<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 01:20:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahire'deki tarihi Sultan Kayıtbay Külliyesi restorasyonun ardından ihtişamına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kahiredeki-tarihi-sultan-kayitbay-kulliyesi-restorasyonun-ardindan-ihtisamina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kahiredeki-tarihi-sultan-kayitbay-kulliyesi-restorasyonun-ardindan-ihtisamina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın başkenti Kahire'deki tarihi Cemaliye bölgesinde yükselen ve Memlük mimarisinin en nadide eserleri arasında gösterilen Sultan Kayıtbay Camii ve Külliyesi, tamamlanan restorasyon projesinin ardından yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın başkenti Kahire'deki tarihi Cemaliye bölgesinde yükselen ve Memlük mimarisinin en nadide eserleri arasında gösterilen Sultan Kayıtbay Camii ve Külliyesi, tamamlanan restorasyon projesinin ardından yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. </p><p>Memlük Sultanı Eşref Kayıtbay tarafından 1472-1474 yılları arasında Mısır'ın başkenti Kahire'deki tarihi Cemaliye bölgesinde inşa ettirilen Sultan Kayıtbay Camii ve Külliyesi, uygulanan kapsamlı yenileme işlemlerinin ardından kapılarını geçtiğimiz günlerde yeniden açmıştı. Yapının açılış töreni, Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanı Şerif Fethi ile ABD'nin Kahire Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Robert Silverman'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Ekim 2022'de başlatılıp Kasım 2024'te tamamlanan koruma ve onarım sürecinde, yapının dış cephe taş işçiliği ile simgeleşmiş kubbesi titizlikle elden geçirildi. İç ve dış yüzeylerde yürütülen derinlemesine temizlik çalışmaları sayesinde, mimari yapının özgün renkleri ile saklı kalmış detayları onlarca yıl sonra yeniden gün yüzüne çıkarıldı. </p><p>Fon destekli dev proje </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Büyükelçileri Kültürel Miras Koruma Fonu'nun finansmanıyla hayata geçirilen proje, Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi (SCA) ile ABD'nin Kahire Büyükelçiliği iş birliğinde yürütüldü. Teknik denetimi SCA tarafından sağlanan restorasyon uygulaması ise Archinos Mimarlık imzası taşıyor. </p><p>Sultan Kayıtbay'ın türbesine de ev sahipliği yapan ve vakfiyesinde medrese olarak nitelendirilen külliye, ablak tekniğiyle işlenmiş gösterişli taçkapısı, geometrik yıldız motifleriyle bezenmiş eşsiz kubbesi, ince taş oyma süslemeleri ile İslâm sanatının en yetkin örneklerinden biri kabul ediliyor. Özellikle Mısır'da günümüze ulaşabilmiş nadir taş süslemeli kubbesiyle dikkat çeken tarihi eser, yapılan bu dokunuşlarla birlikte orijinal ihtişamına kavuşarak başkentin en çok ziyaret edilen kültür duraklarından biri haline geldi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kahiredeki-tarihi-sultan-kayitbay-kulliyesi-restorasyonun-ardindan-ihtisamina-kavustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:13:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kahiredeki-tarihi-sultan-kayitbay-kulliyesi-restorasyonun-ardindan-ihtisamina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="65055"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis Kalesi'nde kazılar büyük ölçüde tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesinde-kazilar-buyuk-olcude-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesinde-kazilar-buyuk-olcude-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'in tarihi simgelerinden Bitlis Kalesi'nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'in tarihi simgelerinden Bitlis Kalesi'nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi. </p><p>2004 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, kalenin farklı bölümlerinde Osmanlı dönemine ait mektep, sarnıç, cami ve hamam gibi birçok mimari yapı gün yüzüne çıkarıldı. Kazı çalışmalarının 2026 yılı itibarıyla büyük ölçüde tamamlandığı bildirildi. Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürü Osman Üner, Eren ailesinin desteğiyle yürütülen çalışmaların yaklaşık yüzde 95'inin tamamlandığını belirterek, ortaya çıkarılan tarihi yapıların büyük bölümünün restorasyona hazır hale getirildiğini söyledi. 2004 yılından beri Bitlis Kalesi'nde kazılar yapılmaya başlandığını ve çalışmaların devam ettiğini ifade eden Üner, '2024 Eren ailesinin desteğiyle kazılarımızın hemen hemen yüzde 95'ini tamamlamış durumdayız. Kalede açığa çıkan mektep, sarnıç, cami ve hamam gibi yapıların büyük bir kısmını ortaya çıkararak restorasyona hazır hale getirdik. Bunları restorasyona hazır hale getirdikten sonra turizme ve Bitlis'e kazandırmak anlamında büyük bir çaba sarf ediyoruz' dedi. </p><p>'Osmanlı dönemine ait kalıntılar bulundu' </p><p>Bitlis Eren Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve kazı çalışmalarının bilimsel danışmanı Doç. Dr. Yunus Emre Karasu'nun danışmanlığında yürütülen kazılarda, Osmanlı dönemine ait çok sayıda mimari kalıntı ve küçük buluntuya ulaşıldı. Kazı çalışmalarında; sikkeler, lüle taşları, küpler, kandiller, seramik parçaları, cam, metal ve kemik objeler gün yüzüne çıkarıldı. Buluntuların büyük bölümünün 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenen Geç Osmanlı dönemine ait olduğu belirtildi. </p><p>'Saraydan Sinan Bey Hamamı'na uzanan künkler bulundu' </p><p>Kazı çalışmalarında kalenin saray bölümünden tarihi Sinan Bey Hamamı'na doğru uzanan künkler de ortaya çıkarıldı. Bu yıl özellikle Sinan Bey Hamamı'nın batı ve güney bölümlerinde çalışmalar yürütüldü. Çalışmalar kapsamında kalenin güneyinde, orijinal girişten kuzeye doğru uzanan hatta ana bir yol keşfedildiğini belirten Doç. Dr. Yunus Emre Karasu, 'Kuzey-güney doğrultusunda uzanan yolun saray bölümüne doğru devam ediyor. Bu yılki temel hedefimiz kalenin güneyinde, orijinal girişten kuzeye doğru devam eden hattı ortaya çıkarmaktı. Bu kapsamda kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve saray kısmına doğru devam eden ana bir yol keşfettik. Açtığımız alanlarda ekseriyetle Geç Osmanlı dönemine tarihlenen mimari kalıntılar tespit edildi' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026 yılı itibarıyla Bitlis Kalesi'ndeki kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Karasu, kalenin merkezinde ve orijinal U şeklindeki giriş bölümünde çalışmaların devam edeceğini söyledi. </p><p>Kazı ekibinde 25 işçinin görev yaptığı çalışmaların tamamlanmasının ardından, ortaya çıkarılan yapıların restorasyon süreçlerinin başlatılması ve Bitlis Kalesi'nin bölge turizmine kazandırılması hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Bitlis</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesinde-kazilar-buyuk-olcude-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:04:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bitlis-kalesinde-kazilar-buyuk-olcude-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="65860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kentsel dönüşüm sırasında bulduğu tarihi eserleri müzeye bağışlayacak]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da bir adam kentsel dönüşüm kapsamında yıkım yaptığı sırada tarihi eser buldu. Bulduğu eserleri müzeye bağışlamayı düşünüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da bir adam kentsel dönüşüm kapsamında yıkım yaptığı sırada tarihi eser buldu. Bulduğu eserleri müzeye bağışlamayı düşünüyor. </p><p>Ankara'nın Çankaya ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamındaki binaları yıkan ekiple çalışan Vedat Aktaş, daha önce sikke bulup Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne bağışladığını söyledi. Aktaş, 1919 yılından kalma Rus mermisi bulduğunu da belirterek son yıkım sırasında Hitit döneminde kalma mezar taşı ve 50-100 milyon senelik fosil bulduğunu aktardı. Aktaş, bulduğu fosili ve mezar taşını yine müzeye bağışlayacağını açıkladı. </p><p>'Daha önce de sikke bulmuştum' </p><p>Kentsel dönüşüme giren binalarda yıkım yapan ekiple çalıştığını kaydeden Vedat Aktaş, 'Eski binalardan daha önce de çıkmıştı. Oralardan buldum. Araştırmasını da yaptım. Bayağı eski yıllara dayalı. Daha önce de sikke bulmuştum. Onu da müzeye teslim ettim. Onlar da teşekkür belgesi gibi bir belge verdiler. Ankara Kalesi'nde Anadolu Medeniyetleri Müzesi var oraya teslim ettim. 1 hafta 10 gün sonra da teşekkür belgesi geldi. Bunları vermeyi düşünüyoruz' diye konuştu. </p><p>'Antika tarzı şeyleri bildiğim için direkt getirdim ve incelemesini yaptım' </p><p>Bu tarz şeyler bulmaya çalıştığı iş gereği alışkın olduğunu söyleyen Aktaş, 'Eski şeyleri ve antika tarzı şeyleri bildiğim için direkt getirdim ve incelemesini yaptım. Bu şekilde insan mutlu oluyor. Çok eski yıllara ait bir şey' ifadelerini kullandı. </p><p>'1919 yılına ait Rus mermisi, 5 kutu buldum' </p><p>Daha önce de antikalar bulduğunu ifade eden Aktaş, şöyle konuştu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Daha önce 1919 yılına ait Rus mermisi, 5 kutu buldum. Onu da yine bu tarihi eserleri bulduğum yerden buldum. O esnada birisine verdim. Çok cüzi bir miktardı. Sonradan vazgeçtim ama iş işten geçti. Şimdi Hititlere ait mezar taşı var. Ayrıca 50-100 milyon yıllık fosil var. Diğerleri de sedef. Bir bina 60 senelik diyelim bu günümüze nasıl geldi onu da bilmiyorum. Artık dededen büyüklerden kalma öyle olmuştur. Mermiler bile 1919 yılına ait biz 2026'dayız. Bu süreyle ondan ona ondan ona derken o şekil elimize ulaştı.