<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/restorasyon" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 01:25:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss/restorasyon"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Pompeiopolis Mozaikleri Gün Yüzüne Çıktı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/anadolunun-en-buyuk-3-roma-villasindan-biri-olan-bin-800-yillik-villadaki-mozaikler-kurtariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/anadolunun-en-buyuk-3-roma-villasindan-biri-olan-bin-800-yillik-villadaki-mozaikler-kurtariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde bulunan bin sekiz yüz yıllık Roma villasının eşsiz mozaikleri restore ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zamana Karşı Yarış: Pompeiopolis Mozaikleri Yok Olmaktan Kurtarılıyor</strong></p>

<p>Roma döneminde Paflagonya Eyaleti'ne başkentlik yapan Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde eşsiz bir tarih yeniden canlanıyor. Yok olmanın eşiğine gelen ve 3 bin metrekarelik devasa alana kurulu bin 800 yıllık Roma villasındaki eşsiz zemin mozaikleri, yürütülen titiz kazı ve restorasyon çalışmalarıyla kurtarılarak teker teker gün yüzüne çıkarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'deki en büyük üç Roma villasından biri kabul edilen yapıda, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında uluslararası bir kurtarma operasyonu yürütülüyor. Türk arkeologların yanı sıra İtalya'dan gelen 15 kişilik ekibin de dâhil olduğu 45 kişilik kadro, bu yılki çalışmalarını özellikle mozaiklerin ihya edilmesine yoğunlaştırıyor.</p>

<p><strong>"Anadolu'daki En Büyük 3 Villadan Biri Olarak Sınıflandırılıyor"</strong> Mozaikler üzerinde yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler veren Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, <em>"2026 yılı kazı çalışmalarımızda öncelikli olarak restorasyon ve kazı çalışmaları olmak üzere iki bölümde çalışmalarımızı programladık. Restorasyon kapsamında önceki yıllarda zemin mozaiklerini onarmaya başladığımız Roma villasında çalışmalarımız devam ediyor. Roma villamız yaklaşık 3 bin metrekarelik bir alana oturmakta ve bu ölçüleriyle Anadolu'daki en büyük 3 villadan biri olarak sınıflandırılmaktadır. Roma Villasında 'Triclinium' diye adlandırdığımız misafir odası olarak kullanılan 112 metrekare alanı kaplayan odanın zemin mozaiklerinin onarma çalışması devam ediyor. 2025'te yaklaşık 10 metrekarelik bir alanı tamamlamıştık. 2026'taki hedefimiz geri kalan bölümlerin onarımına yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda 4 aylık bir çalışma programı belirledik ve 4 ayda yapabileceğimiz kadarını tamamlamaya çalışacağız,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p>Yaptıkları sürdürülebilir kazı çalışmalarıyla kente ciddi bir değer katacaklarını vurgulayan Doç. Dr. Eliüşük, <em>"Biz, bir turizm altyapısını da oluşturuyoruz bu kapsamda. Hem Kastamonu'nun hem de Anadolu'nun ve Kuzey Karadeniz'in turizm altyapısına yeni bir destinasyon kazandırmakta bizim hedeflerimiz arasında yer alıyor,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p>

<p><strong>"Zeugma ile Hemen Hemen Aynı Kalitede Yüksek İşçiliğe Sahip"</strong> Zemin mozaiklerinin kalitesini ve yapının devasa boyutlarını değerlendiren Eliüşük, <em>"Kuzey Anadolu'da ya da Batı Karadeniz'de bu ölçülerde bir villa henüz tespit edilmedi. İhtimalle yönetici sınıfa ait bir kişinin villası olsa gerek diye düşünüyoruz. Burada İtalyan ekiple birlikte çalışıyoruz. İşçilik kalitesine baktığınızda bugün hem Zeugma'da hem de Anadolu'nun önemli antik kentlerinde gördüğümüz zemin mozaikelerinden hemen hemen aynı kalitede yüksek işçiliğe sahip bir zemin mozaiklerini görüyoruz. Bu yapının önemini artırıyor,"</em> <strong>şeklinde konuştu.</strong></p>

<p>Roma Villasının milattan sonra 2. yüzyılda yapıldığını ve 6. yüzyıla kadar kesintisiz kullanıldığını aktaran Doç. Dr. Eliüşük, sözlerini şöyle tamamladı: <em>"Bu sözü edilen 400 yıllık arkeolojik verinin içinde barındırması hem kentin tarihini belirlememizde, kentin geçirdiği tarihi süreci irdelememizde bizim için de önemli. Bu yüzden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımızda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nden gelen bir ödeneğimiz var. Bir de ana sponsorumuz olan Acacia Maden var. Ayrıca Kastamonu Valiliği, Taşköprü Kaymakamlığı ve Taşköprü Belediyesi de kazılarımızın yürütülmesinde büyük destekleri var. Bu destekler sayesinde kazılarımız Ekim ayının sonunu bulacak. Ödeneklerin durumuna göre çalışma takvimimiz de değişebilir. Kazı çalışmalarımızda destekleri bulunan tüm kurum ve sponsorlarımıza buradan teşekkürlerimi de bildirmek istiyorum,"</em> <strong>ifadelerini kullandı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/anadolunun-en-buyuk-3-roma-villasindan-biri-olan-bin-800-yillik-villadaki-mozaikler-kurtariliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/pompeiopolis.webp" type="image/jpeg" length="10551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şerbetçioğlu Konağı Restore Ediliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-serbetcioglu-konaginda-restorasyon-calismalari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-serbetcioglu-konaginda-restorasyon-calismalari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Belediyesi, Denizli'nin simgesi Şerbetçioğlu Konağı'nı tarihi dokusuna uygun restore ederek şehrimize kazandırıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihin İhyası: Şerbetçioğlu Konağı Yeniden Hayat Buluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezefendi Belediyesi, Denizli'nin en önemli kültürel miraslarından biri olarak kabul edilen Şerbetçioğlu Konağı'nı tarihi dokusuna tamamen uygun bir şekilde restore ederek geleceğe ve kent hafızasına kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl belediye bünyesine dâhil edilen ve geleneksel Türk Evi mimarisinin en zarif örneklerinden biri olarak gösterilen bu tarihi yapı, alanında uzman restorasyon ekiplerinin titiz çalışmalarıyla aslına sadık kalınarak yeniden ayağa kaldırılıyor.</p>

<p><strong>Özgün Mimari Dokusu Titizlikle Korunuyor</strong> Restorasyon sürecinde konağın tarihi kimliğini oluşturan ahşap doğramalar, geleneksel yapı malzemeleri ve özgün mimari detaylar uzman ekiplerce büyük bir özenle muhafaza ediliyor. Yürütülen bu nitelikli güçlendirme ve onarım çalışmalarıyla birlikte tarihi yapının hem statik olarak daha güvenli hale getirildiği hem de estetik kimliğinin korunarak yarınlara taşındığı gözlemleniyor.</p>

<p>Kapsamlı restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Şerbetçioğlu Konağı'nın, Merkezefendi'nin kültürel ve sanatsal yaşamına değer katan yepyeni bir cazibe merkezi olarak vatandaşların hizmetine sunulacağı <strong>belirtildi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-serbetcioglu-konaginda-restorasyon-calismalari-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/m-e-r-k-e-z-e-f-e-n-d-i.webp" type="image/jpeg" length="86114"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vali Toraman, İnkaya Mağarası Kazı Çalışmasına Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/vali-toraman-inkaya-magarasi-kazi-alaninda-incelemelerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/vali-toraman-inkaya-magarasi-kazi-alaninda-incelemelerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çan ilçesinde bulunan Paleolitik Dönem'e ait İnkaya Mağarası Kazı Alanı'nı ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanlığın Köklerine İdari Ziyaret: İnkaya Mağarası'nda Kapsamlı İnceleme</strong></p>

<p>Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyünde bulunan ve Paleolitik Dönem'e ait eşsiz buluntular barındıran İnkaya Mağarası Kazı Alanı'nı ziyaret ederek sahada kapsamlı incelemelerde bulunuyor. İnsanlık tarihinin en eski evrelerine ışık tutan bu önemli arkeolojik sahada yürütülen bilimsel çalışmalar, idari makamların yakından takibi ve mülki amirlerin desteğiyle büyük bir titizlikle sürdürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Emeği Geçen Ekibe Kolaylıklar Diliyoruz"</strong> Saha ziyareti sırasında Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer'den devam eden kazı çalışmaları ve alanda elde edilen bilimsel buluntular hakkında detaylı brifing alan Vali Toraman, insanlık tarihini aydınlatan bu zorlu süreçte büyük bir özveriyle ter döken kazı ekibine teşekkür ederek çalışmalarında kolaylıklar <strong>diledi.</strong></p>

<p>Bilimsel kazılara verilen idari ve güvenlik desteğinin önemini vurgulayan bu anlamlı inceleme gezisine; Çan Kaymakamı Bülent Şimşek, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez de eşlik ediyor. Kolluk kuvvetlerinin ve kültür müdürlüğünün alandaki koordineli varlığı, kazı sahasının yasal güvenliği açısından tam bir idari bütünlük sergiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çanakkale, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/vali-toraman-inkaya-magarasi-kazi-alaninda-incelemelerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/inkaya.webp" type="image/jpeg" length="64672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis Kalesi'nde Tarih Gün Yüzüne Çıktı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesi-kazi-calismalari-tamamlaniyor-ve-restorasyon-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesi-kazi-calismalari-tamamlaniyor-ve-restorasyon-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Kalesi'nde uzun zamandır devam eden kazı çalışmaları hızla tamamlanıyor ve gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler koruma altına alınıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bitlis Kalesi'nde Çeyrek Asırlık Kazı Serüveni Sona Yaklaşıyor</strong></p>

