhan-15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, '15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, '15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur' dedi. </p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında İŞKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'ne katıldı. Panelde, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı emekçilerin gösterdiği mücadele ve milli iradenin korunmasında sendikaların üstlendiği rol ele alındı. Programa Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve diğer konfederasyonların genel başkanları katılım sağladı. </p><p>Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, 15 Temmuz'un milli iradenin kararlılıkla savunulduğu tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, o gece ortaya konulan birlik ve beraberlik ruhunun unutulmayacağını ifade etti. </p><p>'Her darbenin ardından kaybeden Türkiye oldu' </p><p>Türkiye'nin demokrasi tarihinde darbelerden en fazla zarar gören ülkelerden biri olduğunu belirten Işıkhan, '27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz; her biri, milletimizin iradesini hedef aldı. Her biri sadece hükümetleri değil; ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal barışı, hukuku, özgürlükleri ve milletimizin geleceğini hedef aldı. Her darbenin ardından kaybeden millet oldu. Kaybeden demokrasi; emek ve üretim oldu. Her darbenin ardından kaybeden Türkiye oldu. Geçmiş darbeler incelendiğinde üzülerek görüyoruz ki, bazı dönemlerde kendisini sivil toplum olarak tanımlayan birtakım yapılar, bazı sendikalar ve çeşitli meslek örgütleri darbeleri; açık ya da örtülü biçimde desteklemiş, darbecilerin söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışmış, hatta zaman zaman darbe süreçlerinin toplumsal zemin bulmasına katkı sunmuştur. Millet iradesi yerine vesayeti tercih eden bu anlayış, demokrasimizin güçlenmesini geciktirmiştir' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Hiçbir sivil toplum anlayışı; milletin seçtiği yönetime; silah doğrultanların yanında yer alamaz' </p><p>Işıkhan, günümüzde güçlü demokrasi bilincine sahip bir toplum anlayışı olduğunu ifade ederek, '15 Temmuz gecesi; bunun en açık göstergesi olmuştur. Siyasi görüşü, dünya görüşü, sendikal tercihi ne olursa olsun; ülkemizin emek dünyasının çok büyük bölümü ortak bir vicdanda buluşmuştur. Demokraside buluşmuştur. Milli iradede buluşmuştur. Türkiye'nin yanında saf tutmuştur. Bu, demokrasi kültürümüz adına son derece kıymetli bir kazanımdır. Artık biliyoruz ki; hiçbir hak mücadelesi demokrasi dışında yürütülemez. Hiçbir sendikal mücadele; milli iradenin karşısında; konumlanamaz. Hiçbir sivil toplum anlayışı; milletin seçtiği yönetime; silah doğrultanların yanında yer alamaz. İşte bu nedenle; 15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihî bir dönüm noktasıdır' açıklamasında bulundu. </p><p>'15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir' </p><p>Gerçekleştirilen '15 Temmuz Hain Darbe Teşebbüsüne Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'nin son derece anlamlı olduğuna dikkati çeken Işıkhan, 'İşçiler, memurlar, itfaiyeciler, madenciler, kamu görevlileri ve daha nice emekçi bir taraftan görevlerini aksatmadan yerine getirirken, diğer taraftan meydanlarda milli iradeye sahip çıkmıştır. 15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, işveren kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur. Küçük istisnalar dışında sendikalarımız, milletin yanında durmuşlardır. Demokrasinin yanında durmuşlardır. Darbe girişimini; tereddütsüz biçimde reddetmişlerdir. Bu ortak duruş, Türkiye'nin demokratik olgunluğunun ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece kıymetlidir' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'Bakanlık olarak; sosyal diyalogu, çalışma barışını demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz' </p><p>Işıkhan, her darbenin aynı zamanda üretimi ve istihdamı hedef aldığının altını çizerek, 'Bu nedenle çalışma hayatının güçlenmesiyle demokrasinin güçlenmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Hukukun üstünlüğünün, milli iradenin ve demokratik düzenin hâkim olmadığı bir yerde ne yatırım güvenliği olur, ne üretim güvenliği olur, ne de çalışma barışı sağlanabilir. Tam da bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak; sosyal diyalogu, çalışma barışını, sendikal hakları ve sosyal adaleti güçlendirmeyi demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz. Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki; darbecilerin durdurmak istediği Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; her alanda daha da güçlenmiştir. Artık bölgesinde güven veren, dünyada sözü dinlenen güçlü bir Türkiye var. Bu başarıların temelinde ise milletimizin; 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu irade bulunmaktadır' diye konuştu. </p><p>Işıkhan, 15 Temmuz'un doğru anlaşılması ve genç nesillere doğru anlatılması gerektiğini belirtti. Demokrasinin her neslin sahip çıkması gereken ortak bir emanet olduğunu vurgulayan Işıkhan, panelin bu bilincin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. </p><p>15 Temmuz'un çalışma hayatı ve demokrasi açısından taşıdığı öneme de vurgu yapan Işıkhan, sendikaların demokrasi mücadelesi ve emekçilerin hatıralarıyla gerçekleştirilen mücadelenin daha da anlam kazandığını dile getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından program, panel oturumuyla basına kapalı olarak devam etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-isikhan-15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:39:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-isikhan-15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidir.jpg" type="image/jpeg" length="84977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin, 'Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin, 'Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Toplantıda 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yanı sıra bölgedeki güncel gelişmelerin değerlendirildiğini belirten Erdoğan, toplantıda alınan kararların hayırlara vesile olmasını temenni etti. Başta Avrupa olmak üzere insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımının 31'inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o günlerde yaşanan savaş kadar acı olan bir başka hususun Bosna Hersek halkının yalnız bırakılması olduğunu söyledi. </p><p>'31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor' </p><p>Bosna Hersek'te gerçekleştirilen soykırımı Batılı ülkelerin ve kurumların sadece uzaktan seyretmekle yetindiğine vurgu yapan Erdoğan, 'Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü kendisini dahi koruyamazken; 'güvenli bölge' olarak ilân edilen şehirler, bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu. Aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8 bin 372 Boşnak, katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşıyla birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31'inci seneidevriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle yâd ediyor, mekanları cennet olsun diyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için ne gerekiyorsa yapıldığını aktaran Erdoğan, farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde yaşadığı, istikrarlı ve müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya devam edeceklerini, Türkiye'nin ve Türk milletinin desteğinin her zaman Bosna Hersek'le beraber olacağını sözlerine ekledi. </p><p>'Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar'ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hayatını kaybeden Katar Devleti Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Sani'ye Allah'tan rahmet niyaz eden, Katar Emiri Şeyh Temim'in şahsında ise Katar halkına taziyelerini sunan Erdoğan, 'Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar'ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi. Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasının meseleleriyle yakından ilgilenen, nerede bir kanayan yara varsa sarmak için koşturan vicdanlı, dirayetli, samimi bir Müslümandı. Gerek şahsım gerekse ülke olarak, Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yaptığı eşsiz katkıları hiçbir zaman unutmayacak, kendisini şükranla hatırlayacağız. Rabbim ruhunu şâd, mekanını inşallah cennet eylesin' dedi. </p><p>'Liderlerin tamamı zirveye bizzat icabet etti' </p><p>Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının iştirak ettiğini dile getirdi. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen ABD Başkanı Donald Trump dahil olmak üzere liderlerin tamamının davete bizzat icabet ettiğini söyleyen Erdoğan, 'Liderlerin yanı sıra 100'e yakın bakan, bin delege olmak üzere 4 bin 800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcisini ve davetliyi Ankara'da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak NATO'nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katılmıştır. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski ile Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara da 8 Temmuz'da Ankara'ya ikili ziyaret gerçekleştirmiştir. 2 bin 500'ü aşkın yerli ve yabancı basın mensubu zirveyi takip etmiştir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Güvenlik tedbirleri noktasında işi şansa bırakmadık' </p><p>NATO zirvelerinin güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılar olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksikleri, yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı'nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek, hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askeri Havalimanı'nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece Başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konuk evi ile modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk' açıklamasında bulundu. </p><p>'Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır' </p><p>Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdiklerini de belirten Erdoğan, 'Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara'nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir. Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum. Allah nasip ederse bu sene Cumhuriyetimizin 103'üncü yıldönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara'da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de sergileyeceğiz' diye konuştu. </p><p>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin zirve süresince uluslararası medya merkezi olarak hizmet verdiğini kaydeden Erdoğan, toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla beraber zirvenin tüm dünyaya ulaştırıldığını söyledi. </p><p>'İlginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz' </p><p>İştirak ettiği NATO toplantılarına kıyasla Ankara'da gerçekleştirilen zirvenin medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, 'Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızları'nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, Külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye'nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliği ile Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından önemli buluyoruz' dedi. </p><p>'Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz' </p><p>Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesimin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dâhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele '5 dakikacık bir görüşme' için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür. Her zaman söylediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan, hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye'nin başarısı, 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye'nin sıkıntısı ise, bilaistisna hepimizin sıkıntısıdır. Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'NATO Liderler Zirvesi köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur' </p><p>Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Özellikle mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum; ister kabul edin, ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde adeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan Mehter Takımımız, Osmanlı'nın en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı Muhafız Alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır.' </p><p>'Küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır' </p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu gibi devletin ve 86 milyonun temsil makamı olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân milletin evidir. Burası asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye'nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne gerek var?' diyenlere, 'İktidara gelirsek Külliyeyi yıkacağız' diyen vizyon fukaralarına, bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir' dedi. </p><p>'Türkiye, dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır' </p><p>NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olduğunu dile getiren Erdoğan, 'Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha âdil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Zirvede savunma sanayii işbirliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik' şeklinde konuştu. </p><p>Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu'na bine yakın katılımcı ve basın mensubunun iştirak ettiğini kaydeden Erdoğan, ittifakın öncelikli konularından biri olan dronlara karşı çalışmaların dikkate alınarak, 'İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin Konya'da kurulmasına karar verildiğini de ifade etti. </p><p>'Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı' </p><p>Erdoğan, NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin tezlerinin en gür şekilde dillendirildiği bir platform görevi gördüğünü belirterek, 'Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna savaşının diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kere daha vurguladık. Zirve marjında 3 gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekterinin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği Liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu 7 ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık. Özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın artırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12 buçuğa indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam Koruma Programı kapsamında istihdam başına aylık 3 bin 500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için, şimdi yeni bir adım atarak, Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun şartlarda finansmana erişim imkanını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun şartlarda bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa şartlarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun şartlı kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun diyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:05:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/cumhurbaskani-erdogan-ankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistir.jpg" type="image/jpeg" length="67717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Romanya Savunma Bakanı Miruta: 'Türkiye ile savunma projelerimizi sürdürüyoruz, hedefimiz Romanya'da üretim']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/romanya-savunma-bakani-miruta-turkiye-ile-savunma-projelerimizi-surduruyoruz-hedefimiz-romanyada-uretim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/romanya-savunma-bakani-miruta-turkiye-ile-savunma-projelerimizi-surduruyoruz-hedefimiz-romanyada-uretim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya Savunma Bakanı Radu Miruta, Türkiye ile savunma sanayisindeki iş birliklerinin sürdüğünü belirterek, 'Türkiye ile savunma projelerimizi sürdürüyoruz, hedefimiz Romanya'da üretim' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya Savunma Bakanı Radu Miruta, Türkiye ile savunma sanayisindeki iş birliklerinin sürdüğünü belirterek, 'Türkiye ile savunma projelerimizi sürdürüyoruz, hedefimiz Romanya'da üretim' dedi. </p><p>Ankara'da NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Forumu'nda basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Romanya Savunma Bakanı Radu Miruta, Türkiye ile savunma sanayisinde yürütülen mevcut projeler ve NATO bünyesindeki yeni girişimlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Romanya'nın savunma alanında yeni stratejisinin yerli üretim kapasitesini artırmak olduğunu belirten Mirtu, Türkiye ile iş birliklerinin de bu doğrultuda geliştirileceğini kaydetti. </p><p>Türkiye ile savunma sanayisindeki iş birliklerine değinen Miruta, 'Türkiye ile savunma projelerimizi sürdürüyoruz, hedefimiz Romanya'da üretim. Romanya'nın şu anda Türkiye ile devam eden bazı sözleşmeleri var. Cobra zırhlı araçlarımız var, Otokar ile satın alacağımız korvet için sözleşme imzaladık. Türkiye ile devam eden projelerimiz var' ifadelerini kullandı. </p><p>Savunma iş birliklerinde yeni dönemin yerli üretim odaklı olacağını vurgulayan Miruta, 'Türkiye'nin de Romanya'da üretim yapmakla ilgilenmesi nedeniyle, Romanya Ordusu için yatırılan paranın ulusal sanayiye de ulaşması bizim için önemli' dedi. </p><p>Savunma sanayisinde üretim kabiliyetinin ülke içinde geliştirilmesinin güvenlik açısından zorunluluk olduğunu ifade eden Miruta, 'Romanya ordusunun ihtiyaç duyduğu yetenekleri Romanya'da üretim yapan fabrikalardan temin edebilmesi son derece önemlidir. Çatışma durumunda diğer devletlere bağımlı teslimatlara güvenemeyiz' diye konuştu. </p><p>Türkiye dahil uluslararası ortaklarla iş birliğinin süreceğini belirten Miruta, 'Romanya, uluslararası ortaklarla yatırım ve iş birliğine açık olmaya devam edecek ancak gelecekteki sözleşmeler yerel üretim kapasitelerini geliştirmeyi hedefleyecek' dedi. </p><p>Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılışıyla eş zamanlı düzenlenen Savunma Sanayi Forumu'nda çok sayıda ortak girişimin hayata geçirildiğini belirten Miruta, Romanya'nın insansız hava araçları ve gemisavar füze tedarikine yönelik iki girişime katıldığını söyledi. Miruta, 'Avrupa'nın çeşitli yerlerinde pilot eğitimine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. NATO Drone Edge projesi de imzalandı. Bu, ülkelerin NATO düzeyinde koordine edilmiş insansız hava aracı çözümlerine erişebileceği bir pazar yeri olacak. Ayrıca AWACS uçaklarının yerini alacak NATO Global Eye sistemi için de proje imzalandı' şeklinde konuştu. </p><p>'Savunma harcamalarını artırıyoruz' </p><p>Romanya'nın savunma harcamalarını artırmayı sürdürdüğünü ifade eden Miruta, 'Bu çok iyi bir sinyal çünkü Romanya savunma harcamalarındaki artışı sürdürüyor. Ancak bunun sadece ek para ile ilgili olmadığı çok açık. İhtiyaç, mümkün olduğunca çok NATO ülkesinde üretim kapasitelerinin kilidini açmaktır' ifadelerine yer verdi. </p><p>Avrupa için Güvenlik ve Savunma Finansman Kolaylığı (SAFE) Programına da değinen Miruta, 'Romanya içinde harcadığımız parayla yeni kapasiteler ve üretim tesisleri kurabileceğimiz bir mekanizma geliştirdik. Bu hem ordumuz hem de ekonomimiz için avantaj sağlayacaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>Avrupa Komisyonu'na savunma sanayisindeki eksik üretim kapasitelerinin haritalandırılması önerisini sunduğunu belirten Miruta, 'Romanya'nın mevcut fabrika altyapısını teknoloji sahibi ülkelerle buluşturarak üretim kapasitesini hızla artırabiliriz. İhtiyaç duyulan sadece para değil, üretim yapılabilecek daha fazla tesistir' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Miruta, 'Şubat 2026'da ilave askeri kabiliyet talebinde bulunduk. Üç ülkeyle görüşmeler ileri aşamada ancak karar ilgili ülkelerin iç süreçlerine bağlı' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Karadeniz'deki güvenlik risklerine de değinen Miruta, Ukrayna Savunma Bakanlığı'na resmi öneride bulunduğunu belirterek, 'Karadeniz'de yanlışlıkla karasularımıza giren Ukrayna üretimi insansız hava araçlarının önceden programlanarak kendini imha etmesini önerdim. Bu, insansız hava aracının mikroişlemcisi tarafından otonom olarak gerçekleştirilebilecek teknik bir çözümdür' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/romanya-savunma-bakani-miruta-turkiye-ile-savunma-projelerimizi-surduruyoruz-hedefimiz-romanyada-uretim</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:58:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/romanya-savunma-bakani-miruta-turkiye-ile-savunma-projelerimizi-surduruyoruz-hedefimiz-romanyada-uretim.jpg" type="image/jpeg" length="61687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Tunceli Müzemiz ülkemizi uluslararası platformda temsil edecek']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-tunceli-muzemiz-ulkemizi-uluslararasi-platformda-temsil-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-tunceli-muzemiz-ulkemizi-uluslararasi-platformda-temsil-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tunceli Müzesi'nin 2026 DASA Ödülü'ne aday gösterildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tunceli Müzesi'nin 2026 DASA Ödülü'ne aday gösterildiğini duyurdu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tunceli Müzesi'nin uluslararası alanda elde ettiği yeni başarıyı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyurdu. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Tunceli Müzemiz, Avrupa'nın en saygın müzecilik ödüllerinden biri olan 2026 DASA Ödülü'ne aday gösterildi. Askeri bir kışlayı restore ederek Türkiye'nin önemli kent ve arkeoloji müzelerinden biri haline getirdiğimiz Tunceli Müzemiz, Avrupa Müze Akademisi (EMA) tarafından eğitim, öğrenme olanakları ve ziyaretçi deneyimi kriterleri esas alınarak verilen 'Öğrenme Fırsatlarında Avrupa'nın En İyi Müzesi' ödülü için ülkemizi uluslararası platformda temsil edecek. Akademi jürisinin ilk değerlendirme aşamasını başarıyla geçerek '2026 DASA Ödülüne Aday Müze' unvanını kazanan müzemiz, daha önce 2022 yılında Avrupa Yılın Müzesi (EMYA) ve 2023 yılında da Avrupa Müze Akademisi tarafından verilen Luigi Micheletti Ödülü'nde finale kalmıştı. Sonuçlar, 24-26 Eylül tarihlerinde İspanya'nın Alicante şehrinde gerçekleştirilecek Avrupa Müze Akademisi yıllık toplantısında açıklanacak. Bu kıymetli başarıda emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımı ve Bakanlığımızın müzecilik vizyonunu yaşatan herkesi gönülden tebrik ediyorum.'</p>

<p>Tunceli Müzesi Avrupa'da 3'üncü kez önemli bir ödüle aday</p>

<p>Akademi jürisinin ilk değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan Tunceli Müzesi, '2026 DASA Ödülüne Aday Müze' ünvanını almaya hak kazandı.</p>

<p>Sonuçlar Alicante'de açıklanacak</p>

<p>2026 DASA Ödülü'nün kazananı, 24-26 Eylül tarihlerinde İspanya'nın Alicante kentinde düzenlenecek Avrupa Müze Akademisi yıllık toplantısı kapsamında açıklanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müze, daha önce 2022 yılında Avrupa Yılın Müzesi (EMYA), 2023 yılında ise Avrupa Müze Akademisinin Luigi Micheletti Ödülü'nde finale kalmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-tunceli-muzemiz-ulkemizi-uluslararasi-platformda-temsil-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoy-tunceli-muzemiz-ulkemizi-uluslararasi-platformda-temsil-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="19768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü Geleneksel Sünnet Şölenleri başladı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/vakiflar-genel-mudurlugu-geleneksel-sunnet-solenleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/vakiflar-genel-mudurlugu-geleneksel-sunnet-solenleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğünce 81 ilde 2 bini aşkın çocuk için gerçekleştirilen toplu sünnet organizasyonları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğünce 81 ilde 2 bini aşkın çocuk için gerçekleştirilen toplu sünnet organizasyonları başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, Sultan II. Bayezid Vakfı'nın hayır şartı doğrultusunda sürdürülen toplu sünnet organizasyonları bu yıl da 25 Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda 81 ilde gerçekleştiriliyor. 2024 yılında başlanan ve geleneksel hale getirilen organizasyonlar kapsamında, Genel Müdürlükten kuru gıda ve aşevi yardımı, muhtaç aylığı ile eğitim yardımı alan ailelerin başvuruda bulunması halinde sünnet çağına gelen çocukların sünnet organizasyonları ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. </p><p>2026 yılında 2 bin 100 çocuğa ulaşılması hedefleniyor </p><p>Uygulama kapsamında 2024 yılında bin 410 çocuk sünnet ettirilirken, bu sayı 2025 yılında 2 bin 351'e yükseldi. 2026 yılında ise 81 ilin her birinde en az 25 çocuk olmak üzere toplam 2 bin 100 çocuğun sünnet ettirilmesi planlanıyor. Sünnet şölenleri kapsamında çocuklar ve aileleri için yemek ikramında bulunuluyor; klasik araçlar ile konvoylar, animasyon gösterileri, tarihi şehir gezileri ve geleneksel oyunlarla çeşitli etkinlikler sunuluyor. </p><p>'Çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmak en büyük mutluluğumuzdur' </p><p>Sünnet şölenlerini geleneksel hale getirdiklerini belirten Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, 'Çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmak en büyük mutluluğumuzdur. Malumunuz Vakıflar Genel Müdürlüğümüz Osmanlı ve Selçuklu'dan bizlere emanet hayır şartlarını günümüzde devlet eli ile yerine getiren bir kurumdur. Bu kapsamda yaptığımız birçok hizmetin yanı sıra sünnet şölenlerimizi de geleneksel hale getirdik. Sultan II. Bayezid Vakfı'nın hayır şartı gereği yaptığımız sünnet organizasyonları şehirlerimizde bir şölen havasında geçiyor. Çocuklarımızın hayata ilk adımında devlet elinin olması hafızalarında da silinmeyecek bir anıya vesile oluyor. Düğün yemeklerinden sünnet kınalarına, konvoydan altınlarına geleneklerimizde olan tüm adetlerimizi yerine getiriyoruz. Bu vesile ile kendi çocuklarının sünnet etkinlikleri gibi çalışan, bu heyecanı yaşayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/vakiflar-genel-mudurlugu-geleneksel-sunnet-solenleri-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:39:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/vakiflar-genel-mudurlugu-geleneksel-sunnet-solenleri-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="90156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bak'tan gençlere ücretsiz Müzekart müjdesi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-baktan-genclere-ucretsiz-muzekart-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-baktan-genclere-ucretsiz-muzekart-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlere yönelik olarak 4 yıl önce hayata geçirilen Müzekart GNS, bu yıl da uygulanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlere yönelik olarak 4 yıl önce hayata geçirilen Müzekart GNS, bu yıl da uygulanacak.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 19-25 yaş arasındaki gençlerin, müze ve ören yerlerine ücretsiz girebileceği 'Müzekart GNS' projesinin başladığını bildirdi. Gençler, Müzekart sayesinde 1 Temmuz-30 Eylül tarihleri arasında Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerini ziyaret edebilecek.</p>

<p>Bakan Bak, paylaşımında 'Sevgili gençler, ülkemizin tarih ve kültür kokan her bir köşesini gönlünüzce gezin diye Müzekart GNS bu yıl da sizlerle... Doya doya gezin, görün, öğrenin' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ücretsiz Müzekart GNS uygulaması, 1 Temmuz-30 Eylül tarihleri arasında geçerli olacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Müzekart GNS uygulamasıyla 19-25 yaş arasındaki gençlere kültür ve tarihin kapılarını ücretsiz açıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen uygulama kapsamında gençler, 1 Temmuz - 30 Eylül tarihleri arasında Türkiye genelindeki 300'den fazla müze ve ören yerini ücretsiz ziyaret edebilecek.</p>

<p>2022 yılında başlatılan ve binlerce gencin yararlandığı Müzekart GNS uygulaması, bu yıl da gençlere yaz boyunca ücretsiz kültür yolculuğu fırsatı sunacak. Gençler, arkeolojiden tarihe, etnografyadan sanata uzanan geniş bir yelpazede yer alan 300'den fazla müze ve ören yerini ziyaret edebilecek.</p>