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:50:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kentsel-donusum-sirasinda-buldugu-tarihi-eserleri-muzeye-bagislayacak.jpg" type="image/jpeg" length="34935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çankırı'da iletişimin binlerce yıllık geçmişi bu müzede yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/cankirida-iletisimin-binlerce-yillik-gecmisi-bu-muzede-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/cankirida-iletisimin-binlerce-yillik-gecmisi-bu-muzede-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'daki Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi, geçmişten günümüze iletişim teknolojilerinin gelişimini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çankırı'daki Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi, geçmişten günümüze iletişim teknolojilerinin gelişimini gözler önüne seriyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çankırı'da Karataş Mahallesi'nde bulunan tarihi Sarıkadı Konağı, Çankırı Belediyesi tarafından 2000'li yıllarda restore edilerek Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi'ne dönüştürüldü. Müze, kentte 'Radyocu Ferit' olarak tanınan Ferit Akalın'ın 1923-1970 yılları arasında bir araya getirdiği yaklaşık 90 radyonun yanı sıra telgraf cihazları, eski televizyonlar, gazeteler ve farklı dönemlere ait yüzlerce iletişim aracına ev sahipliği yapıyor. Geçmişten günümüze iletişim teknolojisinin gelişimini yansıtan eserlerin sergilendiği müze, ziyaretçilerine nostaljik bir zaman yolculuğu yaşatıyor. </p><p>'Sergilediğimiz radyolarımızın tamamı bizzat Ferit Akalın'ın kişisel koleksiyonunda yer alan eserlerdir' </p><p>Müzeyle ilgili bilgi veren müze görevlisi Nezire Yıldız Günaçtı, 'İçinde bulunduğumuz konak 1870 yılında inşa ediliyor ve dönemin kadısına tahsis ediliyor. Lakabı 'Sarı Kadı' olduğu için de halk arasında burası Sarı Kadı Konağı olarak bilinmektedir. Osmanlı sivil mimarisine uygun bir şekilde inşa edilmiş konağımız harem ve selamlık bölümünden oluşuyor. Kadı, harem bölümünde ailesiyle birlikte yaşarken, selamlık bölümünde de uzun yıllar boyunca görevini icra ediyor. Kadılık makamından sonra ise konak şahıslara geçiyor. Zaman içinde kirada oturanlar oluyor, ancak 2000'li yıllara gelindiğinde belediyemiz burayı kamulaştırıyor. Restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra yapı, 2018 yılında Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi olarak hizmete giriyor. Ferit Bey ise 1939 Çankırı Şabanözü doğumlu. Şu an İzmir'de ikamet etmekte ve 87 yaşında. Çankırı'da 'Radyocu Ferit' olarak bilinen Akalın, radyo ve televizyon tamir işleriyle uğraşmış ve aynı zamanda bir dehadır. Müzemizde sergilediğimiz radyolarımızın tamamı bizzat Ferit Akalın'ın kişisel koleksiyonunda yer alan eserlerdir. Ferit Akalın, 1969 yılında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerinde, Çankırı Atatürk Stadyumu'nda askeriye ait bir cipi uzaktan kumandayla hareket ettirmeyi başaran ve aynı zamanda 1974 yılında Çankırılıları televizyonla buluşturan kişidir' dedi. </p><p>'Müzemizde aynı zamanda iletişimin kronolojisine değiniyoruz' </p><p>Müzenin iletişimin serüvenine tanıklık ettiğini ifade eden Günatçı,'Müzemizde iletişimin kronolojisine değiniyoruz. Eski dönemlerden günümüze kadar insanlar hangi yöntemlerle iletişim sağlamışlar, sorusuna yanıt veriyoruz. Örneğin, tamtam dediğimiz davulumuz ve hayvan boynuzları, geçmişte sesli iletişimin bir parçası olmuş. Dumanla haberleşmeye dair fotoğraf örneğimiz, yazının icadına dair bölümümüz, çeşitli kağıt türlerimiz ve matbaa bölümümüz müzede yer alıyor. Matbaa bölümümüzde Çankırı yerel gazete örneklerimiz, ilk ses kayıt cihazı olan fonograf ve ilk fotoğraf makinesi örneğimiz bulunuyor. Yine üst kata çıktığımızda telefon ve mektup odamız, Ferit Akalın odamız, telgraf bölümümüz, teremin odamız, Çankırı şivesiyle konuşmaların yer aldığı lehçe odamız ve akustik ses deneyim odamız misafirlerimizi karşılıyor. Müzemiz açıldığı günden itibaren oldukça yoğun ilgi görmekte, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam etmektedir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Çankırı</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/cankirida-iletisimin-binlerce-yillik-gecmisi-bu-muzede-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:27:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/cankirida-iletisimin-binlerce-yillik-gecmisi-bu-muzede-yasatiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="45650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 farklı ülkeden 34 sanatçı Çorum'un güzelliklerini ve tarihini tuvallere taşıdı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/6-farkli-ulkeden-34-sanatci-corumun-guzelliklerini-ve-tarihini-tuvallere-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/6-farkli-ulkeden-34-sanatci-corumun-guzelliklerini-ve-tarihini-tuvallere-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen 38. Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali kapsamında, tarihi Veli Paşa Hanı önünde gerçekleştirilen 'Uluslararası Sanat Çalıştayı'na katılan 6 farklı ülkeden 34 sanatçı Çorum'u tuvallere taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen 38. Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali kapsamında, tarihi Veli Paşa Hanı önünde gerçekleştirilen 'Uluslararası Sanat Çalıştayı'na katılan 6 farklı ülkeden 34 sanatçı Çorum'u tuvallere taşıdı. </p><p>Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen 38. Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali kapsamında yurt dışı ve yurt içinden sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Sanat Çalıştayı'nı kapsamında Tarihi Veli Paşa Hanı önünde sergi açıldı. İran, Bulgaristan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Özbekistan ve Türkiye'den toplam 34 sanatçı, çalıştay sürecinde gezdikleri Çorum'daki gözlemlerini tuvallere aktardı. Çorum'un tarihi dokusunu ve eşsiz doğal güzelliklerini yerinde inceleme fırsatı bulan usta sanatçılar, gözlemleriyle 38 eser ortaya çıkartıldı. Eserler, düzenlenen sergide vatandaşların beğenisine sunuldu. Çalıştay sonunda eserlerin tamamı, Çorum Belediyesi Sanat Müzesi ve Galerisi envanterine kazandırılarak resmi olarak kayıt altına alınacak. Özel olarak sergilenecek olan bu tablolar, Çorum'un kültürel mirasına kalıcı bir değer katarken, sanatseverlerle buluşup gelecek nesillere miras olarak aktarılacak. </p><p>'Mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim' </p><p>6 farklı ülkeden katılan sanatçılara teşekkür eden Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, 'Kalıcı olan sanat, kalıcı olan kültürel faaliyetler, bir ressamımızın o kalbinden, gönlünden, tuvaline yansıdığı o güzellikler belki onlarca yıl, belki de yüzlerce yıl devam edecek. Bu anlamda festival ve fuar etkinlikleri kapsamında böylesine güzel bir sanat etkinliği de düzenledik. 6 farklı ülkeden birbirinden kıymetli sanatçılarımızı, dünyanın merkezinde buluşturduğumuz için de ayrı bir bahtiyar ve mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Sanat ruhlu olmak, sanatla bezenmek ayrı bir şey. İnsana ayrı bir kalite, ayrı bir duruş, ayrı bir bakış veriyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bizim için en büyük gurur' </p><p>Çalıştaya katılan Ressam ve Ebru Sanatçısı Nilgün Ayşecik Çevik de, 'Sanatın müzikle, tecrübenin genç heyecanlarla buluştuğu ve dostlukla, sevgiyle dolu dolu geçen, unutulmayacak bir çalıştayın sonuna daha geldik. Bu süreçte kurulan bu sanatsal köprünün genç meslektaşlarımızın yolculuğunda nasıl güzel kapılar açacağını görmek bizim için en büyük gurur' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Çorum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/6-farkli-ulkeden-34-sanatci-corumun-guzelliklerini-ve-tarihini-tuvallere-tasidi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:46:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/6-farkli-ulkeden-34-sanatci-corumun-guzelliklerini-ve-tarihini-tuvallere-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="73511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Fetih Camii restorasyonun ardından ibadete açıldı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-fetih-camii-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-fetih-camii-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da yaklaşık iki yıldır yenileme ve tadilat çalışmaları devam eden tarihi Fetih Camii, düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'da yaklaşık iki yıldır yenileme ve tadilat çalışmaları devam eden tarihi Fetih Camii, düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2 Eylül 2024 tarihinde sözleşmesi imzalanan ve 5 Eylül 2024'te yer teslimi yapılarak yenileme çalışmalarına başlanan camide kapsamlı bir yenileme gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında iç duvarlarda sıva raspası yapılırken, çatıdaki sonradan eklenen unsurlar söküldü. Çatı sistemi özgün yapısına uygun şekilde yenilenerek ısı ve su yalıtımı ile kiremit imalatı tamamlandı.</p>

<p>Restorasyon sırasında orta tonozda gizli kalan freskler ilgili kurumların gözetiminde gün yüzüne çıkarıldı. Cami girişinde özgün mimari unsurlar ortaya çıkarılırken, iç mekânda tonoz ve kemer güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Fresklerin korunmasına yönelik projeler Koruma Kurulu'nun onayıyla uygulanırken, iç ve dış cephede temizlik, derz, sıva ve akıtma işlemleri gerçekleştirildi. Yapı çevresinde drenaj ve kazı çalışmaları tamamlanarak özgün zeminler ortaya çıkarıldı. Duvar resimlerinin bulunduğu alanlarda koruma ve onarım çalışmaları yapılırken, iç mekânda döşeme imalatının da tamamlanmasıyla tescilli yapının restorasyonu sona erdi.</p>

<p>Restorasyonu tamamlanan Fetih Camii, düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.</p>