<p>Bitlis'in tarihi simgelerinden Bitlis Kalesi'nde 2004 yılından bu yana yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında çok önemli bir aşamaya geliniyor. Uzman ekiplerin titiz çalışmaları sonucunda kalenin farklı bölümlerinde Osmanlı dönemine ait mektep, sarnıç, cami ve hamam gibi birçok eşsiz mimari yapı gün yüzüne çıkarılıyor. Büyük bir özveriyle sürdürülen kazı çalışmalarının 2026 yılı itibarıyla büyük ölçüde tamamlandığı <strong>bildirildi.</strong></p>

<p><strong>"Ortaya Çıkan Yapıları Restorasyona Hazır Hale Getirdik"</strong> Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürü Osman Üner, bölgedeki Eren ailesinin desteğiyle yürütülen çalışmaların yaklaşık yüzde 95'inin tamamlandığını belirterek, gün yüzüne çıkarılan tarihi yapıların büyük bölümünün restorasyona hazır hale getirildiğini <strong>söyledi.</strong></p>

<p>2004 yılından beri Bitlis Kalesi'nde süren kazıların geldiği son noktayı değerlendiren Üner, <em>"2024 Eren ailesinin desteğiyle kazılarımızın hemen hemen yüzde 95'ini tamamlamış durumdayız. Kalede açığa çıkan mektep, sarnıç, cami ve hamam gibi yapıların büyük bir kısmını ortaya çıkararak restorasyona hazır hale getirdik. Bunları restorasyona hazır hale getirdikten sonra turizme ve Bitlis'e kazandırmak anlamında büyük bir çaba sarf ediyoruz,"</em> <strong>dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Geç Osmanlı Dönemi Objeleri Tespit Ediliyor</strong> Bitlis Eren Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve kazı çalışmalarının bilimsel danışmanı Doç. Dr. Yunus Emre Karasu'nun danışmanlığında yürütülen kazılarda, Osmanlı dönemine ait çok sayıda mimari kalıntı ve küçük buluntuya ulaşılıyor. Titizlikle yürütülen kazı çalışmalarında; sikkeler, lüle taşları, küpler, kandiller, seramik parçaları, cam, metal ve kemik objeler özenle belgelenerek koruma altına alınıyor. Buluntuların büyük bölümünün 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenen Geç Osmanlı dönemine ait olduğu <strong>belirtildi.</strong></p>

<p><strong>Tarihi Künkler ve Gizli Ana Yol Keşfedildi</strong> Sürdürülen kazı çalışmalarında kalenin saray bölümünden tarihi Sinan Bey Hamamı'na doğru uzanan su künkleri de ortaya çıkarılıyor. Bu yıl özellikle Sinan Bey Hamamı'nın batı ve güney bölümlerinde odaklanılan çalışmalar kapsamında kalenin güneyinde, orijinal girişten kuzeye doğru uzanan hatta ana bir yol keşfedildiğini <strong>belirten</strong> Doç. Dr. Yunus Emre Karasu, <em>"Kuzey-güney doğrultusunda uzanan yolun saray bölümüne doğru devam ediyor. Bu yılki temel hedefimiz kalenin güneyinde, orijinal girişten kuzeye doğru devam eden hattı ortaya çıkarmaktı. Bu kapsamda kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve saray kısmına doğru devam eden ana bir yol keşfettik. Açtığımız alanlarda ekseriyetle Geç Osmanlı dönemine tarihlenen mimari kalıntılar tespit edildi,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p>2026 yılı itibarıyla Bitlis Kalesi'ndeki kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını <strong>belirten</strong> Karasu, kalenin merkezinde ve orijinal U şeklindeki giriş bölümünde çalışmaların devam edeceğini <strong>söyledi.</strong> Kazı ekibinde 25 işçinin görev yaptığı çalışmaların nihayete ermesinin ardından, ortaya çıkarılan mimari yapıların restorasyon süreçlerinin yasal mevzuatlara uygun şekilde başlatılması ve Bitlis Kalesi'nin bölge turizmine kazandırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bitlis-kalesi-kazi-calismalari-tamamlaniyor-ve-restorasyon-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/bitlis-kalesi.webp" type="image/jpeg" length="27152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Santa Harabeleri Sislerin Arasından Büyülüyor!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sis-altindaki-santa-harabeleri-dogasi-ve-tarihiyle-kendine-hayran-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sis-altindaki-santa-harabeleri-dogasi-ve-tarihiyle-kendine-hayran-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'deki Dumanlı köyünde bulunan tarihi Santa Harabeleri, sisler arasındaki eşsiz dokusuyla bütün ziyaretçilerini hayran bırakıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bulutların Üzerindeki Gizli Miras: Santa Harabeleri</strong></p>

<p>Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içerisinde yer alan ve Doğu Karadeniz'in en önemli kültürel mirasları arasında gösterilen Santa Harabeleri, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve sisler arasındaki etkileyici atmosferiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Vadinin üzerine çöken yoğun sis bulutlarının arasından yükselen tarihi taş yapılar, gelen konuklara adeta masalsı bir manzara sunuyor.</p>

<p><strong>2863 Sayılı Kanun ve Yüksek Mahkeme Kararları Işığında Koruma</strong> Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda, kimi kaynaklara göre ise çok daha eski dönemlerde kurulan Santa Harabeleri, 7 mahalleden oluşan tarihi yerleşim yapısıyla dikkat çekiyor. Bölgede yer alan tek ve iki katlı geleneksel taş evler, kiliseler, okullar ve çeşmeler yüzyıllardır ayakta kalarak geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, mübadele dönemi sonrasında terk edilmiş bu eşsiz yapılar, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescilli "Kentsel ve Arkeolojik Sit Alanı" statüsünde yer alıyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun tarihi yerleşim yerlerine ilişkin yerleşik içtihatlarına göre; bu tür alanların doğal çürümeden, iklimsel tahribattan ve kaçak define arama faaliyetlerinden korunması için idarelerin sürece "aktif müdahale" yükümlülüğü bulunuyor. Yüksek yargı kararları, kültürel mirasın yalnızca kağıt üzerinde tescil edilmesini yeterli bulmayarak, ilgili kurumların acil çevre düzenleme ve fiziki güvenlik tedbirlerini almasını yasal bir zorunluluk olarak emrediyor. Bu güçlü hukuki güvence, Santa'nın asırlık silüetinin bozulmadan geleceğe aktarılmasında hayati bir rol oynuyor.</p>

<p><strong>"Şu Anda Ayakta Kalan 30-40 Tane Ev Var"</strong> Bulutların zaman zaman tarihi yapıları tamamen örttüğü, bazen ise aralanarak eşsiz manzaralar sunduğu Santa Harabeleri, fotoğraf tutkunları ve doğaseverler için dört mevsim farklı güzellikler sunmaya devam ediyor.</p>

<p>Bölgeyi ziyaret edenlerden Servet Keskin, Santa Harabeleri'nin geçmişten bugüne uzanan hikâyesine dikkat çekerek, <em>"Buranın bilinen 300 yıllık bir tarihi var. Mübadele döneminde burada 525 tane ev olduğu söyleniyor. Şu anda ayakta kalan 30-40 tane ev var. Buraya bağlı 7 tane daha köy olduğu söyleniyor ve burası o köylerin merkezi. Buradan duman eksik olmuyor, doğası çok güzel. Biz burada doğup büyüdüğümüz için burası bizim için vazgeçilmez bir yer,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Santa Harabeleri'ni ilk kez ziyaret ettiğini <strong>belirten</strong> Emine Fulya Danacı da bölgenin eşsiz doğal güzelliğinden oldukça etkilendiğini <strong>ifade etti.</strong> Danacı, izlenimlerini şu sözlerle aktardı: <em>"Burası çok güzel bir yer, doğası harika. Ben çok etkilendim. Biz de eşimle birlikte buraya geldik ve fotoğraf çekimi yapıyoruz. Daha önce duymuştum ancak hiç gelememiştim. Sosyal medyada şenlik olduğu haberini aldıktan sonra buraya geldik. Eşsiz bir manzara, ormanlar ve çam ağaçları çok etkileyici,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gümüşhane, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sis-altindaki-santa-harabeleri-dogasi-ve-tarihiyle-kendine-hayran-birakiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/santa.webp" type="image/jpeg" length="52562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya'nın Kurşun Zırhı Sökülüyor!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/ayasofya-camii-ana-kubbe-restorasyon-membran-sistemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/ayasofya-camii-ana-kubbe-restorasyon-membran-sistemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Camii ana kubbesi, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon sürecinde özel bir membran sistemiyle korumaya alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ayasofya'nın Zirvesinde Tarihi Operasyon: Ana Kubbe Röntgenleniyor</strong></p>