<p>Uygulamadan yararlanmak isteyen gençler, 1 Temmuz itibarıyla 'muzekartgns.com' adresi üzerinden dijital başvurularını gerçekleştirebilecek. Başvurusu onaylanan gençler, 'Türkiye'nin Müzeleri' mobil uygulaması üzerinden dijital Müzekart GNS'lerini kullanabilecek.</p>

<p>Müzekart GNS, kişiye özel olarak oluşturuluyor ve ücretsiz olarak sunuluyor. Kart sahipleri, uygulama kapsamındaki her müze ve ören yerine iki kez giriş hakkına sahip olurken, aynı müzeye ikinci giriş ilk ziyaretin ardından en az üç saat sonra yapılabiliyor.</p>

<p>Müzekart GNS uygulamasıyla gençlerin kültürel mirasla bağlarını güçlendirmesi, tarih bilincini artırması ve yaz dönemini nitelikli kültürel deneyimlerle değerlendirmeleri amaçlanıyor. Böylece gençler, Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerini keşfederken tarih, sanat ve medeniyet birikimini yerinde deneyimleme fırsatı buluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-baktan-genclere-ucretsiz-muzekart-mujdesi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-baktan-genclere-ucretsiz-muzekart-mujdesi.jpg" type="image/jpeg" length="79110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: 'Son 24 yılda 355 milyar dolar ile ulaştırma ve altyapı alanında tarihi adımları hayata geçirdik']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-son-24-yilda-355-milyar-dolar-ile-ulastirma-ve-altyapi-alaninda-tarihi-adimlari-hayata-gecirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-son-24-yilda-355-milyar-dolar-ile-ulastirma-ve-altyapi-alaninda-tarihi-adimlari-hayata-gecirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Son 24 yılda 355 milyar dolar ile ulaştırma ve altyapı alanında tarihi adımları hayata geçirdik' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Son 24 yılda 355 milyar dolar ile ulaştırma ve altyapı alanında tarihi adımları hayata geçirdik' dedi. </p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından ortaklaşa finanse edilen 'Türk Demiryolu Sektöründe İntermodal Taşımacılık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Projesi'nin kapanış toplantısında konuştu. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin ulaştırma vizyonu, demiryolu yük taşımacılığının geleceği, Avrupa Birliği (AB) ile iş birliği ve Türkiye'nin küresel ticaret koridorlarındaki rolü açısından önemli bir çalışmanın sonuçlarını değerlendirmek için bir araya geldiklerini belirtti. Ticaretin gelişmesinin ve sürdürülebilir olmasının en önemli yollarından birisinin ulaşım olduğunu dile getiren Uraloğlu, Türkiye'nin ulaşım sektörünü uluslararası alanda en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi. </p><p>'Son 24 yılda 355 milyar dolar ile ulaştırma ve altyapı alanında tarihi adımları hayata geçirdik' </p><p>Son yıllarda ulaştırma ve altyapı alanında önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini dile getiren Uraloğlu, 'Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Ticaret olmadan üretim güçlenmez. Üretim güçlenmeden de kalkınma sürdürülebilir hale gelemez. Yol, demiryolu, liman, lojistik merkez ve sınır kapısı, bunların her biri ekonominin ana can damarlarıdır. Bu kapsamdan baktığımızda ulaştırma projeleri sadece fiziki yatırımlar değildir. Aynı zamanda üretimi, ihracatı, istihdamı, bölgesel kalkınmayı ve ülkeler arası iş birliğini destekleyen stratejik adımlardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 24 yılda 355 milyar dolar ile ulaştırma ve altyapı alanında tarihi adımları hayata geçirdik. Türkiye'yi bölünmüş yollarla, otoyollarla, yüksek hızlı trenlere, limanlarla, havalimanlarıyla, lojistik merkezlerle ve güçlü haberleşme altyapısıyla donattık. Özellikle 2002 yılından itibaren demiryollarını stratejik bir başlık altında topladık. Halihazırda bugün 4 bin 164 kilometre yapımı devam eden demiryolu ağımız var' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'AB ile iş birliği yapmanın işimizi kolaylaştıracağını düşünüyoruz' </p><p>Türkiye'nin kıtalar arasında köprü vaziyeti gördüğünü ifade eden Uraloğlu, 'Bir taraftan Orta Asya'dan, Uzak Doğu'dan çıkan Orta Koridor'u Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırırken, diğer taraftan Körfez Bölgesi'nden Kalkınma Yolu Koridoru ile beraber Basra Limanı'ndan bin 200 kilometre demiryolu ve karayoluyla ülkemize ulaştırıp, oradan da yine Avrupa'ya götürme gayreti içerisindeyiz. O noktada da yine AB ile iş birliği yapmanın işimizi beraberce kolaylaştıracağını düşünüyoruz. Çok uzun yıllardır kesintiye uğrayan karayolu taşımacılığını da geçtiğimiz aylarda Ürdün, Suriye, Suudi Arabistan üzerinden hayata geçirdiğimizi, yine aynı şekilde Irak üzerinden de özellikle hayata geçirdiğimizi belirtmek isterim. Ürettiğimiz demiryolu araçlarını yine yeşil enerji ve dönüştürülebilir enerjiye yönelik üretiyoruz. Suudi Arabistan'dan başlayıp bütün Avrupa'ya kadar gidecek olan hattımızın bütün Körfez ülkelerine de bağlanmasını öngörüyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>'Türkiye çok ciddi mesafe kat etti' </p><p>Türkiye'nin AB ile olan ilişkisine de değinen Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Avrupa Birliği'nin Global Gateway stratejisi ve AB Bağlantısallık Gündemi kapsamında, Avrupa ile Orta Asya arasında güvenilir, sürdürülebilir ve dirençli bağlantılar kurulması 'kazan-kazan' politikası gereği hepimiz için faydalı olacaktır. Hiç şüphesiz bu gündemin doğal ve stratejik bir parçası olarak Türkiye, öncelikle kendi yapması gereken yatırımları, elbette başta AB'nin destekleri, kredileriyle beraber yapması noktasında çok ciddi bir mesafe katetti. Bunun dışında da gerek Orta Koridor'da, gerekse de bizim güneyimizdeki koridorlarda yapılacak olan işlerde ciddi bir şekilde inisiyatif aldığını ve almaya da devam edeceğini belirtmek isterim.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-son-24-yilda-355-milyar-dolar-ile-ulastirma-ve-altyapi-alaninda-tarihi-adimlari-hayata-gecirdik</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:31:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-uraloglu-son-24-yilda-355-milyar-dolar-ile-ulastirma-ve-altyapi-alaninda-tarihi-adimlari-hayata-gecirdik.jpg" type="image/jpeg" length="45498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler okudukları romanlardaki mekânları Ankara'da gezip gördü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ogrenciler-okuduklari-romanlardaki-mekanlari-ankarada-gezip-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ogrenciler-okuduklari-romanlardaki-mekanlari-ankarada-gezip-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'yı konu alan sekiz romanı okuyan öğrenciler, proje kapsamında Anıtkabir'den Ankara Kalesi'ne uzanan kültür gezisinde edebiyatla tarihi bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'yı konu alan sekiz romanı okuyan öğrenciler, proje kapsamında Anıtkabir'den Ankara Kalesi'ne uzanan kültür gezisinde edebiyatla tarihi bir araya getirdi. </p><p>Çankırı Nevzat