<p>Programda Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından dua edildi. Yapılan duanın ardından tarihi Fetih Camii yeniden ibadete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri camide incelemelerde bulunarak yenileme çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Açılış programına Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum Valisi Aydın Baruş, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Başkanı, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-fetih-camii-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/tarihi-fetih-camii-restorasyonun-ardindan-ibadete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="83152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda Gece Müzeciliği'ne yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ahlat-selcuklu-meydan-mezarliginda-gece-muzeciligine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ahlat-selcuklu-meydan-mezarliginda-gece-muzeciligine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlığı olma özelliğini taşıyan Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı, Gece Müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor. Işıklandırılan tarihi mezar taşları, özellikle fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlığı olma özelliğini taşıyan Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı, Gece Müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunuyor. Işıklandırılan tarihi mezar taşları, özellikle fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu. </p><p>Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlığı olarak kabul edilen Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, Gece Müzeciliği uygulamasıyla tarih ve kültür meraklılarının yanı sıra fotoğraf sanatçılarının da yoğun ilgisini görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında, 1 Haziran - 1 Ekim 2026 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyarete açılan Selçuklu Meydan Mezarlığı, gece saatlerinde yapılan özel ışıklandırmasıyla ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer sunuyor. </p><p>Anadolu'nun bin yıllık tarihine ışık tutan ve üzerlerindeki eşsiz taş işçiliği ile dikkat çeken abidevi mezar taşları, gece aydınlatmasıyla adeta yeniden hayat buluyor. Tarihi dokunun ışıkla bütünleştiği mezarlık, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra fotoğraf sanatçılarının da uğrak noktası haline geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mezarlığı ziyaret eden fotoğrafçılar, farklı açılar ve uzun pozlama teknikleriyle ışıklandırılan tarihi mezar taşlarını ölümsüzleştiriyor. Özellikle gece çekimlerinde ortaya çıkan görsel zenginlik, tarihi mekâna farklı bir estetik kazandırıyor. </p><p>Antalya'dan Ahlat'a gelen fotoğraf sanatçısı Osman Maaşoğlu, daha önce gündüz saatlerinde ziyaret ettiği Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı bu kez gece görüntüleme fırsatı bulduğunu belirtti. </p><p>Gece çekimlerinin tarihi yapıya bambaşka bir görünüm kazandırdığını ifade eden Maaşoğlu, 'Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı daha önce gündüz ziyaret edip fotoğraflamıştık. Gece Müzeciliği uygulaması sayesinde bu eşsiz tarihi mirası ışıklandırılmış haliyle görüntüleme fırsatı bulduk. Abidevi mezar taşlarının gece ortaya çıkan silueti ve ışık oyunları gerçekten etkileyici. Gece çekilen fotoğraflar bu tarihi mekâna ayrı bir güzellik katıyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Bitlis</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ahlat-selcuklu-meydan-mezarliginda-gece-muzeciligine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 22:18:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/ahlat-selcuklu-meydan-mezarliginda-gece-muzeciligine-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="77192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rakoczi Müzesi lazer teknolojisiyle geleceğe taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/rakoczi-muzesi-lazer-teknolojisiyle-gelecege-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rakoczi-muzesi-lazer-teknolojisiyle-gelecege-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa ilçesinde bulunan ve Türk-Macar dostluğunun önemli simgelerinden biri olan Rkczi Müzesi'ni ziyaret ederek, yapının bilimsel olarak belgelenmesine yönelik yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa ilçesinde bulunan ve Türk-Macar dostluğunun önemli simgelerinden biri olan Rkczi Müzesi'ni ziyaret ederek, yapının bilimsel olarak belgelenmesine yönelik yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. </p><p>Vali Soytürk, Liszt Enstitüsü-Macar Kültür Merkezi, Macaristan'ın Ankara Büyükelçiliği ile İstanbul Başkonsolosluğu koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret sırasında, müzenin gelecekte gerçekleştirilecek restorasyon çalışmalarına altyapı oluşturacak rölöve, plan, kesit ve cephe çizimlerini hazırlayan Budapeşte Teknik ve Ekonomi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleri, teknik ekip ve öğrencilerle bir araya gelen Soytürk, ekibe çalışmalarında başarılar diledi. </p><p>Projede, yapının manuel ve dijital rölövesinin hazırlanmasının yanı sıra lazer tarama (TLS) teknolojisi kullanılarak üç boyutlu nokta bulutu oluşturulması ve tarihi yapının mevcut durumunun ayrıntılı şekilde kayıt altına alınması hedefleniyor. Elde edilecek verilerin, ilerleyen süreçte yapılması planlanan restorasyon çalışmalarına bilimsel altyapı sağlaması amaçlanıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vali Soytürk'e ziyaretinde Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Macaristan Fahri Konsolosu Erdoğan Erken, Türk-Macar Dostluk Derneği Başkanı Adem Dalgıç, Liszt Enstitüsü Müdürü Sipoz Aron, Türkolog Gergo Kovacs ile Budapeşte Teknik ve Ekonomi Üniversitesi'nin akademisyenleri ve öğrencileri eşlik etti. </p><p>Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesindeki Rakoczi Müzesi, Macar bağımsızlık hareketinin önderi Prens II. Ferenc Rkczi'nin Osmanlı Devleti'ne sığındıktan sonra yaşamını sürdürdüğü ev olarak biliniyor. 1717 yılında Tekirdağ'a gelen Rakoczi, yaşamının son yıllarını burada geçirdi. Türk-Macar dostluğunun simgelerinden biri kabul edilen müze, döneme ait eşyaları ve tarihi belgeleriyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Tekirdağ</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/rakoczi-muzesi-lazer-teknolojisiyle-gelecege-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:38:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/rakoczi-muzesi-lazer-teknolojisiyle-gelecege-tasiniyor.jpg" type="image/jpeg" length="60224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde incelemelerde bulunarak müzenin yenilenen teşhir düzenlemelerine ilişkin açıklama yaptı. Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kültürel mirasa verilen önemin en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirtti. Müzenin Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Mahmut Paşa Bedesteni ile Kurşunlu Han gibi iki önemli Osmanlı yapısında hizmet verdiğini kaydeden Ersoy, yaklaşık altı asırlık bu tarihi yapıların Cumhuriyet'in ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatları doğrultusunda müzeye dönüştürüldüğünü, böylece Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının bilimsel bir anlayışla korunmaya ve gelecek nesillere aktarılmaya başlandığını söyledi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin 1921 yılında 'Eti Müzesi' fikriyle temellerinin atıldığını belirten Ersoy, 1938 yılında başlayan uzun restorasyon sürecinin ardından bugünkü kimliğine kavuştuğunu, 1997 yılında ise 'Avrupa'da Yılın Müzesi' seçilerek Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası alanda başarıyla temsil ettiğini dile getirdi. </p><p>Ziyaretçi deneyimini güçlendirecek düzenlemeler yapıldı </p><p>Ersoy, mevcut müze yapısının önünde grup ziyaretçileri için uygun bir toplanma alanı oluşturulduğunu, toplu gezilerde rehber anlatımlarını destekleyecek durak noktalarının planlanarak ziyaretçi deneyimini iyileştirecek bir tasarım anlayışının benimsendiğini söyledi. Giriş bölümüne Anadolu uygarlıkları isimlerinin yer aldığı totemlerin yerleştirildiğini belirten Ersoy, ziyaretçi dolaşımını kolaylaştıran yeni mekansal düzenlemelerin de gerçekleştirildiğini ifade etti. Kronolojik anlatımı güçlendiren sergiler arası yeni geçiş kurgusuyla ziyaretçilerin Anadolu tarihini daha anlaşılır, bütüncül ve kesintisiz bir akış içerisinde takip edebilmelerinin amaçlandığını kaydeden Ersoy, Göbeklitepe kültüne ilişkin canlandırma düzenlemesi ile 'Ana Tanrıça Kibele Heykeli'nin yenilenen kaidesi ve aydınlatması sayesinde Anadolu uygarlıklarının simge eserlerinin daha etkileyici ve güçlü bir anlatımla ziyaretçilerle buluşturulduğunu vurguladı. Ersoy, müze bahçesinde sergilenen taşınır kültür varlıklarının ziyaretçiler tarafından daha nitelikli ve zengin bir deneyimle keşfedilebilmesi amacıyla anıtsal yapının mimari kimliğini ön plana çıkaracak şekilde peyzaj alanının yeniden düzenlendiğini de ayrıca kaydetti. </p><p>288 eser ilk kez sergilenecek </p><p>Ersoy, Ankara ve Klasik Dönem seksiyonlarının güncellenerek bodrum kat sergi alanlarının sergi kurgusuna dahil edilmesine yönelik çalışmaların da planlandığını açıkladı. Bu düzenlemeler kapsamında gün yüzüne çıkarılacak yeni eserlerle ziyaretçilere daha zengin, kapsamlı ve etkileyici bir müze deneyimi sunulacağını belirten Ersoy, 'Bu yenileme çalışmalarının en önemli kazanımlarından biri de 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulmasıdır' dedi. </p><p>Ersoy, müzelerin yaşayan kültür merkezleri olduğunu vurguladı </p><p>Müzelerin artık yalnızca eserlerin sergilendiği mekanlar olmadığını vurgulayan Ersoy, günümüzde müzelerin eğitimin, araştırmanın, kültürel diplomasinin ve dijital teknolojilerin buluştuğu yaşayan kültür merkezleri olduğunu söyledi. Gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının da bu anlayışın bir ürünü olduğunu belirten Ersoy, hedeflerinin geçmişi korurken onu günümüz insanına daha etkili anlatabilen, her yaştan ziyaretçiye hitap eden, erişilebilir ve sürdürülebilir bir müzecilik anlayışını güçlendirmek olduğunu ifade etti. </p><p>'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık' </p><p>Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin, Paleolitik Çağ'dan başlayarak Anadolu uygarlıklarında kesintisiz hikayesi olduğunu ifade eden Ersoy, 'Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık. Her biri ait olduğu medeniyetin sessiz tanığı olan bu eserler, yalnızca geçmişimizi anlatmakla kalmayacak; kültür varlıklarımızın korunması konusunda toplumumuzda farkındalık oluşturacak önemli bir görev de üstlenecektir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:39:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoy-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-baslattigimiz-teshir-yenileme-calismalariyla-muzemizi-cagdas-muzecilik-anlayisi-dogrultusunda-yeniden-ele-aldik.jpg" type="image/jpeg" length="38932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars'ta