<p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde sürdürülen kapsamlı restorasyon çalışmalarında yepyeni ve tarihi bir aşamaya geçiliyor. Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi ve tarihi yapıların bakımı alanında uzman inşaat mühendisi Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, restorasyon sürecinin detayları hakkında önemli bilgiler <strong>verdi.</strong> Prof. Dr. Ökten, restorasyon kapsamında uygulamaya alınan 8 dilimli koruyucu branda (membran) sistemiyle, ana kubbede yürütülecek güçlendirme ve onarım çalışmalarının hava şartlarından etkilenmeden, güvenli bir şekilde sürdürülmesinin hedeflendiğini <strong>belirtti.</strong> Ökten ayrıca, bu yenilikçi sistemle birlikte kubbenin iç kısmındaki paha biçilemez tarihi mozaiklerin yağmur, rüzgâr ve diğer dış etkenlerden korunmasının amaçlandığını <strong>ifade etti.</strong></p>

<p><strong>"Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Çalışması"</strong> Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde devam eden çalışmaların, 1850'lerdeki Fossati restorasyonundan bu yana yapılan en kapsamlı müdahale olduğunu belirten Ökten, <em>"Biz de deprem bölgesinde olduğumuz ve caminin strüktürel güvenliğini en ileri seviyeye çıkartmak durumunda olduğumuz için bu çalışmalar kapsamında güçlendirme ve onarım projesi hazırladık. Bu projelerin neticesinde yapıda bir çelik iskele yapılması hasıl oldu. Dolayısıyla çelik iskele 2025 yılının Eylül ayında sizlerin de gördüğü gibi caminin içinde çelik ayaklar kurulmaya başlandı. Daha sonra geçtiğimiz Ramazan ayının öncesinde iç çelik iskelenin kurulumu tamamlandı ve daha sonra kubbe üstündeki çelik iskelenin inşasına başlandı,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p><strong>Kubbe Kurşunları Kaldırılıyor, Sargılama Başlıyor</strong> Restorasyonun güçlendirme etabını detaylandıran Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, üst çelik iskelenin inşasının Temmuz ayında tamamlandığını hatırlatarak, <em>"Bu çok önemli bir aşama, çünkü bizim güçlendirme projemizde kubbenin güçlendirilmesi var. Ve yapılan analizlerde bu müdahaleleri yapabilmek için kurşun örtünün kaldırılması gerekiyor. Dolayısıyla kurşun örtüyü kaldırdığımız zaman kontrollü bir ortam oluşturmamız lazım, dış etkilerden yapıyı korumamız lazım. Ve bu minvalde gördüğünüz ve bu ayın başında tamamlanan çelik iskeleyi görüyorsunuz. Şimdiki aşama çelik iskelenin 8 dilim membranla üstünü kapatacağız ve 7/24 çalışma ortamı, kontrollü, güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağız. Bu şekilde güçlendirme çalışmaları hızlı bir şekilde başlayacak ve devam edecek,"</em> <strong>şeklinde konuştu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Sanki Bir Arkeolojik Alan Gibi Çalışacağız"</strong> Kurşun kaplama kaldırıldığında, dönemsel hasarları bizzat yerinde tespit etme şansı bulacaklarını vurgulayan Ökten, uygulanacak son teknoloji güçlendirme metotlarını şu sözlerle <strong>ifadelerine ekledi:</strong> <em>"İkinci sebebi, bizim kubbeyi güçlendirmek için üstten bir sargılama yapmamız lazım. Son teknoloji lifli polimer teknolojisi ile bu, deprem bölgesinde de çok uygulanan bir teknoloji. Kurşun kaplamayı kaldırmamız lazım. O kaplamayı kaldırdığımız zaman da yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Düşünün, kurşun kaplamayı kaldırdığımız zaman bir yağmur veya bir başka ekte olduğunda mozaiklere zarar gelebilir. İkincisi ve bizi çok heyecanlandıran, bütüncül olarak kurşun kaplamayı ve toprak katmanını aldığımızda dönem içinde hasar görmüş kubbenin bölümlerini de göreceğiz. Yani biz birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz, şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak."</em></p>

<p><strong>Yapı Radarı ile Ayasofya'nın Röntgeni Çekiliyor</strong> Bu kapsamlı çalışmayla birlikte yapı hakkında ilk defa elde edilecek bilimsel verilere ulaşacaklarını söyleyen Ökten, sözlerini şöyle <strong>tamamladı:</strong> <em>"Hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Bilimsel yöntemler aynı zamanda yapı radarı tarama sistemleriyle kubbe üzerinde ilk defa bu kadar detaylı bir nevi röntgenini çekmek gibi detaylı bilgilere sahip olacağız. Yapı ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Mesela şu anda yer altında da çalışma var, yer üstünde de çalışma var, kuzey cephesinde de çalışma var. Arkamda gördüğünüz Beyazıt Minaresi'nin güçlendirilmesi tamamlandı. Şimdi sırasıyla Fatih Minaresi ve Sinan Minarelerinin güçlendirilmeleri ve kubbe güçlendirilmeleri başlayacak. Artık dünyadaki konsept de yapıları sürekli olarak restore etmek, bakmak ve bunu aynı zamanda bir sanat eseri gibi paylaşmak."</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/ayasofya-camii-ana-kubbe-restorasyon-membran-sistemi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/mehmet-selim-okten.webp" type="image/jpeg" length="43734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pompeiopolis Antik Kenti Kazıları Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/karadenizin-efesi-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismalari-yeniden-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/karadenizin-efesi-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismalari-yeniden-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki tarihi Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2026 yılı kazı çalışmaları kırk beş kişilik bir ekiple hızla başlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz'in Efes'inde Yeni Sezon Kazıları Hızlanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde, Zımbıllı Tepe mevkiinde yer alan ve "Karadeniz Bölgesi'nin Efes'i" olarak nitelendirilen Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2026 yılı kazı çalışmaları büyük bir heyecanla yeniden başlıyor. Roma döneminde Paflagonya Bölgesi'nin başkenti olan bu görkemli antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığındaki 45 kişilik uluslararası bir ekiple binlerce yıllık tarih gün yüzüne çıkarılıyor. İtalya'dan gelen 15 uzman arkeoloğun da destek verdiği ve 25 yıldır aralıksız süren kazı çalışmalarının, bu yıl kasım ayına kadar devam etmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>"Roma Villasında Zemin Mozaikleri Onarılıyor"</strong> Çalışmaların seyri hakkında kapsamlı bilgiler veren Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, Pompeiopolis Antik Kenti'nin 2026 yılı kazı programına çok hızlı ve yoğun bir şekilde başladıklarını <strong>belirtti.</strong></p>

<p>Yeni sezon hedeflerini ve destekleyen kurumları aktaran Eliüşük, <em>"2026 yılı çalışmalarımızı öncelikli olarak restorasyon ve kazı çalışmaları olmak üzere iki bölümde programladık. Restorasyon kapsamında önceki yıllarda zemin mozaiklerini onarmaya başladığımız Roma villasında çalışmalarımız devam ediyor. Bizim, Kültür Varlıkları ve Müzeleri Genel Müdürlüğü'nden gelen bir ödeneğimiz var. Bir de ana sponsorumuz Acacia Maden var. Ayrıca Kastamonu Valiliği, Taşköprü Kaymakamlığı ve Taşköprü Belediyesi'nin de kazı çalışmalarımıza büyük destekleri var. Kazılarımızın yürütülmesini sağlayan Acacia Maden'e teşekkür etmek isterim. Onların sayesinde kazılar, Ekim ayının sonunu bulacak. Ödeneklerin durumuna göre, çalışma takviminize göre bu değişebilir,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p><strong>"Devasa Zemin Mozaiğinin Yarısını Açıp Koruyacağız"</strong> Akropol'deki devasa bazilika yapısında 2025 yılında başlayan çalışmaların bu yıl da kararlılıkla süreceğini <strong>ifade eden</strong> Doç. Dr. Eliüşük, sözlerine şöyle devam etti: <em>"Yapıyı bitirmeyi hedefliyoruz ama ne kadar bitirebiliriz, bilmiyoruz. Bu çok büyük bir yapı, aşağı yukarı bin metrekareyi alan bir ölçüye sahip. Bu sebeple önemli. Milattan sonra 2. yüzyılda inşa edilmiş bir Roma bazilikası. Daha sonra da kent piskoposunun merkezi. Hristiyanlığın kabulüyle birlikte piskoposluk merkezi oluyor ve yapı bir kiliseye çevriliyor. Bazilika planlı bir kiliseye çevriliyor. Yine yapı evrelerini görebileceğimiz, kentin geçirdiği kültürel değişimi anlayabileceğimiz önemli bir yapı ve çok devasa bir zemin mozaiği var. Henüz açmadık. Birkaç küçük sondajla belirledik. Bu seneki hedefimiz en azından o zemin mozaiğinin yarısını açıp koruyabildiğimiz kısmıyla onarıp tamamlamak ve 2027'ye devam etmek,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p>

