<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 21:38:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Güler: 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-guler-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunla-terorsuz-turkiye-hedefine-ulasmaya-yonelik-tarihi-bir-adim-atilmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-guler-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunla-terorsuz-turkiye-hedefine-ulasmaya-yonelik-tarihi-bir-adim-atilmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la milletimizin arzu ettiği 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır. Bu yasayla terör belasından tamamıyla kurtulmayı yüzyıllara dayalı kardeşliğimizi tahkim etmeyi ve ülkemizin her alanda önünü açmayı hedefliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la milletimizin arzu ettiği 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır. Bu yasayla terör belasından tamamıyla kurtulmayı yüzyıllara dayalı kardeşliğimizi tahkim etmeyi ve ülkemizin her alanda önünü açmayı hedefliyoruz' dedi. </p><p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bartın Valiliği ve Ak Parti İl Teşkilatı ziyaretlerinin ardından kent merkezindeki esnafları gezerek sohbet etti. Ardından AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılan Bakan Güler, konuşması sırasında salondaki ekrandan komanda klibini izletti. Klipte, komandoların dosta güven, düşmana korku salan görüntüleri salondakiler tarafından büyük alkış aldı. </p><p>Bakan Güler, yaptığı açıklamada, 'Sizlerin de yakından takip ettiği üzere bölgemizde ve dünyada güvenlik dengelerinin hızla değiştiği krizlerin ve belirsizliklerin arttığı hatta savaşların vuku bulduğu kritik bir dönemden geçiyoruz. Böylesine hassas bir ortamda Türkiye; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğü etkin diplomasisi güçlü devlet yapısı kahraman ordusunun üstün kabiliyetleri ve sürekli gelişen yerli-milli savunma sanayisi sayesinde uluslararası arenada en önemli aktörlerden biri haline gelmiştir. Pek çok ülke de ülkemizin ulaştığı bu seviyeyi gıptayla takip etmektedir. En son Mekke'de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da ülkemizin uluslararası arenadaki etkisini ve geliştirdiği güçlü iş birliklerini açık bir şekilde göstermiştir. Birbirinden kritik geniş imkan ve kabiliyetlere sahip olan ve kolektif caydırıcılığı benimseyen üç kardeş ve dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü iradenin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum' dedi. </p><p>Türkiye'de AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımlar ve kalkınma hamleleri ile ilgili de video izleten Milli Savunma Bakanı Güler, 'Birbirinden kritik bu yatırımlardan aldığımız güç ve ilhamla nihai hedefimiz; Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şehirlerimizi her alanda daha ileriye taşımak daha güçlü bir Bartın ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmektir. Bu noktada terörü tamamıyla sonlandırmayı iç cephemizi tahkim ederek bin yıllık kardeşliğimiz daha da güçlendirmeyi öncelikli görüyoruz' ifadelerini kullandı </p><p>'Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır' </p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ilgili değerlendirmede bulunan Güler, 'Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' süreci tarihi bir dönüm noktası niteliğindedir. Şüphesiz bu sürecin temelinde aziz şehitlerimizin fedakarlıkları kahraman gazilerimizin cesareti Mehmetçiğimizin kararlılığı güvenlik güçlerimizin gayretleri ve aziz milletimizin desteği bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye; güvenlik alanındaki kazanımlarımızı kalıcı kılmanın yanı sıra şehirlerimizin kalkınmasına vatandaşlarımızın refahının artmasına ve kaynaklarımızın daha verimli kullanılmasına da önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çerçevede Bakanlık olarak gelişmeleri ilgili kurum ve kuruluşlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde büyük bir hassasiyetle takip ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisimiz de süreçle ilgili kapsamlı çalışmalarını titizlikle yürütmüştür. Bu çalışmaların sonucunda Gazi Meclisimizin dün akşam ezici bir çoğunlukla kabul ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunla milletimizin arzu ettiği Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaya yönelik tarihi bir adım atılmıştır. Bu yasayla terör belasından tamamıyla kurtulmayı yüzyıllara dayalı kardeşliğimizi tahkim etmeyi ve ülkemizin her alanda önünü açmayı hedefliyoruz. İçeride toplumsal barış ve huzurunu kalıcı hale getiren bir Türkiye elbette ki uluslararası alandaki güçlü etkisini daha da artıracak ve milletimize ve umudunu Türkiye'ye bağlamış mazlumlara nice gururla yaşatacaktır' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Toplantıya Bakan Güler'in yanı sıra AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti Bartın İl Başkanı Yaşar Arslan ve partililer katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Bartın</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-guler-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunla-terorsuz-turkiye-hedefine-ulasmaya-yonelik-tarihi-bir-adim-atilmistir</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:36:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/bakan-guler-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunla-terorsuz-turkiye-hedefine-ulasmaya-yonelik-tarihi-bir-adim-atilmistir.jpg" type="image/jpeg" length="30075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırık Tüneli kazı ve destek çalışmaları yüzde 90, nihai beton çalışmaları ise yüzde 78 oranında tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kirik-tuneli-kazi-ve-destek-calismalari-yuzde-90-nihai-beton-calismalari-ise-yuzde-78-oraninda-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kirik-tuneli-kazi-ve-destek-calismalari-yuzde-90-nihai-beton-calismalari-ise-yuzde-78-oraninda-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplam 15,8 kilometre uzunluğundaki Kırık Tüneli Projesi'nin 7,1 kilometresini çift tüp tüneller, 8,7 kilometresini ise bağlantı yolları oluşturuyor. Projede kazı ve destek çalışmaları yüzde 90, nihai beton çalışmaları ise yaklaşık yüzde 78 oranında tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toplam 15,8 kilometre uzunluğundaki Kırık Tüneli Projesi'nin 7,1 kilometresini çift tüp tüneller, 8,7 kilometresini ise bağlantı yolları oluşturuyor. Projede kazı ve destek çalışmaları yüzde 90, nihai beton çalışmaları ise yaklaşık yüzde 78 oranında tamamlandı. </p><p>İspir Kaymakamı Berker Çırak ve Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın ile birlikte çift tüp tünelde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Vali Aydın Baruş, proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. Vali Aydın Baruş, Erzurum-Rize arasındaki Ovit Tüneli'nin devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde olan Kırık Tüneli'nde incelemelerde bulundu. Kırık Tüneli ve bağlantı yollarının tamamlanmasıyla mevcut güzergâhın yaklaşık 33 kilometre kısalacağını belirten Vali Baruş, bu yatırımın özellikle İspir ilçesi başta olmak üzere Erzurum-Rize ulaşımında önemli zaman ve yakıt tasarrufu sağlayacağını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mevcut güzergâhta İspir ile tünel bölgesi arasındaki yaklaşık 49 kilometrelik yolun virajlı ve yüksek rakımlı olması nedeniyle özellikle kış aylarında ulaşımın güçleştiğine dikkat çeken Vali Baruş, Kırık Tüneli'nin tamamlanmasıyla Erzurum yönünden İspir'e ulaşımın yaklaşık 1 saate ineceğini belirtti. Rize yönünde devam eden tünel çalışmalarının da tamamlanmasıyla Erzurum-Rize karayolunun 196 kilometreye düşeceğini ve güzergâhın tamamen bölünmüş yol standardına kavuşacağını ifade eden Vali Baruş, projenin bölgenin ulaşımına ve ekonomik hareketliliğine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.Toplam 15,8 kilometre uzunluğundaki Kırık Tüneli Projesi'nin 7,1 kilometresini çift tüp tüneller, 8,7 kilometresini ise bağlantı yolları oluşturuyor. Projede kazı ve destek çalışmaları yüzde 90, nihai beton çalışmaları ise yaklaşık yüzde 78 oranında tamamlandı. </p><p>Kırık Tüneli'nde delme, kazı destek, sağlamlaştırma ve beton kaplama çalışmalarının sürdüğünü belirten Vali Baruş, önümüzdeki süreçte çalışmaların hız kazanacağını belirtti. Projede emeği geçen Karayolları Bölge Müdürlüğü çalışanlarına, yüklenici firma yetkililerine, denetim