tarihe dokunan müze: Kafkas Cephesi'nin acıları ve kahramanlığı ziyaretçileri derinden etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/karsta-tarihe-dokunan-muze-kafkas-cephesinin-acilari-ve-kahramanligi-ziyaretcileri-derinden-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/karsta-tarihe-dokunan-muze-kafkas-cephesinin-acilari-ve-kahramanligi-ziyaretcileri-derinden-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ta bulunan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, ziyaretçilerini tarihin en zorlu dönemlerinden birine götürerek, savaşın acı yüzünü ve Mehmetçiğin destansı mücadelesini etkileyici bir atmosfer eşliğinde gözler önüne seriyor. Gerçekçi canlandırmaları, ses ve ışık efektleriyle öne çıkan müze, her yaştan ziyaretçiye duygu dolu anlar yaşatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kars'ta bulunan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, ziyaretçilerini tarihin en zorlu dönemlerinden birine götürerek, savaşın acı yüzünü ve Mehmetçiğin destansı mücadelesini etkileyici bir atmosfer eşliğinde gözler önüne seriyor. Gerçekçi canlandırmaları, ses ve ışık efektleriyle öne çıkan müze, her yaştan ziyaretçiye duygu dolu anlar yaşatıyor. </p><p>Türkiye'nin doğu sınırındaki stratejik kentlerinden Kars'ta hizmet veren Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında Kafkas Cephesi'nde yaşanan mücadeleyi tüm yönleriyle anlatan zengin koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Tarihi belge ve eserlerin yanı sıra interaktif sunum teknikleriyle donatılan müze, ziyaretçilerine adeta geçmişe yolculuk yapma imkanı sunuyor. </p><p>Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi'nden çok etkilendiğini ifade eden Nazlı Taş, 'Gerçekten duygu seli, bütün şehitlerimize Allah rahmet eylesin, bir babanın oğluyla konuşmasını az önce okudum. Çok duygulandım, gerçekten üzerleri ince üşüyorlar, hiçbir şey yemeden aç, susuz düşmanlarla mücade ediyorlar. Allah onların hepsinden razı olsun. Ruhları şad olsun, Allah'ım mekanlarını cennet eylesin' dedi. </p><p>Müze'nin asıl adının Kanlı Tabya olduğunu belirten Dursun Sakman ise, 'Buraları Kanlı Tabya olarak biliyorduk. Bu kadar güzel değildi. Şimdi güzel yapılmış, tarihimiz anlatıyor. Gelip duygulanmamak, buraları görmemek mümkün değil, geldik geziyoruz, tarihimizi yeniden yaşıyoruz. Allah bir daha öyle günler göstermesin' diye konuştu. </p><p>Öte yandan müzede, Kafkas Cephesi'nde kullanılan silahlar, askeri teçhizatlar, üniformalar, madalyalar, döneme ait belgeler ile Kars'ın kültürel geçmişini yansıtan etnografik eserler sergileniyor. Yakın tarihe ışık tutan taşınır kültür varlıkları ise bölgenin savaş yıllarındaki önemini gözler önüne seriyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Müzenin en dikkat çeken bölümlerini ise savaşın gerçek yüzünü yansıtan canlandırmalar oluşturuyor. Askerlerin tedavi edildiği revir, ameliyathane, koğuş ve mutfak bölümleri aslına uygun şekilde hazırlanırken, yaralı askerleri temsil eden gerçekçi modeller ziyaretçilere savaşın zorlu şartlarını hissettiriyor. </p><p>Ses efektleri, ışık oyunları, görsel projeksiyonlar ve interaktif anlatım teknikleri sayesinde ziyaretçiler, cephede yaşanan çatışmaları, askerlerin fedakarlığını ve dönemin ağır yaşam şartlarını adeta birebir deneyimliyor. Özellikle Sarıkamış Harekatı'nın izlerini taşıyan bölümler, müzeyi gezenleri derinden etkiliyor. </p><p>Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, yalnızca savaşın anlatıldığı bir sergi alanı olmanın ötesinde, milli hafızayı canlı tutan önemli bir kültür merkezi olarak da öne çıkıyor. Öğrenciler, tarih meraklıları ve araştırmacılar tarafından sıkça ziyaret edilen müze, geçmişte verilen büyük mücadelenin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir görev üstleniyor. </p><p>Kars'ın tarihi ve kültürel mirasına önemli katkı sağlayan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, ziyaretçilerine savaşın yalnızca cephede verilen bir mücadele olmadığını, aynı zamanda fedakarlık, vatan sevgisi ve bağımsızlık ruhunun en güçlü simgelerinden biri olduğunu etkileyici bir şekilde hissettiriyor. Müzeden ayrılan ziyaretçiler ise hem tarihe tanıklık etmenin hem de kahramanlık destanını yakından hissetmenin unutulmaz duygusunu yaşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Kars</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/karsta-tarihe-dokunan-muze-kafkas-cephesinin-acilari-ve-kahramanligi-ziyaretcileri-derinden-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 08:15:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/karsta-tarihe-dokunan-muze-kafkas-cephesinin-acilari-ve-kahramanligi-ziyaretcileri-derinden-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="77986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Türk helvası' UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmeye hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turk-helvasi-unesconun-somut-olmayan-kulturel-miras-listesine-girmeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turk-helvasi-unesconun-somut-olmayan-kulturel-miras-listesine-girmeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[yazar Sibel Sayımlar, Türk helva kültürünü 'Helvahane' adlı kitabında kaleme aldı. Sayımlar, eserinin sadece helva üzerine yazılan ilk kitap olduğunu belirterek, amacının helva kültürünü UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne sokmak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>yazar Sibel Sayımlar, Türk helva kültürünü 'Helvahane' adlı kitabında kaleme aldı. Sayımlar, eserinin sadece helva üzerine yazılan ilk kitap olduğunu belirterek, amacının helva kültürünü UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne sokmak olduğunu söyledi. </p><p>Araştırmacı-yazar Sibel Sayımlar, Osmanlı Dönemi Topkapı Sarayı Helvahanesi'nde Helvacıyan-ı Hassa olarak çalışan ve dönemin Padişahı 2. Abdülhamid Han tarafından hizmetlerinden ötürü ödüllendirilen büyük büyük dedesi Hasan Ağa'ya ithafen yazdığı kitabı için Samsun Büyükşehir Belediyesi Hazinedarzade Süleyman Paşa Kültür Evi'nde basın toplantısı düzenledi. Hiç kendisine özgü helvası olmayan Samsun'a da 8 adet helva kazandırdığını ve buna da kitabında yer verdiğine değinen Sibel Sayımlar, '30 yılı aşkın süredir Samsun'da yaşıyorum. Samsun'a bir katkı sunmak istedim. Türkiye'yi, Orta Asya'yı, Balkanları, Orta Doğu'yu il il taradığımda Samsun'un hiç helvası olmadığını gördüm. Samsun'a ait helva yok. Ben de kendi donanımımla Samsun'a ait helvalar yaptım. 8 helvayı Samsun'un olarak gastronomiye kazandırdım' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Amacım helvayı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne kazandırmak' </p><p>Helvanın çay ve kahve gibi sonradan kazanılan bir kültür olmadığına dikkat çeken Sayımlar, 'Kahve ve çay bizim gerçek kodlarımızda yok. 15. yüzyıldan sonra Anadolu'ya gelmiş. Ancak binlerce yıldır bizim olan, kadim olan helvayı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne kazandırmak için Helvahane adlı kitabımı yazdım. Kitabım, bu amacın bir iskeleti konumunda. Onun için de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuruda bulunacağım. Helvamızı UNESCO'ya dahil etmek için elimden geleni yapacağım. Bu yükü sorumluluk olarak yüklendim. Helvayı mirasımız olarak UNESCO'ya taşımak istiyorum. Çaydan ve kahveden de her alanda bir şeyler barındıran helvanın UNESCO'da bizim mirasımız olarak tescillenmesini istiyorum. Kitabı bu nedenle o formatta yazdım. İnşallah kabul edilirse, bunu kazandırmaktan dolayı onur duyacağım' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Samsun</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turk-helvasi-unesconun-somut-olmayan-kulturel-miras-listesine-girmeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:46:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/turk-helvasi-unesconun-somut-olmayan-kulturel-miras-listesine-girmeye-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="27511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy'dan Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi başarıya imza atan Nilay Tahiroğlu'na tebrik]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi bir başarıya imza atan Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu'nu tebrik etti. Ersoy, Tahiroğlu'nu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ü bakanlıkta kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bolşoy Tiyatrosu'nda tarihi bir başarıya imza atan Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu'nu tebrik etti. Ersoy, Tahiroğlu'nu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ü bakanlıkta kabul etti. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, uluslararası başarılarıyla Türkiye'yi gururlandıran Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nilay Tahiroğlu ile Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmeye, Kültür ve Turizm Bakanı Başdanışmanı Tayfun Topal ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Vekili Barış Salcan da katıldı. </p><p>Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, her iki sanatçıyı da tebrik ederek başarılarının devamını diledi. </p><p>Türk balesi adına tarihi başarı </p><p>Ersoy paylaşımında; Nilay Tahiroğlu'nun Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen, balenin olimpiyatları olarak anılan 15. Uluslararası Moskova Bale Yarışması'nda Türk bale tarihinde bir ilki gerçekleştirerek özel diploma ödülüne layık görüldüğünü ve dünyanın en iyi ilk beş bale dansçısı arasına girdiğini belirterek sanatçının uluslararası alanda Türkiye'ye büyük bir gurur yaşattığını ifade etti. </p><p>Tan Sağtürk'e yeni görev tebriği </p><p>Uluslararası Bale Birliği Genel Kurulunda oy birliğiyle Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ün de Türk balesini uluslararası alanda daha da ileri taşıyacağına inandığını belirten Ersoy, sanatçıya yeni görevinde başarılar diledi. </p><p>Bakan Ersoy, paylaşımında her iki sanatçıyı da tebrik ederek başarılarının artarak devam edeceğine yürekten inandığını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Ülkemizi uluslararası alanda gururlandıran kıymetli sanatçımız Nilay Tahiroğlu ve Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ile Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen değerli çalışma arkadaşım, usta sanatçı Tan Sağtürk ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Bolşoy Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen, balenin olimpiyatları olarak anılan 15. Uluslararası Moskova Bale Yarışması'nda Türk bale tarihinde bir ilki gerçekleştirerek özel diploma ödülüne layık görülen ve dünyanın en iyi ilk beş bale dansçısı arasına giren Nilay Tahiroğlu, hepimize büyük bir gurur yaşattı. Uluslararası Bale Birliği Genel Kurulunda oy birliğiyle Uluslararası Bale Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Avrupa Yarışmalar Başkanlığı görevlerine seçilen Tan Sağtürk'ün ise Türk balesini uluslararası alanda daha da ileri taşıyacağına inanıyor; yeni görevinde başarılar diliyorum. Her iki kıymetli sanatçımızı da gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:21:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-ersoydan-bolsoy-tiyatrosunda-tarihi-basariya-imza-atan-nilay-tahirogluna-tebrik.jpg" type="image/jpeg" length="70193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ın tarihi çarşısı sıcak havada doğal serinlik sunuyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kahramanmarasin-tarihi-carsisi-sicak-havada-dogal-serinlik-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kahramanmarasin-tarihi-carsisi-sicak-havada-dogal-serinlik-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta hava sıcaklığının artmasıyla vatandaşlar serinleyecek yer ararken, 6 Şubat depremleri sonrası yapılan restorasyonun ardından kapılarını açan Tarihi Kapalı Çarşı, taş mimarisi sayesinde adeta doğal klima görevi görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta hava sıcaklığının artmasıyla vatandaşlar serinleyecek yer ararken, 6 Şubat depremleri sonrası yapılan restorasyonun ardından kapılarını açan Tarihi Kapalı Çarşı, taş mimarisi sayesinde adeta doğal klima görevi görüyor.</p>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde zarar gören tarihi çarşıda yürütülen restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte esnaf da yeniden kepenk açmaya başladı. Özgün mimarisi korunarak eski görünümüne kavuşturulan Kapalı Çarşı, tarihi dokusunun yanı sıra yaz aylarında sunduğu doğal serinlikle de dikkat çekiyor.</p>

<p>Kalın taş duvarları, kemerli geçişleri ve güneş ışığını doğrudan içeri almayan yapısıyla yüzyıllardır yaz sıcaklarına karşı doğal bir iklimlendirme sağlayan çarşı, dışarıda 40 dereceyi bulan sıcaklıklara rağmen içeride ferah bir ortam sunuyor. Bu özelliği sayesinde hem alışveriş yapmak isteyen vatandaşların hem de yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Restorasyonla birlikte eski hareketliliğini kazanmaya başlayan çarşıda esnaf, sıcak havalara rağmen serin ortamın alışverişe de olumlu yansıdığını belirtiyor.</p>

<p>Esnaf Halil İbrahim Elbistanlı, 'Aslına uygun restore edildi. Devlet büyüklerimiz olmak üzere bütün emeği geçenlere teşekkürler. Deprem öncesine göre hava sirkülasyon gayet güzel tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz' dedi.</p>

<p>'Yaz mevsiminde serin geçiyor'</p>

<p>Remzi Şenkaya, 'Yapanlara çok teşekkür ediyoruz. Çarşımız çok güzel oldu ve biz bir ay önce taşındık. Havalandırması da güzel yaz mevsiminde serin geçiyor. Serin bir ortamı var üst kısımları da açık' diye konuştu.</p>

<p>Mustafa Özkök ise, 'Çarşımız 3 yıl sonra açıldı insanlar geliyor, geziyor. Emeği geçenlere teşekkürler' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kahramanmarasin-tarihi-carsisi-sicak-havada-dogal-serinlik-sunuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kahramanmarasin-tarihi-carsisi-sicak-havada-dogal-serinlik-sunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="30961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Kiremitli Köprü turistlerin gözdesi oldu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kiremitli-kopru-turistlerin-gozdesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kiremitli-kopru-turistlerin-gozdesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon-Çaykara Karayolu üzerinde bulunan tarihi 'Kiremitli Köprü' yoldan geçen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon-Çaykara Karayolu üzerinde bulunan tarihi 'Kiremitli Köprü' yoldan geçen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Trabzon'un Of ilçesinde bulunan ve halk arasında 'Kiremitli Köprü' olarak bilinen tarihi Hapsiyaş Köprüsü, özellikle yaz sezonunda yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Doğu Karadeniz'in günümüze ulaşan en önemli örtülü ahşap köprülerinden biri olarak kabul edilen yapı, özellikle Arap turistlerin yoğun ilgisini görüyor.</p>

<p>Trabzon'un Of ilçesine bağlı Bölümlü Mahallesi'nde, Of-Çaykara yolu üzerinde bulunan Hapsiyaş Köprüsü, mimarisi ve tarihi geçmişiyle ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Halk arasında 'Kiremitli Köprü' olarak bilinen tarihi yapı, bölgenin en dikkat çekici ahşap köprü örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>1935 yılında yöre ustaları tarafından inşa edilen köprünün yapımına Abdülaziz Sandıkçı'nın öncülük ettiği belirtiliyor. Bölgede benzeri bulunmayan mimarisi sayesinde 31 Ekim 1996 tarihinde 'Anıtsal Eser' olarak tescillenen köprü, 2002 yılında Trabzon Valiliği tarafından özgün yapısına sadık kalınarak restore edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahşap ve taş malzemenin birlikte kullanıldığı tek açıklıklı köprünün ayakları taştan, taşıyıcı sistemi, tabliyesi ve korkulukları ise ahşaptan inşa edildi. Yapının en dikkat çekici özelliğini ise üzerini örten kırma çatı ile çatının alaturka kiremitlerle kaplı olması oluşturuyor. Köprü, bu özelliği nedeniyle halk arasında 'Kiremitli Köprü' adıyla anılıyor.</p>

<p>Doğu Karadeniz'de günümüze ulaşabilen örtülü ahşap köprülerin en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen tarihi yapı, geçmişte yayaların, yük hayvanlarının ve araçların dereyi güvenli şekilde geçebilmesi amacıyla inşa edildi. Günümüzde kültürel miras niteliği taşıyan Hapsiyaş Köprüsü, Uzungöl güzergâhında yer alması nedeniyle ziyaretçilerin ilgi gösterdiği tarihi yapılar arasında öne çıkıyor. Son günlerde ziyaretçi akınına uğrayan köprüye özellikle Arap turistler yoğun ilgi gösterirken, tarihi ve mimari dokusuyla bölge turizmine katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Yöredeki turistik işletmecilerden Gülhanım Aydın, tarihi köprüye bugünlerde ilginin yoğun olduğunu belirterek 'Bugünlerde sürekli yoğun ilgi var. Ancak geçen seneye göre biraz daha düşük diyebiliriz. Özellikle Arap turistler çoğunlukta. Onlar için su ve şelaleler olmazsa olmaz. Bu yüzden ziyarete geliyorlar. Tepkileri çok güzel, çok beğeniyorlar. Bir de yemek onlar için vazgeçilmez. Yemekleri de çok seviyorlar' dedi.</p>

<p>İşletmecilerden Fethi Saral ise 'Tarihi Hapsiyaş Köprüsü bugünlerde ziyaretçi yoğunluğu yaşıyor. Özellikle Arap turistlerin ilgisi oldukça fazla. Tarihi bir köprü olduğu için ziyarete geliyorlar. Yerli turistler de köprüye ilgi gösteriyor. Bildiğim kadarıyla bu köprüye benzer çok fazla köprü yok' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Trabzon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kiremitli-kopru-turistlerin-gozdesi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/tarihi-kiremitli-kopru-turistlerin-gozdesi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="81145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale'nin bilinen tarihi değişiyor: Yeni araştırma şehrin geçmişini 150 yıl geriye götürdü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/canakkalenin-bilinen-tarihi-degisiyor-yeni-arastirma-sehrin-gecmisini-150-yil-geriye-goturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/canakkalenin-bilinen-tarihi-degisiyor-yeni-arastirma-sehrin-gecmisini-150-yil-geriye-goturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Fatih Sultan Mehmed'in 1462 yılında Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini yaptırmasıyla başladığı yönündeki kent tarihi, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe'nin yaptığı araştırma sonrası o tarihten de 150 yıl öncesine dayandığı ortaya çıktı. Yapılan araştırma ve çalışmalarda Orta Çağ denizcilerinin hazırladığı portolan haritaları, 14. yüzyıla ait denizcilik metinleri ve Bizans tarihçisi Kritoboulos'un anlatılarında Çimenlik Kalesi'nin bulunduğu noktada Osmanlılardan yaklaşık 150 yıl önce Bituperi (Vituperio) adıyla bilinen bir liman ve savunma yerleşiminin bulunduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'nin Fatih Sultan Mehmed'in 1462 yılında Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini yaptırmasıyla başladığı yönündeki kent tarihi, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe'nin yaptığı araştırma sonrası o tarihten de 150 yıl öncesine dayandığı ortaya çıktı. Yapılan araştırma ve çalışmalarda Orta Çağ denizcilerinin hazırladığı portolan haritaları, 14. yüzyıla ait denizcilik metinleri ve Bizans tarihçisi Kritoboulos'un anlatılarında Çimenlik Kalesi'nin bulunduğu noktada Osmanlılardan yaklaşık 150 yıl önce Bituperi (Vituperio) adıyla bilinen bir liman ve savunma yerleşiminin bulunduğu ortaya çıktı. </p><p>Çanakkale Boğazı kıyıları Neolitik Çağ'dan Bizans döneminin sonuna kadar çok sayıda yerleşime ev sahipliği yaptı. Bugünkü Çanakkale kentinin bulunduğu Sarıçay deltası üzerinde antik çağlarda herhangi bir yerleşime ilişkin ne arkeolojik bulgu ne de yazılı kayıt bulunamadı. Tarihçiler bunu, Sarıçay'ın oluşturduğu bataklık ve delta yapısının uzun süre yerleşim için elverişli olmamasına bağladı. 