<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 13:37:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sason'a Bal Müzesi ve Arıcılık Eğitim Merkezi kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sasona-bal-muzesi-ve-aricilik-egitim-merkezi-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sasona-bal-muzesi-ve-aricilik-egitim-merkezi-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'ın Sason ilçesinde, ilçenin önemli geçim kaynaklarından arıcılığın geliştirilmesi, Sason balının marka değerinin artırılması ve turizme katkı sağlanması amacıyla Bal Müzesi ve Arıcılık Eğitim Merkezi kuruluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batman'ın Sason ilçesinde, ilçenin önemli geçim kaynaklarından arıcılığın geliştirilmesi, Sason balının marka değerinin artırılması ve turizme katkı sağlanması amacıyla Bal Müzesi ve Arıcılık Eğitim Merkezi kuruluyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vali Ekrem Canalp'in talimat ve destekleriyle hayata geçirilecek proje, yaklaşık 4 dönümlük arazi üzerinde inşa edilecek. İki katlı ve 323 metrekare kapalı alana sahip olacak merkezde, arıcılığın tarihsel gelişimi, geleneksel ve modern üretim yöntemleri ile Sason'a özgü bal kültürü tanıtılacak. Merkezde ayrıca bal sergi ve tanıtım alanı, arıcılık eğitim ve seminer alanları, yöresel ürünlerin üreticiler tarafından doğrudan tüketiciye sunulabileceği pazar alanı ve çocuk oyun alanı bulunacak. Projenin tamamlanmasıyla Sason balının ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığının artırılması, üreticilerin pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve ilçenin yeni bir turizm merkezine kavuşması hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Batman, Batman</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sasona-bal-muzesi-ve-aricilik-egitim-merkezi-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:15:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/sasona-bal-muzesi-ve-aricilik-egitim-merkezi-kuruluyor.jpg" type="image/jpeg" length="17796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vali Yılmaz: 'Eskişehir'imiz, kökleri tarihin derinliklerine uzanan ulu bir çınardır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/vali-yilmaz-eskisehirimiz-kokleri-tarihin-derinliklerine-uzanan-ulu-bir-cinardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/vali-yilmaz-eskisehirimiz-kokleri-tarihin-derinliklerine-uzanan-ulu-bir-cinardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 147 bin 292 öğrenci, 12 bin 354 öğretmen ve 996 idarecinin 516 okulda eğitime başladığını belirterek, 'Bizlere düşen görev; ecdadımızdan devraldığımız bu büyük mirası, geleceğimizi daha güçlü inşa etmek için bir ilham kaynağı olarak görmektir. Çünkü tarihini bilen milletler, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. Köklerinden güç alan milletler, karşılarına çıkan hiçbir fırtınadan korkmaz' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 147 bin 292 öğrenci, 12 bin 354 öğretmen ve 996 idarecinin 516 okulda eğitime başladığını belirterek, 'Bizlere düşen görev; ecdadımızdan devraldığımız bu büyük mirası, geleceğimizi daha güçlü inşa etmek için bir ilham kaynağı olarak görmektir. Çünkü tarihini bilen milletler, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. Köklerinden güç alan milletler, karşılarına çıkan hiçbir fırtınadan korkmaz' ifadelerini kullandı. </p><p>Gerçekleştirilen '2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, 'Bugün, Osmangazi İlkokulumuzun çatısı altında, yeni bir eğitim-öğretim yılını başlatmanın ötesinde bir milletin geleceğine, bir ecdadın mukaddes emanetine yeniden 'Bismillah' diyoruz. İlmin, irfanın, ahlakın ve merhametin kapılarını bir kez daha araladığımız bu müstesna günde, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın ülkemize, kadim şehrimiz Eskişehir'imize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli hemşehrilerim, bugün üzerinde yaşadığımız bu topraklar, dünya tarihinin akışını değiştiren, insanlığa adalet ve nizam sunan bir destanın beşiğidir. Ertuğrul Gazi'nin at koşturduğu, oğlu Osman Gazi'nin bir avuç yiğitle cihana nam salan koca bir devletin temelini attığı bu topraklar, bugün bizlere emanettir. Eskişehir, Cihan Devleti Osmanlı'nın kuruluşuna ev sahipliği yapmış; cengaverliğin ilimle, adaletin merhametle harmanlandığı kutlu bir diyardır. Osman Gazi'nin bu topraklarda yaktığı medeniyet meşalesi, asırlar boyunca üç kıtayı aydınlatmıştır. Okulumuza adını veren Osman Gazi, bize yalnızca bir isim değil; cesaretin, dirayetin, adalet anlayışının ve devlet aklının ölümsüz mirasını armağan etmiştir. İşte bu yüzden Eskişehir'imiz; kökleri tarihin derinliklerine, gövdesi bu topraklara sımsıkı kenetlenmiş ve dalları geleceğe uzanan ulu bir çınardır. Okullarımızın bahçesinde basılan her adımda ecdadın izi, solunan her nefeste bu toprağın ruhu vardır. İşte bugün, okulumuza adını veren Osman Gazi'nin hatırasını yaşatan bu anlamlı mekânda bulunuyoruz. Osman Gazi, bize yalnızca bir isim bırakmamıştır. O; cesaret bırakmıştır, dirayet bırakmıştır, adalet bırakmıştır, birlik ve beraberlik ruhu bırakmıştır. En önemlisi de, büyük hedeflere inanmanın ve o hedefler uğruna yılmadan çalışmanın ne demek olduğunu göstermiştir. Bizlere düşen görev; ecdadımızdan devraldığımız bu büyük mirası, geleceğimizi daha güçlü inşa etmek için bir ilham kaynağı olarak görmektir. Çünkü tarihini bilen milletler, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. Köklerinden güç alan milletler, karşılarına çıkan hiçbir fırtınadan korkmaz' ifadelerini kullandı. </p><p>Okula yeni başlayan kardeşlerini çiçekle karşıladılar </p><p>Protokol konuşmalarının ardından Osmangazi İlkokulu 4-E sınıfı öğrencisi 'İlköğretim Haftası' isimli şiirini okudu. Sonrasında, Ahmet Sezer Ortaokulu öğrencileri tarafından halk oyunları ve Osmangazi İlkokulu 2-A sınıfı tarafından müzikli gösteriler yapıldı. Programın devamında, Osmangazi İlkokulu 4'üncü sınıf öğrencileri, 1'inci sınıf öğrencilerine 'hoş geldiniz' çiçeği verdi. </p><p>'147 bin 292 öğrencimiz, 12 bin 354 öğretmenimiz, 996 idarecimiz ve 516 okulumuz bugün eğitime başladı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açılış töreninden sonra Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve protokol mensupları, sınıfları ziyaret etti. Çocuklara yeni eğitim-öğretim yılında başarılar dileyen ve hediyeler takdim eden Vali Yılmaz, Eskişehir'de kaç öğrencinin eğitime başladığı bilgisini paylaştı. Yılmaz, konuyla ilgili olarak, '2026-2027 eğitim öğretim yılına başlamanın gerçekten büyük bir heyecanı içindeyiz. Sevgili yavrularımız okula ilk adımı attılar, bugün 1'inci sınıfların yanındayız. Allah geleceklerini aydın, başarılarını daim etsin. 147 bin 292 öğrencimiz, 12 bin 354 öğretmenimiz, 996 idarecimizle ve 516 okulumuzla eğitim ordumuzun neferleri sevgili yavrularımızın bugün eğitime başlamış olmaları bizi çok mutlu etti, başarılar diliyoruz. Eskişehir eğitimde birçok alanda olduğu gibi öncülerden biridir. Başarılarımızı inşallah katlayarak devam etmek için var gücümüzle çalışacağız. Okulumuzun güvenliği her zaman gündemimizde olacak, servislerin denetimi her zaman gündemimizde olacak, okullarımızdan bir an olsun ilgimizi kesmeyeceğiz. Ben bir kez daha 2026-2027 eğitim öğretim yılının Eskişehir'imize, ülkemize, eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/vali-yilmaz-eskisehirimiz-kokleri-tarihin-derinliklerine-uzanan-ulu-bir-cinardir</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:35:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/vali-yilmaz-eskisehirimiz-kokleri-tarihin-derinliklerine-uzanan-ulu-bir-cinardir.jpg" type="image/jpeg" length="11957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üç asırlık tarihi hamam, on yılda çürümeye terk edildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/uc-asirlik-tarihi-hamam-on-yilda-curumeye-terk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/uc-asirlik-tarihi-hamam-on-yilda-curumeye-terk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta bulunan ve Osmanlı'dan günümüze gelen Paşa Hamamı, son 10 yıldır bürokratik engeller dolayısı ile çürümeye terk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sivas'ta bulunan ve Osmanlı'dan günümüze gelen Paşa Hamamı, son 10 yıldır bürokratik engeller dolayısı ile çürümeye terk edildi. </p><p>Sivas'ta 17. yüzyılda inşa edilen, dönemin paşaları tarafından kullanıldığı için Paşa Hamamı ismini alan tarihi mekan 3 asırdır ayakta kalmayı başarmış olsa da son 10 yıldır bürokratik engeller dolayısı ile çürümeye terk edildi. 