ekiplerine teşekkür eden Vali Baruş, Kırık Tüneli Projesi'nin tamamlanmasıyla Erzurum'un karayolları alanındaki en büyük yatırımlarından birinin hayata geçirilmiş olacağını ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kirik-tuneli-kazi-ve-destek-calismalari-yuzde-90-nihai-beton-calismalari-ise-yuzde-78-oraninda-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:45:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/kirik-tuneli-kazi-ve-destek-calismalari-yuzde-90-nihai-beton-calismalari-ise-yuzde-78-oraninda-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="16219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Sekmen: 'Projelerde tarihi ve manevi dokuyu koruyoruz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-sekmen-projelerde-tarihi-ve-manevi-dokuyu-koruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/baskan-sekmen-projelerde-tarihi-ve-manevi-dokuyu-koruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye ilçesindeki tarihi Hacı Cuma ve İbrahim Paşa Camii çevresinde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye ilçesindeki tarihi Hacı Cuma ve İbrahim Paşa Camii çevresinde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. </p><p>Büyükşehir Belediyesi tarafından kent merkezinde yürütülen çevre düzenleme ve yenileme çalışmaları aralıksız devam ediyor. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Akarsu ve AK Parti Erzurum Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Akif Dorman ile birlikte Hacı Cuma ve İbrahim Paşa Camii çevresindeki proje alanlarını inceledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Asım'ın Nesli'ni sürdürmenin gayreti içindeyiz' </p><p>Yürüttükleri projelerde tarihi ve manevi dokuyu korumaya büyük önem verdiklerini belirten Başkan Mehmet Sekmen, camilerin mukaddes mekanlar olduğunu vurguladı. Serhat şehri Erzurum'da çalışmalara kesintisiz devam ettiklerini ifade eden Sekmen, 'Bizler; imanlı, irfanlı, ahlaklı, faziletli, duyarlı, bilgili kısacası Mehmet Akif Ersoy'un tabiriyle Asım'ın Nesli'ni sürdürmenin gayreti içindeyiz. Bu vesileyle çalışmalarımızı yerinde incelerken, hemşehrilerimizle selamlaşmayı ve sohbet etmeyi de ihmal etmedik' dedi. </p><p>Yenileme sahasındaki incelemelerin ardından bölge sakinleriyle bir araya gelen Başkan Sekmen ve beraberindeki heyet, vatandaşların taleplerini dinleyerek istişarelerde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-sekmen-projelerde-tarihi-ve-manevi-dokuyu-koruyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:29:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/baskan-sekmen-projelerde-tarihi-ve-manevi-dokuyu-koruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="28305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih'in Trabzon Seferi tarihî romanla anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/fatihin-trabzon-seferi-tarihi-romanla-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/fatihin-trabzon-seferi-tarihi-romanla-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor Kulübü Medya ve Kurumsal İletişim Müdürü Nuri Bekar'ın yaklaşık iki yıllık araştırma ve yazım sürecinin ardından kaleme aldığı 'Dağların Ardından Gelen Hüküm-Bir Trabzon Romanı', Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon Seferi'ni tarihî gerçeklikten beslenen kurgusu ve sürükleyici anlatımıyla okuyucuyla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor Kulübü Medya ve Kurumsal İletişim Müdürü Nuri Bekar'ın yaklaşık iki yıllık araştırma ve yazım sürecinin ardından kaleme aldığı 'Dağların Ardından Gelen Hüküm-Bir Trabzon Romanı', Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon Seferi'ni tarihî gerçeklikten beslenen kurgusu ve sürükleyici anlatımıyla okuyucuyla buluştu. </p><p>Fatih Sultan Mehmed'in 1461 Trabzon Seferi'ni yalnızca savaşın sonucu üzerinden değil, diplomasi, strateji, devlet yönetimi ve dönemin insan hikâyeleri ekseninde ele alıyor. Tarihî gerçeklik ile edebî kurguyu buluşturan roman, fethe giden süreci farklı bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. </p><p>Yaklaşık iki yıllık araştırma ve yazım sürecinin ürünü olan kitap, yerli ve yabancı tarihî kaynaklar, akademik çalışmalar ve arşiv belgelerinden yararlanılarak hazırlandı. Eser, yayımlanmadan önce Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Köse ile Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. İlhan Tezcan tarafından incelenerek son hâline getirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nuri Bekar, kitabın klasik bir fetih romanı olmadığını söyledi. Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon Seferi'nin yalnızca askerî bir harekât olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Bekar, 'Bu romanda sadece savaşın sonucunu değil, o sonuca giden süreci anlatmaya çalıştım. Dönemin siyasi dengelerini, diplomatik hamlelerini, insanların yaşadığı ikilemleri ve alınan kararların arka planını tarihî kaynaklar ışığında kurguyla buluşturdum. Amacım, okuyucuya Trabzon'un fethine farklı bir perspektiften bakma imkânı sunmaktı' dedi. </p><p>Romanı hazırlarken tarihî gerçeklikle edebî kurgu arasındaki dengeyi korumaya büyük önem verdiğini vurgulayan Bekar, olayların tarihî kaynaklarla uyumlu olmasına özen gösterdiğini belirtti. </p><p>Trabzon'da doğup büyüdüğünü dile getiren Bekar, kitabın aynı zamanda kentin tarihine ve kültürel mirasına duyduğu bağlılığın da bir yansıması olduğunu ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trabzon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/fatihin-trabzon-seferi-tarihi-romanla-anlatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:17:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/fatihin-trabzon-seferi-tarihi-romanla-anlatildi.jpg" type="image/jpeg" length="31987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi Kadıkalesi'nde kazı çalışmaları bu yıl da başladı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kadikalesinde-kazi-calismalari-bu-yil-da-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kadikalesinde-kazi-calismalari-bu-yil-da-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki tarihi Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarına bu yıl da başlandı. Kadıkalesi-Anaia Kazıları Bilimsel Sorumlusu ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, yeni kazı sezonunda 5 farklı noktada çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki tarihi Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarına bu yıl da başlandı. Kadıkalesi-Anaia Kazıları Bilimsel Sorumlusu ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, yeni kazı sezonunda 5 farklı noktada çalıştıklarını söyledi. </p><p>Kuşadası'nın Kadıkalesi Mahallesi'nde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki tarihi Anaia Höyüğü'nde 25 yıldır kesintisiz devam eden arkeolojik araştırmaların bu yılki ayağı 15 Temmuz'da başladı. Geçmişi 5 bin yıl öncesine uzanan Kadıkalesi'ndeki kazılar, Kuşadası Belediyesi'nin de verdiği destekle 48 kişilik bir uzman ekip tarafından yapılırken, bu yılki hedefin kilise-manastır kompleksinin çevresindeki mimari yapıyı ortaya çıkarmak olduğu açıklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'nde bu yıl 5 farklı noktada kazı çalışması yaptıklarını belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, 'Geçtiğimiz yıl daha çok Bizans dönemi sonrası katmanları merak ediyorduk. Bu nedenle 3 farklı alanda Osmanlı, beylikler ve Bizans dönemine ilişkin verileri ve buluntuları elde edip, değerlendirmek için çalıştık. Bu yılki kazılarda amacımız kilise-manastır kompleksinin çevresindeki mimari yapıyı ve Erken Bizans ile Geç Bizans dönemi arasındaki ilişkiyi çözmek olacak. Arkeolojik açıdan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü çok önemli bir yere sahip. Burada ortaya çıkarılan bazilikal planlı anıtsal kilise, 5'inci yüzyılın ortasından 14'üncü yüzyıla kadar kesintisiz kullanılmış. Bu özelliğiyle de Anadolu'daki pek çok kiliseden ayrışıyor. Yine kilisenin içinde Hristiyan inancında şifa verdiğine inanılan bir ayazma yani kutsal su bölümü var. Kadıkalesi'nde eşine çok az rastlanır bir de kitâbemiz var. Bu kitâbe bize o dönemde pazar günlerinin ibadet günü olduğunu anlatıyor. Bu aynı zamanda bir kanun maddesi olarak da karşımıza çıkıyor. Çünkü kitâbede, eğer pazar günleri ibadet etmek yerine ticari faaliyette bulunan birisi olursa ölüm cezasına çarptırılacağı yazıyor. Tüm bu yönleriyle Kadıkalesi bizim için ayrı bir öneme