Ayaz Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, öğretmenleri ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü hocaları, 'Unutulan Şehirden Başkente: Ankara' projesi çerçevesinde Ankara'ya geldi. Aslan Cobutoğlu, şehirlerin romanlarda yalnızca bir mekan değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal hafızayı yansıtan önemli unsurlar olduğunu belirtti. Bu anlayışla hayata geçirilen '7 Kitap 7 Tepe İstanbul' projesi kapsamında İstanbul'u konu alan romanların akademisyenler eşliğinde incelendiğini ifade eden Cobutoğlu, proje kapsamında düzenlenen gezilerle eserlerde yer alan tarihi ve kültürel mekânların yerinde görüldüğünü söyledi. </p><p>'Amacımıza erişmiş olmaktan gururluyuz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Köklü geçmişiyle, taşıdığı sembolik değerle başkent Ankara'yı görmek için burada olduklarını belirten Cobutoğlu, 'Ankara'yı tarihi, kültürel zenginliği, geçirdiği sosyo-politik değişim, bireyin ve toplumun dönüşümü bağlamlarında romanlarına taşıyan yazarların eserlerini okuduk. Yakup Kadri'nin Ankara romanıyla başladığımız yolculuk, Aka Gündüz'ün Dikmen Yıldızı, Emine Işınsu'nun Cumhuriyet Türküsü, Sevgi Soysal'ın Yenişehir'de Bir Öğle Vakti, Adalet Ağaoğlu'nun Ölmeye Yatmak gibi edebiyatımızın önemli isimleri ve eserleriyle devam etti. Öğrencilerimizle birlikte sekiz roman okuduk, tahlil ettik. Ardından Ankara gezisi ile de tıpkı İstanbul'da olduğu gibi projenin sürekliliğine ve görünürlüğüne katkı sunduk. Anıtkabir, Millet Kütüphanesi, Gordion Antik Kenti, Ankara Kalesi, Ankara Palas, Hacı Bayram Camii ve civarı, Koç Müzesi, Tacettin Dergâhı, Meclis ziyaret ettiğimiz yerler arasındaydı. Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Kalesi, Millet Kütüphanesi, eski Ankara'yı yansıtan öğeler öğrencilerimizi derinden etkiledi. Romanlarda okudukları mekânlarda geziniyor olmak, Milli Mücadele ruhunun telkin edildiği Ankara'yı teneffüs ediyor olmak onları oldukça mutlu etti. Okudukları romanları hayatın içinden yakalamaya çalıştılar bu kez. Onların mutluluğu kuşkusuz bizlerin de mutluluğu. Amacımıza erişmiş olmaktan gururluyuz' ifadelerini kullandı. </p><p>Aslan Cobutoğlu, projeye katkı sunan öğretmenlere, akademisyenlere ve okul yöneticilerine teşekkür ederek, Ankara gezisinde kentin kültürel ve edebi yönüne dair önemli kazanımlar elde ettiklerini söyledi. Projenin farklı şehirlerde devam edeceğini belirten Cobutoğlu, ilk durağı İstanbul olan çalışmanın ardından yeni duraklarının Bursa olacağını ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ogrenciler-okuduklari-romanlardaki-mekanlari-ankarada-gezip-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 10:18:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/ogrenciler-okuduklari-romanlardaki-mekanlari-ankarada-gezip-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="36326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı Baraboi'yi kabul etti]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-romanya-hava-kuvvetleri-komutani-baraboiyi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-romanya-hava-kuvvetleri-komutani-baraboiyi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı Leonard Gabriel Baraboi'yi kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı Leonard Gabriel Baraboi'yi kabul etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu'nun resmi davetlisi olarak Ankara'da bulunan Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Leonard Gabriel Baraboi'yi kabul etti. Kabulde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu da yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-romanya-hava-kuvvetleri-komutani-baraboiyi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:44:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-romanya-hava-kuvvetleri-komutani-baraboiyi-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="55548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: '(Hicaz Demiryolu) Suudi Arabistan'la sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hicaz Demiryolu'na ilişkin, 'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hicaz Demiryolu'na ilişkin, 'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' dedi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Suudi Arabistan ile Hicaz Demiryolu'nun yeniden yapılmasına yönelik imzalanan mutabakat zaptına ilişkin detayları yabancı bir televizyon kanalına anlattı. Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan gelişmelerin taşımacılık ve ulaşım alanlarını olumsuz etkilediğini dile getiren Bakan Uraloğlu, 'Dünyada şu anda kendisine yeten hiçbir ülke yok; mutlaka bir şekliyle bağlı, bağımlı. Karşılıklı ilişkilerin ya da çoklu ilişkilerin kurulmasını gerektiriyor. Bu da ancak ulaşımdan, ticaret yollarından ve iletişimden geçiyor. Yaşanan olaylar, ulaştırma güzergahlarının mevcut olanlarının güvenilirliği, sürdürülebilirliği noktasında bize bazı dersler ve tecrübeler kazandırırken, diğer taraftan da mutlaka alternatiflerinin de ortaya konulması gerektiği noktasında ders niteliğinde kazanımımız oluyor. Suudi Arabistan'ın ve Türkiye'nin lokomotifte olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Suudi Arabistan'ın çok ciddi bir şekilde denizden petrol ve petrol ürünleri nakli söz konusu. Hürmüz sıkıntıya girince genel anlamda problemler olduğunu görüyoruz. Bazen aktif değil de reaktif bazı yaklaşımlarla beraber ortaya atılan koridorlar oluyor' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu'</p>

<p>Hicaz Demiryolu'nun sadece Ortadoğu ve Türkiye için değil, küresel ticaret açısından güçlü bir alternatif oluşturduğunu belirten Bakan Uraloğlu, 'Projede Riyad'ı merkez ya da başlangıç noktası alırsak, Avrupa'ya kadar giden; Akdeniz'e, Ege Denizi'ne, Karadeniz'e açılan bir hattan bahsediyoruz. Bunun burada kalmaması gerekir. Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu. Bunun Cidde, Mekke ve Medine'ye kadar uzatılması; aynı şekilde diğer çevre ülkelere de önümüzdeki süreçte bağlantılar verilmesi planlanıyor. Öte yandan da bu hattın Umman üzerinden açık denize, okyanusa da açılması bekleniyor. Sadece Suudi Arabistan merkezli değil, Uzak Doğu'dan gelen yüklerin buradan karaya çıkarılıp demiryoluyla bütün Avrupa'ya kadar gitmesine müsaade edecek bir güzergahtan bahsediyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'Türk müteahhitleri gibi hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde hattı işler hale getirebiliriz'</p>

<p>Proje kapsamında hem yük taşımacılığı hem de yolcu taşımacılığının gerçekleştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, 'Şu ana kadar Suudi Arabistan, Ürdün sınırına kadar hattı bitirdi. Türkiye tarafında biz zaten İslahiye'ye, Kilis'e, Gaziantep'e kadar bitirdik. Suriye ile Ürdün arasında yaklaşık 400 kilometrelik eksik bir bölüm var. Ama burada arazi şartları çok sıkıntılı değil. Hattın yer yer sağlam olan bölümleri var, yer yer yeniden yapılacak olan bölümleri var. 400 kilometrelik bir hattan bahsediyoruz. Bizim ilk etapta yapacağımız, burada yapılması gerekenlerin tespiti. Bunu birkaç ay içerisinde inşallah sonlandırmış olacağız. Süreci doğru yönetirsek, Türk müteahhitleri gibi güçlü, hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde komple bu hattı işler hale getirebiliriz. Ayrıca proje ile kutsal yolculuğa gidecek olan yolcuların taşınmasından turistik seyahatlere kadar bunların da olması gerekir diye düşünüyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz'</p>

