<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 13:37:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düzce'de yıkılan hastane binası enkazı tatbikat alanı oldu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/duzcede-yikilan-hastane-binasi-enkazi-tatbikat-alani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/duzcede-yikilan-hastane-binasi-enkazi-tatbikat-alani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce İl Sağlık Müdürlüğü UMKE ekipleri ile arama kurtarma dernekleri, Akçakoca ilçesinde yıkımına başlanan eski devlet hastanesi enkazından arama kurtarma tatbikatı yaptı. Senaryo gereği meydana gelen depremde yıkılan binanın enkazında kalan 2 yaralı, başarılı çalışmayla kurtarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce İl Sağlık Müdürlüğü UMKE ekipleri ile arama kurtarma dernekleri, Akçakoca ilçesinde yıkımına başlanan eski devlet hastanesi enkazından arama kurtarma tatbikatı yaptı. Senaryo gereği meydana gelen depremde yıkılan binanın enkazında kalan 2 yaralı, başarılı çalışmayla kurtarıldı. </p><p>Düzce İl Sağlık Müdürlüğü Ulusal Medikal Arama Kurtarma ekipleri deprem ihtimaline karşı çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, depreme hazırlık kapsamında Düzce'nin Akçakoca ilçesinde bulunan ve yıkımına başlanan eski devlet hastanesi enkazını tatbikat alanı olarak kullandı. Tatbikata 15 UMKE ekibi, 3 araç ile katılırken; Düzce AFAD, Düzce Arama Kurtarma Derneği (DAKE), Kızılelma, Düzce99 Arama Kurtarma Dernekleri de destek verdi. Enkaz haline gelen hastanede senaryo gereği yaşanan deprem sonrası 2 yaralı vatandaş yerleri tespit edilerek kurtarma çalışması başlatıldı. Enkaz altından çıkarılan yaralılar, yine senaryo gereği kurulan sahra hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Tatbikat, yaralıların yıkılan hastane enkazı dan çıkartılacak güvenli alanlara taşınasıyla son buldu. </p><p>Ayrıca Akçakoca Motorlu Trafik ekipleri, tatbikata katılan ekiplere, geçiş üstünlüğü, tepe lambası kullanımı ve konumlanma konusunda bilgiler aktardı. </p><p>Tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan Düzce İl Sağlık Müdürlüğü UMKE Birim Sorumlusu Ahmet İyi, 'Bakanlığımızın Türkiye Afet Müdahale planı çerçevesinde yıllık olarak gerçekleştirdiğimiz tatbikatımızı yaptık. Akçakoca eski devlet hastanemiz yıkılırken hem tatbikatımızı gerçekleştirelim hem de arkadaşlarımız bilgilerini tazelesin istedik. Arkadaşlarımız meydana gelen depremlerde de görev alan arkadaşlarımız' dedi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Düzce</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/duzcede-yikilan-hastane-binasi-enkazi-tatbikat-alani-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 12:14:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/duzcede-yikilan-hastane-binasi-enkazi-tatbikat-alani-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="51742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[820 yıllık çivisiz ahşap camide kapsamlı restorasyon: Hedef UNESCO]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/820-yillik-civisiz-ahsap-camide-kapsamli-restorasyon-hedef-unesco</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/820-yillik-civisiz-ahsap-camide-kapsamli-restorasyon-hedef-unesco" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Çarşamba ilçesinde 1206 yılında ahşap yığma tekniğiyle, çivi kullanılmadan inşa edilen Göğceli Camii, restorasyon çalışmalarıyla özgün yapısına kavuşturuluyor. Depremlere karşı dayanıklılığıyla dikkat çeken tarihi caminin restorasyonunun ardından ibadete açılması ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne teklif edilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun'un Çarşamba ilçesinde 1206 yılında ahşap yığma tekniğiyle, çivi kullanılmadan inşa edilen Göğceli Camii, restorasyon çalışmalarıyla özgün yapısına kavuşturuluyor. Depremlere karşı dayanıklılığıyla dikkat çeken tarihi caminin restorasyonunun ardından ibadete açılması ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne teklif edilmesi hedefleniyor. </p><p>Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları 16 Şubat 2026 tarihinde başladı. 550 takvim günü sürecek çalışmalar kapsamında tarihi yapının hava şartlarından etkilenmemesi için geçici koruyucu çelik çatı oluşturulurken çevresi de koruma altına alındı. Caminin iç ve dış bölümlerinde kurulan iskelelerle özgün yapı elemanlarının korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Yapının içerisindeki ahşap kaplama ve karkas sökülürken döşemeler arasındaki moloz ve pislikler temizlendi, demir elemanlar da kaldırıldı. </p><p>Özgün çatısı hartama olacak </p><p>Restorasyon kapsamında caminin taşıyıcı ahşap elemanları sağlamlaştırılacak, gerekli bölümlerde ahşap dolgu ve koruyucu uygulamalar yapılacak. Yapının temelindeki ahşap kadron ve temel kirişlemeleri ihya edilerek sağlamlaştırılacak, ahşap döşemeler özgün malzemesine uygun şekilde yenilenecek. Mevcut kiremit çatı örtüsü ise geleneksel ahşap malzeme olan hartama ile değiştirilecek. Ahşap tavan ve sütunlardaki kalem işi süslemelerde de bakım, tamamlama ve konservasyon çalışmaları yapılacak. </p><p>'Restorasyon sonrasında ibadete açılacak' </p><p>Samsun Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Uysal, tarihi yapının özgün mimarisine uygun şekilde restore edildiğini belirterek, 'Göğceli Camii 1206 yılında inşa edilmiş olup yapıda çivi kullanılmadığı için çivisiz cami olarak da bilinmektedir. Karadeniz Bölgesi'nde Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Ahşap yığma tekniği ile yapılmış ve tavandaki ahşaplarda kök boyaları ile kalem işi nakışlar mevcuttur. Çatı örtüsü kiremitle kaplanmıştır' dedi. </p><p>Restorasyon çalışmalarının 16 Şubat 2026 tarihinde başladığını ve 550 gün süreceğini kaydeden Uysal, 'Bu detaylı restorasyon sürecinde yapı hava şartlarından zarar görmemesi için cami geçici koruyucu çatı ve metal duvarlarla koruma altına alınmıştır. Camiyi özgün hale getirmek için çatıdaki kiremit örtü ahşap malzeme olan hartama ile değiştirilecek olup ahşap tavan ve duvarlarda yenileme yapılacaktır. Ayrıca taşıyıcı sistemlerde sağlamlaştırma yapılacak ve ahşap döşemeler yenilenecektir. Restorasyon sonrasında ibadete açılacak olan cami UNESCO geçici kültürel miras listesine teklif edilecektir. Vakıflar Genel Müdürlüğü her zaman olduğu gibi bugün de kültürel mirasına sahip çıkmaya devam edecektir' diye konuştu. </p><p>820 yıllık geçmişiyle ayakta duruyor </p><p>Çarşamba ilçesi Hasbahçe Mahallesi'nde, Göğceli Mezarlığı içerisinde bulunan caminin ahşap numuneleri üzerinde yapılan testler sonucunda 1206 yılında inşa edildiği belirlendi. Caminin önündeki revakın ise 1335 yılında eklendiği tespit edildi. 