sahip' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Aydın</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kadikalesinde-kazi-calismalari-bu-yil-da-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:43:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-kadikalesinde-kazi-calismalari-bu-yil-da-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="35370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi mağaralar definecilerin ve piknikçilerin hışmına uğradı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-magaralar-definecilerin-ve-piknikcilerin-hismina-ugradi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-magaralar-definecilerin-ve-piknikcilerin-hismina-ugradi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya köyü yakınlarında bulunan ve bölgenin en önemli tarihi zenginliklerinden biri olan Yedikapı Mağaraları ve Yeraltı Şehri, defineciler ve bilinçsiz piknikçiler tarafından adeta talan edildi. Hazine arayan definecilere yollarını kaybetmemeleri için mağaralarda iplik düzeneği bile oluşturdukları belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya köyü yakınlarında bulunan ve bölgenin en önemli tarihi zenginliklerinden biri olan Yedikapı Mağaraları ve Yeraltı Şehri, defineciler ve bilinçsiz piknikçiler tarafından adeta talan edildi. Hazine arayan definecilere yollarını kaybetmemeleri için mağaralarda iplik düzeneği bile oluşturdukları belirlendi. </p><p>Afyonkarahisar ve Bolvadin bölgesinin saklı kalmış tarihi hazinelerinden biri olan ve geçmişi 8.'nci yüzyıla kadar dayanan oyma kayaları, tünelleri ve yerleşim alanlarıyla dikkat çeken Yedikapı Mağaraları ve Yeraltı Şehri, son zamanlarda içler acısı bir manzarayla karşı karşıya. Bölgenin yeraltı şehri olarak bilinen kısmında kaçak kazı yapan definecilerin, binlerce yıllık tarihi dokuya geri dönülemez zararlar verdiği gözler önüne serildi. Adeta terk edilen tarihi komplekste yaşanan tahribat sadece definecilerle de sınırlı kalmadı. Bölgeye gelen kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin, tarihi mağaraların içinde mangal yaktığı, ateşin isi ve dumanıyla asırlık kaya yapılarını siyaha bürüdüğü tespit edildi. Hem içeride yakılan ateşin ısısı nedeniyle kaya yapısında meydana gelen çatlamalar hem de çevreye bırakılan çöpler, koruma altındaki bu eşsiz kültür mirasını yok olma noktasına getirdi. </p><p>Tahribat havadan görüntülendi </p><p>Gerek yeraltı şehrinin tünellerinde define avcıları tarafından açılan kaçak kuyular, gerekse mağara duvarlarında oluşan tahribat drone ile çekilen görüntülere anbean yansıdı. Havadan kaydedilen görüntüler, yaşanan çevre katliamını ve tarihi yıkımı gözler önüne sererken, bölgenin acil olarak koruma altına alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. </p><p>'Çok yeri kazmışlar, çok üzüldüm' </p><p>Bölgeyi ziyaret eden ve gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen vatandaşlardan Nurettin Ulu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada üzüntüsünü dile getirdi. Nurettin Ulu, 'Buraya ilk defa geliyorum. Tarihi dokuyu yakından görmek istemiştim ancak çok yeri kazmışlar, her yer tahrip edilmiş. Manzarayı görünce çok üzüldüm. Yetkililerin buraya bir an önce sahip çıkması gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yerel halk ve tarih meraklıları, yetkililerin bölgede güvenlik önlemlerini artırmasını ve bu açık hava müzesi niteliğindeki alanın turizme kazandırılarak koruma altına alınmasını talep ediyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Afyonkarahisar</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-magaralar-definecilerin-ve-piknikcilerin-hismina-ugradi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:40:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-magaralar-definecilerin-ve-piknikcilerin-hismina-ugradi.jpg" type="image/jpeg" length="81521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60 yıllık terzi tarihi kaybolan mesleğini anlattı: 'Bu sanatı yapacak 10 usta çıkmaz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Tarihi Taşhan Çarşısı'nda 1965 yılından bu yana terzilik yapan 70 yaşındaki Mehmet Gündeşli, deprem sonrası restore edilen iş yerine yeniden dönerek yok olma tehlikesindeki mesleğini sürdürmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ın Tarihi Taşhan Çarşısı'nda 1965 yılından bu yana terzilik yapan 70 yaşındaki Mehmet Gündeşli, deprem sonrası restore edilen iş yerine yeniden dönerek yok olma tehlikesindeki mesleğini sürdürmeye devam ediyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kahramanmaraş'ın tarihi çarşılardan Taşhan, geçmişten günümüze farklı meslek gruplarının faaliyet gösterdiği ticaret merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Tarihi çarşıda 61 yıldır terzilik yapan Mehmet Gündeşli, mesleğini sürdürürken bir yandan da Taşhan'ın geçmişine tanıklık ediyor. </p><p>Terzilik mesleğini babasından öğrendiğini ifade eden Gündeşli, 'Babam buraya 1951 yılında gelmiş ben de 65 yılından bu yana bu mesleği yapıyorum. Maalesef deprem oldu iş yerlerimiz yıkıldı bir müddet konteynerlerde faaliyet gösterdik ancak şu anda iş yerlerimiz yapıldı. Tekrar iş yerimize geçtik faaliyetimizi sürdürüyoruz. Daha önce farklı meslek grupları olduğu için çarşının ortasını kapatmıştık ancak depremden sonra yapılan restorasyon sonrası yeniden bu sokak açıldı ve inşallah iş yerleri esnafla dolarsa yeniden çarşımız canlanacak' dedi. </p><p>'Bunu yapacak şu memlekette 10 tane usta çıkmaz' </p><p>Çarşının taş olması nedeniyle sıcak havadan çok etkilenmediklerini ifade eden Gündeşli, terzilik sanatının son dönemini yaşadığını ifade ederek, 'Burası doğal bir yer ve tamamıyla taş yapı. Sıhhi anlamında çok güzel. Dışarıdan içerisine ısı gelmez. Ecdadımız buraları yapmışlar geçmişlerine rahmet olsun. Terzilik sanatımız şu anda bitmiş durumda. Usta yok. Artık teknoloji üzerine bir ticaret dönüyor ve sanata yön verenler kalmadı nereye kadar gidecek bu işin sonu bilmiyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:13:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz.jpg" type="image/jpeg" length="20606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[40 yıllık hayalini müzeye dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Piraziz ilçesinde emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, siyah-beyaz televizyonların olduğu yıllarda izlediği bir belgeselden etkilenerek başladığı kitre bebek yapımını 40 yıldır sürdürüyor. Yıllar boyunca hazırladığı yüzlerce bebeği farklı temalar içerisinde bir araya getiren Aydın, Piraziz Belediyesi'nin desteğiyle açtığı Kitre Bebek ve El İşleri Sanat Müzesi'nde masal kahramanlarından Karadeniz'in günlük yaşamına, fındık hasadından harmanına kadar pek çok kültürel unsuru üç boyutlu olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun'un Piraziz ilçesinde emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, siyah-beyaz televizyonların olduğu yıllarda izlediği bir belgeselden etkilenerek başladığı kitre bebek yapımını 40 yıldır sürdürüyor. Yıllar boyunca hazırladığı yüzlerce bebeği farklı temalar içerisinde bir araya getiren Aydın, Piraziz Belediyesi'nin desteğiyle açtığı Kitre Bebek ve El İşleri Sanat Müzesi'nde masal kahramanlarından Karadeniz'in günlük yaşamına, fındık hasadından harmanına kadar pek çok kültürel unsuru üç boyutlu olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. </p><p>Anaokulu öğretmenliği döneminde çocuklara anlattığı hikayeleri ve okulda gerçekleştirdiği etkinlikleri de müzeye taşıdığını kaydeden Aydın, 'Mesleki birikimimi kitre bebek sanatıyla birleştirdim. Her biri tamamen el emeğiyle hazırlanan figürlerin yüz ifadelerinden kıyafetlerine, aksesuarlarından duruşlarına kadar bütün ayrıntıları tek tek işleniyorum. Bir figürün tamamlanması yaklaşık 20 gün sürebiliyor. Bir dramayı gerçekleştirmek ise neredeyse bir yıl sürüyor' dedi. </p><p>'40 yıldır hayal ettiğim şeyleri ağır ağır yaptım' </p><p>Emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, kitre bebek yapımına nasıl başladığını da anlatarak '40 yıldır kitre bebek yapıyorum. Daha siyah-beyaz televizyon izlediğim yıllarda bir hanım kitre bebek yaparak uluslararası bir yarışmaya katılmış ve ödül almıştı. Onun belgeselini çekmişlerdi. Ben de çok etkilendim. 