<p><strong>"Batı Karadeniz'de Böylesi Henüz Tespit Edilmedi"</strong> Bu yılki çalışmalarda ağırlığı Roma bazilikasının tam anlamıyla ortaya çıkarılmasına verdiklerini vurgulayan Eliüşük, yapının arkeolojik önemini şu sözlerle <strong>ifadelerine ekledi:</strong> <em>"Şu anda Batı Karadeniz'de bir bazilika daha henüz tespit edilmedi. Bazilika planlı bir kiliseler var ama bir Roma İmparatorluk dönemi bazilikası henüz ortaya çıkarılmamıştı. Bu kapsamda şu anda kazısını gerçekleştirdiğimiz yapı oldukça önemli. Milattan sonra 2. yüzyılda, yaklaşık 160 ile 180 yılları arasında tariflendirilen önemli bir yapı. Özellikle Pompeiopolis'in imar faaliyetlerinin yoğun şekilde gerçekleştirildiği bu 160 ile 180 yılları arasındaki önemli kamusal yapılardan birini kazıyoruz. Yapının bizim için önemi, sadece Roma İmparatorluğu döneminde olması değil, aynı zamanda 6. yüzyılda kadar da bir Hristiyan kilisesi olarak da kullanılması. Biliyorsunuz ki Pompeiopolis bir piskoposluk merkezi ve muhtemelen piskoposluk merkezi olarak görüldüğü dönemde de dini yapısı burasıydı. Yapı büyük oranda tahrip edilmiş, ancak mevcut izler ve zemin mozaiklerinin varlığı, yapının görkemini ve önemini bize ortaya koymakta. Şu anda orta nefte çalışmalar yoğunlaştırıldı. Biz, 2025 yılında burada zemin mozaiği kalıntılarının olduğunu biliyorduk. Bu sene bu zemin mozaiklerinin tamamını ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Hepsini açmayacağız. Bir bölümünü açacağız. Sonra onların koruma çalışması gerçekleşecek. Aşama aşama devam edecek ama çok biz de şu anda mozaiklerden ne tür figürler olduğunu bilmiyoruz. 15-20 gün içerisinde bunun sonuçlarını da alacağız."</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kastamonu, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/karadenizin-efesi-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismalari-yeniden-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/karadenizin-efesi.webp" type="image/jpeg" length="88293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Syedra'da Antik Zeytinyağı Tesisi Açıldı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Syedra Antik Kenti'ndeki antik zeytinyağı işliğinin restorasyonunun tamamlandığı müjdesini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Binlerce Yıllık Üretim Kültürü Yeniden Ayağa Kalkıyor: Syedra Zeytinyağı İşliği</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Anadolu'nun kadim geçmişini ihya etmek amacıyla başlattığı Geleceğe Miras Projesi, antik üretim kültürünü gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Syedra Antik Kenti'nin güneybatı caddesinde yürütülen kazı çalışmalarında, MS 5. ve 6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyon süreci başarıyla tamamlanıyor. Yapılan bu titiz bilimsel çalışmalarla birlikte, antik üretim tesisi yeniden ayağa kaldırılarak ziyaretçilere ve bilim dünyasına kazandırılıyor.</p>

<p><strong>Antik Çağ'ın Endüstriyel Teknolojisi Sergileniyor</strong> Syedra'da ortaya çıkarılan zeytinyağı üretim tesisleri, Antik Çağ'ın endüstriyel standartlarını tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor. Tesiste bulunan devasa ezme taşları, pres sistemine ait mimari düzenlemeler ve sıvı ayrıştırma bölmeleri, kentin zeytinyağını dönemin en ileri teknolojisiyle ürettiğini açıkça ortaya koyuyor. Antik Çağ'da yalnızca beslenme amacıyla değil; aydınlatma, tıp, temizlik ve dini ritüellerde de temel bir ürün olarak kullanılan zeytinyağı, bu işlik sayesinde kentin ticari ve sosyal zenginliğini yansıtıyor. 2024 yılı kazılarında gün yüzüne çıkarılan ve restorasyonu bitirilen işlik, bölgedeki zeytinyağı üretim tesislerinin çalışma prensibini bütünüyle sergileyen nadide ve bütüncül örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>"Üretim Kültürümüzün İzlerini Günümüze Taşıyor"</strong> Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Syedra Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalarda çok önemli bir etabın daha tamamlandığını müjdeleyerek, restorasyon çalışmalarıyla antik zeytinyağı işliğinin yeniden hizmete sunulduğunu <strong>belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, kültürel mirasın yeniden ayağa kaldırılmasına ilişkin şu <strong>ifadelerini kullandı:</strong> <em>"Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Syedra Antik Kenti'nde yürüttüğümüz çalışmalarla MS 5-6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyonunu tamamlayarak, yeniden ayağa kaldırdık. Ezme taşları, pres sistemi ve sıvı ayrıştırma bölmeleriyle Antik Çağ'ın zeytinyağı üretim teknolojisini bütüncül şekilde yansıtan bu önemli yapı, üretim kültürümüzün binlerce yıllık izlerini günümüze taşıyor. Bu değerli çalışmada emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün tüm çalışanlarına, kazı ekibimize, bilim insanlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Anadolu'nun kültürel mirasını korumaya, bilimsel veriler ışığında geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz,"</em> <strong>dedi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/syedra-antik-kenti-zeytinyagi-isligi-restorasyonu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/syedra-antik-kenti.webp" type="image/jpeg" length="54967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konuralp Antik Tiyatro restorasyona hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/konuralp-antik-tiyatro-restorasyona-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/konuralp-antik-tiyatro-restorasyona-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Konuralp Antik Tiyatrosu, belediye personelinin özenle katılım sağladığı gönüllü temizlik çalışmalarıyla restorasyona hazırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarih İçin Tek Yürek: Konuralp Antik Tiyatrosu'nda Restorasyon Seferberliği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzce'de bulunan ve Batı Karadeniz'in en önemli kültürel mirasları arasında gösterilen Konuralp Antik Tiyatrosu, kapsamlı bir restorasyon sürecine giriyor. Düzce Belediyesi, tüm birimlerinin ortak desteğiyle tarihi yapının restorasyona en iyi şekilde hazırlanması için başlatılan saha temizlik çalışmalarına gönüllü katkı sunuyor.</p>

<p>Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'nün büyük önem verdiği antik tiyatroda, belediyenin sağladığı personel ve ekipman desteğiyle yürütülen uzun soluklu kazı çalışmaları tamamlanmış durumda. Son beş yılda gerçekleştirilen hummalı çalışmalar sayesinde tiyatronun toprak altında kalan büyük bölümü gün yüzüne çıkarılırken; Medusa kabartması, Büyük İskender portre başı, Apollon heykeli, Aslanlı Mozaik ve son olarak M. Iulius Proklos'a ait olduğu değerlendirilen portre başı gibi arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran eserler de insanlığa kazandırılıyor.</p>

<p><strong>Tarihi Dokuya Zarar Vermeden Titiz Çalışma</strong> Belediye bünyesindeki kadın-erkek, saha ve ofis personeli ayrımı gözetilmeksizin tüm çalışanlar, hafta sonları gönüllülük esasıyla antik tiyatroda aktif olarak görev alıyor. Ekipler tarafından yürütülen çalışmalarda, inşai hiçbir müdahalede bulunulmadığı ve tarihi yapıya zarar vermeden sadece çöp ile kök salmış yabani ot temizliğinin gerçekleştirildiği <strong>belirtildi.</strong></p>

<p>14 hafta sürmesi planlanan program kapsamında; ilk hafta Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, ikinci hafta Sosyal Hizmetler, Mali Hizmetler ve Gelirler Müdürlüğü personelleri sahada ter döküyor. Son olarak Emlak İstimlak Müdürlüğü personelleri ile birlikte Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden ve eşinin de bizzat katılım sağladığı bu anlamlı sürecin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer tüm birimlerin katılımıyla devam edeceği <strong>kaydedildi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Düzce, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/konuralp-antik-tiyatro-restorasyona-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/konuralp.webp" type="image/jpeg" length="64807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Kazı Alanı Kaderine Terk Edildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/milattan-once-2000li-yillara-ait-kazi-alani-sokak-kopeklerinin-meskeni-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/milattan-once-2000li-yillara-ait-kazi-alani-sokak-kopeklerinin-meskeni-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesindeki kayıp şehir Puruşhanda kazı alanı, çalışmalar durdurulunca yabani otlara ve sokak köpeklerine kalıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayıp Şehir Puruşhanda Yabani Otlara ve Köpeklere Teslim Oluyor</strong></p>

<p>Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesindeki Üçhöyük'te, efsanevi kayıp şehir Puruşhanda'ya ulaşılması umuduyla sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları, odak noktasının başka bir alana kaydırılacağı gerekçesiyle durduruluyor. Bu sebeple çalışmaların yapıldığı devasa kazı bölgesi yabani otlarla kaplanırken, açık kalan tarihi alan sokak köpeklerinin meskeni haline geliyor.</p>

<p><strong>Kazı Çalışmaları Önemli Eserleri Gün Yüzüne Çıkarıyor</strong> Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü koordinasyonunda 2020 yılında başlatılan kazılar, 2024 yılından itibaren Konya Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Koçak başkanlığında yürütülüyor. Afyonkarahisar Valiliği, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Bolvadin Kaymakamlığı ve Bolvadin Belediyesi'nin destek verdiği çalışmalarda bugüne kadar mühürler, tekstil üretiminde kullanılan ağırşaklar, bakır ve kurşundan iğneler ile küpeler, taş bıçaklar, çanak çömlek parçaları, metal döküm kalıbı, heykelcikler, iri küpler ve yapı kalıntıları başarıyla gün yüzüne çıkarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalarda yeni arkeolojik buluntulara ulaşılırken, bölgenin Orta Anadolu'da bulunduğu değerlendirilen ve yeri henüz kesin olarak tespit edilemeyen kayıp şehir Puruşhanda ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Akad Krallığı'na ait yazılı belgelerde adı geçen Puruşhanda'nın, milattan önce 2000'li yıllarda Anadolu'daki ticari organizasyonun merkezi kentlerinden biri olduğu <strong>ifade edildi.</strong></p>