13. ve 14. yüzyıllarda ise Akdeniz'de seyreden İtalyan denizcilerin hazırladığı portolan haritalarında, Dardanos ile Abydos arasında antik kaynaklarda adı geçmeyen iki yerleşim dikkat çekti: Pasquia ve Vituperio. Aynı isimler, 14. yüzyıla tarihlenen Portolan Rizo adlı denizcilik rehberinde de ayrıntılı biçimde yer aldı. Metinde verilen mesafeler ve kıyı tarifleri, Pasquia'nın Kepez, Vituperio'nun ise bugünkü Çimenlik Kalesi'nin bulunduğu Sarıçay ağzına karşılık geldiğini gösteriyor. </p><p>Araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri ise Bizans tarihçisi Kritoboulos'un aktardıkları. Kritoboulos, Fatih Sultan Mehmed'in boğazın en dar noktasını kontrol altına almak amacıyla Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini yaptırmadan önce burada eski bir kule bulunduğunu, hatta kendisinden önce Yıldırım Beyazıt'ın boğazı zincirle kapatmaya çalıştığı ancak güçlü akıntılar nedeniyle bunun başarılamadığını yazıyor. Eski kuleden söz etmesi, Fatih'in kalesini tamamen yeni bir noktada değil, daha eski bir savunma yapısının bulunduğu alanda inşa ettirdiğini belirtiyor. </p><p>Portolan haritaları ile tarihi kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, Bituperi ya da Vituperio'nun yalnızca küçük bir kale olmadığı, aynı zamanda Venedikli ve Cenevizli denizcilerin kullandığı stratejik bir ticaret istasyonu olduğu görülüyor. Boğazın en dar kesimlerinden birinde yer alan bu liman, gemilerin güvenli şekilde yanaştığı, malların aktarıldığı ve boğaz geçişinin denetlendiği önemli bir merkez işlevi görmüş olacağı ifade ediliyor. </p><p>Bu yerleşimin yeri ise, 14. yüzyılın başlarında Karesi Türkmenlerinin bölgeye ulaşması ve Bizans'ın bölgedeki hâkimiyetini kaybetmesiyle Vituperio ve çevresindeki kıyı kaleleri terk edildi. Kepez kazılarından elde edilen bulgular, yapıların savaş sonucu yıkılmadığını, taşınabilir eşyaların alındıktan sonra boşaltıldığını ve zaman içinde harabeye dönüştüğünü gösteriyor. Yaklaşık 158 yıl sonra Fatih Sultan Mehmed, aynı stratejik noktada Çimenlik Kalesi'ni inşa ettirdi. Bu durum, Osmanlıların tamamen yeni bir yer seçmek yerine, daha önce askeri ve ticari önem kazanmış bir noktayı yeniden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. </p><p>Araştırma, bugünkü Çanakkale kentinin bulunduğu yerde 14. yüzyılın başlarından itibaren Bituperi/Vituperio adıyla bilinen bir liman yerleşiminin olduğunu gösterirken, bu değerlendirme yeni çalışmalarla birlikte Çanakkale'nin kuruluşuna ilişkin kabul edilen kronoloji yaklaşık 150 yıl geriye çekilebilecek ve kentin tarihi Osmanlı öncesi döneme uzanan yeni bir perspektifle ele alınabilecek. </p><p>ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe tarafından yapılan çalışmalar Fatih Sultan Mehmed'in 1462 yılında Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini yaptırmasıyla başladığı yönündeki kent tarihinin 150 yıl öncesine dayandığını ortaya çıkardı. Araştırmalar Orta Çağ denizcilerinin hazırladığı portolan haritaları, 14. yüzyıla ait denizcilik metinleri ve Bizans tarihçisi Kritoboulos'un anlatılarında Çimenlik Kalesi'nin bulunduğu noktada Osmanlılardan yaklaşık 150 yıl önce Bituperi (Vituperio) adıyla bilinen bir liman ve savunma yerleşiminin var olduğunu ortaya koydu. </p><p>'Çanakkale 1464'te değil ondan yaklaşık 150 sene önce zaten var olan bir kalenin üzerine kurulmuş' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan Körpe, 'Günümüzün Çanakkale kenti kayıtlara göre Fatih'in İstanbul'u fethetmesinden sonra 1464 yılında Midilli seferi sırasında boğazın her ikiye yakasında şimdiki Çanakkale'nin olduğu yerde Çimenlik Kalesi ve karşıda Kilitbahir Kalesi'ni kurmasıyla başlıyor ve modern Çanakkale kenti aslında Çimenlik Kalesi'nin etrafında şekillenmiş ve tarihi de 1464 olarak biliniyor. Fakat bu bölgede Orta Çağ kaynakları bize aslında daha farklı bir şey anlatıyor. Bu kayıtlar bize Çimenlik Kalesi kurulmadan önce burada eski bir kalenin olduğunu söylüyor. Çimenlik Kalesi'nin olduğu yerde Cenevizlilerin bir kale kurdukları ve bu kalenin aslında kaynaklardan, Bizans İmparatoru'nun Cenevizlilere biri Kepez'de, diğeri ise bugünkü Çimenlik Kalesi'nin bulunduğu yerde olmak üzere iki kale kurma izni verdiği anlaşılmaktadır. Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı Çimenlik Kalesi'nin de bu eski Ceneviz kalelerinden birinin bulunduğu alan üzerine inşa edildiği düşünülmektedir. Bu konuda aslında en önemli kaynağımız Fatih Sultan Mehmet'le ilgili bir kitabı olan tarihi olan Gökçeadalı tarihçi Kritoboulos. Kritoboulos şöyle anlatıyor; Burada Fatih'in bu kaleyi yaptırmadan önce daha eski bir kalenin olduğunu söylüyor. Hatta Kritoboulos bize muhtemelen Yıldırım Beyazıt'ın Kilitbahir ile Çimenlik arasına Çanakkale Boğazı'nı kapatmak için bir zincir çekmeye çalıştığını ve bu zincirin koptuğunu bildiriyor. Fatih aslında bu kaleyi Kritoboulos'un bahsettiği eski kalenin üzerine inşa ettirmiş. Yani Çanakkale 1464'te değil ondan yaklaşık 150 sene önce zaten var olan bir kalenin üzerine kurulmuş, bu da kentin tarihini çok daha eskiye çekiyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Çanakkale</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/canakkalenin-bilinen-tarihi-degisiyor-yeni-arastirma-sehrin-gecmisini-150-yil-geriye-goturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:41:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/canakkalenin-bilinen-tarihi-degisiyor-yeni-arastirma-sehrin-gecmisini-150-yil-geriye-goturdu.jpg" type="image/jpeg" length="14482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum'da binlerce yıllık kültürel hafıza uzman ekip tarafından gün yüzüne çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/corumda-binlerce-yillik-kulturel-hafiza-uzman-ekip-tarafindan-gun-yuzune-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/corumda-binlerce-yillik-kulturel-hafiza-uzman-ekip-tarafindan-gun-yuzune-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum'da, Türk-İslam eserleri dönemine ait tarihi kitabe ve mezar taşları, yürütülen ulusal envanter projesi kapsamında uzman ekipler tarafından tek tek okunarak dijital ortama aktarılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum'da, Türk-İslam eserleri dönemine ait tarihi kitabe ve mezar taşları, yürütülen ulusal envanter projesi kapsamında uzman ekipler tarafından tek tek okunarak dijital ortama aktarılacak. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Çalışması' kapsamında Çorum'da saha araştırmaları başladı. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Oktay Gündoğdu öncülüğündeki 9 kişilik uzman ekip, ilk etapta Hıdırlık ve Ulu Mezarlık mevkiinde sahaya inerek mezar taşları ve kitabeler üzerindeki şifreleri çözmeye başladı. Geçmiş medeniyetlerden günümüze ulaşan ve ait olduğu dönemin sosyal hayatını, inanç dünyasını, sanat seviyesini geleceğe taşıyan tarihi belgeler, bu proje ile koruma altına alınıyor. Çalışmalar kapsamında taşların üzerindeki Osmanlıca ve Arapça metinler okunuyor, fotoğraflanıp ölçümleri yapılıyor ve GPS ile koordinatları kayıt altına alınacak. Yaklaşık 2 sene süreceği öngörülen çalışmada ortalama 2 bin ile 3 bin arasında kitabenin okunulacağı söyleniyor. Gün yüzüne çıkarılan bu veriler, kentin kültürel hafızasını koruma altına alırken, gelecek nesillere de önemli bir miras bırakılmasını sağlayacak. Öte yandan çalışmaların, kent merkezi başta olmak üzere tüm ilçe ve köy mezarlıklarını kapsayacak şekilde sistematik olarak devam edeceği bildirildi. </p><p>'Ecdadımızın bize bırakmış oldukları bu değerleri okuyabilecek, anlayabilecek' </p><p>Yapılan mezar ve kitabe okuma çalışmalarının gelecek nesillere aktarılma noktasında önemli bir çalışma olduğunu söyleyen Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Oktay Gündoğdu, 'Türkiye çapında devam eden Türk İslam eserleri dönemine tarihlendirilebilecek kitabe ve mezar taşları ulusal envanter projesi kapsamında Çorum ayrılan bütçenin bir paydaşı olarak yer alıyor. Bu anlamda da ilk önce Hıdırlık ve Ulu Mezarlık mevkiinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türk İslam döneminde tarihlendirilen mezar taşlarının içerisinde öncelikle kitabi bilgiler, envanter niteliğindeki verilerin yapılması, fotoğraf çalışması, ölçülmesi, GPS ile koordinatlarının alınması ve bunların Ulusal Envanter Projesi olan bakanlığımız tarafından alt yazılımı oluşturulmuş programa entegrasyonu noktasında çalışmalar yürütüyoruz. Bu Çorum'un tamamında ilçeler ve köyler dahil olmak üzere yürütülecek bir proje inşallah. Proje bittiği zaman bakanlığımız bunların ülkemizin tamamındaki mezar taşlarını kendi sayfasından ilan edecek ve vatandaşlarımız ecdadımızın bize bırakmış oldukları bu değerleri okuyabilecek, anlayabilecek ve günümüz Türkçesiyle değerlendirebilecekler inşallah' dedi. </p><p>'Yaklaşık 2 bin ile 3 bin civarında kitabı okuyacağımızı değerlendiriyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışma süreci içerisinde ortalama okunacak verilerden bahseden Doç. Dr. Oktay Gündoğdu, 'Çalışmamıza ilk başta 9 kişilik bir ekiple başladık. Bakanlığımızın vermiş olduğu ruhsatlar neticesinde gelecekte yapacağımız çalışmalarla da artırılacak gibi gözlemleniyor. Bu proje Çorum'un tamamında bütün kitabeler okununcaya kadar devam ettirilecek. Yaklaşık 2 bin ile 3 bin civarında kitabı okuyacağımızı değerlendiriyoruz. Bunların tamamının yaklaşık 2 yıl içerisinde tamamlanmasını şimdiden öngörüyoruz. Osmanlı Dönemi içerisinde vatandaşların hangi sınıfa mensup oldukları, hangi seyri Süluk'un içerisinde oldukları, hangi yolun İçerisinde olduklarını gözlemleyebiliriz. Bununla birlikte vatandaşların cinsiyetleri anlamında da kadın mı erkek mi olduğuna dair verileri de okuyabiliriz' diye konuştu. </p><p>'Başlıklar üzerinden kadın veya erkek olduğunu anlaması mümkündür' </p><p>Mezar taşlarının, üzerindeki şekil ve işlemelere göre anlamlarının değişkenlik gösterdiğini ifade eden Gündoğdu, 'Hiç okuma yazma bilmeyen bir kişinin Osmanlı mezar taşlarına baktığı zaman başlıklar üzerinden kadın veya erkek olduğunu anlaması mümkündür. Eğer bir buket varsa başlığında o hanımefendinin zarafetini nezaketini temsilen oraya konulmuştur. Bir fes, sarık, ulema türünden, kallavi, kavuk türünden bir başlıkla karşılaşmış isek o da devlet ricalinde veya ulema sınıfı içerisinde bir meslek grubuna ait olduğunu bizlere anlatır. Genel olarak baktığımızda da cinsiyet olarak da