'Acaba ben de yapabilir miyim?' dedim. O gün aklımda kaldı. İnternet de yoktu o zaman. Deneme yanılmayla öğrenmeye başladım ve yıllar boyunca yapmaya devam ettim. Anaokulu öğretmenliği yaptığım dönemde çocuklarla gerçekleştirdiğim etkinlikleri ve anlattığım hikayeleri de müzeye taşıdım. Buradaki figürlerde ben anaokulu öğretmeniydim. Okulda yaptığım bütün etkinlikleri, hikâyeleri drama ettim burada. Üç boyutlu yaptım kitre bebeklerle. Keloğlan, Rapunzel, Mutsuz Prenses, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses ve bütün masal kahramanları burada hazır. Bir hikayenin canlandırılması uzun bir çalışma gerektiriyor. Bir yılda sadece bir figür, bir hikayeyi canlandırabiliyorum. Önce kitreyi yapıyorum, sonra kıyafetlerini elimde dikiyorum. Daha sonra hangi hikayeyse ona göre boyutlarını ve diğer ayrıntılarını hazırlıyorum. 40 yıldır hayal ettiğim şeyleri ağır ağır yaptım' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kitreyi pamukla işleyerek yüzü oluşturuyorum' </p><p>Kitrenin hazırlanış sürecini de anlatan Aydın, 'Kitre, geven ağacının ham maddesinden yapılan bir zamk. Bunu suyla bulamaç haline getiriyorsun. Toz şeklindeki kitreyi hazırlayıp iki gün kavanozda bekletiyorsun, muhallebi gibi oluyor. Daha sonra küçük pamuk parçaları alarak yüzünü oluşturuyorsun. Kuruduğunda katı oluyor ve bozulmuyor' diye konuştu. Müzenin özellikle çocuklar ve aileler tarafından ziyaret edilmesini isteyen Aydın, 'Babaanneler torunlarını alsın, gelsinler' çağrısında bulundu. </p><p>Geleneksel el sanatları günümüzde yaşatılıyor </p><p>Müzede görev yapan Arzu Korkmaz ise, kültürel değerlerin günlük hayatta yeniden kullanılmasına yönelik el işi ürünler hazırladıklarını söyledi. </p><p>Korkmaz, Halk Eğitim Merkezi'nden aldığı eğitimlerle geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalıştığını belirterek, 'Eski kültürümüzde olan aksesuarları günümüzde kullanılsın diye yapıyorum. Kültürümüz tanınsın istiyorum. Gençlerimiz bunları bilmiyor. Kemerler, çanta sapları, telefon askıları, şapka süsleri, taç ve toka gibi aksesuarlar hazırlıyorum. Bunları hem günlük hayatta kullanılabilecek ürünlere hem de hediyelik eşyalara dönüştürüyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:36:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="55706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evin çatısında tohumla başlayan yolculuk, tropikal meyve müzesine dönüştü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Şevkiye Durgun'un 10 yıl önce evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirerek başladığı üretim yolculuğu, yüzü aşkın çeşidin bulunduğu tropikal meyve müzesine dönüştü. 3 dönümlük kapalı alanda organik üretim yapan Durgun, yetiştirdiği meyveleri gastronomiyle buluşturarak ziyaretçilerine meyve tabağından dondurmaya, bitki çayından meyve suyuna kadar farklı lezzetler sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Şevkiye Durgun'un 10 yıl önce evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirerek başladığı üretim yolculuğu, yüzü aşkın çeşidin bulunduğu tropikal meyve müzesine dönüştü. 3 dönümlük kapalı alanda organik üretim yapan Durgun, yetiştirdiği meyveleri gastronomiyle buluşturarak ziyaretçilerine meyve tabağından dondurmaya, bitki çayından meyve suyuna kadar farklı lezzetler sunuyor. </p><p>Manavgat'ın Beşkonak bölgesinde dünyaya gelen Şevkiye Durgun, 10 yıl önce çocuklarıyla birlikte üretim yapmak amacıyla çıktığı yolda tropikal meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirmeye başlayan Durgun, çalışmalarını daha sonra Yukarı Işıklar Mahallesi'ndeki kendisine ait 6 dönümlük alana taşıdı. Alanın 3 dönümlük kapalı bölümünde yüzü aşkın tropikal meyve çeşidini organik yöntemlerle yetiştiren Durgun, dış alanda ise kafe ve restoranın yanı sıra bungalov evler, havuz, masaj ve sauna bölümleri oluşturdu. </p><p>İş yerine gelen ziyaretçiler, kapalı üretim alanını gezerek tropikal meyveleri görme ve farklı şekillerde tatma imkanı buluyor. Yetiştirilen ürünler meyve tabağı, meyve suyu, dondurma, tatlı, salata ve bitki çayı olarak ziyaretçilere sunuluyor. </p><p>'Bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu' </p><p>Bir kadın olarak üretime katılmak ve kendisine terapi olacak bir uğraş edinmek amacıyla yola çıktığını belirten Şevkiye Durgun, 'Bir kadın olarak kendime terapi gibi olsun, bir şeyler üreteyim diye yola çıktım. Terasımda tohumdan fidanlar yetiştirmeye başladım. Uğraşmak, bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu. Sonra bunu buraya taşımış oldum. Kendimize ait 6 dönüm alanın 3 dönümünde, kapalı alanda organik olarak tropikal meyveler yetiştiriyorum. Dış alanda da kafe ve restoran oluşturdum. Bungalov evler, havuz, masaj ve sauna var' dedi. </p><p>Ürettiği tropikal meyveleri farklı lezzetlere dönüştürdüğünü anlatan Durgun, 'Burada ürettiğim ürünleri müşterilerimize dış alandaki kafe ve restoran olarak kullandığımız bölümde değişik lezzetler halinde sunuyorum. Bu meyveler anavatanında mutfakta nasıl kullanılıyorsa ben de burada aynı şekilde kullanmaya gayret gösteriyorum. Kendim deniyorum, eğer beğenirsem menüme katıyorum. Bu şekilde sunum yapıyorum' diye konuştu. </p><p>'Burası tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üretim alanının zamanla bir müzeye dönüştüğünü ifade eden Durgun, 'Burası gerçekten tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu. Gelen misafirler gezebilir, oturup meyve tabağı, meyve suyu ve dondurma olarak tadabilirler. Ben buradaki tüm meyveleri en iyi şekilde değerlendirdiğime inanıyorum, firmamın ismi çocuklarımın baş harflerinden oluşuyor. Bu açıdan da benim için ayrı bir anlamı var' ifadelerini kullandı. </p><p>'Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum' </p><p>Tropikal meyvelerden çeşitli ürünler hazırladığını dile getiren Durgun, 'Çeşitli salatalar, tropikal meyve tabakları, tropikal meyve suları, dondurmalar ve tatlıların yanı sıra masaj salonumuzda kullanılan tüm yağları kendim soğuk sıkım yöntemiyle üretiyorum. Şu ana kadar gelen misafirlerimiz hep memnun ayrıldı. Çok sayıda sürekli gelen misafirimiz var. Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum' diye konuştu. </p><p>Yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi bulunuyor </p><p>Tropikal Meyve Müzesi'nde liçi, rambusan, longan, atemoya, graviola, canistal, yıldız meyvesi, demirhindi, papaya, kapodilla, marila tamaris, jambu, Tayland kestanesi, dondurma meyvesi, katüle, sapodilla, limonlu muz ve kırmızı muzun da aralarında bulunduğu yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi yetiştiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Antalya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:30:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="34363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye İş Bankası Müzesi'ne yaz döneminde yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı. </p><p>Eminönü'ndeki tarihi binasında Türkiye Cumhuriyeti'nin iktisadi, sosyal ve kültürel gelişimini ziyaretçileriyle buluşturan Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun bir ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı. </p><p>1892'de postane olarak inşa edilen, 1928'den itibaren İş Bankası şubesi olarak hizmet veren ve 2007'de müzeye dönüştürülen tarihi bina, Banka'nın 100'üncü yılı olan 2024'teki yenilenmenin ardından modern tasarımıyla dikkat çekiyor. Müzenin kalıcı sergisi İş'in 100 Yılı, giriş katında Banka'nın kuruluş öyküsü, Cumhuriyet'in iktisadi bağımsızlık hedefi, Anadolu'daki şube ağının genişlemesi ve İzmir İktisat Kongresi'ne ait ilk kez sergilenen fotoğraflarla ziyaretçilerini karşılıyor. Üst katta ise teknolojik dönüşüm, günümüz bankacılığı, eğitim, çevre, spor ve kültür-sanat projeleri ele alınıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Karadeniz Vapuru 100 Yaşında' sergisini görmek için son günler: 30 Ağustos'a kadar ziyaret edilebilir </p><p>Cumhuriyet'in dünyaya açılan ilk projelerinden biri olan Karadeniz Vapuru'nun tarihi yolculuğu, 100'üncü yılında Türkiye İş Bankası Müzesi'nde sergilenmeye devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının vizyonuyla yüzen bir sergi salonuna dönüştürülen ve 12 Haziran 1926'da Galata Rıhtımı'ndan demir alan Karadeniz Vapuru; 86 gün süren seyrinde 12 Avrupa ülkesinin 15 limanını ziyaret etmiş, yaklaşık 65 bin kişiyi ağırlamış ve İş Bankası'nın ilk 'seyyar şube' uygulamasına ev sahipliği yapmıştı. </p><p>Türkiye'nin o dönemki sanayi ve kültür birikimini bu özel yolculuk üzerinden anlatan Karadeniz Vapuru 100 Yaşında sergisi, 30 Ağustos Pazar gününe kadar Eminönü'ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi'nde, Kiralık Kasa Dairesi içerisinde ücretsiz görülebilir. </p><p>Çocuklar için ücretsiz atölyeler </p><p>Türkiye İş Bankası Müzesi, yaz boyunca minik ziyaretçilerini de unutmadı. Yıl boyunca düzenlenen ücretsiz atölye çalışmaları kapsamında, Ağustos ayı boyunca çocuklar için Benim Müzem, Şık Kediler ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın ruhunu yansıtan Zafer Feneri gibi üretici etkinlikler devam ediyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:48:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="25684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van OSB Başkanı Memet Aslan: 'Bu tarihi kararı memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun', Van iş dünyasında memnuniyetle karşılandı. Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından yapılan oylamada 468 kabul, 88 ret ve 6 çekimser oyla yasalaşan kanun teklifini değerlendiren Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, tarihi düzenlemeyi desteklediklerini belirtti. Türkiye'nin birlik, beraberlik ve huzur ortamını güçlendirecek bu adımın bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Memet Aslan, alınan kararın iş dünyası olarak kendilerini memnun ettiğini dile getirdi. </p><p>Sürece katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve emeği geçen herkese teşekkür eden Memet Aslan, 'Türkiye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirecek, kardeşliğimizi pekiştirecek ve ülkemizin geleceğini daha güçlü temeller üzerine inşa edecek bu tarihi düzenlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Van iş dünyası ve sanayicileri olarak 'Terörsüz Türkiye' hedefini ve bu hedef doğrultusunda atılan adımları destekliyoruz' dedi. </p><p>'Yatırımın olduğu yerde istihdam, istihdamın olduğu yerde refah vardır' </p><p>Sürecin Türkiye'nin tamamı açısından büyük önem taşıdığını belirten Aslan, özellikle yıllardır terörle anılan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin artık üretim, yatırım, turizm ve istihdamla gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik kalkınmanın temel şartlarından birinin güven ve istikrar olduğuna dikkat çeken Aslan, huzurun kalıcı hale gelmesiyle birlikte bölgeye yönelik yatırım iştahının daha da artacağına inandığını söyledi. Aslan, 'Sanayici yatırım yaparken geleceği görmek ister. Yatırımın olduğu yerde üretim, üretimin olduğu yerde istihdam, istihdamın olduğu yerde refah vardır. Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması, yatırımcıların bölgeye bakışını değiştirecek ve ekonomik potansiyelimizin çok daha güçlü şekilde ortaya çıkmasını sağlayacaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kazanan huzur, kardeşlik, Van ve Türkiye olacaktır' </p><p>Van OSB Başkanı Memet Aslan, sürecin hayırlı olması temennisinde bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: </p><p>'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un ülkemize, milletimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Biz artık enerjimizi üretime, yatırıma, ihracata, istihdama, turizme ve gençlerimizin geleceğine harcamak istiyoruz. Terörsüz Türkiye ile birlikte Van'ın ve bölgenin ekonomisi çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyoruz. Kazanan huzur olacak, kazanan kardeşlik olacak, kazanan Van ve Türkiye olacaktır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Van</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="48406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi keşfe gönüllü katkı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Belediyesi'nin personel ve lojistik desteği ile tamamlanması için gün sayan Konuralp Antik Tiyatro kazılarına ekiplerin desteği sürüyor. Hafta sonu mesaisini Konuralp'teki kazılara destek için harcayan Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gönüllülük esasıyla sahada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi'nin personel ve lojistik desteği ile tamamlanması için gün sayan Konuralp Antik Tiyatro kazılarına ekiplerin desteği sürüyor. Hafta sonu mesaisini Konuralp'teki kazılara destek için harcayan Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gönüllülük esasıyla sahada yer aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzce Belediyesi tarafından desteklenen Konuralp Antik Tiyatro kazılarında son aşamaya gelinirken kazıların aralıksız sürdürülmesi amacıyla dayanışma çalışmaları da devam ediyor. Personel ve lojistik ihtiyacı Düzce Belediyesi tarafından karşılanan arkeolojik kazı alanı restorasyon sürecine hazırlanırken her müdürlükten gönüllü ekipler de hafta sonu mesaisini Konuralp kazılarına ayırmaya devam ediyor. Hafta sonu Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yer aldığı destek kazıları sayesinde Konuralp'in tarih turizmine kazandırılması için çalışmalar aralıksız devam etti. Şehrin saklı hazinesine sahip çıkılması ve kazıların yakından görülmesi amacıyla düzenlenen kazı çalışmalarına destek dayanışması, önümüzdeki günlerde de farklı müdürlük personellerinin katılımıyla devam edecek. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Düzce</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:23:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-kesfe-gonullu-katki.jpg" type="image/jpeg" length="33065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düzce'den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Valiliği himayesinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocuklar, Çanakkale'nin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce Valiliği himayesinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocuklar, Çanakkale'nin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etti. </p><p>Düzce Valiliği himayesinde ilgili kurum müdürlüklerinin iş birliğinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocukların tarih ve kültür yolculuğu devam ediyor. Projenin dördüncü durağı olan Çanakkale'de çocuklar, kentin önemli tarihi ve kültürel noktalarını yakından görme fırsatı buldu. Program kapsamında Troya Antik Kenti, Aynalı Çarşı, Seyit Onbaşı Anıtı, Çanakkale Şehitler Abidesi, 57. Piyade Alayı Şehitliği ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı ziyaret edildi. </p><p>Çanakkale şehitliklerinde, vatan uğruna verilen mücadeleyi ve büyük fedakarlıkları yerinde görme imkânı bulan çocuklar, Çanakkale ruhunu daha yakından tanıdı. Geçmişte yaşanan mücadelelerin bağımsızlık, birlik ve beraberlik açısından taşıdığı önemi yerinde gözlemleyen çocuklar, tarih bilincini güçlendirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarihin izlerini takip eden çocuklar, ecdadın bıraktığı değerleri geleceğe taşımanın sorumluluğunu da hissetti. Proje ile çocukların tarih ve kültür bilincinin geliştirilmesi, milli ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Düzce</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:21:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu.jpg" type="image/jpeg" length="52895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDED Şube Başkanı Murat Ertaş: 'Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut Ve Köroğlu Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarıdır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarına sahip çıkamadığını vurgulayarak, sadece tarihi yapıların ve doğal güzelliklerin değil şehir tarihinde kültürel hayatın en önemli yapıcıları olan insan hazinesinin de yeni nesillere tanıtılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarına sahip çıkamadığını vurgulayarak, sadece tarihi yapıların ve doğal güzelliklerin değil şehir tarihinde kültürel hayatın en önemli yapıcıları olan insan hazinesinin de yeni nesillere tanıtılması gerektiğini söyledi. </p><p>TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Tüm Türk dünyasında çok önemli yer tutan ve birçok varyantı olan Aşık Kerem'i ve hikâyelerini 'EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum' etkinlikleri kapsamında bir yıl boyunca şubemizdeki arkadaşlar tarafından anlatıldı, yönetim kurulu üyemiz Selim Adım'ın hazırladığı 'Âşık Kerem Erzurum'da' isimli bir kitap EBB yayınlarından yayımladı. Erzurum Büyükşehir Belediyemiz Kerem ile Aslı'nın buluştuğu noktaya bir anıt yaptı. Aşık Kerem gibi Erzurum'un bir an evvel Yunus Emre'yi, Köroğlu'nu ve Dede Korkut'u kültür turizmine kazandırması gerekmektedir. Köroğlu ile Yunus Emre hem Anadolu'da hem tüm Türk dünyasında var olan değerlerdir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu isimlerin yeni nesle taşınması gerek' </p><p>Köroğlu'nun Türk destan geleneği içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ertaş, 'Yüzyıllar içinde birçok farklı coğrafyada sözlü ve yazılı kültür bağlamında kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Köroğlu'nun maceraları Anadolu'dan Azerbaycan'a Balkanlardan Türkistan'a kadar Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalarda kendine yer bulmuştur. Bu bağlamda Köroğlu'nun maceralarında gerek Türkiye sahası ve gerekse Türk dünyasında merkezi bir konumda olan yerlerden biri de Erzurum'dur. Unutmayalım barlarımızdan birinin adı 'Köroğlu Barı'dır. 1990'lara kadar 'Hekatçı Behçet Emi' olarak bilinen halk hikâyecisi Behçet Mahir ile aşıklarımız kahvehanelerde Köroğlu hikâyeleri anlatırdı. Aynı şekilde Dede Korkut'un tüm hikâyeleri incelendiğinde hikâyelerin Erzurum çevresinde geçtiği görülecektir. Dede Korkut hikâyelerinin kültür coğrafyası doğuda Nahçıvan, batıda Bayburt ve Trabzon, kuzeyde Abhaza ve Ahıska, merkezde ise Erzurum yer alır. Gerek Pasin Ovası gerekse Yağan'ın çok yakınında bulunan ve bugünkü adıyla 'Güzelhisar' olan Avnik Kalesi Dede Korkut hikâyelerinde önemli yer tutar. Yunus Emre'nin Anadolu'da ve Azerbaycan coğrafyasında makamları vardır. Bunlardan biri de Erzurum'da Tuzcu'dadır. Yunus Emre'nin hocası Taptuk Emre ile beraber Tuzcu kabristanında yan yana kabirleri bulunmaktadır. Erzurum köy isimleri incelendiğinde 'Emreköy, Emrecik, Emrekom' gibi köy isimlerine rastlıyoruz. 12. asırda soy isim kullanılmadığına göre hem Taptuk hem Yunus isminin yanındaki 'Emre' kelimesinin bir yer veya tarikat bildirdiği açıktır. Hem kabirlerin yeri hem Erzurum'daki köy isimleri dikkate alındığında, Yunus Emre'nin Erzurum'da bulunması kuvvetle muhtemeldir. Hal böyleyken Erzurum'daki kurum, kuruluş, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK tarafından Aşık Kerem, Köroğlu, Dede Korkut ve Yunus Emre ile ilgili sürekli anma ve etkinlik programları yapılarak bu isimlerin yeni nesle taşınması ve şehir kültüründe canlı tutulması sağlanmalıdır.' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:44:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir.jpg" type="image/jpeg" length="27285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Altay: 'Larende kazısı Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya tarihi açısından büyük önem arz eden Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılması çalışmalarında büyük bir hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik ettiklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya tarihi açısından büyük önem arz eden Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılması çalışmalarında büyük bir hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik ettiklerini söyledi. </p><p>Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Darülmülk Projesi'nin en önemli ayaklarından biri olan Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılmasıyla ilgili yürütülen kazı çalışmalarını inceledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte yürütülen çalışmalarla ilgili Başkan Altay'a bilgi veren Konya Müze Müdürü Ömer Faruk Türkan, dış surlar üzerinde çok kapsamlı bir kazı yaptıklarını belirterek, 'Bu surlar, hem Konya tarihi için hem Selçuklu tarihi için çok önem arz etmekte. Çıkan veriler, çıkan mimari bizi gayet memnun etmekte. İnşallah görülebilir, izlenebilir bir hale getireceğiz. Bu çalışmalarımız devam edecek. Biz başta Konya Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere bu çalışmalarımızda katkı sunanlara teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>'Çok titiz bir çalışma neticesinde surun büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı' </p><p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Larende Caddesi'nde büyük hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik edildiğini belirterek, 'Burada hatırlayacağınız üzere inşaat malzemecilerinden oluşan bir yapı stoku vardı. Onları Ereğli yolundaki yeni alanlarına taşıyarak buradaki kentsel dönüşüm çalışması kapsamında dükkanları kaldırdık ve Konya'nın dış surlarının olduğunu hayal ettiğimiz yerde kazılara başladık. Aslında bu kadar muhkem bir şekilde korunduğunu düşünmüyordum. Özellikle Larende kapısının bulunduğu alanda arkeolojik kazı yapan ekibe teşekkür ediyorum. Çok titiz bir çalışma neticesinde surun büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı ve şimdi rekonstrüksiyonla ilgili çalışmalar yürütülüyor' dedi. </p><p>'Konya tarihine ışık tutacak işler ortaya çıkıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlk defa bütüncül bir şekilde Konya'nın dış surlarına ulaşmış olduklarını aktaran Başkan Altay, şöyle devam etti: 'Eskiden bazı kazılarda küçük parçalar bulunuyor ve onlar korunuyordu ama şu anda Sahib Ata ile Sırçalı arasında ortaya çıkan bulgular Konya tarihine ve Selçuklu tarihine geçecek nitelikte. İnşallah tamamlandığında Selçuklu surlarının ortaya çıktığına, Larende Kapısı'nın tekrar ortaya çıktığına da şahitlik etmiş olacağız. Büyük bir emek var. Kaza alanında çalışan herkese çok teşekkür ediyoruz. Müze Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Baştan beri sürecin yürütülmesinde çok büyük bir katkı sağladılar. Tamamlandığında Sahib Ata Medresesi, Larende Kapısı ve Sırçalı Medrese bir aks olarak, Konya tarihine geçecek bir iş olarak ortaya çıkmış oluyor. Suriçi diye tabir ettiğimiz alanda Darülmülk Projesi kapsamında bir taraftan restorasyon çalışmaları, bir taraftan kamulaştırma, bir taraftan da rekonstrüksiyon çalışmaları yürütüyoruz. Aslında ifade ettiğimiz şey pazılın parçalarını tek tek koyuyoruz ve Konya tarihine ışık tutacak işler ortaya çıkıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.' </p><p>'Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu' </p><p>Başkan Altay, çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ve en kısa sürede Konyalılarla paylaşmak istediklerini belirterek, 'Henüz tam gösterilebilecek hale gelmediği için biz gelerek açıklamalar yapıyoruz ama inşallah Selçuklu tarihine not düşecek bu işi kamuoyuyla daha yoğun bir şekilde paylaşmayı arzu ediyoruz. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Koruma Uygulama ve Denetim Büroları'nda (KUDEB) çalışan arkadaşlarımız, imar dairemiz, müze müdürlüğümüz, arkeolojik kazıda çalışan arkeologlarımız, işçilerimiz tarihe not düşüyorlar. İnşallah bu işin başlangıçtan sonuna kadar bir hikayesinin yazılmasını da hocalarımızdan istirham ettim. Bulduğumuz her bulgunun kayda geçtiği bir iş ortaya çıkmış olacak. Böylece yeni bir kültür aksı daha ortaya çıkıyor. Belki ileride kazılar devam ettikçe surun diğer parçalarının da çıktığına şahitlik edeceğiz ama şu anda çıkan Larende Kapısı ve etrafındaki burçlar ve surlar bile Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu. İnşallah tamamlamayı da Rabbim nasip etsin diye dua ediyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Konya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:49:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="64993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DMM'den TBMM Genel Kurulu'na getirilen Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının tarihine yönelik açıklama]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde görüşüldüğü iddialarını yalanladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde görüşüldüğü iddialarını yalanladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, bazı sosyal medya mecralarında ve basın yayın organlarında yer alan, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde TBMM Genel Kurulu'na getirildiği' yönündeki iddialara ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: </p><p>'Gazi Meclisimiz, Sevr dayatmasını yırtıp atan, Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran birlik ve beraberliğimizin nişanesi; millet iradesinin tecelligahıdır. TBMM'nin çalışma takvimi de anayasal usuller ve yasama süreçleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bu süreçlerin, art niyetli sembolik eşleştirmelerle ilişkilendirilmeye çalışılması, toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyondur. Yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı tek yürek olan aziz milletimiz, bugün de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında kenetlenmiş; dayanışmasını her alanda pekiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir. Söz