<p>Hicaz Demiryolu ile bölgedeki ülkeler arasındaki kültürel ilişkilerin de güçleneceğini söyleyen Uraloğlu, 'Burada bizim dost ve kardeş halklar ve onlarla tarihten beri olan ilişkilerimiz var. Artık siz komşularınızla beraber ancak güçlü olabilirsiniz; tek başına değil. Yaşanmış olan, yaşanan savaşlar bunu bize net bir şekilde gösterdi. Gerçekten bütün ülkeler, kendilerini zor durumda dahi destekleyebilecek, yanıltmayacak ülkelerle iş birliği yapmak istiyor. Onun için Türkiye bu noktada gerçekten sözünde duran, şartlara göre sözünü değiştirmeyen, yola çıktıklarını yolda bırakmayan bir anlayışa sahip. Bizim geçmişte de burada birçok ortak projemiz oldu. Ortadoğu'daki en güçlü ülke Suudi Arabistan'la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık'</p>

<p>Gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının Türkiye'yi bölgede öne çıkan ülkelerden biri haline getirdiğini belirten Uraloğlu, 'Türkiye'de şu anda 4 bin 464 kilometre hızlı tren hattımız var; halihazırda inşaatlar devam ediyor. Bunun yaklaşık 3 bin kilometresini iki yıl içerisinde devreye almış olacağız. Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık. Dolayısıyla bölgemize hizmet edebilecek her türlü altyapıyı yüzde 90'lar seviyesinde hazır hale getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Biz küresel kriz, pandemi veya savaşlarda neyi yaşadık? Bazen şöyle düşünebiliyoruz; benim param var, her zaman her istediğimi alabilirim ama alamıyorsunuz. Dolayısıyla o zaman sadece para değil; sizin doğru zamanda parasal imkanlarınızı da ortaya koyarak doğru yatırımları, doğru stratejik hamleleri yapmanız gerekir. Türkiye de gerçekten bunları yaptı ve bölgesinde güçlü; ama bütün bölge ülkeleriyle beraber bu gücü inşallah artırmış olacağız' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin ilk etapta Suudi Arabistan, Türkiye, Ürdün ve Suriye'yi kapsaması planlanırken, ikinci aşamada Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Yemen'in de dahil edilmesi öngörülüyor. Projenin hayata geçirilmesiyle ticari ürünlerin yanı sıra petrol ve doğal gazın da Basra Körfezi'ne ihtiyaç duyulmadan demiryolu ağı üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-uraloglu-hicaz-demiryolu-suudi-arabistanla-sadece-ticaretimizi-degil-tarihi-ve-kulturel-baglarimizi-da-gelistirecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="55459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramın kokusu çam ormanlarından yükseliyor: Çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesine yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde bulunan, çam ormanlarından esinlenerek hazırlanan çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi Kurban Bayramı'nda vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde bulunan, çam ormanlarından esinlenerek hazırlanan çam kolonyası ve aromalı Türk kahvesi Kurban Bayramı'nda vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. </p><p>Kurban Bayramı'nda termal ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Kızılcahamam ilçesinde, yıllardır üretilen çam kolonyası ve aromalı Türk kahveleri vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Başta Başkent'teki ilçelerin doğasından ilham alınarak hazırlanan çam, havuç, kavun ve üzüm aromalı esanslar ve kahveler, bayram ziyaretlerinde hem geleneksel hem de farklı bir hediye alternatifi olarak tercih ediliyor. Kadın istihdamıyla üretim yapan işletme sahibi Nuray Arslan, niş esanslarla hazırlanan kolonyalar ve özel aromalı kahvelerin yapım sürecini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. </p><p>'Amacım ilçemize ne katabilirim, ne yapabilirim' </p><p>Yaklaşık 12 yıldır kolonya firmasını işlettiğini belirten Arslan, 'Kadınlarla başladık, kadınlarla devam ediyoruz. Üreten kadının gücüne inanlardanım. Çalışan personelin büyük bir çoğunluğu kadın. Sadece Kızılcahamam değil bizim çalıştığımız yerler. İlçelerle çalışıyorum. Amacım ilçemize ne katabilirim, ne yapabilirim? Nasıl bir fayda sağlayabilirim diye düşünürken kahvelerle çıktığımız yolculukta kolonyalarla bütünleştirdik. Daha sonra Kahramankazan'a çalıştık, kavun kahvesi ile kavun kolonyası. Elmadağ'ın elma kahvesi, elma kolonyası. Kalecik'le çalıştık. Çok büyük bir festivalleri oluyor. Üzümle çalışmamız devam etti. 2 sene öncesinde de Beypazarı'na dedik neden çalışmıyoruz? Beypazarı'nın havucu çok meşhur. Görüştük yetkililerle. Onlar da çok memnun oldular. Beypazarı'nın havuç kahvesi ve havuç kolonyasıyla yolculuğumuz devam ediyor. Çamlıdere ve Kızılcahamam'a da çam kahvesi ve çam kolonyası yapıyoruz' dedi. </p><p>'Kolonyalarımız bizim bebeklerimiz gibi' </p><p>Kolonya yapımındaki esanslara ve çeşitliliğe değinen Arslan, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Kolonyalarımız bizim bebeklerimiz gibi. Bir ürünün 10 tane çeşidi var. Düşünün ki 50 milimden 40 milime kadar, 400 milimden, şişelerden plastik petlere kadar hepsi bizim evlatlarımız. Hepsinin dolumları da esansları da yaptığımız çalışmalar da keyif alarak yaptığımız işler. 3 sene önce kızımın adına bir kolonya çıkardım, Damla kolonyası diye. Aslında orkide var içerisinde. Müşterilerimiz yıllardır geliyorlar, ismini hatırlayamasalar bile kızınızın adıydı diyorlar. 1 sene olacak gelinimin adına Esin kolonyası çıkardık. O da çok niş bir ürünümüz. Onda çok ünlü bir parfümün esansı kullanıldı. Şimdi diyorlar ki biz gelinden alalım, biz kızdan alalım. Böyle bir rekabet var kendi aralarında. Buraya özgü kolonyamız var. Bize ait tılsım kolonyası dediğimiz lavanta ve zambak karışımı gibi bir kokumuz var. Yaklaşık 15 çeşit ürünle biz gelen müşterilerimize hitap ediyoruz.