2016 yılına kadar hizmet veren hamamın, 2010 yılında bitişiğine inşa edilen bir bina ve yapılan şikayetlerden dolayı 2016 yılında faaliyeti durduruldu. Tarihi hamamın külhanı bitişiğine yapılmasına izin verilen bina dolayısıyla zarar gördü. Dönemin yetkililerince yapılan incelemede binanın güvenliği öncelik alınarak hamamın faaliyeti durduruldu. Konuya ilişkin yargı süreci devam ederken hamam sahipleri tarihi mekanı ne işletebiliyor ne de satışını gerçekleştirilebiliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hamam ile ilgili bürokratik engellerin çözülemediğini aktaran Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, 'Önünde bulunduğumuz yapı Sivas'ta Paşa Hamamı olarak bilinmekte. Osmanlı dönemine ait bir Türk hamamı. Yapının bir kitabesi bulunmadığından tarihi hakkında kesin bir tarih belirtmek mümkün değil. Paşa hamamı malzeme ve teknik özellikleri bakımından 17. yüzyıla tarihlenen klasik Osmanlı hamam tipolojisinde bir Türk hamamı. Hamam uzun yıllardır atıl bir biçimde beklemektedir. Ama burada özel bir durum var. Her ne kadar tarihi eser olsa bile, şahsa ait bir taşınmaz kültür eseri. Burası ile ilgili bazı bürokratik engeller var ve bu engellerin aşılması bekleniyor. Ancak böyle bir tarihi ve kültürel mirasın atıl durumda bulunması şehrin kültür ve tarihi açısından ciddi sorunlar çıkarabiliyor. Meydana gelen engellerden dolayı hamamla ilgili olumlu ve sıcak bir gelişme henüz mevcut değil. Bununla ilgili bazı mevduatlar ve yönetmelikler var. Bunların aşılması akabinde belki yapıyla ilgili somut bir şeyler mümkün olacaktır. Tarih ve kültür açısından baktığımız zaman önemli ve şehrin kültür hafızasında yeri olan bir eserin ekonomik bir şekilde şehir adına kullanılması gerekiyor. Bunun için hem mülk sahiplerinin hem de kamu kurum ve kuruluşlarının gereken görüşmeleri yürüterek yapı için bir çözüm noktası bulması Sivas'ın menfaatine olacaktır' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Sivas</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/uc-asirlik-tarihi-hamam-on-yilda-curumeye-terk-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:26:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/uc-asirlik-tarihi-hamam-on-yilda-curumeye-terk-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="19510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niğde'de KOP Keşif Merkezi Projesi için paydaşlar bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/nigdede-kop-kesif-merkezi-projesi-icin-paydaslar-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/nigdede-kop-kesif-merkezi-projesi-icin-paydaslar-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından 'KOP Bölgesinde Okuma Kültürünün Geliştirilmesi Projesi (KOP Okuyor)' kapsamında desteklenen 'Niğde Eğitimli Yeni Nesil KOP Keşif Merkezi' projesinin koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından 'KOP Bölgesinde Okuma Kültürünün Geliştirilmesi Projesi (KOP Okuyor)' kapsamında desteklenen 'Niğde Eğitimli Yeni Nesil KOP Keşif Merkezi' projesinin koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. </p><p>Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yürütücülüğünü üstlendiği projenin ana paydaşı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi olurken, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Niğde Şube Başkanlığı ile Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü de projeye destek veriyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde (NÜSEM) 10 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen toplantıda, proje kapsamında yürütülecek çalışmalar ve kurumlar arası iş birliği ele alındı. Toplantıya Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Niğde Şube Başkanlığı ve Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü temsilcileri ile projede görev alan akademisyenler katıldı. Proje kapsamında çocuk ve gençlerin okuma kültürlerinin geliştirilmesi, eğitim süreçlerinin desteklenmesi, sosyal ve kişisel gelişimlerinin güçlendirilmesi, bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulması ve yaşam becerilerinin artırılması hedefleniyor. Toplantıda eğitim programları, okuma ve kültür faaliyetleri, atölye çalışmaları, kişisel gelişim etkinlikleri ve farkındalık programları değerlendirildi. Kurumların uzmanlık alanları doğrultusunda projeye sağlayacağı katkılar da görüşüldü. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nin akademik bilgi birikimi ve insan kaynağıyla projeye destek sunacağı, Yeşilay'ın bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam alanındaki çalışmalara katkı sağlayacağı belirtildi. Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünün ise kurs ve yaygın eğitim faaliyetleriyle projenin eğitim boyutunda aktif rol üstleneceği ifade edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kamu kurumları, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütülecek projenin, çocuk ve gençlerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine de katkı sunması amaçlanıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Niğde</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/nigdede-kop-kesif-merkezi-projesi-icin-paydaslar-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:15:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/nigdede-kop-kesif-merkezi-projesi-icin-paydaslar-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="63884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdemir Romanya, Avrupa'nın elektrikli araç dönüşümüne güç verecek]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/erdemir-romanya-avrupanin-elektrikli-arac-donusumune-guc-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/erdemir-romanya-avrupanin-elektrikli-arac-donusumune-guc-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık 150 bin ton üretim kapasitesine sahip Erdemir Romanya, üretiminin yüzde 90'ını Avrupa ülkeleri ve ABD'ye ihraç ediyor. Elektrik çeliğinde 50 yılı aşan deneyime sahip şirket, elektrikli araçlarda kullanılan yeni nesil E-Car çelikleriyle küresel pazarlardaki gücünü artırmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllık 150 bin ton üretim kapasitesine sahip Erdemir Romanya, üretiminin yüzde 90'ını Avrupa ülkeleri ve ABD'ye ihraç ediyor. Elektrik çeliğinde 50 yılı aşan deneyime sahip şirket, elektrikli araçlarda kullanılan yeni nesil E-Car çelikleriyle küresel pazarlardaki gücünü artırmayı hedefliyor. </p><p>OYAK Genel Müdürü ve Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir Romanya tesisini ziyaret etti. Romanya'nın başkenti Bükreş'teki fabrikada incelemelerde bulunan Yalçıntaş, Erdemir Romanya Genel Müdürü Doğan Güreş ve fabrika çalışanlarıyla bir araya geldi. Yıllık 150 bin ton üretim kapasitesine sahip Erdemir Romanya, elektrik motorları ve jeneratörlerin nüvelerinde kullanılan yüksek kalite standartlarındaki taneleri yönlendirilmemiş (Non Grain Oriented) elektrik çeliği üretimindeki uzmanlığıyla öne çıkıyor. </p><p>Şirket, elektrifikasyon ve enerji dönüşümünün hız kazandığı bu yeni dönemde, elektrikli araçların çekiş motorlarında kullanılan E-Car çelikleri ile daha ince ve düşük manyetik kayıplı ürünlerin geliştirilmesine odaklanıyor. 50 yılı aşkın elektrik çeliği deneyimine sahip şirket, OYAK Maden Metalürji'nin gücü ve uzmanlığıyla Avrupa'nın elektrifikasyon dönüşümüne yönelik yüksek katma değerli çelik üretimini geliştirmeyi sürdürüyor. </p><p>OYAK Maden Metalürji'nin Avrupa'daki ihracat merkezi </p><p>Şirketin üretim kabiliyetini geliştiren önemli adımlardan biri de İsdemir'de geliştirilen elektrik çeliğine uygun sıcak ruloların tesiste kullanılmaya başlanması oldu. OYAK Maden Metalürji şirketleri arasındaki üretim ve teknik yetkinliklerin birbirini tamamlaması, kapasite ve verimlilik artışını desteklerken yüksek katma değerli ürünlerde gelişim için de önemli bir zemin oluşturuyor. </p><p>Avrupa pazarlarına yakınlığı, güçlü üretim altyapısı, teknik bilgi birikimi ve deneyimli insan kaynağıyla Erdemir Romanya, OYAK Maden Metalürji'nin Avrupa'daki güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. </p><p>OYAK'ın uluslararası faaliyetlerinde önemli bir merkez </p><p>Erdemir Romanya'nın OYAK Maden Metalürji'nin Avrupa'daki en önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Murat Yalçıntaş, OYAK şirketleri arasındaki üretim ve teknik yetkinliklerin birbirini tamamladığını belirtti. </p><p>Dünyada enerji dönüşümünün her geçen gün hız kazandığına vurgu yapan Yalçıntaş, 'Elektrikli araçlardan yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar tüm bu dönüşümün tam merkezinde ise elektrik çeliği bulunuyor. Erdemir Romanya olarak Târgovişte'de 50 yılı aşan köklü bir üretim tecrübesine sahibiz. Üstelik üretimimizin yüzde 90'ını doğrudan ihraç ediyoruz.' ifadelerini kullandı. </p><p>Yalçıntaş, şu değerlendirmelerde bulundu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Avrupa pazarlarına yakınlığımız, güçlü altyapımız ve deneyimli insan kaynağımız en büyük avantajımız. İsdemir'de geliştirdiğimiz elektrik çeliğine uygun sıcak ruloları Romanya tesisimizde kullanmaya başlamamız da kapasitemizi ve verimliliğimizi ciddi ölçüde destekliyor. Erdemir'in Türkiye'deki güçlü üretimi ile Erdemir Romanya'nın uzmanlığının kusursuz bir bütünlük oluşturduğuna inanıyoruz. Yenilenebilir enerji teknolojilerinin yaygınlaştığı bu dönemde, Almanya, Polonya, Macaristan, Fransa ve ABD gibi pazarlara sunduğumuz ürün gamını geliştirmeye devam edeceğiz. Şirketimizin 2030 vizyonu doğrultusunda attığımız bu adımlar, şirketimizin uluslararası arenadaki konumunu daha da sağlamlaştıracak.