<p><strong>Bölge İçin Japon Kazı Ekibi Bekleniyor</strong> Konuyla ilgili durum hakkında Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgide ise bölgedeki kazı çalışmalarının başka bir parsele ve alana kaydırıldığından dolayı mevcut bölgedeki çalışmaların durduğu <strong>belirtildi.</strong> Ayrıca bölge için uluslararası kapsamda bir Japon kazı ekibinin de beklendiği <strong>kaydedildi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyonkarahisar, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/milattan-once-2000li-yillara-ait-kazi-alani-sokak-kopeklerinin-meskeni-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/purushan.webp" type="image/jpeg" length="36280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyyid Kutbiddin Mezarlığı restore ediliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/seyyid-kutbiddin-mezarligi-restore-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/seyyid-kutbiddin-mezarligi-restore-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Seyyid Kutbiddin Mezarlığı'nda yer alan tarihi mezar taşları, büyük bir özenle temizlenip belgelenerek ziyaretçiler için hazırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihi Hafıza Yeniden Canlanıyor: Seyyid Kutbiddin Mezarlığı'nda Koruma Seferberliği</strong></p>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi, kentin manevi ve kültürel hafızasını yaşatmak amacıyla Seyyid Kutbiddin Mezarlığı'nda bulunan tarihi mezar taşlarının korunmasına yönelik kapsamlı çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Yürütülen projeyle birlikte, Osmanlı dönemi taş işçiliğinin ve hat sanatının nadide inceliklerini barındıran mezar taşlarının temizlik, belgeleme ve numaralandırma işlemleri uzman ekipler tarafından büyük bir titizlikle yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Açık Hava Müzesi Konseptiyle Ziyaretçilere Sunuluyor</strong> Seyyid Kutbiddin Mezarlığı'nda yer alan ancak zamanla tahrip olarak herhangi bir mezara ait olduğu net olarak tespit edilemeyen sahipsiz tarihi mezar taşları, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararı doğrultusunda uygun bir alanda muhafaza altına alınıyor. Alınan bu karar kapsamında mezar taşları tek tek incelenip belgelenerek, mezarlık içerisinde oluşturulan özel koruma alanında güvenceye kavuşturuluyor. Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan proje doğrultusunda tarihi mezar taşlarının yeniden gün yüzüne çıkarılarak ziyaretçilere sunulması hedefleniyor. Hazırlanan projeye göre bu nadide tarihi eserler, mezarlık içerisindeki mevcut yürüyüş yollarının çevresinde oluşturulacak özel kaideler üzerine yerleştirilerek sergileniyor.<br />
<br />
<strong>Titiz Çalışmalarla Geleceğe Aktarılıyor</strong> Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından epigrafik değer taşıyan mezar taşlarının biyolojik ve fiziksel kirlilikten arındırılmasını kapsayan restorasyon ve numaralandırma çalışmaları büyük bir özenle sürdürülüyor. Çalışmaların tamamen bitirilmesinin ardından tarihi eser niteliğindeki taşlar, projede belirlenen açık hava alanlarına dikkatlice yerleştirilerek hem zorlu mevsim koşullarına karşı korunuyor hem de tarih meraklılarının ve akademisyenlerin inceleyebileceği estetik bir düzende sergileniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon, Samsun</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/seyyid-kutbiddin-mezarligi-restore-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/seyid-kutbiddin.webp" type="image/jpeg" length="22169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir KUDEB'ten İki Bin Tarihi Müdahale!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/izmirin-tarihi-mirasina-koruma-kalkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/izmirin-tarihi-mirasina-koruma-kalkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi KUDEB yetkilileri kültürel mirası korumak için yirmi dokuz ilçede iki bini aşkın tarihi denetim gerçekleştiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi KUDEB ekipleri, tarihi mirası korumak amacıyla 29 ilçede yürüttüğü çalışmalar kapsamında Eylül 2023'ten bu yana 2 bini aşkın denetim, inceleme ve proje kontrolü gerçekleştirdi.</p>

<p>Bir tarihi evin çatısını onarmak, ahşap doğramasını değiştirmek ya da dış cephesini boyamak ilk bakışta sıradan bir tadilat gibi görünse de, kültür varlığı niteliğindeki yapılarda atılan her adım büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü (KUDEB), tarihi yapıların özgün mimarisini, malzemesini ve kimliğini korumak amacıyla 29 ilçede yürüttüğü denetim ve rehberlik çalışmalarıyla kentin kültürel mirasını geleceğe taşıyor. 2021 yılında kurulan ve 2022 yılından itibaren fiilen hizmet vermeye başlayan KUDEB, Konak ilçesi dışında İzmir'in 29 ilçesinde faaliyet gösteriyor. Koruma Bölge Kurulları ile yerel yönetimler arasında köprü görevi üstlenen müdürlük, tarihi yapıların korunmasına yönelik süreçlerin daha hızlı ve etkin yürütülmesini sağlıyor.</p>

<p>Her müdahale uzman denetiminden geçiyor</p>

<p>KUDEB'in çalışmaları yalnızca restorasyon projelerinin denetimiyle sınırlı değil. Kentsel sit alanlarında bulunan tescilli veya tescilsiz tüm yapılarda basit bakım onarım kapsamında gerçekleştirilecek çatı onarımından dış cephe boyasına, pencere doğramalarının yenilenmesinden derz onarımlarına kadar birçok tadilat çalışması uzman ekipler tarafından yerinde inceleniyor. Yapılacak müdahalelerin özgün mimari özellikleri koruyacak şekilde planlanması sağlanıyor, uygulamalar sahada denetleniyor ve uygun bulunan çalışmalar için 'Onarım Uygunluk Belgesi' düzenleniyor. Uygulama sırasında yapının kapsamlı restorasyona ihtiyaç duyduğu tespit edilirse çalışmalar durdurularak süreç Koruma Bölge Kurulu'na taşınıyor.</p>

<p>Sadece tarihi yapılar değil, tarihi çevre de korunuyor</p>

<p>KUDEB'in görev alanı yalnızca tescilli yapılarla sınırlı kalmıyor. Tarihi alanlarda yürütülen altyapı çalışmaları, kazılar, yıkımlar, ağaç kesimi ve dikimi gibi kültürel mirası etkileyebilecek uygulamalar da uzman ekipler tarafından denetleniyor. Böylece hem kentteki yatırımların sürmesi hem de tarihi dokunun zarar görmeden korunması hedefleniyor. Ayrıca izinsiz uygulamalar tespit edilerek gerekli yasal süreçler başlatılıyor, risk oluşturan yapılarda can ve mal güvenliği için önlem alınması sağlanıyor.</p>

<p>İki yılda 2 bini aşkın işlem</p>

<p>64 personel ve 31 KUDEB uzmanıyla görev yapan müdürlük, Eylül 2023'ten bu yana kültürel mirasın korunmasına yönelik binlerce çalışma gerçekleştirdi. Bu kapsamda; 291 basit bakım ve onarım başvurusu değerlendirildi. 281 tescilsiz yapı için mimari proje kontrolü yapıldı. 186 restorasyon projesi denetlendi. 526 izinsiz uygulama incelendi. 152 yapı için güvenlik önlemi denetimi gerçekleştirildi. 178 tarihi alan yıkım denetimi yapıldı. 108 tarihi alan altyapı çalışması denetlendi. 248 kazı, temizlik, ağaç kesimi ve dikimi gibi farklı uygulama incelendi. 196 kurum görüşü hazırlandı.</p>

<p>Koruma bilinci güçlendiriliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denetim faaliyetlerinin yanı sıra KUDEB, tarihi yapı sahiplerine bakım ve onarım süreçlerinde teknik rehberlik de sunuyor. Böylece yalnızca tarihi yapıların korunması değil, kent genelinde koruma kültürünün yaygınlaştırılması da hedefleniyor. Bu çalışmalar sayesinde İzmir'in tarihi evleri, hanları, camileri, kiliseleri, sokakları ve anıtsal yapıları özgün kimliğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarılırken, kentin kültürel hafızasının yaşatılmasına da önemli katkı sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/izmirin-tarihi-mirasina-koruma-kalkani</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/izmir-kudeb.webp" type="image/jpeg" length="88738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 Bin Yıllık Makedon Kulesi Ziyarete Açılıyor!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/edirne-makedon-kulesi-restorasyon-sonrasi-yeniden-ziyarete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/edirne-makedon-kulesi-restorasyon-sonrasi-yeniden-ziyarete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Restorasyon çalışmaları tamamlanan Edirne'deki iki bin yıllık tarihi Makedon Kulesi panoramik seyir terasıyla ziyaretçilerini ağırlamaktadır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>2 Bin Yıllık Miras Uyanıyor: Makedon Kulesi Yeniden Ziyarete Açılıyor</strong></p>