16 Mayıs 1986 tarihinde birinci derecede korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen yapı, çivi kullanılmadan ahşap yığma tekniğiyle inşa edilmesi nedeniyle 'Çivisiz Cami' olarak da anılıyor. </p><p>Yapıda kuzey-güney yönünde 14, doğu-batı yönünde 13 metre uzunluğunda tek parça ahşap kalaslar kullanıldığı belirtiliyor. Ahşap tavan ve duvarlardaki kök boyalarıyla yapılan kalem işi süslemeleriyle dikkat çeken cami, deprem takozu sistemi sayesinde bölgedeki çok sayıda depremi hasarsız atlatarak günümüze ulaşmasıyla da öne çıkıyor. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Samsun</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/820-yillik-civisiz-ahsap-camide-kapsamli-restorasyon-hedef-unesco</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:28:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/820-yillik-civisiz-ahsap-camide-kapsamli-restorasyon-hedef-unesco.jpg" type="image/jpeg" length="46132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin'de 2 bin 200 yıllık tarihi yolda doğa yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/mersinde-2-bin-200-yillik-tarihi-yolda-doga-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/mersinde-2-bin-200-yillik-tarihi-yolda-doga-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Tarihi Kilikya Yolu Yürüyüşü kapsamında doğaseverler, Silifke'de 2 bin 200 yıllık tarihi Roma yolunda 7 kilometre yürüdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Tarihi Kilikya Yolu Yürüyüşü kapsamında doğaseverler, Silifke'de 2 bin 200 yıllık tarihi Roma yolunda 7 kilometre yürüdü. </p><p>Mersin Büyükşehir Belediyesinin tarih ve doğayı buluşturan Tarihi Kilikya Yolu etkinlikleri sürüyor. Bu haftaki yürüyüş, Olba Antik Kentinden başlayarak tarihi Roma yolu üzerinden Aslantaş Heykelinde sona erdi. Yaklaşık 7 kilometrelik parkuru tamamlayan katılımcılar, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı buldu. </p><p>'Herkes gelip görsün' </p><p>Proje Koordinatörü Ahmet Tarakçı, yürüyüşün yaklaşık 2 bin 200 yıl önce döşenen tarihi yol üzerinde gerçekleştirildiğini belirterek, katılımcıların taş ve kaya mezarları da görme fırsatı bulduğunu söyledi. Tarakçı, 'Ben Mersinliyim diyen herkes burayı görsün. Çünkü 'Ben Mersin'i görmemişim' diyecekler. Herkesi bekliyoruz' dedi. </p><p>Etkinliğe ilk kez katılan Sevil Karadeniz, Büyükşehir Belediyesinin sunduğu hizmetten memnun kaldığını belirterek, parkurun ve rehberlik hizmetinin çok güzel olduğunu ifade etti. Gökhan Yılmazcan da Kilikya Yolunun parkurlarını beğendiğini dile getirerek, doğa yürüyüşüne ilgi duyan herkesi bölgeyi keşfetmeye davet etti. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Mersin</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/mersinde-2-bin-200-yillik-tarihi-yolda-doga-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:16:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/mersinde-2-bin-200-yillik-tarihi-yolda-doga-yuruyusu.jpg" type="image/jpeg" length="28995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıoğlu: 'Tarihi anlamak için coğrafyayı bilmek esastır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kadioglu-tarihi-anlamak-icin-cografyayi-bilmek-esastir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kadioglu-tarihi-anlamak-icin-cografyayi-bilmek-esastir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap Fuarı'nda okuyucularıyla buluşan Hakan Hadi Kadıoğlu, 'Pasin-1048 Sınırın Çöküşü' kitabını anlattı. Kadıoğlu, Pasin Muharebesi'nin doğru anlaşılabilmesi için tarihî kaynaklarla birlikte bölgenin coğrafyasının da dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap Fuarı'nda okuyucularıyla buluşan Hakan Hadi Kadıoğlu, 'Pasin-1048 Sınırın Çöküşü' kitabını anlattı. Kadıoğlu, Pasin Muharebesi'nin doğru anlaşılabilmesi için tarihî kaynaklarla birlikte bölgenin coğrafyasının da dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Kapılarını kitapseverlere açan Erzurum 8. Kitap Fuarı, yazarlarla okuyucuları bir araya getiriyor. Fuar kapsamında söyleşi gerçekleştiren Hakan Hadi Kadıoğlu, 1048 Pasin Muharebesi'ni ele aldığı çalışmasının temel sorularını ve değerlendirmelerini paylaştı. Okuyucular, Kadıoğlu'nun bölgenin tarihî geçmişine ışık tutan anlatımını dikkatle dinledi. </p><p>'Bildiğimiz coğrafyaya yeniden bakmalıyız' </p><p>Söyleşisinde 'Coğrafyayı bilmek esastır' düşüncesi üzerinde duran Kadıoğlu, bir yeri tanımanın yalnızca yollarını, köylerini ve dağlarını bilmekle sınırlı olmadığını belirtti. Geçitlerin, akarsuların ve yerleşimlerin geçmişte insanların ve orduların hareketlerini nasıl etkilediğinin de araştırılması gerektiğini ifade etti. Tarihî Pasin'in bugünkü ilçe sınırlarından daha geniş bir havza olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Kadıoğlu; Erzurum, Deveboynu, Kargapazarı geçitleri ve Aras havzası arasındaki bağlantıların önemine işaret etti. Büyük orduların hareketlerinin yalnızca mesafeyle açıklanamayacağını; su, yiyecek, geçiş imkânları ve birliklerin buluşma noktalarının da hesaba katılması gerektiğini söyledi. </p><p>Yerleşmiş kabullere kaynak ve araziyle bakış </p><p>Kitabında eski yerleşimlerin konumları ile orduların izlediği güzergâhları yeniden değerlendirdiğini aktaran Kadıoğlu, bir görüşün çok tekrarlanmasının tek başına doğruluğunu kanıtlamayacağını vurguladı. Bu kapsamda, sefer sırasında tahrip edilen Artze'nin konumuna ilişkin tartışmalara değindi. Yaygın biçimde Karaz, bugünkü Kahramanlar ile ilişkilendirilen yerleşme için Horasan'ın Ardı köyü ihtimalinin de incelenmesi