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/erdemir-romanya-avrupanin-elektrikli-arac-donusumune-guc-verecek</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:23:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/erdemir-romanya-avrupanin-elektrikli-arac-donusumune-guc-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="75810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Liman Tepe'de tarihi keşif: Taş kanallarla suyu yönetmişler]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/liman-tepede-tarihi-kesif-tas-kanallarla-suyu-yonetmisler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/liman-tepede-tarihi-kesif-tas-kanallarla-suyu-yonetmisler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin destek verdiği Liman Tepe kazılarında yaklaşık 5 bin yıllık drenaj sistemi keşfedildi. Taş kanallardan oluşan ve yağmur sularını yönlendirmek amacıyla kullanıldığı değerlendirilen sistemin, Ege ve Batı Anadolu'da az rastlanan örneklerden biri olduğu belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin destek verdiği Liman Tepe kazılarında yaklaşık 5 bin yıllık drenaj sistemi keşfedildi. Taş kanallardan oluşan ve yağmur sularını yönlendirmek amacıyla kullanıldığı değerlendirilen sistemin, Ege ve Batı Anadolu'da az rastlanan örneklerden biri olduğu belirtildi. </p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, arkeolojik mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla kazı çalışmalarına desteğini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi'nin 2026 yılı destek programında yer alan 16 arkeolojik kazıya toplam 19 milyon 665 bin 625 lira kaynak sağlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi'nin destekleriyle sürdürülen Liman Tepe kazılarında 35 kişilik ekip, Urla'nın 7 bin yıllık geçmişini aydınlatmak için çalışıyor. </p><p>Ankara Üniversitesi adına yürütülen kazılarda yalnızca karadaki antik yerleşim değil, 2000 yılından bu yana araştırılan deniz altındaki liman da inceleniyor. Türkiye'nin ilk su altı liman kazılarının gerçekleştirildiği Liman Tepe'de bu yıl yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin sokakları, 'uzun evleri', surları ve su sistemi üzerinde çalışıldı. Deniz altında ise limanın mendirek yapısının tarihini belirlemek amacıyla yeni araştırmalar yapıldı. </p><p>5 bin yıllık kentin sokağında </p><p>Ankara Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Liman Tepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, kazıların 1992 yılında Prof. Dr. Hayat Erkanal başkanlığında başladığını, 2020 yılından bu yana ise kendi başkanlığında sürdüğünü söyledi. Urla'nın 7 bin yıllık geçmişini araştırdıklarını belirten Şahoğlu, 'Şu an içinde bulunduğumuz kısım günümüzden 5 bin yıl geriye gidiyor. Surlarla çevrili bir şehrin içindeyiz. Sağımızda ve solumuzda 'uzun evler' dediğimiz yapılar var. Biz bugün aslında günümüzden 5 bin yıl önce kullanılan bir sokağın içerisindeyiz' dedi. </p><p>Taş kanallarla suyu yönlendirmişler </p><p>Bu yılki çalışmaların en dikkat çekici keşiflerinden birinin antik yerleşimde ortaya çıkarılan su sistemi olduğunu söyleyen Şahoğlu, farklı kotlardaki teraslar arasında taşlarla oluşturulmuş kanallar tespit ettiklerini anlatarak, 'Taşlarla kanallar yapmışlar ve o kanalların içerisinden sular akıyor. İçme suyuyla ilgili olmayabilir. Yerleşimin ortasına doğru derinleşen bir yapı olduğu için akan yağmur sularını belli bir yere kanalize etmek amacıyla yapılmış olabileceğini düşünüyoruz. Terasların arasında taşlarla inşa edilmiş bir drenaj sistemi var. Batı Anadolu'da pek bilmediğimiz, Ege'de de çok az örneği bulunan bir sistem. Bunu daha ayrıntılı inceleyeceğiz' diye konuştu. </p><p>5 bin yıllık evlerin kapısında dev çömlekler </p><p>Kazılarda yaklaşık 5 bin yıllık 'uzun evler'de de yeni veriler elde edildi. Evlerin giriş bölümünde zemine sabitlenmiş büyük çömlekler bulunduğunu anlatan Şahoğlu, bunların su, tahıl ya da başka ürünlerin depolanması için kullanılmış olabileceğini belirtti. Çömleklerden alınacak örneklerin uzmanlar tarafından inceleneceğini ifade eden Şahoğlu, 'Sabit bir çömlek bulduğumuz zaman sıvı ya da katı bir malzemenin depolandığını düşünüyoruz. İlk akla gelenlerden biri su. Ancak içinden toprak örnekleri toplayacağız. Botanikçiler inceleyecek, yanmış tohumlar varsa bize ne saklandığı konusunda bilgi verecek. Mikromorfolojik araştırmalarla gözümüzle göremediğimiz kalıntılardan bile içindeki malzemeyi anlamaya çalışacağız' dedi. </p><p>5 bin yıl önce ev aynı zamanda atölyeydi </p><p>Liman Tepe'nin yaklaşık 4 bin 500-5 bin yıl öncesine tarihlenen döneminde surlarla çevrili güçlü bir yerleşim olduğunu belirten Şahoğlu, kazılarda ortaya çıkarılan uzun evlerin Ege'de bu dönem için bilinen en büyük yapılar arasında yer aldığını söyledi. Yapıların 25 metreden uzun ve yaklaşık 5 metre genişliğinde olduğunu kaydeden Şahoğlu, burada yalnızca gündelik hayatın sürmediğini, üretimin de yapıldığını anlattı. Şahoğlu, 'Bir evde maden üretildiğini biliyoruz. İnsanlar orada hem yaşıyor hem madencilik yapıyor. Yanındaki evde ise tekstil üretimine ilişkin dokumacılık ağırlıkları buluyoruz. Bu nedenle bunları 'atölye-ev' olarak tanımlayabiliriz. Hem günlük yaşamın hem de üretimin sürdüğü mekanlar' diye konuştu. </p><p>4 bin 500 yıl önce Ege adalarıyla ticaret </p><p>Liman Tepe'nin binlerce yıldır Ege'nin önemli deniz ticareti merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Şahoğlu, kazılarda Kiklad Adaları'ndan geldiği belirlenen seramik örneklerine ulaşıldığını söyledi. Bu buluntuların Anadolu'da çok az merkezde görüldüğünü belirten Şahoğlu, Liman Tepe'nin Ege adalarıyla kurduğu ilişkinin binlerce yıl öncesine uzandığını anlattı. Şahoğlu, Kiklad Adaları'nda üretilerek deniz yoluyla Liman Tepe'ye ulaştırılan seramik kapların bulunduğunu, bu kaplarda zeytinyağı veya şarap gibi ürünlerin taşınmış olabileceğini ancak içeriklerinin kesin olarak bilinmediğini belirtti. Bu buluntuların Liman Tepe'nin yaklaşık 4 bin 500 yıl önce Ege adalarıyla deniz aşırı bağlantı kurduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Şahoğlu, seramiklerin yerleşimin önemli bir liman ve ticaret merkezi olduğuna ilişkin önemli veriler sunduğunu söyledi. </p><p>7 bin yıl önce Ege Denizi'ni aşmışlar </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Liman Tepe'deki deniz bağlantısının daha da eskiye uzandığını vurgulayan Şahoğlu, 7 bin yıl öncesine ait tabakalarda Melos Adası kökenli obsidyen bulunduğunu söyledi. Volkanik cam olan obsidyenin, metal kullanımından önce kesici alet üretiminde son derece değerli olduğunu belirten Şahoğlu, '7 bin yıl önce Melos Adası'ndan gelen obsidyen örneklerimiz var. İnsanlar denizleri aşıp bu malzemeyi buraya getirmeyi başarıyor. Hatta küçük bir atölye bulduk. Belki büyük parçalar halinde getirip burada işleyerek aletlere dönüştürüyorlardı. Liman Tepe'nin yüzü hep denize dönük' ifadelerini kullandı. </p><p>Türkiye'nin ilk su altı liman kazısı </p><p>Liman Tepe'yi Türkiye arkeolojisi açısından özel kılan bir başka unsur ise çalışmaların kara ile sınırlı kalmaması. Deniz altı kazılarının 2000 yılından bu yana sürdüğünü belirten Şahoğlu, Türkiye'deki ilk su altı liman kazılarının Liman Tepe'de gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yıl deniz altında özellikle limanın tarihlendirilmesine yoğunlaştıklarını belirten Şahoğlu, 'Taşlık mendirek yapısının farklı noktalarında sondajlar gerçekleştirdik. Amacımız bu mendireğin ne zaman inşa edildiğini ve ne kadar süre kullanıldığını net olarak ortaya koymak' dedi. </p><p>Deniz altındaki kazılarda yalnızca amfora ve seramiklere ulaşılmadığını vurgulayan Şahoğlu, 'Zeytin çekirdekleri, üzüm çekirdekleri, fındıklar gibi organik malzemeleri de buluyoruz. Aslında bir yerleşimin ekonomik kalbini kazıyoruz. Bu nedenle deniz ticareti hakkında bulunmaz veriler elde ediyoruz' diye konuştu. </p><p>10 yıldır parçaları tamamlanan kaplar var </p><p>Denizden çıkarılan eserlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uzun yıllar süren titiz bir çalışma gerektirdiğini belirten Şahoğlu, tuz ve deniz canlılarının etkisinden arındırılan parçaların uzmanlar tarafından tek tek birleştirildiğini söyledi. Şahoğlu, '10 yıldır parçaları çıkan kaplarımız var. Denizden çıkarılıyor, arındırılıyor ve uzmanlarımız parçaları birleştiriyor. Bu iş bir arkeoloğun ömrüyle sınırlı değil. Nesiller boyunca devam edecek bir çalışma. Benden önce hocamız Prof. Dr. Hayat Erkanal yürütüyordu, şimdi benim başkanlığımda devam ediyor, benden sonra başka arkadaşlarımız devralacak. Bizim sorumluluğumuz bulduğumuz her şeyi en doğru şekilde saklamak ve belgelemek' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Izmir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/liman-tepede-tarihi-kesif-tas-kanallarla-suyu-yonetmisler</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:50:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/liman-tepede-tarihi-kesif-tas-kanallarla-suyu-yonetmisler.jpg" type="image/jpeg" length="52111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nene Hatun Tarihi Millî Parkı'ndaki restorasyon sürüyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/nene-hatun-tarihi-milli-parkindaki-restorasyon-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/nene-hatun-tarihi-milli-parkindaki-restorasyon-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Nene Hatun Tarihi Millî Parkı'ndaki restorasyon çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum Nene Hatun Tarihi Millî Parkı'ndaki restorasyon çalışmaları devam ediyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doğa Koruma ve Millî Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü Milli Parklar Dairesi Başkanı Hakan Orhan ile Doğa Koruma ve Millî Parklar 14. Bölge Müdürü Melikunnas Özkaya, Doğa Koruma ve Millî Parklar 13. Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Doğa Koruma ve Millî Parklar 13. Bölge Müdürü Akif Ümüzer ve Bölge Müdür Yardımcısı Mustafa Gözler tarafından karşılanan heyet, gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Nene Hatun Tarihi Millî Parkı'na geçti. Heyet, Millî Park'ta devam eden restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve değerlendirmelerde bulundu. </p><p>Doğa Koruma ve Millî Parklar 13. Bölge Müdürlüğü tarafında konu ile ilgili yapılan paylaşımda, program kapsamında Nene Hatun'un kabri ziyaret edilerek dualar edildiği ifade edilerek, 'Tarihî ve kültürel mirasımızın korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla Nene Hatun Tarihi Millî Parkı'nda yürütülen çalışmalar titizlikle devam ediyor' denildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/nene-hatun-tarihi-milli-parkindaki-restorasyon-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:18:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/nene-hatun-tarihi-milli-parkindaki-restorasyon-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="37712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rumeli Hisarı Restorasyonlarına Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/rumeli-hisari-restorasyonu-uzadi-santiye-isgali-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rumeli-hisari-restorasyonu-uzadi-santiye-isgali-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet'in 90 günde yaptırdığı Rumeli Hisarı'nda altı buçuk yıldır bitmeyen restorasyon çalışmaları büyük bir tepkiye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarihi Hisar Şantiye Kıskacında</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında sadece 90 gün gibi inanılmaz bir sürede inşa edilen Rumeli Hisarı, günümüzde bitmek bilmeyen restorasyon çalışmaları nedeniyle adeta bir şantiye alanına dönüşmüş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 6,5 yıl önce başlatılan çalışmaların bir türlü tamamlanamaması ve kalenin ziyarete kapalı kalması, sivil toplum kuruluşları ile vatandaşların büyük tepkisini çekiyor. Giriş ve çıkış noktalarına yerleştirilen 10 adet konteyner boğazın silüetinde ciddi bir görüntü kirliliği yaratırken, tarihi yapının turizmden mahrum kalması bölge esnafını da derinden etkiliyor.</p>

<p><strong>"Bizans'ın İşgal Edemediği Yeri Şantiye İşgal Etmiş Durumda"</strong> Konuyla ilgili sahada bir basın açıklaması düzenleyen İstanbul Çevre Konseyi Onursal Başkanı Zafer Murat Çetintaş, kalenin restorasyon kılıfı altında işgal edildiğini savunuyor. Tarihi dokuya sahip çıkılması ve alandan rant elde edilmemesi gerektiğini belirten Çetintaş, <i>"6,5 yıldır adeta Bizans'ın işgal edemediği yeri şantiye işgal etmiş durumda. Bu şantiyenin ivedi bir biçimde buradan kaldırılmasını talep ediyoruz"</i> ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Aynı şekilde Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu da şantiye alanının yüklenici firma yetkilileri tarafından boğaza nazır bir ikametgâh gibi kullanıldığını iddia ederek, bu duruma müsaade etmeyeceklerini ve konuyu Tüketici Mahkemesi'ne taşıyacaklarını vurguluyor.</p>

<p><strong>"Turizme ve Tarihe Darbe Vuruluyor"</strong> İstanbul Çevre Konseyi Başkanı Seyfullah Atçı, bu tür anıtsal yapıların ekonomiye ve kültür turizmine kazandırılmasının önemine dikkat çekerken; Tüketici Konfederasyonu Başkanvekili Av. İbrahim Güllü ise tüketicinin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğini dile getiriyor.</p>

<p>Almanya'dan İstanbul'a gelen turist Şükrü Kafa'nın sözleri ise durumu özetler nitelikte: <i>"Padişah 90 günde burayı bitirdiğine göre bu zamanda bir mühendis çıkamıyor mu? Böyle tarihi bir yeri ancak dışarıdan seyrediyoruz."</i> Tarihi kalenin kapılarını yerli ve yabancı ziyaretçilere ne zaman açacağı ise hala belirsizliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/rumeli-hisari-restorasyonu-uzadi-santiye-isgali-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/rumeli-hisari.webp" type="image/jpeg" length="88162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi Amasra'nın muhteşem doğasında düzenlenen koşuya yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-amasranin-muhtesem-dogasinda-duzenlenen-kosuya-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-amasranin-muhtesem-dogasinda-duzenlenen-kosuya-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın'ın tarihi ve turistik ilçesi Amasra'da kurulan yaklaşık 7 kilometrelik parkurda, Rusya, Almanya ve İngitere ile Türkiye'nin 33 ilinden toplam 468 sporcu yarıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bartın'ın tarihi ve turistik ilçesi Amasra'da kurulan yaklaşık 7 kilometrelik parkurda, Rusya, Almanya ve İngitere ile Türkiye'nin 33 ilinden toplam 468 sporcu yarıştı. </p><p>Fatih Sultan Mehmet Han'ın 'Çeşmi cihan' (Dünyanın göz bebeği) olarak nitelendirdiği Amasra ilçesinde, Amasra Çeşmi Cihan Koşusu düzenlendi. İlçedeki belediye binası önünde başlayan koşu yol ve patikadan oluşan 2 etaplı, 7 kilometrelik parkurda yapıldı. Koşu öncesinde yapılan hareketlerle ısınan sporcular, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Amasra Kaymakamı Muhammet Serdar Erdoğan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Halil Akkaş ile protokolünün start vermesiyle birlikte kıyasıya yarıştı. </p><p>Amasra'nın muhteşem doğasında gerçekleşen yarışma ilçenin tarihi sokaklarına uzanan parkuru tamamlanması ile sona erdi. Toplam 20 ayrı kategoride gerçekleşen ve Bartın, İstanbul, Ankara, Zonguldak gibi Türkiye'nin 33 farklı şehirden yarışmacının katıldığı koşuda Rusya, Almanya ve İngiltere'den de sporcular yer aldı. </p><p>Yarışmaları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Atletizm Federasyonu Başkanı ve Eski Milli Sporcu Ferhat Sakallı, dünya şampiyonu ve eski milli sporcu Ramil Guliyev, eski milli sporcular Zeki Öztürk, Lale Öztürk, Haydar Doğan, Abdulkadir Türk, Serhat Polat, Hüseyin Yağlı, Dudu Karakaya, Ahmet Altun, Serap Aktaş da takip etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Organizasyonu düzenleyenlere ve katılan sporculara teşekkür eden Vali Nurtaç Arslan, ''Fatih Sultan Mehmet'in Çeşmi Cihan, dünyanın göz bebeği olarak ifade ettiği ilçemizin muhteşem denizi ve eşsiz manzarasında düzenlenen yarışmaya 468 sporcu katıldı. Ülke dışından ve Türkiye'nin farklı 33 ilinden gelen sporcular, denizi ve doğasıyla eşsiz olan Amasra'mızın tadını çıkardı. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz bu yarışmayı her yıl gerçekleştirerek geleneksel hale dönüştürmek istiyoruz. Başta sporcular olmak üzere organizasyona katılan herkes Amasra'mızı çok sevdi. Biz tüm sporcular ilçemizin gönüllü turizm elçisi olacaklarını ifade ettiler. Dünyanın ve Türkiye'nin her yanından insanları ilçemizi görmesi ve gezmesi için bekliyoruz'' diye konuştu. </p><p>Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, organizasyona destek olanlara teşekkür plaketi sunulurken, dereceye giren tüm sporculara ise madalyaları, hediyeleri ve para ödülleri Vali Nurtaç Arslan ile beraberindeki protokol tarafından verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor, Bartın</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-amasranin-muhtesem-dogasinda-duzenlenen-kosuya-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:35:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/tarihi-amasranin-muhtesem-dogasinda-duzenlenen-kosuya-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="28123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köylülerin emanetleri müzeye dönüştü: 700 eser geçmişe ışık tutuyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/koylulerin-emanetleri-muzeye-donustu-700-eser-gecmise-isik-tutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/koylulerin-emanetleri-muzeye-donustu-700-eser-gecmise-isik-tutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Çubuk ilçesindeki Kuruçay Köy Müzesi'nde, köylülerin bağışladığı yaklaşık 700 eser geçmişin izlerini günümüze taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Çubuk ilçesindeki Kuruçay Köy Müzesi'nde, köylülerin bağışladığı yaklaşık 700 eser geçmişin izlerini günümüze taşıyor. </p><p>Ankara'nın Çubuk ilçesinde bulunan Kuruçay Köy Müzesi, köylülerin bağışladığı tarihi eşyalarla geçmişe ışık tutuyor. Müzede, 1890'lı yıllardan kalan eserlerin yanı sıra Trablusgarp Cephesi'nde kullanılan kılıç ve Kurtuluş Savaşı dönemine ait çeşitli eşyalar da sergileniyor. Yaklaşık 700 eserin yer aldığı müze, köyün geçmişini gelecek nesillere aktarıyor. </p><p>'Kuruçay köyü müzesi çubukta bulunan ilk köy müzesidir' </p><p>Kuruçay Müzesi'nin köylülerin emekleriyle ortaya çıktığını ifade eden Lokman Öztürk, 'Bu müzeyi diğer müzelerden ayıran fark, geçmişimizi, geleceğimize taşıyan hatıralarımızı