erkek olduğunu bizlere ifade eder. Başlıktan hemen sonra serlevha gelir. Allah'ın baki olduğu, daim olduğunu, ölümsüz olduğunu ifade eden ve Allah Teala'ya oradan ihtiramın nakşedildiği güzel hat yazılarıyla, çerçeve içerisine alınan hat yazılarıyla başlatılır. Ardından kişinin kimlik bilgileri, bu hangi meslek grubu içerisinde yer aldığı, yine hangi unvanı taşıdığı, hangi soy ve lakabı taşıdığı yani kimlik bilgileri sırasıyla nakledilir. Daha sonra Sonra da Allahü Teala'dan dua ister. Alt bölümünde de kitabe kartuşu bulunur. Burada da kişinin veladeti ve vefatına dair tarihler nakşedilir. Daha sonra da alt bölümlere doğru bitkisel tasarımlarla da kişinin mekanının cennet olması anlamında çeşitli kabartmalarla da mezar taşlarının süslendiğini bezendiğini gözlemleyebiliriz' şeklinde ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Çorum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/corumda-binlerce-yillik-kulturel-hafiza-uzman-ekip-tarafindan-gun-yuzune-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:35:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/corumda-binlerce-yillik-kulturel-hafiza-uzman-ekip-tarafindan-gun-yuzune-cikariliyor.jpg" type="image/jpeg" length="42303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars'taki Tarihi Ani Ören Yeri ziyaretçilerini ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/karstaki-tarihi-ani-oren-yeri-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/karstaki-tarihi-ani-oren-yeri-ziyaretcilerini-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan; 'Medeniyetler Beşiği', 'Dünya Kenti', 'Binbir Kilise Şehri' ve '40 Kapılı Şehir' olarak anılan Ani Ören Yeri, ziyaretçilerini tarihte yolculuğa çıkarıyor. Binlerce yıllık tarihi geçmişi, farklı medeniyetlere ait mimari eserleri ve eşsiz doğal dokusuyla dikkat çeken Ani Ören Yeri, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen turistlere kapılarını açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kars'ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan; 'Medeniyetler Beşiği', 'Dünya Kenti', 'Binbir Kilise Şehri' ve '40 Kapılı Şehir' olarak anılan Ani Ören Yeri, ziyaretçilerini tarihte yolculuğa çıkarıyor. Binlerce yıllık tarihi geçmişi, farklı medeniyetlere ait mimari eserleri ve eşsiz doğal dokusuyla dikkat çeken Ani Ören Yeri, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen turistlere kapılarını açıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye-Ermenistan sınırında, Arpaçay Nehri'nin oluşturduğu doğal vadinin batı yakasında volkanik tüf kayalıkları üzerine kurulan Ani Ören Yeri, geçmişten günümüze uzanan tarihi mirasıyla ziyaretçilerini adeta açık hava müzesinde yolculuğa çıkarıyor. Bir dönem Kafkasya'nın en büyük ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan tarihi kent, bugün de Kars turizminin en önemli destinasyonları arasında bulunuyor. </p><p>Kars'a Antalya'dan yaz tatili için geldiğini ifade eden Sevda Kuzey, 'Bizim ülkemizde böyle tarihi yerler çok fazla ve buraları görmek gerekiyor. Çok müthiş yerler, buraları aslında öğrenmek gerekiyor ve sahip çıkmamız gerekiyor. Ülkemizde çok muazzam ötesi tarihi yerler var. Kars'a da bayıldım, ilk defa geldim. Çok müthiş olağan üstü bir şehir. Çok etkilendim, böyle taşlara dokunarak o eski zamanlardaki durumlarını hissetmeye çalıştım. Çok etkilendim, çok güzel bir yer. Muazzam bir ülkemiz var. Çok iyi topraklarda yaşıyoruz. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Çok gururluyum aslında, böyle Anadolu topraklarında, böyle bir ülkede yaşamaktan onurluyum' dedi. </p><p>Orta Çağ'ın en önemli şehirlerinden biri olan Ani Ören Yeri, sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bin yılı aşkın geçmişiyle medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan Ani, yaz sezonunda da yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle Kars'ın turizmdeki en güçlü markalarından biri olmayı sürdürüyor. Tarihin sessiz tanığı olan antik kent, her yıl olduğu gibi bu yaz da ziyaretçilerini ağırlayarak Kars turizmine önemli katkı sağlıyor. </p><p>'Asırlar öncesinin başkenti yeniden hayat buluyor' </p><p>961-1045 yılları arasında Pakraduni (Bagratlı) Hanedanlığı döneminde Ermeni Krallığı'na başkentlik yapan Ani, tarih boyunca Bizans, Selçuklu, Gürcü, Moğol ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin izlerini bünyesinde barındırdı. İpek Yolu üzerindeki stratejik konumuyla döneminin en önemli ticaret merkezlerinden biri olan kent, farklı din ve kültürlerin bir arada yaşadığı önemli yerleşim alanlarından biri olarak tarihe geçti. Bugün ayakta kalan görkemli surları, katedralleri, kiliseleri, camileri, köprüleri ve sivil mimari yapılarıyla ziyaretçilerini büyüleyen Ani, her köşesinde bin yıllık tarihin izlerini yaşatıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Kars</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/karstaki-tarihi-ani-oren-yeri-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 05:06:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/karstaki-tarihi-ani-oren-yeri-ziyaretcilerini-agirliyor.jpg" type="image/jpeg" length="88250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaçak kazıyla keşfedilen Sobesos'ta yeni sezon hazırlıkları tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kacak-kaziyla-kesfedilen-sobesosta-yeni-sezon-hazirliklari-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kacak-kaziyla-kesfedilen-sobesosta-yeni-sezon-hazirliklari-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya'nın önemli arkeolojik miraslarından Sobesos Antik Kenti'nde yeni bir dönem başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) iş birliğinde yürütülen kazılar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne yükseltilirken, yeni sezonun hazırlık ve planlama çalışmaları da tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapadokya'nın önemli arkeolojik miraslarından Sobesos Antik Kenti'nde yeni bir dönem başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) iş birliğinde yürütülen kazılar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne yükseltilirken, yeni sezonun hazırlık ve planlama çalışmaları da tamamlandı. </p><p>Nevşehir'in Ürgüp ilçesi Şahinefendi köyü yakınlarındaki Sobesos Antik Kenti'nde yürütülecek 2026 yılı kazı çalışmalarının planlanması amacıyla Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay başkanlığında değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Sobesos Antik Kenti Kazı Başkanı, NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi Yasin Yıldız katıldı. </p><p>Toplantıda 2026 kazı sezonunun çalışma takvimi, bilimsel yöntemler, araştırma, belgeleme ve koruma faaliyetleri ayrıntılı şekilde ele alınırken ortaya çıkarılan tarihi yapıların korunmasına yönelik uygulamalar da değerlendirildi. </p><p>Kapadokya Alan Başkanlığı'nca yapılan açıklamada, Sobesos Antik Kenti'nin tarihi ve kültürel mirasının korunarak gelecek nesillere aktarılmasının temel hedef olduğu vurgulanırken, bilimsel kazılarla birlikte koruma ve restorasyon çalışmalarına da destek verilmeye devam edileceği belirtildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kazılar artık yıl boyunca sürdürülebilecek </p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi iş birliğinde yürütülen Sobesos Antik Kenti kazıları, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne yükseltildi. Yeni statüyle birlikte kazıların daha kapsamlı, planlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açılırken, çalışmaların yıl boyunca sürdürülebilmesi de mümkün hale geldi. </p><p>Kapadokya'nın en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilen Sobesos'ta yürütülecek çalışmaların, bölgenin kültürel mirasının korunmasına, bilimsel araştırmalara ve kültür turizmine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. </p><p>Sobesos, kaçak kazıyla ortaya çıkarıldı </p><p>Sobesos Antik Kenti'nin hikâyesi ise 2002'deki kaçak kazı ihbarıyla başladı. Şahinefendi köyü yakınlarında bir kayısı bahçesinde definecilerin yaptığı izinsiz kazının jandarmaya bildirilmesi üzerine Nevşehir Müze Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı. Yapılan ilk araştırmalarda toprak altında bulunan renkli mozaiklerin ortaya çıkmasıyla aynı yıl kurtarma kazıları başlatıldı. </p><p>Ardından gerçekleştirilen bilimsel kazılar sonucunda Roma ve Erken Bizans dönemine ait mozaikli kabul salonu, hamam kompleksi, villa kalıntıları, kiliseler, çeşitli yaşam alanları ve nekropol gün yüzüne çıkarıldı. Özellikle figürlü ve geometrik motiflerle süslenmiş taban mozaikleri, Kapadokya'nın en önemli arkeolojik eserleri arasında gösteriliyor. </p><p>Kaçak kazıyla tesadüfen keşfedilen Sobesos, bugün Kapadokya'nın yalnızca kaya oyma yerleşimlerden ibaret olmadığını, bölgede gelişmiş şehir yaşamının da bulunduğunu ortaya koyan en önemli arkeolojik merkezlerden biri olarak değerlendiriliyor. </p><p>2026 sezonunda yeni alanlar araştırılacak </p><p>2026 kazı sezonunda antik kentin henüz araştırılmamış bölümlerinin gün yüzüne çıkarılması, mevcut tarihi yapıların korunması, belgelendirilmesi ve bölgenin geçmişine ışık tutacak yeni bilimsel verilere ulaşılması hedefleniyor. </p><p>Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüyle birlikte Sobesos Antik Kenti'nde yürütülecek çalışmaların hem bilim dünyasına hem de Kapadokya turizmine önemli katkılar sunması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Nevşehir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kacak-kaziyla-kesfedilen-sobesosta-yeni-sezon-hazirliklari-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:01:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/kacak-kaziyla-kesfedilen-sobesosta-yeni-sezon-hazirliklari-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="11923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Traktörüyle tarlaya yazdı: 'Bakü'de, Ankara'da Polad Haşimov Müzesi Olsun']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/traktoruyle-tarlaya-yazdi-bakude-ankarada-polad-hasimov-muzesi-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/traktoruyle-tarlaya-yazdi-bakude-ankarada-polad-hasimov-muzesi-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Evrensekiz