konusu kanun teklifi iç cephemizin tahkim edilmesini, milli dayanışmamızın daha da perçinlenmesini amaçlayan tarihi bir adımdır. Bin yıllık kardeşliğimizi, ortak geleceğimizi ve milli birlikteliğimizi hedef alan bu tür fitne odaklarına karşı vatandaşlarımızın hassas olması; asılsız iddialara itibar etmeyerek yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması büyük önem taşımaktadır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:56:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="33327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sardes'te heyecanlandıran keşif]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en önemli kentlerinden biri olan ve Lidya Krallığına başkentlik yapan Sardes'te Lidya Krallığı'nın bugüne kadar gizli kalmış günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Üst üste binen medeniyetler nedeniyle günlük yaşama dair kısıtlı bilgi sahibi olunan Lidya Krallığına ait 2500 yıllık ekmek kalıntılarından seramik kaplara kadar sıradan Lidyalıların ev yaşantısını ve beslenme kültürünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren eşsiz kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en önemli kentlerinden biri olan ve Lidya Krallığına başkentlik yapan Sardes'te Lidya Krallığı'nın bugüne kadar gizli kalmış günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Üst üste binen medeniyetler nedeniyle günlük yaşama dair kısıtlı bilgi sahibi olunan Lidya Krallığına ait 2500 yıllık ekmek kalıntılarından seramik kaplara kadar sıradan Lidyalıların ev yaşantısını ve beslenme kültürünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren eşsiz kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor. </p><p>Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında, Lidya Krallığı'nın günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Bugüne kadar daha çok görkemli tapınakları ve anıtsal yapılarıyla bilinen paranın ilk basıldığı Lidya Krallığına ait Sardes Antik Kentinde edilen yeni veriler, antik çağın sıradan insanlarının ev yaşantısını ve beslenme alışkanlıklarını gözler önüne seriyor. </p><p>Üst üste binen medeniyetlerin gizlediği tarih </p><p>Sardes, tarih boyunca başta Lidya Krallığı olmak üzere birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış çok katmanlı bir antik kent konumunda bulunuyor. Bugüne kadar yapılan kazılarda Lidyalılara ait anıtsal yapılar ve dini merkezler tespit edilmiş olsa da, kentin günlük yaşamına dair bulgulara nadiren rastlanıyordu. </p><p>Lidya yapılarının üzerine daha sonraki dönemlerde inşa edilen Helenistik, Roma ve Bizans dönemi yerleşimler nedeniyle günlük yaşama dair pek az bilgiye ulaşılan Sardes Antik Kentinde bu katmanlaşma durumundan etkilenmemiş, bozulmamış bir tabakaya ulaşıldı. </p><p>Lidya Krallığının sonunu getiren büyük savaş adeta zamanı dondurdu </p><p>Buluntuların günümüze bu denli iyi korunarak ulaşmasının ardında ise trajik bir tarihi olay yatıyor. M.Ö. 546 yılında, zenginliğiyle bilinen Lidya Kralı Kroisos ile Pers İmparatoru kurucusu Kral II. Kiros (Büyük Kiros) arasında gerçekleşen büyük savaş Büyük Kiros'un zaferiyle sonuçlanınca kentin sakinleri de evlerini terk ederek kaçmak zorunda kaldı. Terkedilen bu evlerin üzerine ilerleyen yüzyıllarda başka herhangi bir yapının inşa edilmemesi, o döneme ait yaşam alanlarının adeta bir zaman kapsülü gibi korunmasını sağladı. </p><p>2500 yıllık ekmek ve mutfak eşyaları bulundu </p><p>Pers işgaliyle aniden son bulan yaşamın izleri, Kültür Bakanlığı koordinesinde Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill tarafından titizlikle yürütülen çalışmalarla toprağın altından çıkarıldı. Kazılarda, Lidyalıların günlük hayatta kullandıkları seramik kaplar, dönemin mutfak kültürünü yansıtan yemek kalıntıları, içecek kapları ve günlük eşyalar bulundu. En dikkat çekici buluntular arasında ise binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan ekmek kalıntıları yer alıyor. Bu materyaller, antik dönemin sosyo-ekonomik yapısına ve sıradan halkın beslenme alışkanlıklarına dair eşsiz bir akademik veri havuzu sunuyor. </p><p>Yürütülen bu çalışmalar, Lidya uygarlığının yalnızca krallar ve anıtlar üzerinden değil, doğrudan halkın günlük yaşamı üzerinden de anlaşılmasına imkan tanıyarak arkeoloji dünyasına büyük bir katkı sunuyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında bir çok mahalle ve kutsal alan var' </p><p>Keşfedilen bölgenin terk edilme sonrası nekropol olarak kullanıldığını bu yüzden de bölgenin korunduğuna işaret eden Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill, 'Şu an aslında necropol olarak adlandırdığımız bölgede bulunuyoruz. Helenistik dönemlerde burası necropol olmuş ancak Lidya döneminde burası bir mahalleymiş. Şu an şehrin merkezinden 1,5 kilometre uzaklıktayız. Ancak Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında bir çok mahalle ve kutsal alan var. Demek ki Lidya zamanında Sardes Roma'dan da büyükmüş' ifadelerini kullandı. </p><p>'Burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş' </p><p>Lidya döneminde terk edildikten sonra üzerine başka bir yapının inşa edilmediğine dikkat çeken Profesör Cahill, 'Şu an bulunduğumuz noktanın başka bir önemi var. Şehrin merkezinde Lidya seviyelerinin üzerinde daha geç dönemine ait kalıntılar var. Yani Lidya'nın üzerine Helenistik dönem, Roma, geç Roma, Doğu Roma'ya ait kalıntılar buluyoruz. Ancak burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş. Burada büyük ve geniş bir alan ortaya çıkarabiliriz' diye konuştu. </p><p>'Lidya halkına ait normal hayat hakkında bir çok bilgiyi öğrenebiliriz' </p><p>Lidyalılara dair günlük yaşama ilişkin bir çok bilgiyi buradan öğrenebileceklerini düşündüğünü söyleyen Profesör Cahill, 'Buranın bir önemi de Lidya halkına ait normal hayat hakkında bir çok bilgiyi öğrenebiliriz. Evet tapınaklar da önemli ancak Lidyalılar ne yemişler, ne içmişler bunları öğrenebiliriz. Buranın keşfedilmesi bizim için büyük bir şans. Burada evlerin içerisinde bir çok seramik ve diğer parçalar buluyoruz. Çünkü Lidya İmparatorluğunun sonunda burası terk edilmiş ve Lidyalı ev sahipleri buradan kaçmış. İnsanlar da evlerini olduğu gibi eşyalarıyla birlikte bırakmışlar' dedi. </p><p>Büyük savaşın izleri </p><p>M.Ö. 547 yılında Pers İmparatoru Büyük Kiros ile Lidya Kralı Kroisos arasında yaşanan savaş sonrası halkın bölgeyi terk ettiğini anladıklarını ifade eden Profesör Cahill, 'Anladığımız kadarıyla M.Ö. 547 yılında dünyanın en büyük iki imparatorluğu Lidya ve Pers. Yeni kral olan Pers Kralı II. Kiros (Büyük Kiros) ile Lidya Kralı Kroisos arasında büyük bir savaş yaşandı. Bildiğimiz gibi Büyük Kiros'un zaferiyle sonuçlanan savaşın ardından Lidya Kralı Kroisos ya öldürülmüş ya da kaçmış. Büyük Kiros'un zaferi sonrası insanlar da buradan kaçmışlar. Bu sebepledir ki evlerde ekmekler, tabaklar ve bir çok eşya buluyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Büyük bir savaşın yıkımıyla adeta zamanın donduğu Sardes Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan bu zaman kapsülü, yalnızca antik bir şehrin sınırlarını yeniden çizmekle kalmıyor; kralların ihtişamı ardında gizli kalmış sıradan Lidya halkının binlerce yıllık hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. Prof. Dr. Nicholas Cahill öncülüğünde titizlikle sürdürülen kazı çalışmalarının, ilerleyen dönemde Lidya uygarlığının sosyo-ekonomik yapısına dair çok daha çarpıcı detayları arkeoloji dünyasına kazandırması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Manisa</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:35:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/sardeste-heyecanlandiran-kesif.jpg" type="image/jpeg" length="57901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Ataş: 'Sıcak havalarda romatizma hastaları nelere dikkat etmeli']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, sıcak havalarda romatizmal hastalığı bulunan kişilerin günlük yaşam alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, aşırı sıcak, susuzluk ve kontrolsüz fiziksel aktivitelerin eklem sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, sıcak havalarda romatizmal hastalığı bulunan kişilerin günlük yaşam alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, aşırı sıcak, susuzluk ve kontrolsüz fiziksel aktivitelerin eklem sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. </p><p>Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte romatizma