gerektiğini belirtti. Bunun kesin bir yer tespiti anlamına gelmediğini, farklı ihtimallerin aynı bilimsel ölçülerle sınanmasının önem taşıdığını ifade etti. Muharebe sahasına ilişkin değerlendirmelerinde ise Hasankale'nin doğusu ile Alvar ve Ügümü çevresindeki geniş Pasin düzlüğünü öne çıkaran Kadıoğlu, buranın araştırılması gereken güçlü bir aday alan olduğunu söyledi. Ancak söz konusu değerlendirmenin, sınırları kesin olarak belirlenmiş ve arkeolojik olarak doğrulanmış bir savaş alanı ilanı olmadığının altını çizdi. </p><p>'Kaynakların anlattıkları dikkatle ayrılmalı' </p><p>Pasin Muharebesi'nin Bizans, Ermeni, Gürcü ve İslâm tarih yazımında farklı yönleriyle anlatıldığını kaydeden Kadıoğlu, bu kayıtların karşılaştırılarak okunması gerektiğini belirtti. Kaynaklardaki asker, kayıp ve esir sayıları konusunda ihtiyatlı olunmasını isteyen Kadıoğlu, bütün bir sefere ait rakamların tek bir muharebenin bilançosu gibi aktarılmasının yanıltıcı olabileceğini dile getirdi. Savaşın seyrini anlatırken Selçuklu kumandanı İbrahim Yınal ile karşı taraftaki Aaron, Katakalon Kekaumenos ve Gürcü prensi Liparit'in rollerine değindi. Bazı birliklerin kendi cephelerinde başarı sağlamasının savaşın genel sonucunu belirlemeye yetmeyebileceğini ifade eden Kadıoğlu, Liparit'in esir düşmesinin hem askerî hem de siyasî açıdan önemli bir sonuç olduğunu anlattı. </p><p>'Zafer ile kalıcı hâkimiyet aynı şey değildir' </p><p>Kadıoğlu, kitabındaki değerlendirmeye göre Pasin Muharebesi'nin bir Selçuklu zaferi olduğunu belirterek, meydan savaşındaki başarı ile bölgenin kalıcı olarak el değiştirmesinin ayrı ele alınması gerektiğini söyledi. 1048'de savaşın ardından Pasin'de kalıcı Selçuklu idarî hâkimiyeti kurulduğunu söylemek için yeterli dayanak bulunmadığını ifade eden Kadıoğlu, bunun zaferin önemini azaltmadığını vurguladı. Selçuklu kuvvetlerinin bölgedeki hareket kabiliyeti ve karşılarına çıkan müşterek ordunun yaşadığı sorunların, Bizans'ın doğu sınırındaki askerî denetimin sınırlarını gösterdiğini kaydetti. Pasin'in yalnızca 'Malazgirt'in provası' olarak değerlendirilmesini de yetersiz bulan Kadıoğlu, iki olay arasında tarihî devamlılık bulunmakla birlikte, 1048'in kendi şartları ve aktörleri içinde anlaşılması gerektiğini dile getirdi. Memleket tarihine duyulan sevginin araştırma sorumluluğunu artırdığını belirten Kadıoğlu, kaynakların söyledikleriyle araştırmacının yorumunun birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Çalışmasının bütün tartışmaları bitiren bir son söz olmadığını ifade ederek kitabının amacını, '1048'i yeniden anlatmak değil, yeniden anlamak' sözleriyle özetledi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kadioglu-tarihi-anlamak-icin-cografyayi-bilmek-esastir</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:26:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/kadioglu-tarihi-anlamak-icin-cografyayi-bilmek-esastir.jpg" type="image/jpeg" length="28159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de hayat kurtaran ilaç tükendi: Küçük Amir tarihi geçmiş insülinle hayata tutunuyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/gazzede-hayat-kurtaran-ilac-tukendi-kucuk-amir-tarihi-gecmis-insulinle-hayata-tutunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/gazzede-hayat-kurtaran-ilac-tukendi-kucuk-amir-tarihi-gecmis-insulinle-hayata-tutunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ablukası ve saldırıları nedeniyle insülin ve tıbbi malzeme sıkıntısının derinleştiği Gazze Şeridi'nde, 10 yaşındaki Amir'in annesi oğlunun yaşamını sürdürebilmesi için son kullanma tarihi geçmiş ilaçları kullanmak zorunda kalıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ablukası ve saldırıları nedeniyle insülin ve tıbbi malzeme sıkıntısının derinleştiği Gazze Şeridi'nde, 10 yaşındaki Amir'in annesi oğlunun yaşamını sürdürebilmesi için son kullanma tarihi geçmiş ilaçları kullanmak zorunda kalıyor. </p><p>Gazze Şeridi'nde İsrail ablukasıyla birlikte derinleşen insani kriz, kronik hastalıklarla mücadele eden sivillerin yaşamını tehdit ediyor. Temel ilaçlara erişimin giderek zorlaştığı bölgede, insülin bulamayan diyabet hastaları hayatta kalabilmek için son kullanma tarihi geçmiş ilaçları kullanmak zorunda kalıyor. Tip 1 diyabet hastası 10 yaşındaki Amir de bu çaresizliğin ortasında yaşam mücadelesi veriyor. </p><p>Amir'e tarihi geçmiş insülin enjekte etmek zorunda kalan Nahawand Juha, bölgede derinleşen sağlık krizi nedeniyle son aylarda insüline ve kan şekeri test çubuklarına ulaşmanın giderek zorlaştığını söyledi. Oğlunun kan şekerinin günde üç kez ölçülmesi gerektiğini belirten anne, test çubuklarındaki kıtlık nedeniyle bu ölçümü yalnızca günde bir kez yapabildiğini, bu durumun da Amir'in sağlık durumunu takip etmeyi ve kan şekeri seviyesini kontrol altında tutmayı güçleştirdiğini vurguladı. Güvenli bir alternatif bulamadıkları için tarihi geçmiş insülin kullanmak zorunda kaldıklarını belirten Nahawand Juha, bu ilacın etkinliğinin son kullanma tarihi geçmemiş insüline kıyasla çok daha düşük olduğunu söyledi. Juha, oğlunun tarihi geçmiş insülin kullanımıyla birlikte yüksek kan şekeri seviyeleri ve şiddetli ağrılar yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Gazzeli anne, 'Gazze Şeridi'nin hiçbir yerinde kullanılmaya uygun insülin yok. Mevcut insülinlerin tamamının son kullanma tarihi geçmiş durumda ve biz de bunları kullanmak zorunda kalıyoruz' dedi. </p><p>'Yardım edebilecek herkesten yardım etmesini istiyorum' </p><p>Nahawand Juha, oğlunun ihtiyaç duyduğu insülin dozlarını alamaması durumunda diyabetik komaya girebileceğini ve hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alınmak zorunda kalabileceğini söyledi. Gazzeli anne, Amir'in uygun tedavi ve düzenli tıbbi takipten yoksun olması nedeniyle ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Yardım kuruluşlarından ilaç yardımı bekleyen Nahawand, 'Çok yoruldum. Yardım edebilecek herkesten yardım etmesini istiyorum, çünkü oğlumu kaybetmek istemiyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Bölgede 70 bin ila 80 bin diyabet hastası risk altında </p><p>Gazze