<p>Edirne'de Roma İmparatorluğu dönemine uzanan köklü geçmişiyle kentin simge yapılarından biri olan Makedon Kulesi, başarıyla tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılıyor. Kent surlarının köşelerine inşa edilen dört kuleden günümüze ulaşmayı başaran tek kule olma özelliğini taşıyan bu tarihi yapı, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çok Katmanlı Tarihsel Birikim ve Panoramik Seyir Terası</strong> Makedon Kulesi; Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini kapsayan çok katmanlı tarihsel birikimiyle Edirne'nin en önemli kültür varlıkları arasında yer alıyor. Restorasyon projesi kapsamında özenle düzenlenen panoramik seyir terası, modern sergi alanları ve çevresindeki arkeolojik kalıntılar yepyeni bir yüzle ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Yaklaşık 2 bin yıllık devasa geçmişe sahip kulenin, kentin binlerce yıllık tarihsel gelişimini farklı medeniyetler üzerinden izleme imkânı sağladığı <strong>belirtildi.</strong> Kültürel mirası ihya eden bu kapsamlı çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Edirne turizmine büyük bir değer katılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/edirne-makedon-kulesi-restorasyon-sonrasi-yeniden-ziyarete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/makedon-kulesi.webp" type="image/jpeg" length="57635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elazığ Tarihi Öğretmenevi Restore Oluyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-ogretmenevinde-restorasyon-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-ogretmenevinde-restorasyon-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Belediyesi, depremde hasar gören asırlık binayı Eğitim Müzesi ve Millet Kütüphanesi olarak şehre kazandırmak adına restore etmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihe Açılan Yeni Sayfa: Öğretmenevi Müze ve Kütüphaneye Dönüşüyor</strong></p>

<p>Elazığ Belediyesi'nin şehrin kültürel mirasını ihya etmek amacıyla tarihi Öğretmenevinde yürüttüğü güçlendirme ve restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kısa süre içerisinde tamamlanması planlanan titiz çalışmaların ardından, binada teşhir ve tanzim sürecine geçilmesi planlanıyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları tarafından şehrin turizm potansiyeline değer kazandırma hedefiyle hayata geçirilen müzelere böylece çok özel bir yapı daha ekleniyor.</p>

<p><strong>Atatürk'ün Konakladığı Tarihi Oda Geleceğe Taşınıyor</strong> Yürütülen bu anlamlı restorasyon projesi kapsamında, 24 Ocak Elazığ Depremi'nde hasar gören ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1937 yılındaki Elazığ ziyareti sırasında konakladığı tarihi odayı da bünyesinde barındıran Öğretmenevi, aslına uygun olarak güçlendiriliyor. Elazığ Belediyesi tarafından yürütülen hummalı çalışmalarla birlikte bu sembol yapı; Eğitim Müzesi ve Millet Kütüphanesi olarak şimdiden gelecek nesillere aktarılmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanmasının ardından yapıda teşhir ve tanzim sürecine geçilerek tarihi değerinin özenle korunması ve yapının yeniden şehre kazandırılması hedefleniyor. Bu önemli proje, geçmişten günümüze uzanan güçlü kültürel miras kimliğiyle çok yakında vatandaşların hizmetine sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Kültürel ve Turizm Potansiyeline Önemli Katkılar Sunacak"</strong> Restorasyon ve güçlendirme sürecine ilişkin Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, tarihi mirasın korunacak olmasının önemine vurgu yapılarak, yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte projenin Elazığ'ın kültürel ve turizm potansiyeline önemli katkılar sunacağı <strong>belirtildi.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-ogretmenevinde-restorasyon-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/ogretmenevi.webp" type="image/jpeg" length="37217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[200 yıllık Karacabey Konağı ve Hamamı Yok Olmak Üzere!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/200-yillik-karacabey-konagi-ve-tarihi-hamami-ilgi-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/200-yillik-karacabey-konagi-ve-tarihi-hamami-ilgi-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ın Lök köyündeki 200 yıllık tarihi Karacabey Konağı ile yanındaki eşsiz hamam bakımsızlık sebebiyle büyük bir çökme tehlikesi yaşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu'nun Saklı Mirası Zamana Yenik Düşüyor: Karacabey Konağı Çöküyor</strong></p>

<p>Yozgat merkeze bağlı Lök köyünde bulunan yaklaşık 200 yıllık tarihi Karacabey Konağı ile hemen yanındaki asırlık hamam, uzun yıllara dayanan bakımsızlık nedeniyle büyük bir yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Osmanlı'nın son dönem sivil mimarisinin en nadide örneklerinden biri olarak gösterilen konak ile çevrede mimari açıdan bir benzeri daha bulunmayan tarihi hamamın, daha fazla zarar görmeden acilen koruma altına alınarak gelecek nesillere aktarılması isteniyor.</p>

<p>Yaklaşık iki asırlık köklü bir geçmişe sahip olduğu değerlendirilen Karacabey Konağı, özellikle büyüleyici kalem işi tavan süslemeleriyle büyük dikkat çekiyor. Günümüze ne yazık ki yalnızca selamlık bölümü ve birkaç odası ulaşabilen tarihi konak, bakım ve onarım görmediği için ciddi şekilde yıpranıyor. Uzman araştırmacılar tarafından Anadolu'nun nadir kırsal konak örneklerinden biri olarak işaret edilen kıymetli yapının her geçen gün biraz daha zarar gördüğü <strong>belirtildi.</strong></p>

<p><strong>Eşsiz Tarihi Hamam Yok Olma Tehlikesiyle Yüz Yüze</strong> Konağın hemen yanı başında bulunan ve aynı dönemde inşa edildiği değerlendirilen tarihi hamam da kaderine terk edilmiş durumda. Sadece konağa ve hane halkına hizmet vermek amacıyla özel olarak yaptırıldığı aktarılan hamamın büyük bölümü zaman içerisinde yıkılırken, ayakta kalan yorgun duvarları da her an çökme tehlikesi yaşıyor. Osmanlı dönemi ince taş işçiliğini barındıran yapının, çevre coğrafyada eşi benzeri görülmeyen mimari detaylara sahip olduğu <strong>ifade edildi.</strong></p>

<p><strong>"Çevremizde Belki Böyle Bir Yapı Daha Yoktur"</strong> Lök Köyü Muhtarı Sadettin Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm devlet kurumlarına acil çağrıda bulunarak tarihi yapıların korunmasını istiyor.</p>

<p>Köyün kadim hafızasına dikkat çeken Gültekin, <em>"Tarihi çok eski. Bu köy kurulmadan önce kurulmuş. Bey konağı burası. Bu hamamlarda zaten beyler tarafından yaptırılmış. Mehmet Paşa zamanına dayanıyor diye bize odalarda büyüklerimizden duyardık. Buranın tarihi çok eski. Hemen hemen Yozgat'la, Divanlı'yla aynı tarihlere denk geliyor diye söylediler. Veya oradan da eski diye derlerdi. Çevremizde belki böyle bir yapı daha yoktur. Bu tavan işlemesi belki Türkiye'de çok nadir bulunan bir tavanlardan biri,"</em> <strong>dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Gelecek Çocuklarımıza Miras Olarak Aktaralım"</strong> Tarihi yapıların sadece taş ve ahşaptan ibaret olmadığını, ruhunun korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gültekin, <em>"Gelecek çocuklarımıza burayı biz miras olarak aktaralım. Onlar da buranın havasını teneffüs etsinler. Ben buraya sahip çıkılmasını istiyorum. Köyümüzde tarihi eser olarak üç tane binamız var. Hamam var, burası var, bir de bunun yan tarafında bir ev daha var,"</em> <strong>ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p>Yetkililerden çok acil bir destek ve restorasyon hamlesi beklediklerini dile getiren Gültekin, sözlerini şöyle tamamladı: <em>"Devletimizden, Sayın Valimizden ben bunu özellikle istirham ediyorum. Mümkünse buraya bir sahip çıkılsın. Yoksa belki bu sene de ayakta kalabilir. Seneye bunu belki bulamayabiliriz. Bu sene yağış çok olduğu için burası su aldı. Ama seneye belki hiç de kalmayabilir. Mümkünse buraya bir Kültür Müdürlüğümüz Sayın Valimizin de önderliğinde eğer sahip çıkılırsa çok memnun kalırız köy olarak,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon, Yozgat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/200-yillik-karacabey-konagi-ve-tarihi-hamami-ilgi-bekliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/karacabey-konagi.webp" type="image/jpeg" length="28540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzede 4,5 milyon euroluk soygun!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/fransada-bir-muze-daha-soyuldu-lalique-muzesinde-45-milyon-euroluk-soygun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/fransada-bir-muze-daha-soyuldu-lalique-muzesinde-45-milyon-euroluk-soygun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'daki Lalique Müzesi'ne giren maskeli üç hırsız, dört buçuk milyon euro değerindeki yirmi yedi eşsiz mücevheri çalarak hızla uzaklaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültürel Mirasa Ağır Darbe: Lalique Müzesi'nde 4,5 Milyon Euroluk Soygun</strong></p>

<p>Fransa'da kültürel mirasa yönelik saldırılara bir yenisi daha ekleniyor ve bir müze daha soyguncuların hedefi oluyor. Ülkenin Bas-Rhin bölgesindeki dünyaca ünlü Lalique Müzesi, sabaha karşı maskeli 3 hırsız tarafından soyuluyor. Ünlü cam ustası ve mücevher tasarımcısı Rene Lalique'in paha biçilemez eserlerine ev sahipliği yapan müzeye giren hırsızlar, ana sergi salonunda yer alan kuyumculuk bölümündeki vitrinleri kırarak, 4,5 milyon eurodan fazla değere sahip 27 mücevheri çalıyor. Yaşanan bu büyük soygun, ülkede uzun süredir devam eden müze güvenliği ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendiriyor.</p>