gençlerimizle tanıştırmaktır. Gençlerimiz, geçmişimize sahip çıkarak müzeyi büyüklerimizin emekleriyle beraber buralara getirdiler. Bizde aldığımız noktadan korumaya ve daha da bakımlı hale getirmeye, tanınır hale getirmeye çalışıyoruz. İleride belirli günleri ziyaret günleri yapacağız. Bunu da gerçekleştirince insanlar ayrı bir ilgi gösterecek. Büyüklerimizin yaşadığı ve geçmişi anlatan eserler burada toplu halde bulunuyor. Kuruçay Köyü Müzesi Çubuk'ta bulunan ilk köy müzesidir' dedi. </p><p>'Müzede tahmini olarak 700 tane eser var' </p><p>Trablusgarp Cephesi'nde kullanılan kılıç ile Kurtuluş Savaşı dönemine ait çeşitli eserlerin müzeye köylüler tarafından bağışlandığını aktaran Öztürk, 'Komşularımız sağ olsun ellerinden geleni yaptılar. Evlerinde bulunan kullanmadıkları neleri varsa hatıra olarak hepsini bedelsiz olarak teslim ettiler. Buradaki eserlerin tamamında köylülerin hatıraları ve hediyeleri var. Müzede tahmini olarak 700 tane eser var. Trablusgarp Savaşı bizim için Malazgirt gibi önemli seferlerden bir tanesidir. Bu savaşın anısına, savaşta kullanılan kılıcı ve diğer eserleri büyüklerimiz bize emanet ettiler' diye konuştu. </p><p>'1890'lardan kalan eserlerimiz var' </p><p>Öztürk, müzedeki eserlerin büyük çoğunluğunun döneminde köylüler tarafından kullanılan eşyalardan oluştuğunu belirterek, 'Müzemizde gelin ve damat kıyafeti, köylü kıyafetleri bulunmakta. Mehmetçiklerin kullandığı ve Anadolu kadınlarının ördüğü yün çoraplar var. Tarih olarak 1890'lardan kalan eserlerimiz var. Bu eserler içerisinde kap, kacaklar, ışıklandırmalar, ev aletleri, el aletleri ve ailelerimizin kullandığı tarımsal ürünler, matbaa ürünleri var. Bu eserler, eskiden kullandığımız, bildiğimiz şeylerdir' şeklinde konuştu. </p><p>'Bu eserleri gelecek nesillerimize muhafaza etmemiz gerekiyor' </p><p>Müzeyi ziyaret eden vatandaşların eserleri gördüklerinde verdikleri tepkilere değinen Öztürk, şu ifadelere yer verdi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ziyaretçiler müzeyi, olumlu karşılıyorlar, şaşıranlar da oluyor. Çoğu eseri görmediklerini söylüyorlar, öğrenince mutlu oluyorlar. Bu eserleri gelecek nesillerimize muhafaza etmemiz gerekiyor. Eserler asırlardan evvel bize devrolmuş, biz de eserleri asırlarca yaşamasını arzu ediyoruz. Köyümüz örnek bir köy.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/koylulerin-emanetleri-muzeye-donustu-700-eser-gecmise-isik-tutuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:19:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/koylulerin-emanetleri-muzeye-donustu-700-eser-gecmise-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="14203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin'in tarihi Kasaplar Çarşısı yeniden kent yaşamına kazandırılıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/mersinin-tarihi-kasaplar-carsisi-yeniden-kent-yasamina-kazandiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/mersinin-tarihi-kasaplar-carsisi-yeniden-kent-yasamina-kazandiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in kent hafızasında önemli bir yere sahip olan yaklaşık bir asırlık Kasaplar Çarşısı, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek restorasyon çalışmalarıyla yeniden kent yaşamına kazandırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin'in kent hafızasında önemli bir yere sahip olan yaklaşık bir asırlık Kasaplar Çarşısı, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek restorasyon çalışmalarıyla yeniden kent yaşamına kazandırılacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapılması planlanan restorasyon çalışmasıyla, Cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilen tarihi yapının özgün mimari karakterinin korunması hedefleniyor. İlk döneminde sebze ve meyve satışı yapılan ve 'Sebzeli' olarak adlandırılan yapı, zaman içerisinde farklı işlevler üstlenerek kasapların ve çeşitli dükkanların bulunduğu bir çarşıya dönüştü. </p><p>Yıllar içerisinde yapılan müdahaleler, eklemeler ve tahribatlar nedeniyle özgün mimari karakterinin bir bölümünü kaybeden yapı, restorasyonla birlikte tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden ele alınacak. </p><p>'Yapıyı tarihi dokusuyla koruyarak kent yaşamına kazandırmayı amaçlıyoruz' </p><p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görev yapan İnşaat Mühendisi Fırat Eren, Kasaplar Çarşısının, Mersin kent tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip yapının korunarak yeniden kente kazandırılacağını ifade eden Eren, 'Kasaplar Çarşısı yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip. Bu yapıyı tarihi dokusuyla koruyarak, yeniden kent yaşamına kazandırmayı amaçlıyoruz' dedi. </p><p>Yapının zaman içerisinde çeşitli değişikliklere uğradığını aktaran Eren, 'Ne yazık ki yıllar içerisinde yapılan müdahaleler, eklentiler ve tahribatlar nedeniyle yapının özgün mimari karakterinin kaybolduğunu görüyoruz. Mersin Çarşısının merkezinde yer alan bu yapı, bulunduğu konum itibariyle de kentimizin önemli buluşma noktalarından biri olmaya aday' diye konuştu. </p><p>Restorasyon çalışmasını yalnızca yapı özelinde değerlendirmediklerini kaydeden Eren, Kasaplar Çarşısının çevresindeki tarihi ve kültürel alanlarla birlikte ele alındığını söyledi. </p><p>Tarihi yapılar arasında kültür rotası oluşturulacak </p><p>Kasaplar Çarşısının çevresindeki tarihi ve kültürel alanlarla bütünleşmesiyle kent merkezinde önemli bir kültür rotası oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Eren, 'Kırmızı Lacivert Kent Meydanı, Karamancılar Konağı, Kent Müzesi olarak Mersin'e kazandıracağımız Taş Bina ile birlikte Kasaplar Çarşısı, Mersin tarihinin merkezinde birbirini tamamlayan önemli bir kültür rotasının parçalarını oluşturacak' ifadelerini kullandı. </p><p>Özellikle Taş Binada hayata geçirilecek Kent Müzesi ile Kasaplar Çarşısı arasındaki yakınlığın bölgenin cazibesini artıracağını dile getiren Eren, 'Özellikle Taş Binada hayata geçireceğimiz Kent Müzesi ile Kasaplar Çarşısı arasındaki yakınlık ve işlevsellik, bu bölgeyi yerel halk ve turistler için çok daha güçlü bir deneyim alanına dönüştürecek' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Mersin</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/mersinin-tarihi-kasaplar-carsisi-yeniden-kent-yasamina-kazandiriliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:11:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/mersinin-tarihi-kasaplar-carsisi-yeniden-kent-yasamina-kazandiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="76963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi yaklaşık 3 bin yıllık Midas Kenti'nde tepki çeken tahribat]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-yaklasik-3-bin-yillik-midas-kentinde-tepki-ceken-tahribat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-yaklasik-3-bin-yillik-midas-kentinde-tepki-ceken-tahribat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de bulunan ve yaklaşık 3 bin yıllık olan Midas Kenti'nin duvarlarına yazılan isim ve şekiller görenlerin tepkisini çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'de bulunan ve yaklaşık 3 bin yıllık olan Midas Kenti'nin duvarlarına yazılan isim ve şekiller görenlerin tepkisini çekti. </p><p>Eskişehir'in Han ilçesinde bulunan ve M.Ö. 8. yüzyılda Frigler tarafından kurulan, 17 metrelik Midas Anıtı ile tanınan ve Dağlık Frigya'nın en büyük dini merkezi olan 3 bin yıllık Midas Kenti olarak bilinen Yazılıkaya'nın duvarlarına yazılan isim ve çizilen şekiller görenleri rahatsız etti. Tarihi alanının kimliği belirsiz şahıs veya şahısların tahrip edilmesi bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de dikkatini çektiği öğrenildi. Alanı ziyaret eden vatandaş Sade Aslan, tarihi yapılardaki tahribata tepki gösterdi. Oyuklarda ve mağaralarda karşılaştığı manzarayı sosyal medyada paylaşan Aslan, bölgede güvenlik önlemlerinin ve kamera sistemlerinin artırılması gerektiğini ifade etti. </p><p>'Yabancı turistler yapıları değil tahribatları çekiyordu' </p><p>Tarihi alanın turizme açıldıktan sonra zarar görmeye başladığını belirten Sade Aslan, 'Yazılıkaya'ya gittim, çok tavsiye ettiler. Gerçekten de çok güzel bir yer fakat videoda da belirttiğim gibi gördüğüm şeyler inanılmazdı. Yazı yazmışlar, kazımışlar, tuhaf tuhaf ve terbiyesizce resimler çizmişler. Ateş yakmışlar, etrafta idrar kokusu var. İnanılır gibi değil, hiç böyle bir şey hayal etmemiştim. Hatta biz oradayken yabancı turistler vardı. Turistler yapıları çekmekten ziyade sürekli olarak bu tahribatları çektiler, bu durum çok üzücü. Bence kesinlikle kamera olmalı. Güvenlik görevlisi ben göremedim, var mıdır bilmiyorum ama kesinlikle olmalı. Artık sokaklarda, kıyıda köşede bile kameralar varken bu gibi tarihi yerlerde kamera olmaması çok üzücü. 