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Niş esanslar tercih ediliyor </p><p>Nuray Arslan, kolonya ve koku seçiminde kullanılan esansların büyük önem taşıdığını belirterek, kaliteli ve insan sağlığına zarar vermeyen niş esanslar tercih ettiklerini söyledi. Kokuların deri yoluyla da vücuda temas ettiğine dikkati çeken Arslan, kalıcı ve kaliteli ürünler kullanmalarının vatandaşların tercih sebeplerinden biri olduğunu ifade etti. </p><p>'Belli bir süre ayrışması var' </p><p>Kolonyaların yapım sürecini anlatan Özarlsan, 'Önce alkol geliyor, damıtılıyor. Belli bir süre ayrışması var. Esansların dinlendirilmesi var. Belli bir dinlendirilme sürecinden sonra dolum aşamaları var. Dolum aşamalarında da belli bir boyutta 50 milimler, 100 milimler dolup paketleniyor. Şişelenme süreçleri, paketlenmelerle birlikte adetler, adetlerle birlikte müşteriye dağıtım yapıyoruz. Sonra dağıttığımız yerler de müşteriyle buluşturuyorlar' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hem ülke ekonomisine katkısı sağlıyoruz hem de çalışan insanlar evine ekmek götürüyor' </p><p>Aynı zamanda kahvelerin İstanbul, İzmir ve Mersin'deki limanlardan alındığını söyleyen Arslan, 'Kavrulma aşamaları, öğütülme aşamaları ve daha sonra yapılan aşamalarla birlikte paketlemeleri var. Zor bir süreç ama çok keyifli ve zevkli bir süreç bunlar. Biz işimizi aşkla ve severek yaptığımız için bize zor gelmiyor. Bunu yapıp kendi yavrularımız gibi doğumundan satışına kadar bir süreç bu. Kendi sevgimizle büyüterek satışımızı yapıyoruz. Hem ülke ekonomisine bir katkısı sağlıyoruz hem burada çalışan insanlar evine ekmek götürüyor. Kadınların ayakta durması için fırsat tanıyoruz. Çalışan, üreten kadının, emeğin ülke genelinde daha büyük katkı sağlayacağını ve ülkenin gelişmesine faydası saylayacağını düşünen insanlarız' şeklinde konuştu. </p><p>Bayram dönemlerinde yoğunluk </p><p>Nuray Arslan, Kızılcahamam'ın turistik bir ilçe olduğunu ve üretici firma olarak ilçe genelindeki işletmelerle çalıştıklarını belirtti. Bayram dönemlerinde yoğunluk yaşandığını ifade eden Arslan, özellikle Kızılcahamam'daki otellerin ve turistik hareketliliğin şovrum satışlarında önemli paya sahip olduğunu söyledi. </p><p>Kızılcahamam'ın doğasından çam kolonyası ve Türk kahvesi </p><p>Arslan, Soğuksu Milli Parkı'nın dünyada sayılı olduğunu dile getirerek, 'Özellikle hamamlarımız çok şifalı. Şöyle düşündüm, gelen kişiler Kızılcahamam'ın hamam suyunu götüremiyor. Soğuksu'ya çıkıyor, yürüyüş, piknik yapıyor. Havasını da götüremiyor. Ne götürecek bu insanlar? Bazlamayı götürebiliyor. Tereyağı, etlerimiz çok güzeldir. Etlerimizi götürüyor ama bir şeyler daha katmak gerekmiyor mu buna? Sınırlı kalmamalı diye düşündüm. Kahveyle başladığımız yolculukta Kızılcahamam, Çamlıdere yan ilçemiz çam kahvesi olarak çıkarttığımız yolda çam kolonyamızı da ekledik. Ne oldu? Mis gibi orman koktu. İçtiğinizde de yoğun bir şey yoktur. Türk kahvesi ağırlıklıdır. İçtikten sonra damağınıza gelen çok güzel bir tadı vardır. İlçemize katkı olsun amacıyla başladığımız yolda Allah bizi bugünlere nasip etti' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:52:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bayramin-kokusu-cam-ormanlarindan-yukseliyor-cam-kolonyasi-ve-aromali-turk-kahvesine-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="13728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi eserler tek tek yuvasına dönüyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha ülkemize kazandırdık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha ülkemize kazandırdık' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gaziantep'in simgeleri arasında gösterilen ve yıllardır Zeugma'nın en dikkat çekici eserlerinden biri olarak öne çıkan 'Çingene Kızı' mozaiğiyle ilgili yeni bir gelişme daha yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunduğu tespit edilen mozaik panelinin Türkiye'ye iadesi sağlanırken eser Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü bilimsel ve diplomatik çalışmaların ardından yeniden ait olduğu coğrafyaya kazandırıldı. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'un göreve başlamasının ardından yürütülen iade süreçlerinde ilk dikkat çeken eser grupları arasında yer alan 'Çingene Kızı' panellerine şimdi bir yenisi daha eklendi. Daha önce Türkiye'ye getirilen 12 panelin ardından büyük kompozisyonun eksik parçalarından biri daha kültürel mirasa kazandırılmış oldu. Gaziantep'in gözdesi Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı'nın kayıp parçalarından birisinin daha Türkiye'ye kazandırıldığı müjdesini sosyal medya hesaplarından veren Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Gaziantep'imizin gözdesi Zeugma'nın simgesi 'Çingene Kızı' mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha Amerika Birleşik Devletleri'nden ülkemize kazandırdık. Daha önce iadesini sağladığımız 12 panelin ardından, büyük kompozisyonun 13'üncü parçası da bilimsel çalışmalar ve diplomatik girişimler sonucunda yeniden ait olduğu topraklara döndü. Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki eserlerle stil ve kompozisyon açısından önemli benzerlikler taşıyan panel, yürütülen çalışmaların ardından ülkemize teslim edildi. Kültür varlıklarımızın izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu süreçte, başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi, Chicago Başkonsolosluğumuz, ulusal ve uluslararası bilim insanlarımız, Türk Hava Yolları ve Turkish Cargo ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.' </p><p>Yaklaşık 30 yıl önce ortaya çıkarılan büyük kompozisyonun parçası </p><p>Gaziantep'in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti'nde 1998 yılında yürütülen kurtarma kazılarında yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ölçülerindeki büyük taban mozaiği gün yüzüne çıkarılmıştı. Kamuoyunda 'Çingene Kızı' olarak bilinen ve Dionysos kültü ile ilişkilendirilen Maenad başı tasviri de bu büyük kompozisyon içerisinde yer alıyordu. </p><p>Uluslararası takip sonuç verdi </p><p>Grenoble Alpes Üniversitesi'nden Dr. Djamila Fellague tarafından yürütülen araştırmalar kapsamında eserin büyük kompozisyona ait olabileceği değerlendirildi. Panelin çevrim içi bir müzayede evinde satışa sunulduğu bilgisi Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına iletildi. Bakanlık uzmanlarının yürüttüğü incelemelerde panelin; kullanılan tessera renkleri, geometrik bordür düzeni, kompozisyon özellikleri ile kesme ve sökülme izleri bakımından 'Çingene Kızı' mozaiğinin ait olduğu büyük kompozisyonla önemli benzerlikler taşıdığı tespit edildi. Bu tespit üzerine Amerikan İç Güvenlik Birimine ulaşan Bakanlık yetkilileri bilimsel verilerle elde edilen kanıtları sundu. Bakanlık tarafından iki ülke arasında yürürlükte bulunan ikili anlaşmaya da atıfta bulunarak esere el konması istendi. Ortaya konulan veriler arasında Zeugma'nın daha önce kaçak kazılara maruz kalmış olması kriminolojik delillemenin zeminini oluşturdu. Ayrıca, 2018 yılında ABD Bowling Green Üniversitesinden iadesi sağlanan diğer 12 parçanın varlığı da hukuken bu eserin iadesinde Türkiye'nin lehine oldu. Amerikan İç Güvenlik Biriminin soruşturmasını tamamlaması üzere mozaik pano Chicago Başkonsolosluğumuza teslim edilerek Turkish Cargo ile evine getirildi. Daha önceki çalışmalarda da olduğu gibi bu eserin iadesi de kamu kaynağı harcanmadan uluslararası iş birliği sayesinde sağlandı. Bilimsel değerlendirmelerin ardından Türkiye'ye getirilen eser, süreç kapsamında Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesine teslim edildi. Panel, yürütülecek işlemlerin ardından Gaziantep'te 'Çingene Kızı' mozaiğinin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi'nde yeniden ait olduğu parçayla kavuşacak. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:25:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/tarihi-eserler-tek-tek-yuvasina-donuyor.jpg" type="image/jpeg" length="90277"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