<p><strong>Doğrudan Değerli Parçalara Yöneliyorlar</strong> Olayın detaylarını paylaşan Saverne Savcılığı, şüphelilerin yerel saatle 05.25 sıralarında önce müzenin acil çıkış kapısını, ardından bir yangın kapısını zorlayarak içeri girdiğini belirterek, doğrudan mücevherlerin sergilendiği bölüme yöneldiğini <strong>aktardı.</strong> Savcılık, hırsızların balyoz ve çekiçlerle altı vitrini kırdığını ve kısa süre içinde 27 parçayı alarak olay yerinden kaçtığını <strong>ifade etti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soygunun son derece kısa bir sürede gerçekleştirildiği belirtilirken, hırsızların müzede rastgele hareket etmemesi ve doğrudan değerli parçaların bulunduğu bölüme yönelmesi, olayın içeriden bilgi alınarak önceden planlandığı ihtimalini oldukça güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Alarm Çalışıyor Ancak Müdahale Gecikiyor</strong> Soygun sırasında müzedeki alarm sistemi devreye giriyor ancak müdahale sürecinde yaşanan büyük gecikme ciddi soru işaretlerine yol açıyor. Alarmın çalışmasına rağmen güvenlik güçlerine ilk ihbarın ancak sabah saatlerinde müzeye gelen bir temizlik görevlisi tarafından yapıldığı bildiriliyor.</p>

<p>Lalique Müzesi Başkan Yardımcısı Christian Dorschner, güvenlik şirketine sert bir tepki göstererek, <em>"Biraz öfkeliyim. Güvenlik şirketi hemen müdahale etmedi, güvenlik güçlerini aramadı,"</em> <strong>dedi.</strong> Alarm zincirinde yaşanan aksaklığın derhal aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Dorschner, hırsızların ilk olarak mücevher bölümünü hedef almasına da dikkat çekerek, şüphelilerin müzenin iç düzeni hakkında önceden detaylı bilgi sahibi olabileceğini <strong>ifade etti.</strong></p>

<p><strong>"Mirasa Yönelik Kabul Edilemez Bir Saldırı"</strong> Soygunun ardından yükselen tepkiler yalnızca güvenlik zafiyeti ve maddi zarar üzerinden değil, çalınan parçaların eşsiz kültürel değeri üzerinden de şekilleniyor. Grand Est Bölge Başkanı Franck Leroy, olayı <em>"mirasa yönelik kabul edilemez bir saldırı"</em> olarak <strong>nitelendirdi.</strong> Leroy, çalınan eserlerin ötesinde, bölgenin tarihini, ustalığını ve kültürünü temsil eden simge bir mekanın hedef alındığını belirterek, müze yönetimine ve çalışanlara destek mesajı <strong>verdi.</strong></p>

<p>Lalique Müzesi yönetimi, soruşturma kapsamında kurumun geçici olarak ziyarete kapatıldığını <strong>duyurdu.</strong> Kamera kayıtları uzman ekiplerce incelenirken; hırsızların kimliklerinin tespit edilmesi, kaçış güzergahının belirlenmesi ve çalınan eserlerin bulunması için operasyonlar sürüyor. Soruşturmanın, Strasbourg Jandarma Araştırma Birimi ve Bas-Rhin Jandarma Grubu tarafından yürütüldüğü, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele eden özel birimlerin de bu sürece destek verdiği <strong>açıklandı.</strong></p>

<p><strong>Fransa'da Müze Güvenliği Alarm Veriyor</strong> 2011 yılında açılan ve Fransa'nın kültürel mirası açısından büyük önem taşıyan Lalique Müzesi'ndeki bu soygun, son yıllarda artış gösteren müze hırsızlıklarını yeniden gündeme taşıyor. Hatırlanacağı üzere, Ekim 2025'te başkent Paris'teki Louvre Müzesi'nde düzenlenen soygunda Fransa Kraliyet mücevherlerinden bazı parçaların çalınması, ülkede müze güvenliği konusunda geniş çaplı bir kriz başlatıyor. Aynı dönemde Haute-Marne'daki, Corrze'deki ve Tarn'daki çeşitli müzelerden de antik eserler çalınıyor.</p>

<p>Louvre'daki hırsızlığın ardından hazırlanan parlamento raporunda; müzelerde video gözetim sistemlerinin yenilenmesi, siber güvenlik önlemlerinin artırılması ve anti-intrüzyon sistemlerinin devreye alınması gerektiği önemle <strong>vurgulanmıştı.</strong>Ancak Lalique Müzesi'nde yaşanan son soygun, alınan 80 milyon euroluk devasa bütçeli önlemlere ve planlamalara rağmen Fransa'daki kültürel miras alanlarının güvenliği konusundaki endişelerin hala son derece sıcak olduğunu açıkça gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/fransada-bir-muze-daha-soyuldu-lalique-muzesinde-45-milyon-euroluk-soygun</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/muze-soygunu.webp" type="image/jpeg" length="45952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Cami Restorasyon Bekliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-cami-20-yildir-restorasyon-bekliyor-bir-20-yil-daha-bekleyemeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-cami-20-yildir-restorasyon-bekliyor-bir-20-yil-daha-bekleyemeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin Hopa'daki yüz yetmiş beş yıllık tarihi Esenkıyı Camii, yirmi yıl önce onarım şartıyla devredilmesine rağmen acil restorasyon bekliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>175 Yıllık Miras Zamana Direniyor: Esenkıyı Camii Kurtarılmayı Bekliyor</strong></p>

<p>Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Esenkıyı Köyü Yukarı Mahalle'de bulunan ve 1850'li yıllarda inşa edildiği bilinen tarihi Esenkıyı Camii, aradan geçen uzun yıllara rağmen restore edilmeyi bekliyor. Taş mimarisi, incelikli ahşap işçiliği ve otantik tarihi dokusuyla Karadeniz'in önemli kültürel mirasları arasında yer alan yapı, zorlu iklim şartları karşısında günden güne yıpranıyor. Koruma altında bulunan tarihi eserin, daha fazla zarar görmeden aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırılarak gelecek nesillere aktarılması isteniyor.</p>

<p>Caminin restorasyonu için geçmiş yıllarda çeşitli girişimlerde bulunulduğu; rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin titizlikle hazırlandığı ancak bugüne kadar bir türlü uygulama aşamasına geçilemediği öğreniliyor. Bölge halkı, yıllardır kâğıt üzerinde bekleyen bu sürecin fiiliyata dökülerek tarihi yapının yeniden ibadete ve kültür turizmine kazandırılmasını talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><strong>"2007 Yılında Onarılması Şartıyla Devrettik"</strong> Esenkıyı Köyü'nde 4 dönem boyunca toplam 20 yıl muhtarlık yapan emekli öğretmen Yaşar Papila, caminin durumunun yıllardır çözüm beklediğini <strong>belirterek,</strong> <em>"Köyümüzde uzun yıllardır atıl durumda bulunan tarihi bir camimiz var. Yaklaşık 1850 yılında yapılmış, korunması gereken önemli bir eser. Benim muhtarlık yaptığım dönemde, 2007 yılında onarılması şartıyla Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne devrini gerçekleştirdik. Ancak aradan geçen yaklaşık 20 yıla rağmen maalesef somut bir adım atılmadı. Bölgemiz yoğun kar alan bir yer. Son yıllarda çok ağır kar yağışı olmadı ama çatıda birikecek 50-60 santimetrelik kar bile bu yapıya zarar verebilir. Çatısının çökmesinden endişe ediyoruz. En sağlam durumda olan minberini bile koruma amacıyla başka yere taşıyamadık. Biz kültürel değerlerin korunmasını destekliyoruz. Köyümüzdeki bu tarihi caminin de unutulmamasını istiyoruz. 20 yıl geçti, bir 20 yıl daha bekleyemeyiz. Tek isteğimiz bu eserin ayağa kaldırılmasıdır,"</em> <strong>ifadelerine yer verdi.</strong></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-cami-20-yildir-restorasyon-bekliyor-bir-20-yil-daha-bekleyemeyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/esenkiyi-camii.webp" type="image/jpeg" length="84067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fetih Camii Restorasyonu Tamamlanıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/fetih-cami-restorasyonunda-sona-dogru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/fetih-cami-restorasyonunda-sona-dogru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Valisi Aydın Baruş restorasyon çalışmalarında sona gelinen tarihi Fetih Camii'nde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Asırlık Mirasta Sona Doğru: Fetih Camii'nde Restorasyon İncelemesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzurum Valisi Aydın Baruş, restorasyon çalışmalarında artık sona gelinen tarihi Fetih Camii'nde kapsamlı incelemelerde bulunuyor. Şehrin önemli kültürel ve dini miraslarından biri olan asırlık yapıda, geçici kabul öncesi yürütülen son aşama çalışmaları idari yetkililer tarafından bizzat yerinde takip ediliyor.</p>