3 bin yıllık bir geçmişi varmış. Yani önemini kelimelerle tarif etmek biraz yetersiz kalır çünkü toprağımızın ve her taşımızın bizim için önemi var. 3 bin yıldır bugünlere gelmiş ve korunmuş olan bu yapı, orada yaşayan birkaç kişiyle de konuştuğuma göre, turizme açıldıktan sonra bu hale gelmeye başlamış' dedi. </p><p>'Bu durum ailede başlar, okulda devam eder' </p><p>Ören yerlerinin giriş çıkış saatlerine düzenleme getirilmesi gerektiğini söyleyen Aslan, çevre bilincinin küçük yaşta kazandırılması gerektiğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bir de turizme açılan yerler bence biraz daha saatli olmalı. Yani belli saatlerde açılıp belli saatlerde kapanmalı ve güvenlik mutlaka bulunmalı. Ben hiçbir güvenlik göremedim. Mağaraların içlerinde, yani her girdiğiniz mağarada ben mağara diye tabir ediyorum ama eskiden o dönemde orada yaşamışlar, o oyukların içinde girdiğiniz ilk anda karşılaştığınız şey tuhaf tuhaf yazılar, isimler ve terbiyesizce ifadeler oluyor. Bence kesinlikle önlem alınmalı. Bir de kısaca şuna değinmek istiyorum: Bakın, bunun kaynağı aslında dün ya da bugün başlamış değil. 5 yaşındaki çocuklar parklarda salıncakları kırarken ya da bir çocuk anaokuluna, ilkokula başladığında arkadaşının kalemini, defterini kırdığında 'Çocuktur geçer, çocuktur yapar' dediğimizde başlıyor. Fakat bu videoya gelen bazı yorumları görünce de hayretler içinde kaldım. Bugün yazılan bu yazıların 3 bin yıl sonra da bir anı veya tarih olabileceğine inanan insanlar var. Bu durum ailede başlar, daha sonra okulda devam eder ve en sonunda kişinin kendisini geliştirmesiyle şekillenir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-yaklasik-3-bin-yillik-midas-kentinde-tepki-ceken-tahribat</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:27:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/tarihi-yaklasik-3-bin-yillik-midas-kentinde-tepki-ceken-tahribat.jpg" type="image/jpeg" length="64752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitlis'in Tarihi değerleri için pedalladılar: Deliklitaş yeniden hayat bulsun]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bitlisin-tarihi-degerleri-icin-pedalladilar-deliklitas-yeniden-hayat-bulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bitlisin-tarihi-degerleri-icin-pedalladilar-deliklitas-yeniden-hayat-bulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'in tarihi ve kültürel değerlerine dikkat çekmek amacıyla Vangölü Aktivistleri Derneği ile Tatvan Running Club tarafından düzenlenen bisiklet etkinliğinde yaklaşık 20 kişilik ekip, Deliklitaş'a dikkat çekmek için pedal çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bitlis'in tarihi ve kültürel değerlerine dikkat çekmek amacıyla Vangölü Aktivistleri Derneği ile Tatvan Running Club tarafından düzenlenen bisiklet etkinliğinde yaklaşık 20 kişilik ekip, Deliklitaş'a dikkat çekmek için pedal çevirdi. </p><p>Vangölü Aktivistleri ve Tatvan Running Club, Bitlis'in tarihi ve kültürel mirasının tanıtılması ve korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yaklaşık 20 bisikletlinin katıldığı etkinlikte, Bitlis'in tarihi ve kültürel değerleri ziyaret edilerek hem sağlıklı yaşam ve bisiklet kullanımına hem de kentin sahip olduğu değerlerin korunmasına dikkat çekildi. Etkinlik kapsamında bisikletliler, geçmişten günümüze Bitlis'in hafızasında önemli bir yere sahip olan Deliklitaş'ta bir araya geldi. Geçmişte yolun kaya kütlesinin içerisinden geçtiği özgün görünümüyle bölgenin en dikkat çekici noktalarından biri olan Deliklitaş'ın eski fotoğrafları ile bugünkü durumu değerlendirilerek alanın yeniden gündeme taşınması istendi. </p><p>Etkinliğe katılan Bitlis Eren Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Deliklitaş ve çevresinin tarihi hakkında katılımcılara yerinde bilgiler verdi. </p><p>Demirtaş'ın anlatımıyla katılımcılar bölgenin geçmişi, ulaşım açısından taşıdığı önem ve Deliklitaş'ın Bitlis'in toplumsal hafızasındaki yeri hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Tarihin yalnızca yazılı kaynaklardan değil, şehirlerin yollarından, yapılarından ve insanların hafızasında yaşayan mekânlardan da okunabileceğine dikkat çekildi. </p><p>Vangölü Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Dr. Erdoğan Özel ise alanın Bitlis açısından önemli bir kent hafızası değeri olduğunu belirterek, Deliklitaş'ın geçmişteki karakteristik görünümünü yeniden hatırlatacak bir restorasyon ve ihya çalışmasının değerlendirilmesini talep etti. Özel, 'Deliklitaş, yıllarca bu yolu kullanan insanların hafızasında yer etmiş, Bitlis ile özdeşleşmiş önemli bir değerdir. Bugün burada bulunmamızın amacı geçmişe özlem duymaktan öte kentimizin hafızasında yer edinmiş bir değeri yeniden gündeme taşımaktır. Yetkili kurumlarımızın, üniversitemizin ve konunun uzmanlarının katkısıyla mevcut yol güvenliği ve doğal yapı da dikkate alınarak Deliklitaş'ın eski görünümünü yansıtacak bir restorasyon ve ihya projesinin bilimsel olarak değerlendirilmesini talep ediyoruz' dedi. </p><p>Özel, yapılabilecek çalışmanın yalnızca görsel bir düzenleme olarak düşünülmemesi gerektiğini belirterek, Deliklitaş'ın çevresinin düzenlenmesi, eski fotoğraflarının ve tarihinin anlatıldığı bir tanıtım alanının oluşturulması ve noktanın Bitlis'in kültür ve turizm rotalarından biri hâline getirilmesinin de değerlendirilebileceğini ifade etti. </p><p>Etkinlikte, Bitlis'in sahip olduğu tarihi ve doğal değerlerin korunmasının yanı sıra bu değerlerin genç kuşaklara aktarılmasının önemine de vurgu yapıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vangölü Aktivistleri Derneği ve Tatvan Running Club tarafından gerçekleştirilen etkinlik, Deliklitaş'ta çekilen toplu fotoğraflar ve yapılan açıklamaların ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Bitlis</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bitlisin-tarihi-degerleri-icin-pedalladilar-deliklitas-yeniden-hayat-bulsun</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:08:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/bitlisin-tarihi-degerleri-icin-pedalladilar-deliklitas-yeniden-hayat-bulsun.jpg" type="image/jpeg" length="48551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Babadan oğula 'Tarihi seher lokantası' geleneği]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/babadan-ogula-tarihi-seher-lokantasi-gelenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/babadan-ogula-tarihi-seher-lokantasi-gelenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da geçmişten günümüze uzanan lokantacılık geleneği, babadan oğula aktarılarak yaşatılıyor. Kuruluşunun 80. Yılında asırlık lezzeti ile 'eski adap' sloganıyla kaldığı yerden aynı adapla aynı lezzetle hizmete başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum'da geçmişten günümüze uzanan lokantacılık geleneği, babadan oğula aktarılarak yaşatılıyor. Kuruluşunun 80. Yılında asırlık lezzeti ile 'eski adap' sloganıyla kaldığı yerden aynı adapla aynı lezzetle hizmete başladı. </p><p>İş İnsanı Mehmet Dursun Geçikli, babası merhum İhsan Geçikli'nin 1946 yılında Erzurum'da hizmet verdiği Seher Lokantası'nın lezzetlerini yeniden yaşatmak amacıyla 'Tarihi Seher Lokantası'nı hizmete sundu. Erzurum'un yöresel yemeklerini müşterileriyle buluşturmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden İş İnsanı Mehmet Dursun Geçikli, babası İhsan Geçikli'nin tecrübelerinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, Geçikli ailesi olarak Tarihi Seher Lokantası geleneğini sürdürmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. </p><p>Siyasilerin Tercihi 'Seher Lokantası' </p><p>Erzurum'da yaprak dönerinin 'çınarı' olarak gösterilen İhsan Geçikli'nin sürdürdüğü lokantacılık geleneğini oğlu Mehmet Dursun Geçikli, Gürcükapı Camii yanında 'Tarihi Seher Lokantası' adıyla yeniden yaşatmaya başladı. </p><p>Erzurum'un yöresel ağırlıklı sulu yemeklerindeki lezzeti koruyan Seher Lokantası, geçmişte Süleyman Demirel başta olmak üzere Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Turgut Özal ve Tansu Çiller gibi Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık yapmış siyasilerin de tercih ettiği mekânlar arasında yer aldı. </p><p>32 yıl aradan sonra, 1994 yılında faaliyetlerine son veren Seher Lokantası, aradan geçen yılların ardından Mehmet Dursun Geçikli tarafından yeniden Erzurum'un gastronomi kültürüne kazandırıldı. </p><p>Modern Konseptiyle 'Tarihi Seher Lokantası' </p><p>32 yıldır lokantacılık sektörünün içerisinde olduğunu ve bu mesleğin kendileri için bir aile mirası olduğunu ifade eden Mehmet Dursun Geçikli, Gürcükapı semtinde modern konseptiyle 'Tarihi Seher Lokantası'nı yeniden hizmete açtı. </p><p>420 metrekarelik alanda hizmet veren Tarihi Seher Lokantası'nda, Erzurum'un geleneksel sulu yemeklerinin yanı sıra cağ kebabı, yaprak döner ve yöresel yemekler de müşterilerin beğenisine sunuluyor. </p><p>İş İnsanı Mehmet Dursun Geçikli, Erzurum'un gastronomi sahnesine katkı sunmayı hedeflediklerini belirterek, 'Tarihi Seher Lokantamızda, o günün lezzetli sulu yemeklerinin yanı sıra cağ kebap, yaprak döner ve yöresel yemeklerimizi, Türk mutfağını başarıyla temsil eden profesyonel aşçılarımızın nezaretinde yeniden damaklarla buluşturduk' dedi. </p><p>Geçikli, Tarihi Seher Lokantası'nın hayata geçirilmesi sürecinde desteklerini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'e de teşekkür ederek, 'Geçikli ailesi olarak şehrimize katma değer sunmaktan mutluluk duyuyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Damaklardaki Tadı Yeniden Buluşturduk' </p><p>Tarihi Seher Lokantası ile geçmişin lezzetlerini yeniden yaşatmayı