Şeridi'ndeki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından mart ayında yayımlanan rapora göre, bölgede yaşayan 70 bin ila 80 bin diyabet hastası, insülin ve kan şekeri test çubuklarındaki ciddi kıtlık nedeniyle hayati risk altında bulunuyor. Tıbbi takip hizmetlerinin aksaması ve yetersiz beslenme de tabloyu ağırlaştırırken, hastaların kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutması neredeyse imkansız hale geliyor. </p><p>Tıbbi kaynaklar, Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2 bin 500 çocuğun Tip 1 diyabet hastası olduğunu belirtiyor. Sürekli insülin kullanmak ve kan şekeri seviyelerini düzenli olarak takip etmek zorunda olan bu çocuklar, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. </p><p>Tip 1 diyabet hastalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için düzenli insülin tedavisine ve sürekli kan şekeri takibine ihtiyaç duydukları belirtilirken, özellikle çocuklar açısından insülin ve test çubuğu kıtlığı hayati bir tehdit oluşturuyor. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Gazze</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/gazzede-hayat-kurtaran-ilac-tukendi-kucuk-amir-tarihi-gecmis-insulinle-hayata-tutunuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:14:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/gazzede-hayat-kurtaran-ilac-tukendi-kucuk-amir-tarihi-gecmis-insulinle-hayata-tutunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="49142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Roma döneminden bu yana durmadan yanan ateşte künefe pişirdiler]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/roma-doneminden-bu-yana-durmadan-yanan-ateste-kunefe-pisirdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/roma-doneminden-bu-yana-durmadan-yanan-ateste-kunefe-pisirdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da doğa yürüyüşüne çıkan bir grup gezgin, Arsuz ilçesinde bulunan ve Roma döneminden bu yana yandığı bilinen Yanartaş'ta doğal ateşin üzerinde coğrafi işaretli Antakya künefesi pişirerek farklı bir deneyim yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'da doğa yürüyüşüne çıkan bir grup gezgin, Arsuz ilçesinde bulunan ve Roma döneminden bu yana yandığı bilinen Yanartaş'ta doğal ateşin üzerinde coğrafi işaretli Antakya künefesi pişirerek farklı bir deneyim yaşadı. </p><p>Antakya'da yaşayan Gökhan Uzunparmak ve arkadaşları, doğa yürüyüşü yapmak için Arsuz ilçesi Kurtbağı Mahallesi'ndeki Zilli Şelalesi mevkiini seçti. Kayaların arasından çıkan doğal gaz nedeniyle yüzyıllardır yandığı bilinen Yanartaş'ın bulunduğu bölgede farklı bir etkinlik yapmak isteyen grup, yanlarında getirdikleri coğrafi işaretli Antakya künefesini durmadan yanan ateşin üzerinde pişirdi. Künefeyi hazırladıkları sırada şiddetli fırtınaya yakalanan grup, zor şartlarda pişirdikleri künefeyi yiyerek doğanın tadını çıkardı. Etkinlik sırasında yanlarına gelen köylüler ise yıllardır yanan ateşin başında ilk kez künefe yapıldığını gördüklerini söyledi. </p><p>'Yüzyıllardır kayaların arasından çıkan ateşin yandığı bir yerde künefe yaptık' </p><p>Yüzyıllardır sönmeyen ateşte kentin coğrafi işaretli lezzeti künefeyi yaptıklarını belirten Gökhan Uzunparmak, 'Arkadaşlarımızla birlikte bir doğa yürüyüşü grubumuz vardı. Hafta sonu yaptığımız bir yürüyüş sırasında Arsuz ilçesinin Kurtbağı Mahallesi'nde bulunan Zilli Şelalesi yakınlarında Yanartaş olarak bilinen bir yeri keşfettik. Yüzyıllardır kayaların arasından ateş çıkan bir yer. Burada arkadaşlarımızla bir etkinlik yapmaya karar verdik. Yanımızda götürdüğümüz künefeyi hep birlikte hazırladık. Tam yiyeceğimiz sırada çok şiddetli bir fırtınaya yakalandık. Künefeyi istediğimiz gibi pişiremeden yemek zorunda kaldık. Ancak burada çok güzel bir anımız oldu. Köylüler yanımıza gelerek ilk kez orada insanların künefe yaptığını gördüklerini söylediler. Bu da çok hoşumuza gitti. Hep birlikte oturduk, künefemizi paylaştık. Bizim için unutulmaz bir etkinlik oldu. Köylülerin anlattığına göre bu ateş, atalarından beri biliniyor ve yüzyıllardır yanmaya devam ediyor. Bir Antakyalının gidip orada künefe yapması onlar için de ilginç bir olay olmuş. Gerçekten çok güzel bir deneyimdi. Hem farklı hem de keyifli bir etkinlik gerçekleştirdik. Bu yıl da yağmurlar başlamadan önce yeniden gitmeyi düşünüyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Hatay</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/roma-doneminden-bu-yana-durmadan-yanan-ateste-kunefe-pisirdiler</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 08:57:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/11/agency/iha/roma-doneminden-bu-yana-durmadan-yanan-ateste-kunefe-pisirdiler.jpg" type="image/jpeg" length="77781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tosya Belediyesi tarihi çeşmeyi restore edecek]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tosya-belediyesi-tarihi-cesmeyi-restore-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tosya-belediyesi-tarihi-cesmeyi-restore-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tosya Belediyesi tarafından 18.-19. yüzyıla dayanan tarihi çeşmede restorasyon çalışması yürüterek yeniden ayağa kaldırılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tosya Belediyesi tarafından 18.-19. yüzyıla dayanan tarihi çeşmede restorasyon çalışması yürüterek yeniden ayağa kaldırılması hedefleniyor. </p><p>Tosya Belediyesi tarihi ve kültürel değerleri korumak amacı ile çalışmalara devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu'nun Tosya ilçesinde atıl durumdaki tarihi yapılar yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. Tosya Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ilçede Hocafakıh Mahallesi Çiğdem Sokak'taki tarihi çeşmede restorasyon çalışmaları başladı. </p><p>Mimari özellikleri ve yapım tekniği bakımından 18.