<p><strong>"Gelecek Nesillere Aktarılması Büyük Önem Taşıyor"</strong> Gerçekleştirilen saha ziyaretinde, Erzurum Rölöve ve Anıtlar Müdürü Tümer Eslek'ten projenin teknik detayları hakkında bilgi alan Vali Aydın Baruş, caminin tarihi ve kültürel dokusunun özenle korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine <strong>dikkat çekti.</strong> Restorasyon çalışmalarının büyük bir titizlikle sürdürüldüğü Fetih Camii'nde gerçekleştirilen incelemelerde, yapının mevcut fiziki durumu ile devam eden hassas işlemler uzman ekipler eşliğinde değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Geniş Katılımlı İnceleme Heyeti</strong> Tarihi alandaki incelemeleri esnasında Vali Aydın Baruş'a idari ve akademik yönden güçlü bir heyet eşlik ediyor. Heyette; Vali Yardımcıları Ahmet Özdemir ve Mustafa Berk Çelik, Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Okuyucu, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Müdür Vekili Ömer Ebren ve Yakutiye İlçe Müftüsü Selim Şahin yer alarak tarihi eserin ihyasına yönelik süreci yakından inceliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/fetih-cami-restorasyonunda-sona-dogru</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/07/fetih-camii.webp" type="image/jpeg" length="21392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KBÜ'de tarihi yapı hasarları yapay zekayla tespit ediliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük Üniversitesi tarafından yürütülen yapay zeka destekli özel projeyle tarihi yığma taş yapılardaki hasar tespit süreçleri yenileniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihi Taş Yapıların İhyasında Dijital Dönüşüm: Yapay Zeka ile Hasar Tespiti</strong></p>

<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesi bünyesinde yürütülen vizyoner bir projeyle, tarihi taş yapıların hasar tespit süreçlerinin ileri dijital teknolojilerle hızlandırılması hedefleniyor. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenen bu özel proje kapsamında, tarihi yığma taş yapılardaki yüzey hasarlarının yapay zeka destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilmesine yönelik kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Kültürel mirası teknolojiyle buluşturan bu adım, sektör için devrim niteliğinde yenilikçi bir yöntem geliştiriyor.</p>

<p><strong>Akademik Kadrodan Yenilikçi Bir Sistem Geliştiriliyor</strong> TÜBİTAK 1002 destekli araştırma projesinde, alanında uzman akademisyenlerden oluşan güçlü bir kadro yer alıyor. Karabük Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nden Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan'ın, Doç. Dr. Mehmet Mutlu yürütücülüğünde görev aldığı "Tarihi Yığma Taş Yapılarda Yüzey Hasarlarının Makine Öğrenmesi Modeli ile Tespiti" başlıklı projede, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bilgehan İyican ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünde görev yapan Doç. Dr. Serap Sevgi de araştırmacı olarak önemli bilimsel katkılar sağlıyor.</p>

<p>Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan, Türkiye'de ve dünyada çok sayıda tarihi taş yapı bulunduğunu belirterek, bu yapıların belgelenmesi, hasar tespitlerinin yapılması ve yapısal sağlıklarının izlenmesinin güncel araştırma konuları arasında yer aldığını <strong>söyledi.</strong></p>

<p><strong>Yüzey Verileri Derin Öğrenme Algoritmalarıyla Analiz Ediliyor</strong> Proje kapsamında Safranbolu başta olmak üzere Tokat, Amasya, İstanbul, Bartın, Kastamonu ve Bolu'daki tarihi taş yapılardan yüzey hasar verilerinin toplandığını belirten Eraslan, elde edilen verilerin derin öğrenme algoritmalarıyla eğitildiğini <strong>ifade etti.</strong> Yürütülen titiz çalışmada tarihi yapıların fotogrametrik verileri kullanılarak üç boyutlu modeller detaylıca oluşturuluyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar üzerinden elde edilen cephe görüntüleri, geliştirilen yapay zekâ tabanlı sistemle analiz edilerek çatlak, deformasyon ve benzeri kritik yüzey hasarları tamamen otomatik olarak tespit ediliyor. Sürecin sonunda ise mimari müdahaleler için kritik olan rölöve ve hasar tespit raporları hazırlanıyor.</p>

<p><strong>"Geleneksel Yöntemlerin Ötesine Geçmeyi Hedefliyoruz"</strong> Geliştirilen bu yüksek teknoloji sistemle geleneksel yöntemlerin çok ötesine geçmeyi hedeflediklerini belirten Eraslan, uzman denetimli yapay zekâ destekli bir hasar tespit iş akışı geliştirdiklerini ve elde edilecek çıktılarla ulusal ve uluslararası düzeyde yepyeni çalışmalar yürütmeyi amaçladıklarını <strong>kaydetti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜBİTAK 1002 Programı kapsamında desteklenen projede oldukça önemli aşamaların başarıyla tamamlandığını aktaran Eraslan, kalan çalışmaların proje süreci içerisinde eksiksiz tamamlanacağını <strong>ifade etti.</strong> KBÜ'de yürütülen bu heyecan verici proje, yapay zekâ teknolojilerinin kültürel mirasın korunmasında kullanımına muazzam bir katkı sağlamayı ve tarihi yapıların belgelenmesi ile hasar analizlerinin bilimsel yöntemlerle çok daha hızlı yapılmasına yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/yapay-zeka-hasar-tespiti.webp" type="image/jpeg" length="97807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kozahan Restorasyonunda Yeni Süreç!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/530-yillik-tarihi-kozahanda-masa-sandalyeler-yeniden-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/530-yillik-tarihi-kozahanda-masa-sandalyeler-yeniden-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın tarihi simgelerinden Kozahan'da restorasyon ertelenirken esnaflar, İstanbul Kapalıçarşı modelinde bir yönetim komisyonu istiyorlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kozahan'da Restorasyon Erteleniyor, Esnaf 'Kapalıçarşı Modeli' İstiyor</strong></p>

<p>Bursa'da 530 yıllık tarihi miras olan ve şehrin simge yapıları arasında yer alan Kozahan'da, Osmangazi Belediyesi'nin restorasyon yapacağı gerekçesiyle toplanan kafe masa ve sandalyeleri, restorasyon kararının ötelenmesi üzerine yeniden yerlerini alıyor. Hafta sonu fen işleri ekiplerinin malzemeleri alana getirmesiyle başlayan süreç, turizm sezonu öncesinde başlatılacak restorasyonun hem vatandaşların hem de turistlerin tepkisini çekmesi üzerine belediyenin malzemeleri geri götürmesiyle sonuçlanıyor. Bu gelişmenin ardından Kozahan yönetimi, İstanbul Kapalıçarşı örneğinde olduğu gibi geniş katılımlı bir koordinasyon komisyonu kurulmasını talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"5366 Sayılı Kanun Çerçevesinde Ortak Akıl Geliştirilmeli"</strong> Ruhsatlandırma sürecinde yaşanan sıkıntılara değinen Kozahan Dernek Yönetimi adına açıklama yapan Mesut Ceylan, işyerlerinin belediyeye başvurduğunu hatırlatarak, <em>"Ancak ruhsatlandırma sürecinde, restorasyon ve rölöve projelerine ilişkin değerlendirmelerin birbiriyle karıştırılması nedeniyle bazı işyerleri hakkında fen zabıtları düzenlenmiş ve bu işlemler ruhsat başvurularının reddedilmesine gerekçe gösterilmiştir. Daha sonra yapılan incelemeler sonucunda, mevcut durumun önemli ölçüde yürürlükteki rölöve projesine uygun olduğu anlaşılmış ve çok sayıda fen zaptı ile bunlara dayalı encümen kararları iptal edilmiştir. Bizler, tarihi mirasın korunmasının birinci derecede sorumluluk olduğunun bilincindeyiz. Değerlendirmelerin yalnızca geçmiş dönem uygulamaları üzerinden değil; günümüz ihtiyaçları, mevcut kullanım şekli ve tarihi yapının yaşayan niteliği dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p><strong>"Günümüz İhtiyaçları ve Yaşayan Ticaret Dikkate Alınmalı"</strong> Kozahan'ın yalnızca tarihi bir yapı değil, aynı zamanda ipekçilik kültürünün kesintisiz devam ettiği bir merkez olduğunu kaydeden Ceylan, <em>"Aynı zamanda İpek Yolu'nun son durağı olarak kabul edilen bu eşsiz miras, ipekçilik faaliyetlerinin bir arada sürdürüldüğü en önemli merkezlerden biridir. Koruma anlayışının günümüz ihtiyaçları, sürdürülebilirlik ilkeleri ve yaşayan ticari hayatın devamlılığı gözetilerek ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun'un temel yaklaşımı dikkate alınmalıdır,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p>

<p><strong>"Kapalıçarşı Örneği Uygulanmalı"</strong> Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsa Altıkardeş ve yönetimi ile çok sayıda esnafın da destek verdiği basın açıklamasında İstanbul Kapalıçarşı benzeri bir yaklaşım oluşturulması gerektiğini talep eden Ceylan, şunları <strong>kaydetti:</strong> <em>"İstanbul Kapalıçarşı'da tarihi alanın korunması ve sürdürülebilir şekilde yaşatılması amacıyla kamu kurumları, malikler, esnaf temsilcileri ve ilgili paydaşların katılımıyla ortak çalışma ve koordinasyon mekanizmaları oluşturulmuş ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Biz de Kozahan için; Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, ilgili meslek odaları, malikler ve işyeri sahiplerinin katılımıyla bir koordinasyon ve çalışma komisyonu oluşturulmasını talep ediyoruz. Kozahan, yalnızca korunması gereken bir tarihi yapı değil; sürdürülebilir bir anlayışla yaşatılması gereken yaşayan bir kültür ve ticaret mirasıdır."</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/530-yillik-tarihi-kozahanda-masa-sandalyeler-yeniden-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/06/kozahan.webp" type="image/jpeg" length="40628"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