amaçladıklarını belirten Geçikli, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Tarihi Seher Lokantamızda damaklardaki tadı yeniden buluşturduk. Lezzet, sadece yemek tarifleriyle değil, nesilden nesile aktarılan esnaf kültürü, sabır ve sadakatle harmanlanmış özel bir mirastır. Bu nostaljik ve köklü lezzeti evinizde yakalamak ya da o ruhu hissetmek istiyorsanız, Tarihi Seher Lokantası'nda damak tadınıza uygun yemekleri bulabilirsiniz. Erzurumlu kıymetli hemşehrilerimizin bizleri tercih ederek gösterdiği teveccüh ve güven için en içten teşekkürlerimizi sunarız. Teveccühünüz için minnettarız. Tarihi Seher Lokantamızda sizlere en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/babadan-ogula-tarihi-seher-lokantasi-gelenegi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 17:34:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/babadan-ogula-tarihi-seher-lokantasi-gelenegi.jpg" type="image/jpeg" length="57671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rektör Kızıltoprak: 'Yaşayan Miras Şöleni, Kütahya'nın köklü kültürel mirasını şehir meydanlarına taşımıştır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/rektor-kiziltoprak-yasayan-miras-soleni-kutahyanin-koklu-kulturel-mirasini-sehir-meydanlarina-tasimistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rektor-kiziltoprak-yasayan-miras-soleni-kutahyanin-koklu-kulturel-mirasini-sehir-meydanlarina-tasimistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kütahya'da başlayan Yaşayan Miras Şöleni'nin kentin kültürel atmosferine büyük canlılık kattığını belirterek, vatandaşları etkinliklere katılmaya davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kütahya'da başlayan Yaşayan Miras Şöleni'nin kentin kültürel atmosferine büyük canlılık kattığını belirterek, vatandaşları etkinliklere katılmaya davet etti. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kütahya'da düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni kapsamında kent merkezinde çeşitli etkinlikler gerçekleştirilirken, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen sanatçılar da geleneksel sanatlarını vatandaşlarla buluşturuyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şölenin Kütahya'nın köklü kültürel mirasını şehir meydanlarına taşıdığını ifade eden DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 'Kütahya'da miras şöleni başladı. Hakikaten çok canlı bir atmosfere kavuşturdu Kütahya'yı. Köklerimizin mirası şehrimizin meydanlarında bir şölene dönüştü. Kütahya asırlardır çininin, tezhibin, ebrunun ve hasılı bütün geleneksel sanatlarımızın canlı bir atölyesi olmuştur. Bugün de geçmişten aldığımız bu mirası sokaklarımıza taşıyarak, meydanlarımıza getirerek bütün hemşehrilerimizle ve bütün ilgi duyan insanlarla paylaşıyoruz' dedi. </p><p>Şölene Türkiye'nin dört bir yanından çok sayıda sanatçının katıldığını belirten Kızıltoprak, ebru, kaligrafi, çini, seramik, hat ve tezhip gibi geleneksel sanatların farklı etkinliklerle tanıtıldığını söyledi. </p><p>Kızıltoprak, sanatçıların Çiniciler Çarşısı, Yakup Bey Medresesi ve Kütahya Valiliği önündeki meydanda eserlerini ve sanatlarını vatandaşlarla buluşturduğunu belirterek, etkinliklerin yoğun ilgi gördüğünü kaydetti. </p><p>Şölen kapsamında düzenlenen kortejin de vatandaşların heyecanını sokaklara taşıdığını dile getiren Kızıltoprak, 'Dün başlayan, Laleli Camii önünden Zafer Meydanı'na kadar yürüyen kortejimiz halkımızın heyecanını sokaklara taşıdı. Mehteran takımının verdiği olağanüstü konser, millî hafızamızı diriltti' ifadelerini kullandı. </p><p>Meydanda gerçekleştirilen geleneksel gösterilerin özellikle çocukların ilgisini çektiğini belirten Kızıltoprak, 'Yine meydanlarda sergilenen orta oyunları, Karagöz oyunları çocuklarımızı hem güldürüyor hem düşündürüyor' diye konuştu. </p><p>Yaşayan Miras Şöleni'nin Kütahya açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Kızıltoprak, 'Bu çok değerli bir şölen Kütahya için. Bu şölenin bir parçası olmak, burada bulunmak, sanatçılarımızın eserlerine dokunmak bizleri de harikulade bir şekilde mutlu ediyor' dedi. </p><p>Kızıltoprak, Kütahyalıları ve şehre gelen ziyaretçileri etkinliklerin düzenlendiği meydanlara davet ederek, 'Bütün vakti olanları bu meydanlara davet ediyorum. Bu şölenin bir parçası olmaya, bu heyecanı yaşamaya davet ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Şölenin düzenlenmesine katkı sağlayanlara da teşekkür eden Kızıltoprak, 'Kütahya'daki bu kültürel miras şölenine katkı veren, bunun organizasyonunu yapan Sayın Valimize, Kültür Bakanlığımıza ve bütün emeği geçenlere de şükranlarımı sunuyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Kütahya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/rektor-kiziltoprak-yasayan-miras-soleni-kutahyanin-koklu-kulturel-mirasini-sehir-meydanlarina-tasimistir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 17:17:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/rektor-kiziltoprak-yasayan-miras-soleni-kutahyanin-koklu-kulturel-mirasini-sehir-meydanlarina-tasimistir.jpg" type="image/jpeg" length="91560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya'da kütüphanelerin kültürel mirasın yaşatılmasındaki rolü ele alındı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-kutuphanelerin-kulturel-mirasin-yasatilmasindaki-rolu-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-kutuphanelerin-kulturel-mirasin-yasatilmasindaki-rolu-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'da Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Vali Musa Işın ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ile il protokolü, belediye bünyesinde hizmet veren Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi ile Gülten Dayıoğlu Çocuk Kütüphanesi'ni ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'da Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Vali Musa Işın ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ile il protokolü, belediye bünyesinde hizmet veren Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi ile Gülten Dayıoğlu Çocuk Kütüphanesi'ni ziyaret etti. </p><p>Gerçekleştirilen ziyarette kütüphanelerde yürütülen çalışmalar ve Kütahya'nın kültürel mirasının korunmasına yönelik faaliyetler hakkında bilgi alındı. Heyet üyeleri, Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi'nde bulunan zengin koleksiyonu inceleyerek yazma ve nadir eserler, Osmanlıca-Türkçe süreli yayınlar ile koruma altında bulunan kültürel kaynaklar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyarette kütüphanenin sahip olduğu eserlerin Kütahya'nın tarihi ve kültürel birikiminin gelecek nesillere aktarılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. </p><p>İl protokolünün ikinci durağı ise Gülten Dayıoğlu Çocuk Kütüphanesi oldu. Burada çocuk ve gençleri kitapla buluşturmaya yönelik gerçekleştirilen çalışmalar incelenirken, kütüphanenin çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına katkı sağlayan faaliyetleri hakkında bilgi alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, kütüphanelerin geçmişten günümüze taşınan bilgi ve kültür birikiminin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir görev üstlendiğini belirterek, Kütahya'nın kültürel mirasını korumaya ve yaşatmaya devam edeceklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Kütahya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-kutuphanelerin-kulturel-mirasin-yasatilmasindaki-rolu-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:10:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/kutahyada-kutuphanelerin-kulturel-mirasin-yasatilmasindaki-rolu-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="80662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmangazi'de Bursa'nın kurtuluşuna tarihi bakış]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/osmangazide-bursanin-kurtulusuna-tarihi-bakis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/osmangazide-bursanin-kurtulusuna-tarihi-bakis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa'nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihi belgeler ışığında anlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa'nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihi belgeler ışığında anlatıldı. </p><p>Osmangazi Belediyesi'nin kentin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmak, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları, Bursa'nın kurtuluşunun 104. yılına özel gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti. Hisar Arkeoparkı içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen programda, Bursa'nın işgal yılları, milli mücadele süreci ve kentin kurtuluşuna uzanan tarihi mücadele ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa'nın işgal sürecinde yaşananları ve kentin kurtuluşuna giden yolda verilen mücadeleyi anlattı. </p><p>Büyük Taarruz ile Bursa özgürlüğüne kavuştu </p><p>Bursa'nın işgalinin kentte derin yaralar bıraktığını ifade eden Doç. Dr. Karabağ Arslan, döneme ilişkin uluslararası arşivlerde yer alan belgelerin yanı sıra işgal dönemine ilişkin raporların da yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. </p><p>Bursa'nın işgaliyle birlikte kentte