beldesinde yaşayan fotoğraf sanatçısı Burak Tunçkol, traktörüne bağladığı pullukla 45 dönümlük tarlaya 'Bakü'de, Ankara'da Polad Haşimov Müzesi Olsun' yazısı yazarak Azerbaycanlı Şehit Tümgeneral Polad Haşimov adına müze yapılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Evrensekiz beldesinde yaşayan fotoğraf sanatçısı Burak Tunçkol, traktörüne bağladığı pullukla 45 dönümlük tarlaya 'Bakü'de, Ankara'da Polad Haşimov Müzesi Olsun' yazısı yazarak Azerbaycanlı Şehit Tümgeneral Polad Haşimov adına müze yapılması çağrısında bulundu. </p><p>Fotoğraf sanatçısı Burak Tunçkol, Azerbaycan'ın milli kahramanlarından Şehit Tümgeneral Polad Haşimov'un hatırasını yaşatmak amacıyla dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Tunçkol, traktörü ve pulluğuyla işlediği 45 dönümlük tarlaya 'Bakü'de, Ankara'da Polad Haşimov Müzesi Olsun' yazısını yazarak hem Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulundu. </p><p>Azerbaycanlı Şehit Tümgeneral Polad Haşimov, 14 Temmuz 2020 tarihinde Ermenistan'ın saldırısında 11 silah arkadaşıyla birlikte şehit olmuştu. Haşimov'un şehadetinin ardından Azerbaycan'ın başlattığı ve 44 gün süren Karabağ Savaşı zaferle sonuçlanmış, Karabağ yeniden Azerbaycan'ın kontrolüne geçmişti. Haşimov, savaşın sembol isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Paşamız adına müze yapılmasını istiyoruz' </p><p>Fotoğraf sanatçısı Burak Tunçkol, 'Azerbaycan'ın, kardeş ülkemiz Azerbaycan'ın ve Türk dünyasının en büyük şehitlerinden biri olan Azerbaycanlı Şehit Tümgeneral Polad Haşimov Paşa'mızın şehadet yıl dönümü nedeniyle bu çalışmayı yaptım. 14 Temmuz, Polad Haşimov Paşa'mızın şehadet günüdür. Ben de Evrensekiz'de tarlaya 'Bakü'de, Ankara'da Polad Haşimov Müzesi Olsun' diye yazı yazdım. Bu yazıyı yazmaktaki amacım, hem Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'den hem de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Polad Haşimov Paşa'mız adına müze yapılmasını rica etmektir' dedi. </p><p>'Geleceğin Polad Haşimov'ları yetişsin istiyoruz' </p><p>Tunçkol, 'Ben dört kez Azerbaycan'a gittim. Her gittiğimde Sumgayıt'ta bulunan Polad Haşimov Paşa'mızın evini ziyaret ettim. Maalesef Paşa'mızın fotoğrafları, kıyafetleri ve aldığı madalyalar küçük bir odada sergileniyor. Polad Haşimov Paşa'mızın şehadetiyle birlikte Karabağ Savaşı başladı ve 44 günlük savaş sonunda Karabağ yeniden Azerbaycan'ın oldu. Bu nedenle Paşa'mız bizim için çok önemli. Bakü'de ve Ankara'da kurulacak bir müze sayesinde hem farklı ülkelerden gelen insanlar Polad Haşimov'u tanıyacak hem de küçük çocuklar onu örnek alarak geleceğin Polad Haşimov'ları olarak yetişecektir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/traktoruyle-tarlaya-yazdi-bakude-ankarada-polad-hasimov-muzesi-olsun</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:35:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/traktoruyle-tarlaya-yazdi-bakude-ankarada-polad-hasimov-muzesi-olsun.jpg" type="image/jpeg" length="39860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Adnan Çevik: 'Savaşı tablolarla değil, bizzat içindeymişçesine yaşatacak bir müze planlandı']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/prof-dr-adnan-cevik-savasi-tablolarla-degil-bizzat-icindeymiscesine-yasatacak-bir-muze-planlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/prof-dr-adnan-cevik-savasi-tablolarla-degil-bizzat-icindeymiscesine-yasatacak-bir-muze-planlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden (MSKÜ) Prof. Dr. Adnan Çevik, 1071 Malazgirt Savaşı'nın alan tespiti konusunda yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde savaşı gerçek zaman ve mekana uygun olarak yerinde göstermek istediklerini belirterek, 'Savaşı tablolarla değil, bizzat içindeymişçesine, hatta askerlerin ter kokusundan iniltisine, rüzgarın yüzünüzü sanki yalıyormuş hissine kadar yaşatacak bir müze planlandı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden (MSKÜ) Prof. Dr. Adnan Çevik, 1071 Malazgirt Savaşı'nın alan tespiti konusunda yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmesinde savaşı gerçek zaman ve mekana uygun olarak yerinde göstermek istediklerini belirterek, 'Savaşı tablolarla değil, bizzat içindeymişçesine, hatta askerlerin ter kokusundan iniltisine, rüzgarın yüzünüzü sanki yalıyormuş hissine kadar yaşatacak bir müze planlandı' dedi. </p><p>Van'ın Edremit ilçesindeki Uygulama Oteli'nde düzenlenen 'Yeni Bulgular Işığında Malazgirt Savaş Alanı' konferansına katılan Prof. Dr. Adnan Çevik, Muş'un Malazgirt ilçesinde gerçekleşen 1071 Malazgirt Savaşı'nın alan tespiti konusunda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. 2020 yılında projeye başladıklarını söyleyen Çevik, 955 yıl öncenin 1 gününün izini araştırdıklarını ifade ederek, 'Biz 955 yıl önceki bir günün izini arıyoruz. Nerede arıyoruz? Nasıl arıyoruz? Sonuç alıyor muyuz? İşte bunları sizlerle paylaşacağım. Çünkü bu zaferin sadece bilimsel olarak yerini tespit etmek değil, asıl amacımız projenin ikinci aşaması ki bu sene ona da başladık. Nasıl ki Çanakkale'ye gittiğimizde okuduğumuz, duyduğumuz şeylerle yaşadığımız arasındaki fark tarif edilemez ise aynı duyguyu Malazgirt'te de yaşamak istiyor, yaşatmak istiyoruz' dedi. </p><p>Bu coğrafyada olup bitenlerin Türk tarihi, Selçuklu tarihi ve Anadolu'nun Türkleşme sürecinin kritik mekanlarını taşıdığını belirten Adnan Çevik, 'Malazgirt Muharebesi bir meydan savaşı değil. Bu birinci yanlış. İki, Malazgirt'te bir ova yok. Bu da ikinci yanlış. Dolayısıyla Malazgirt, Süphan volkanik dağının yüz binlerce yıldır akıntılarının oluşturduğu bir plato. Yer yer düzlükler, yer yer engebeler, hatta ayakta bile duramayacağınız volkanik süpürgelerle dolu bir plato' ifadelerini kullandı. </p><p>Savaşı gerçek zaman ve mekana uygun olarak yerinde göstermek istediklerini de vurgulayan Çevik, 'İster VR gözlüklerle, ister bir gök kubbenin altında hologramlarla. Nitekim ihalesi yapılan müze böyle bir müze olacak. Yani savaşın içine girdiğinizde yaşayacaksınız. Tablolarla değil, bizzat içindeymişçesine, hatta askerlerin ter kokusundan iniltisine, rüzgarın yüzünüzü sanki yalıyormuş hissine kadar yaşatacak bir müze planlandı' diye konuştu. </p><p>150 kilometrekarelik bir alanı baz aldıklarını dile getiren Çevik, konuşmasını şöyle sürdürdü: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Son derece geniş bir alan belirledik. Çünkü savaşın yeri konusunda bugüne kadar yerli yabancı kim ne önerdiyse bunları da dikkate alalım. Kendi çalışmamızla olgunlaşan, kendi görüşümüzü de ortaya koyalım, ama hiçbir görüşü göz ardı etmeyelim istedik. Her ne kadar 26 Ağustos 1071'den bahsediyorsak da bu çalışma sadece buna odaklanmış değil. 22 Ağustos'ta başlayan, hatta 13 Mart 1071'de Romen Diyojen İstanbul'dan çıkıp Eskişehir, İznik üzerinden Sivas'a, Sivas'tan Şebinkarahisar, Bayburt, Aşkale, Erzurum, Erzurum'dan da Malazgirt'e kadar gelen yol hattı. Alparslan'ın Halep'ten Urfa, Musul, Selmas, Hoy, Erciş, Patnos, Malazgirt'e kadar ya da Erciş, Adilcevaz, Sütey Yaylası Malazgirt'e kadar geldiği bu yolları da çalışıyoruz. 22 Ağustos Malazgirt'in geri alınışı. 23 Ağustos Ahlat'a gitmek üzere Bizans ordusu hazırlık yaparken 24 Ağustos'ta ilk Selçuklu öncü birlikleri alanı kapatıyor ve ilk çatışma 24 Ağustos'ta oluyor. O çatışma 25 Ağustos sabahına kadar gece de devam ediyor. 25 Ağustos'ta ana orduyla Sultan yetişiyor ve hemen bir barış teklifinde bulunuyor. O reddediliyor. Nihayet cuma günü 26 Ağustos'ta nihai muharebe oluyor. Bununla da bitmiyor. Alparslan esir imparatorla tam 8 gün daha bölgede kalıyor. İşte biz bütün bu süreci de belgelemek istiyoruz.' </p><p>Alanda yaptıkları çalışmalarda buldukları bulgularla ilgili de bilgiler veren Çevek, '14 farklı tip ve işlevde okçumuz var elimizde. 14 farklı tip ve işlevde. Bu bizim için çok kıymetli, çünkü Bizans ordusunun içerisinde Vikingler var, Slavlar var, Ruslar var, Ermeniler var, Normanlar var, Franklar var, Bizans'ın kendi yerli birlikleri var. Kıpçaklar var, Peçenekler var, Uzlar var. Savaşçı Türkler de var içerisinde. Kimisi Bizans'a tabi topraklardan geliyor, kimisi bu savaş için toplanan birlikler. Dolayısıyla burada gördüğünüz bu bulguların tamamının işlevlerini anlamaya çalışıyoruz. Hangi birlikler hangi okçuyu kullanıyor, ne için kullanıyor? Zırha atılan ayrı. Örme zırha atılanla plaka zırha atılan aynı okçu değil. Atlıların kullandıklarıyla piyadenin kullandığı ayrı. Ağır zırh deliciler ayrı. Hayvana atılan ayrı. Dolayısıyla bunların bulunması, bulunduğu yerin koordinatı, birliklerin pozisyonunu da verecek bize' dedi. </p><p>Bu sene yürütülen kazı çalışmalarında balista silahı da bulduklarını belirten Çevik, şöyle devam etti: </p><p>'Bu seneye balista silahı bulundu. Bizim için çok değerli. Malazgirt Zafer Anıtı'nın bulunduğu alanda o kadar çok çalışma yaptık ki bu sene bir daha yapalım dedik. Daha önce yaptığımızda bulamadığımız 4 tane 30 cm'ye kadar ok uçları. Bunlar tam da bizim tahmin ettiğimiz gibi Diyojen'in 22 Ağustos'ta Malazgirt'i almak için yürüttüğü kuşatma bölgesine ait balista ok uçları. Tabii Bizans'a ait daha çok buluyoruz. Geçen seneden itibaren bu sene de bereketli bir yıl geçiriyoruz. Selçuklu da gelmeye başladı. Gümüş zihgir bulduk. Süs zihgiri, okçu yüzüğü. En değerli buluntularımızdan biri. Çok değerli taşlarla süslenmiş, bir bey ya da komutana ait olmalı kesinlikle. Bunun yanında ok uçları ve sikkeler çıktı. Bizans sikkeleri. Bronz sikkeler. Binin üzerinde Diyojen'e ait sikke var elimizde' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Van</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/prof-dr-adnan-cevik-savasi-tablolarla-degil-bizzat-icindeymiscesine-yasatacak-bir-muze-planlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:57:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/prof-dr-adnan-cevik-savasi-tablolarla-degil-bizzat-icindeymiscesine-yasatacak-bir-muze-planlandi.jpg" type="image/jpeg" length="60394"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