hastalarının bazı konularda daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Nuh Ataş, romatizmal hastalıkların kişiden kişiye farklı belirtiler gösterebildiğini ve düzenli takiplerin önem taşıdığını vurguladı. </p><p>'Sıcak hava her hastayı aynı şekilde etkilemez' </p><p>Romatizmal hastalıkların yalnızca soğuk havalarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Ataş, 'Sıcak havalar bazı hastalarda şikâyetleri azaltabilirken, bazı hastalarda yorgunluk, halsizlik, eklem şikâyetleri veya mevcut yakınmaların artmasına neden olabilir. Burada önemli olan hastanın kendi vücudunun verdiği sinyalleri takip etmesidir' dedi. </p><p>Yaz aylarında sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Ataş, 'Yeterli su tüketimi, özellikle sıcak havalarda vücudun dengesini korumak açısından önemlidir. Romatizma hastaları aşırı sıcak altında uzun süre kalmaktan kaçınmalı, özellikle güneşin en yoğun olduğu saatlerde kendilerini korumalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>'Kontrollü egzersiz eklem sağlığı için faydalıdır' </p><p>Romatizma hastalarının tamamen hareketsiz kalmasının doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Nuh Ataş, uygun egzersizin eklem hareketliliğinin korunmasına katkı sağladığını söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doç. Dr. Nuh Ataş, 'Yüzme, hafif tempolu yürüyüş ve kişiye uygun egzersizler eklem sağlığı açısından faydalı olabilir. Ancak sıcak havalarda aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalı ve egzersiz için daha serin saatler tercih edilmelidir' ifadelerini kullandı. </p><p>'İlaç kullanımı doktor önerisi dışında değiştirilmemeli' </p><p>Romatizmal hastalıklarda düzenli tedavinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Ataş, 'Yaz aylarında kendini daha iyi hisseden bazı hastalar ilaçlarını azaltmayı veya bırakmayı düşünebilir. Ancak tedavi değişiklikleri mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. Hastalığın kontrol altında tutulması için düzenli takip büyük önem taşır' diye konuştu. </p><p>Doç. Dr. Nuh Ataş, yaz döneminde romatizma hastalarının dengeli beslenmeye, yeterli uykuya, düzenli kontrole ve kişisel korunma önlemlerine dikkat ederek yaşam kalitelerini artırabileceklerini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gaziantep</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:01:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli.jpg" type="image/jpeg" length="30365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antakya'nın dünyaya dağılan tarihi mirası, replika eserlerle sanat severlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Antakya ve Defne ilçelerinde 1932-1939 tarihleri arasında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda çıkarılarak çeşitli yollarla yurt dışında götürülen ve müzelerde sergilenen 27 mozaik ile 2 heykelin replikaları 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisinde sanat severlerle buluşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'ın Antakya ve Defne ilçelerinde 1932-1939 tarihleri arasında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda çıkarılarak çeşitli yollarla yurt dışında götürülen ve müzelerde sergilenen 27 mozaik ile 2 heykelin replikaları 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisinde sanat severlerle buluşuyor.</p>

<p>Ana vatana 1939 yılında katılan Hatay'da 1932 ile 1939 yılları arasında Antakya ve Defne ilçelerinde çeşitli gruplar ve üniversiteler tarafından arkeolojik kazılar yapıldı. Tarihe ışık tutan kentte 7 yıl süren kazı çalışmalarının ardından eski dönemlere ait tarihi eserler gün yüzüne çıkartıldı. Gün yüzüne çıkartılan eserler, kazı yapan çeşitli üniversiteler ve gruplar tarafından çeşitli yollarla yurt dışına çıkartıldı. Hatay'da yaşayan vatandaşlarda kültür bilinci oluşturmak amacıyla Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Antakya Sanat Müzesi Derneği iş birliği yapılarak 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisi açıldı. Yapılan işbirliği çerçevesinde, farklı ülkelerin müzelerinde gösterime sunulan 27 adet replika mozaik ve 2 adet replika heykel yer alıyor. Cemil Meriç İl Kütüphanesi'nde sergilenen eserler, bölgenin zengin kültürel değerlerinin tanıtılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç, sanatseverleri Antakya'nın tarihiyle ilgili bilinçlendirmek ve ufuk açmak amacıyla sergiyi düzenlediklerini belirterek, 'Antakya'nın yerinden edilmiş mirası ve dağılmış bir geçmişini birleştirme noktasında Antakya Sanat Müzesi Derneği ile işbirliği yaparak burada 27 adet mozaik ve 2 adet replika heykeli sanatseverlere sunduk. Buradaki amacımız kültürel mirası gelecek kuşaklara taşımak. Antakyalı gençlerimizle kültür bilincini oluşturmak ve Antakya'nın geçmişiyle geleceği arasında bir hafıza kurmaktır. 1932 ve 1939 yılları arasında çeşitli konsorsiyum ve üniversiteler tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkartılan eserler şu anda farklı ülkelerin farklı şehirlerinde bulunan müzelerde milyonlarca insanın beğenisine sunuluyor. Buradaki bizim yapmış olduğumuz bu replika sergiyle Hataylı sanatseverlere bu çeşitli müzelerde bulunan eserleri burada ziyaretlerinde görebiliyorlar. Antakya'nın tarihiyle ilgili bilinçlendirerek ve kendilerine geleceğe karşı bir ufuk açmak için bu sergiyi düzenledik' dedi.</p>

<p>'Sergimizin amacı yurt dışına çeşitli yollarla çıkartılan eserlerin Hataylı sanatseverlerle buluşturmak'</p>

<p>Antakya'nın tarihteki değerine ve önemine değinen Dinç, 'Genelde bu mozaikler Antakya ve Defne'de evlerin ve villaların tabanlarında bulunan zaman mitolojisini anlatan, zamanın hayata bakış açısını ve sanat estetiğini yansıtan mozaiklerdir. 27 adedini replika olarak burada biz sergiliyoruz. Bu eerlerin benzerlerinin orjinalleri Hatay Arkeoloji Müzesi'nde de bulunmakta. Buradaki bizim sergimizin amacı yurt dışına çeşitli yollarla çıkartılan eserlerin Hataylı sanatseverlerle buluşturmak. O müzelerde de zaten buranın menşei olarak belirtilmektektedir. Antakya ve Defne'deki lokasyonlardan çıkartıldığı bilinmekte ve bilimsel kaynaklar da zaten bunu doğrulamakta. Antakya, tarih hazine sandığının en kıymetli mücevheri. Burası medeniyetler şehri ve kültürün başkenti. Dostluk, barış ve kardeşlik şehri. Biz burada binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz ve birlikte yaşama kültürünü dünyaya en iyi gösteren şehrimiz 2023 yılında depremlerinde şehrimiz zarar gördü. Fakat devlet ve millet iş birliğiyle şu anda şehrimiz ayağa kalkma noktasında çok önemli çalışmalar yaptı. Tarihi alanlarımız, turistik alanlarımız bu noktada arkeolojik alanlarımız bakanlığımız tarafından ve İl Kültür Müdürlüğümüz tarafından tarihi alanlarımızın korunması, restore edilmesi noktasında çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmalarla birlikte bizler misafirlerimizi Hatay'da ağırlamaktan memnuniyet duyacağız' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hatay, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="97654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilecik'te Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gölpazarı Kaymakamı Onur Titiz ve kurum amirleri, ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini yerinde inceleyerek bölgelerin turizm potansiyelini değerlendirdi. İlk olarak Sakarya Nehri üzerinde, Gölpazarı'nı Vezirhan'a bağlayan eski güzergâhta bulunan Tarihi Demirköprü incelendi. Taş yığma ayakları ve demir konstrüksiyonuyla dikkat çeken köprünün, geçmişte bölgenin ulaşım ve ticaretinde önemli rol üstlendiği belirtildi. Heyet daha sonra 550 rakımlı Meryem Dağı'nda incelemelerde bulundu. Yamaç paraşütüne elverişli yapısıyla dikkat çeken dağın doğa ve macera turizmi açısından değerlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. </p><p>Kaymakam Onur Titiz, Gölpazarı'nın sahip olduğu tarihi ve doğal değerlerin ilçenin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını belirterek, 'Tarihi ve doğal zenginliklerimizi yerinde inceleyerek bu değerlerimizi nasıl daha etkin şekilde tanıtabilir ve turizme kazandırabiliriz, bunu değerlendiriyoruz. Gölpazarı'nın sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde ortaya çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilecik</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:24:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi.jpg" type="image/jpeg" length="77753"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