büyük acılar yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, işgalin ardından Anadolu'da ve Bursa'da milli mücadele ruhunun güçlendiğine dikkat çekti. Karabağ Arslan, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un ardından Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa'nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Karabağ Arslan, konuşmasında tarih bilincinin önemine de vurgu yaptı. Mehmet Akif Ersoy'un 'Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?' sözünü hatırlatan Doç. Dr. Karabağ Arslan, tarihin tekerrür etmesinin aslında insanların geçmişteki hatalardan ders çıkarmaması ve tarih bilincinin yeterince gelişmemesiyle ilgili olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumdaki tarih bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirterek, programı düzenleyen Osmangazi Belediyesi'ne teşekkür etti. </p><p>'Kurtuluş Savaşı'nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor' </p><p>Söyleşide söz alan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa'nın kurtuluşunun Bursalılar açısından olduğu kadar Türk tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bursa'nın 8 Temmuz 1920'de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren düşman işgalinin ardından 11 Eylül 1922'de özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Karaaslan, 'Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa'nın kurtuluşu' sözleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Karaaslan, böyle anlamlı bir günde tarih severlerle bir araya gelmelerine vesile olan Osmangazi Belediyesi'ne teşekkür etti. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, söyleşiye katkılarından dolayı Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan'a, günün anısına plaket takdim etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Bursa</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/osmangazide-bursanin-kurtulusuna-tarihi-bakis</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:10:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/osmangazide-bursanin-kurtulusuna-tarihi-bakis.jpg" type="image/jpeg" length="38522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarma uygulamalarında tarihi eser ve 110 bin 746 adet makaron ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/jandarma-uygulamalarinda-tarihi-eser-ve-110-bin-746-adet-makaron-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/jandarma-uygulamalarinda-tarihi-eser-ve-110-bin-746-adet-makaron-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman'da Jandarma tarafından yürütülen denetimlerde tarihi eserler ile 110 bin 746 adet makaron ele geçirilirken, çeşitli suçlardan aranan 6 şahıs tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman'da Jandarma tarafından yürütülen denetimlerde tarihi eserler ile 110 bin 746 adet makaron ele geçirilirken, çeşitli suçlardan aranan 6 şahıs tutuklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığınca asayiş, narkotik ve trafik olayları başta olmak üzere suçun önlenmesi ve suça karışan şahısların yakalanması amacıyla 04-11 Eylül 2026 tarihleri arasında çalışma gerçekleştirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında 16 bin 483 şahıs ile 4 bin 842 araç sorgulandı. </p><p>Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde çeşitli suçlardan arandığı tespit edilen 48 şahıs yakalandı. İşlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslardan 6'sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca denetimler esnasında yapılan aramalarda uyuşturucu maddeler, uyuşturucu kullanma aparatları, 18 bin 700 adet kaçak sigara, 8 bin 646 adet bandrolsüz makaron, 102 bin 100 adet tütün doldurulmuş makaron, 78 kilo bandrolsüz nargile tütünü, 36 kilo kıyılmış tütün, 7 adet kaçak elektronik sigara ile 98 adet sikke, 28 adet obje, tarihi takılar, 1 adet dedektör ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi. </p><p>İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, il genelinde huzur ve güven ortamının devamını sağlamaya yönelik denetim ve uygulamalara kararlılıkla devam edileceği bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Karaman</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/jandarma-uygulamalarinda-tarihi-eser-ve-110-bin-746-adet-makaron-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:31:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/jandarma-uygulamalarinda-tarihi-eser-ve-110-bin-746-adet-makaron-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="30284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın en büyük açık hava müzesi Yesemek ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkartıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/dunyanin-en-buyuk-acik-hava-muzesi-yesemek-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikartiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/dunyanin-en-buyuk-acik-hava-muzesi-yesemek-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikartiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bulunan ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olan Yesemek Açık Hava Müzesi ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkartıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bulunan ve dünyanın en büyük açık hava müzesi olan Yesemek Açık Hava Müzesi ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkartıyor. </p><p>Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerden en çok etkilenen ilçelerden olan Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bulunan Yesemek, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkartıyor. UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, binlerce yıllık geçmişe sahip, 110 dönüm alan üzerine kurulu Müze ve Heykel Atölyesi bölge turizmine büyük katkı sağlıyor. </p><p>Müze görevlisi Ali Çiçek, 'Yesemek, köyümüzün adıdır. Açık hava heykel atölyemiz, dünyanın en büyük açık hava heykel atölyesidir. Genel alan 250 dönüm üzerindedir. 1 kilometre yukarda taş ocağımız vardır. Bu Hititler, ilk olarak taş ocağını keşfediyorlar. Taşın işlenmeye müsait oluşundan bu atölyeyi kuruyorlar. Dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerimiz vardır ama yaz aylarında sıcak havalar olduğu için durgunluk oluyor. Eylül-Ekim ayı gibi, Nisan-Mayıs ayı gibi bayağı hareketli oluyor. Geçen seneye bakarsak ayda 5 bin kişi ziyaret ediyordu burayı' dedi. </p><p>'Terörsüz Türkiye süreci turizm olumlu etkiler' </p><p>Terörsüz Türkiye sürecinin bölgeyi olumlu yönde etkileyeceğini ifade eden ziyaretçilerden Ahmet Yıldırım, 'Her yaz Gaziantep'in İslahiye ilçesine geliyoruz. Bugün de ailecek müzeyi ziyaret edelim dedik. Herkesin gelip görmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada gerçekten tarih kokuyor. Herkes burayı gezmeli. Terörü ülkede hiç kimse istemez. Terör bu ülkeden gitsin kurtulalım. Bu bölgeye senede 1-2 defa geliyorum. Bölgedeki değişimin farkındayız. İnsanların yaklaşım açısının değiştiğinin farkındayız. İnsanların da bundan mutlu olduğunun farkındayız' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Menekşe Miray Yıldırım isimli minik ziyaretçi ise, 'Barajı ve Yesemek açık hava müzesini merak ettiğim için buraya geldim. Burayı çok beğendim' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/dunyanin-en-buyuk-acik-hava-muzesi-yesemek-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikartiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:04:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/dunyanin-en-buyuk-acik-hava-muzesi-yesemek-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikartiyor.jpg" type="image/jpeg" length="22859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pulur Höyük Kazı Alanı'nda çalışmalar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/pulur-hoyuk-kazi-alaninda-calismalar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/pulur-hoyuk-kazi-alaninda-calismalar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vali Aydın Baruş, Aziziye ilçesindeki programı kapsamında Pulur Höyük Kazı Alanı ile Alaca Şehitliği'ni ziyaret ederek gezi ve incelemelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vali Aydın Baruş, Aziziye ilçesindeki programı kapsamında Pulur Höyük Kazı Alanı ile Alaca Şehitliği'ni ziyaret ederek gezi ve incelemelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pulur Höyük Kazı Alanı'nda yürütülen çalışmalar hakkında Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rabia Akarsu'dan bilgi alan Vali Baruş, bölgede gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar ve ortaya çıkarılan tarihi bulgular hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ardından Alaca Şehitliği'ni ziyaret eden Vali Aydın Baruş, Alaca Soykırım Müzesi ve Kütüphanesi'ni inceleyerek burada sergilenen bilgi, belge ve materyalleri inceledi. Vali Baruş, vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Arkeoloji</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/pulur-hoyuk-kazi-alaninda-calismalar-suruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/09/agency/iha/pulur-hoyuk-kazi-alaninda-calismalar-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="12097"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