-19. yüzyıllara tarihlendirilen çeşme restore edilerek yenilenecek. Dikdörtgen planlı, iki cepheli ve hazneli yapısıyla dikkat çeken; moloz taş ve tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen tarihi çeşmenin, Tosya Belediyesi personellerinin çalışmaları ile özgün mimari özelliklerinin korunarak tekrar gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. </p><p>Tosya Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, 'Tosya'mızın tarihi ve kültürel değerlerini korumak, atıl durumdaki tarihi yapılarımızı yeniden gün yüzüne çıkarmak amacıyla yürüttüğümüz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda, Hocafakıh Mahallesi Çiğdem Sokak'ta bulunan, mimari özellikleri ve yapım tekniği bakımından 18-19. yüzyıllara tarihlendirildiği değerlendirilen tarih, çeşmemizin restorasyon çalışmalarına başladık. Dikdörtgen planlı, iki cepheli ve hazneli yapısıyla dikkat çeken moloz taş ve tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen tarihî çeşmemizi, alanında uzman personelimizin titiz çalışmalarıyla özgün mimari özelliklerini koruyarak yeniden ihya ediyoruz. Tosya'mızın geçmişinden günümüze uzanan kültürel mirasını korumaya, tarihi yapılarımızı aslına uygun şekilde restore ederek gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz' denildi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Kastamonu</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tosya-belediyesi-tarihi-cesmeyi-restore-edecek</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:26:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/tosya-belediyesi-tarihi-cesmeyi-restore-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="68270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman'da jandarmanın denetimlerinde tarihi eser ve kaçak ürünler ele geçirildi: 20 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/karamanda-jandarmanin-denetimlerinde-tarihi-eser-ve-kacak-urunler-ele-gecirildi-20-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/karamanda-jandarmanin-denetimlerinde-tarihi-eser-ve-kacak-urunler-ele-gecirildi-20-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman'da jandarma ekiplerinin 16-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiği denetimlerde tarihi eser, uyuşturucu madde ve kaçak içki ele geçirilirken, çeşitli suçlardan aranan 79 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman'da jandarma ekiplerinin 16-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiği denetimlerde tarihi eser, uyuşturucu madde ve kaçak içki ele geçirilirken, çeşitli suçlardan aranan 79 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. </p><p>Karaman İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kentte huzur ve güven ortamının sağlanması, suçların önlenmesi ve suçluların yakalanması amacıyla 16-31 Ekim 2026 tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi. Asayiş, narkotik ve trafik olayları başta olmak üzere yürütülen çalışmalarda 27 bin 866 şahıs ile 9 bin 871 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 79 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. </p><p>Denetim ve aramalarda ise 5 parça halinde peçeteye emdirilmiş amfetamin maddesi, Bizans dönemine ait 1 küp ve 1 el yazması kitap, 100 sikke, 22 tarihi obje, çeşitli özelliklerde 8 dedektör ve alan tarama cihazı, 11 litre etil alkol, 5 litre bandrolsüz kaçak içki, alkol yapım kiti, elektronik makaron doldurma makinesi parçası, çeşitli miktarlarda kaçak tütün ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi. </p><p>İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, kentte huzur ve güven ortamının devamını sağlamaya yönelik denetim ve uygulamaların kararlı ve kesintisiz şekilde sürdürüleceği bildirildi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Karaman</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/karamanda-jandarmanin-denetimlerinde-tarihi-eser-ve-kacak-urunler-ele-gecirildi-20-tutuklama</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:14:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/karamanda-jandarmanin-denetimlerinde-tarihi-eser-ve-kacak-urunler-ele-gecirildi-20-tutuklama.jpg" type="image/jpeg" length="54890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beş dönümlük dağlık araziyi, tıbbi aromatik bitki bahçesine çevirdi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bes-donumluk-daglik-araziyi-tibbi-aromatik-bitki-bahcesine-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bes-donumluk-daglik-araziyi-tibbi-aromatik-bitki-bahcesine-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da görev yapan 27 yıllık sınıf öğretmeni Hakan Özdemir, memleketi Düğüntepe köyünde atıl durumdaki dağlık araziyi kiralayarak tıbbi aromatik bitki üretiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ'da görev yapan 27 yıllık sınıf öğretmeni Hakan Özdemir, memleketi Düğüntepe köyünde atıl durumdaki dağlık araziyi kiralayarak tıbbi aromatik bitki üretiyor. </p><p>Elazığ merkezde sınıf öğretmenliği görevini sürdüren 27 yıllık eğitimci Hakan Özdemir, memleketi olan Baskil ilçesine bağlı Düğüntepe köyünde yıllardır atıl vaziyette duran dağlık araziyi devletten kiralayarak örnek bir tarımsal üretim alanına dönüştürdü. Sürece hobi amaçlı başladığını ancak zamanla üretim alanını büyüttüğünü belirten Özdemir, bahçesinde adaçayı, melisa çayı, biberiye ve lavanta yetiştiriyor. Dördüncü yılına giren bahçeden bu yıl yüksek verim almaya başladığını ifade eden Özdemir, bölgede tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğinin az olması ve makineleşmenin bulunmaması nedeniyle hasat tarihlerini hava şartlarına göre planladığını aktardı. </p><p>Süreç hakkında bilgi veren Özdemir, '27 yıllık sınıf öğretmeniyim. Daha önce il dışında görev yapıyordum. Memleketime tayinim çıktıktan sonra yüzyıllardır atıl halde boş bulunan, tabiri caizse dağ dediğimiz bu alanı devletten kiralama usulüyle aldım. Şu anda bu bahçedeki faaliyetlerimin dördüncü yılı. Dördüncü yılında çok iyi bakım yaptığımız için yetiştirmiş olduğumuz tıbbi aromatik bitkilerden verimler almaya başladık. Şu anda bahçemde adaçayı, melisa çayı, biberiye ve lavanta mevcuttur' dedi. </p><p>İlk etapta hobi amaçlı başladığını ifade eden Özdemir, ' Kokusu, doğal görünüşü, insanlara verdiği ferahlıktan dolayı. Daha sonra bunu beş dönüme kadar çıkardım. Şu anda da beş dönüm alanda tıbbi aromatik bitki üretimi ve hasadı yapmaktayım. Bulunduğumuz mevsimden dolayı şu anda son hasadımız olacak yağmurlar durduktan sonra. Elazığ ilinde tıbbi aromatik yetiştiriciliği çok az veya yok denecek kadar az olduğu için makineleşme olayı olmadığı için biz de mecburen hasadımızı hava durumuna göre ayarlamak zorunda kalıyoruz. Hasadını yaptıktan sonra ürünlerimizi Elazığ dışında çay fabrikalarına ve büyük baharatçılara pazarlıyoruz' şeklinde konuştu. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Elazığ</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bes-donumluk-daglik-araziyi-tibbi-aromatik-bitki-bahcesine-cevirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:13:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/bes-donumluk-daglik-araziyi-tibbi-aromatik-bitki-bahcesine-cevirdi.jpg" type="image/jpeg" length="62327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edebiyatın izleri 'Şair ve Yazarlar Evi Müzesi'nde yaşatılıyor: 90'lara damga vuran şiir kaseti]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/edebiyatin-izleri-sair-ve-yazarlar-evi-muzesinde-yasatiliyor-90lara-damga-vuran-siir-kaseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/edebiyatin-izleri-sair-ve-yazarlar-evi-muzesinde-yasatiliyor-90lara-damga-vuran-siir-kaseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 'Şair ve Yazarlar Evi Müzesi', Türk edebiyatının önemli isimlerine ait kitap, fotoğraf ve kişisel eşyalarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da 'Şair ve Yazarlar Evi Müzesi', Türk edebiyatının önemli isimlerine ait kitap, fotoğraf ve kişisel eşyalarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. </p><p>Altındağ ilçesinin Hamamarkası bölgesinde bulunan 'Şair ve Yazarlar Evi Müzesi', Türk edebiyatının önemli isimlerine ait eserleri, fotoğrafları ve kişisel eşyalarıyla edebiyatseverleri geçmişe götürüyor. Müzenin 2017 yılında hizmete girdiğini belirten Müze sorumlusu Nurgül Aktaş, Müze'ye ziyaretçilerin ilgisinin yoğun olduğunu dile getirdi. Müzenin insanlar için illiyet bağı taşıdığını ifade eden Aktaş, öğrenciler, akademisyenler, kitap ve edebiyat severlerin ilgi odağı olduğunu söyledi. </p><p>'Müze 4 teşhir salonundan oluşmaktadır </p><p>Müzeye girildiği zaman Başkent için özel oluşturulmuş Ankara Kitaplığı ile karşılaşıldığını anlatan Aktaş, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Ankara'yla ilgili tarihi, antik, bulunması zor kitapların olduğu bir kitaplıktır. Bunun dışında müze 4 teşhir salonundan oluşmaktadır. Bir tanesi söyleşi odası olarak da hizmet vermektedir. İlk girildiği zaman müzenin sol bölümünde yer alan teşhir salonu 'Yedi Güzel Adam' odası olarak kullanılmaktadır. Burada Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Erdem Bayazıt gibi Yedi Güzel Adamı oluşturan kişilerin olduğu, biyografilerinin sergilendiği bir teşhir salonu var. Girişte sağ tarafta yer alan teşhir salonunda ise 1950'li yıllarda Ankara'da özellikle çıkan edebi dergiler, Hisar, Mavi akımının olduğu Mavi dergisi gibi.' </p><p>'1990'lara damgasını vuran Cumhurbaşkanı'na ait bir şiir kaseti de yer alıyor' </p><p>Öte yandan edebiyat dergilerinin de yer aldığı bir bölümün olduğunun altını çizen Aktaş, 'Şiir kaseti bölümü var. 1990'lara damgasını vuran Cumhurbaşkanı'na ait bir şiir kaseti de yer alıyor. Müzenin üst katında da yine 2 teşhir salonu yer almaktadır. Cumhuriyet döneminde edebiyat alanında iz bırakmış şair ve yazarların biyografilerinin yanı sıra koleksiyon eşyaları, kişisel eşyaları da teşhir edilmektedir. Müzede özellikle Abdurrahim Karakoç'un Mihriban'ı yazdığı şiirin daktilosu, Hilmi Yavuz'un el yazıları, Rasim Özdenören'in kalemi, Ahmet Arif'in gözlüğü gibi şahsi eşyalar yer alıyor. Necip Fazıl'dan Nazım Hikmet'e, Cemal Süreyya'dan Atilla İlhan'a kadar birçok şair ve yazarın biyografilerini de görebilirler' şeklinde konuştu. </p><p>Müzeye gelen ziyaretçilerin Kamu Personeli Seçme ve Seçilme Sınavı'nda (KPSS) Erdem Beyazıt ile ilgili sorulan soruyu ziyaretlerinden öğrendikleri bilgi ile doğru yanıtladıklarını kaydeden Aktaş, ziyaretçilerden olumlu geri dönüş aldıklarını dile getirdi. </p><p>'2 ila 2 buçuk saat müzeyi gezenler var' </p><p>Müzeye bağış yapmak isteyenlerinde olduğunu ifade eden Aktaş, 'Geçenlerde bir ziyaretçi Necip Fazıl Kısakürek'in bir kitabının 1'inci basımının kendisinde olduğunu ve buraya bağışlamak istediğini söyledi. Bunun gibi şeyler oluyor. Müzede gezenler arasında edebiyatla bir illiyet bağı olduğu için 2 ila 2 buçuk saat müzeyi gezenler var. Gerçekten bu ilgi görülmeye değer' diye konuştu. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/edebiyatin-izleri-sair-ve-yazarlar-evi-muzesinde-yasatiliyor-90lara-damga-vuran-siir-kaseti</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:11:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/edebiyatin-izleri-sair-ve-yazarlar-evi-muzesinde-yasatiliyor-90lara-damga-vuran-siir-kaseti.jpg" type="image/jpeg" length="79760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: 'Bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-goktas-bizim-tarihimizde-kadin-devletin-kurucu-iradesinde-en-basindan-beri-vardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bakan-goktas-bizim-tarihimizde-kadin-devletin-kurucu-iradesinde-en-basindan-beri-vardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır. Bu iradeyi bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyasetin her kademesinde daha da güçlü kılıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır. Bu iradeyi bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyasetin her kademesinde daha da güçlü kılıyoruz' dedi. </p><p>AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından 'Siyasette Kadın Olmak: Hikayelerimiz, Mücadelemiz ve Ortak Geleceğiz' adlı program düzenlendi. AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, farklı yerlerden pek çok kadının programda bir araya geldiğini belirterek, 'Dillerimizin ezgisi farklı olabilir. Ama anlattığımız hikaye aynı hikaye. Köklerinden güç alan, geleceğe umutla bakan kadınların hikayesi' diye konuştu. </p><p>Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun bugün ilk kez toplandığını dile getiren Göktaş, 'Bugün bu hikayeye yeni bir sayfa ekledik. Esasında bu adım, birlikte yürüdüğümüz uzun bir yolun meyvesidir. 2024'te İstanbul'da Bakanlığımız öncülüğünde Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde 1. Sosyal Politika Bakanlar Toplantısı'nı aile temasıyla gerçekleştirmiştik. Böylece sosyal politikaları ilk defa Türk Devletleri Teşkilatının gündemine almış olduk. 2025'te Bakü'deki 2'nci toplantımızda kadın temasıyla tecrübelerimizi birbirimizle paylaştık. Bu yıl da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 'Dilde Fikirde İşte Birlik' temasıyla düzenlenen zirvede kuruluş çalışmalarına öncülük ettiğimiz Aile ve Kadın Konseyi'nin ilk adımını attık. Çankaya Köşkü'nde Emine Erdoğan Hanımefendi'nin ev sahipliğinde hanımefendilerden oluşan Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu ilk kez toplandı' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hedefimiz, aile ve kadın alanındaki dayanışmayı kalıcı ve kurumsal bir iş birliğine zeminine dönüştürmek' </p><p>Kurulun ardından mevkidaşlarıyla bir araya geldiğini kaydeden Göktaş, Türk Devletleri Bakan Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu'nu gerçekleştirdiklerini ifade etti. Göktaş, 'Hedefimiz, yıllardır gönül bağıyla yürüttüğümüz aile ve kadın alanındaki dayanışmayı kalıcı ve kurumsal bir iş birliğine zeminine dönüştürmek. Bu Konsey ile, ülkelerimizdeki birikim ortak bir hazineye dönüşecek. Bu Konseyi neden bu kadar önemsediğimizi üç başlıkta anlatmak istiyorum; Birincisi, temsil. Aile ve kadına dair küresel gündemde, Türk dünyasının sesi yükselecek. İkincisi, güç birliği. Ülkelerimizin tecrübesi bir araya geldiğinde etkisi katlanarak büyüyecek. Üçüncüsü, ortak gelecek. Kuruluşu için emek verdiğimiz bu yapı, ortak geleceğimizin inşasında çok önemli bir rol oynayacak' şeklinde konuştu. </p><p>Kadınların devletin kurucu iradesinde en başından beri var olduğuna dikkati çeken Bakan Göktaş, 'Orhun Kitabeleri'nde devletin dirilişi anlatılırken İltiriş Kağan'ın yanında İlbilge Hatun'un da adı vardır. Yani bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır. Bu iradeyi bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyasetin her kademesinde daha da güçlü kılıyoruz' dedi. </p><p>'Aile hayatını uyumlu hale getirmek, bizim için bir politika başlığından çok daha fazlasıdır' </p><p>Bakan Göktaş, Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi'nin bu iradeyi Türk dünyasının ortak masasına taşıyacağını vurgulayarak, 'Masada yer almak beraberinde büyük bir sorumluluk getirir. Bu sorumluluğu yerine getirmek eğitimden geçer. Çalışma hayatından geçer. Karar alma süreçlerinden geçer. Her kadının yolu, doğru bir destekle çok daha ileriye uzanır. Çocuğunun güvende olduğunu bilmek, ailesine vakit ayırırken işinden de geri kalmayan bir kadın, toplumda çok daha güçlü bir ses olur. Bu yüzden bakım hizmetlerini güçlendirmek, iş ve aile hayatını uyumlu hale getirmek, bizim için bir politika başlığından çok daha fazlasıdır' açıklamasında bulundu. </p><p>'Kadınların haklarını korumayı, fırsat eşitliğini sağlamayı bu yolculuğun temeli olarak görüyoruz' </p><p>Kadının güçlenmesini ve ailenin güçlenmesini birbirinden ayırmadıklarını kaydeden Göktaş, şunları kaydetti: </p><p>'Türkiye'de 2025 yılını 'Aile Yılı' ilan ettik. 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak belirledik. Bu on yılın en güçlü dayanağı da yine kadınlardır. Bu yüzden kadınların haklarını korumayı, fırsat eşitliğini sağlamayı bu yolculuğun temeli olarak görüyoruz. Kazakistan'dan, Kırgızistan'dan, Özbekistan'dan ve KKTC'den gelen siyasette kadın hikayelerinin her biri farklı bir sahadan, farklı bir mücadeleden doğdu. Ama inanıyorum ki hepsinde aynı cesareti, aynı inancı duyacağız. Bu hikayeler, kuracağımız Konseyin de en büyük zenginliği olacak. Çünkü kökü bir olanın, yolu da birdir.' </p><p>Program, Bakan Göktaş'ın konuşmasının ardından 'Siyasette Kadın Olmak: Hikayelerimiz, Mücadelemiz ve Ortak Geleceğiz' konulu panelle devam etti. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi kapsamında üye ülkelerden gelen kadınlar katıldı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bakan-goktas-bizim-tarihimizde-kadin-devletin-kurucu-iradesinde-en-basindan-beri-vardir</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 19:34:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/bakan-goktas-bizim-tarihimizde-kadin-devletin-kurucu-iradesinde-en-basindan-beri-vardir.jpg" type="image/jpeg" length="37865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[137 Yıllık Tarihi Karakol Vefa Konağı'na Dönüştü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kagithanede-137-yillik-tarihi-yapi-vefa-konagi-olarak-yeniden-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kagithanede-137-yillik-tarihi-yapi-vefa-konagi-olarak-yeniden-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kağıthane'de Sultan 2. Abdülhamid döneminde yaptırılan asırlık köy karakolu binası, restorasyon sonrası Vefa Konağı adıyla hizmete açılıyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarihi Miras İlçe Sakinleriyle Yeniden Buluşuyor</strong></p>

<p>İstanbul'un köklü tarihi bölgelerinden Kağıthane'de, 1889 yılında Sultan 2. Abdülhamid döneminde inşa edilen Tarihi Köy Karakolu, kapsamlı ve aslına uygun restorasyon çalışmalarının ardından "Vefa Konağı" adıyla kapılarını ilçe sakinlerine <strong>açıyor.</strong> Kağıthane Belediyesi'nin kentsel hafızayı canlandırma projesi kapsamında hayata geçirdiği bu dönüşüm, tarihi bir yapıyı sadece fiziksel olarak onarmakla kalmıyor, aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin ve gönül bağlarının güçlendirildiği sosyal bir çekim merkezine <strong>dönüştürüyor.</strong></p>

<p><strong>Sıradan Bir Eser Değil, Ecdat Yadigârı</strong></p>

<p>Tarihi Meydan'da gerçekleştirilen görkemli açılış töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, tarihi mekânların sadece ayağa kaldırılmasının yeterli olmadığını, bu yapılara doğru fonksiyonlar verilerek halkın gündelik ihtiyaçlarına entegre edilmesinin kritik olduğunu <strong>vurguluyor.</strong> Sultan Abdülhamid'in mirası olan bu yapının sıradan bir eser olmadığını belirten Vali Gül, hemşehrilerin dostlarıyla bir araya gelip çay içebileceği, nitelikli zaman geçirebileceği bir "vefa" mekânı oluşturulmasının toplumsal hafıza için taşıdığı değere dikkat <strong>çekiyor.</strong></p>

<p><strong>Karakoldan Vefa Konağına Uzanan 137 Yıllık Serüven</strong></p>

<p>İlçenin Lale Devri'nden bu yana İstanbul'un en önemli sayfiye ve yerleşim alanlarından biri olduğunu hatırlatan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin ise yapının çok katmanlı tarihini misafirlerle <strong>paylaşıyor.</strong> İlk inşa edildiğinde "Kağıthane Köyü Karakolu" olarak hizmet veren, Cumhuriyetin ilk yıllarından 1970'lere kadar Jandarma Karakolu,ardından da Polis Karakolu olarak asayişi sağlayan bu 137 yıllık taş ve ahşap yapı; artık asık suratlı bir güvenlik noktasından sıyrılarak, Kağıthanelilerin büyüklerine saygı ve sevgiyle kucaklaştığı sıcak bir "Vefa Konağı" olarak kentin kültür envanterindeki yeni yerini <strong>alıyor.</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kagithanede-137-yillik-tarihi-yapi-vefa-konagi-olarak-yeniden-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/137-yillik-karakoldan-vefa-konagina-kopya.webp" type="image/jpeg" length="58863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantepliler Federasyonu'ndan 25 Aralık Panorama Müzesi'ne anlamlı ziyaret]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepliler-federasyonundan-25-aralik-panorama-muzesine-anlamli-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepliler-federasyonundan-25-aralik-panorama-muzesine-anlamli-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantepliler Federasyonu ve federasyona bağlı Türkiye genelindeki temsilciler, Gaziantep'in tarihi ve kültürel mirasının önemli simgelerinden olan 25 Aralık Panorama Müzesi'ni ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantepliler Federasyonu ve federasyona bağlı Türkiye genelindeki temsilciler, Gaziantep'in tarihi ve kültürel mirasının önemli simgelerinden olan 25 Aralık Panorama Müzesi'ni ziyaret etti. </p><p>Gaziantepliler Federasyonu ve federasyona bağlı Türkiye'nin farklı illerindeki temsilciler, tarihle sanatı harmanlayan, Fransız işgaline karşı verilen destansı Antep Direnişi'ni tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren 25 Aralık Panorama Müzesi'ni ziyaret etti. Kentin tarihini ve kültürel mirasını yakından inceleyen heyete müze gezisinde Panorama 25 Aralık Tarih Kurulu Başkanı Bekir Sıtkı Severoğlu eşlik etti. Gaziantep Savunması'nda şehit olanların ve gazilerin aileleri tarafından bağışlanan çok sayıda eserin de sergilendiği müzeyi gezen heyet, kentin tarihine yakından tanıklık etti. </p><p>Ziyarete, Panorama 25 Aralık Tarih Kurulu Başkanı Bekir Sıtkı Severoğlu, Gaziantepliler Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Demir ve Türkiye'nin farklı illerindeki federasyon temsilcileri katıldı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepliler-federasyonundan-25-aralik-panorama-muzesine-anlamli-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:34:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/gaziantepliler-federasyonundan-25-aralik-panorama-muzesine-anlamli-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="19318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya'da Anadolu Mirası operasyonu, tarihi eserler ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-anadolu-mirasi-operasyonu-tarihi-eserler-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-anadolu-mirasi-operasyonu-tarihi-eserler-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya İl Jandarma Komutanlığı unsurlarınca il genelinde Anadolu Mirası operasyonları kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde Tavşanlı İlçesi Kuruçay Beldesinde icra edilen operasyonda, tarihi eser olduğu değerlendirilen 28 obje, 4 sikke ve 12 kazı malzemesi ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya İl Jandarma Komutanlığı unsurlarınca il genelinde Anadolu Mirası operasyonları kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde Tavşanlı İlçesi Kuruçay Beldesinde icra edilen operasyonda, tarihi eser olduğu değerlendirilen 28 obje, 4 sikke ve 12 kazı malzemesi ele geçirildi. </p><p>Kütahya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından il genelinde Anadolu Mirası operasyonları kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, Tavşanlı ilçesine bağlı Kuruçay beldesinde operasyon düzenlendi. </p><p>Operasyonda, 4 adet sikke, tarihi eser olduğu değerlendirilen 28 obje ve 12 adet kazı malzemesi ele geçirildi. </p><p>Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Kütahya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/kutahyada-anadolu-mirasi-operasyonu-tarihi-eserler-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:13:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/kutahyada-anadolu-mirasi-operasyonu-tarihi-eserler-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="24121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus edebiyatının romanı 200 yıl sonra Türkçe'ye çevrildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/rus-edebiyatinin-romani-200-yil-sonra-turkceye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rus-edebiyatinin-romani-200-yil-sonra-turkceye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Faddey Bulgarin'in 1829 yılında yayımlanan ve Rus edebiyatında geniş yankı uyandıran romanı İvan Vıjigin, Erkam Temir'in çevirisiyle Soylu Soysuz adıyla Türkçeye kazandırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Faddey Bulgarin'in 1829 yılında yayımlanan ve Rus edebiyatında geniş yankı uyandıran romanı İvan Vıjigin, Erkam Temir'in çevirisiyle Soylu Soysuz adıyla Türkçeye kazandırıldı. </p><p>Rus edebiyatının önemli isimlerinden Faddey Bulgarin'in (1789-1859) İvan Vıjigin adlı romanı, Erkam Temir'in çevirisiyle Soylu Soysuz adıyla Türk okuyucusuyla buluştu. Yeditepe Yayınevi tarafından yayımlanan 480 sayfalık eser, 19. yüzyıl Rus edebiyatının uluslararası ölçekte ses getiren ilk romanlarından birini Türkçeye kazandırıyor. </p><p>İlk kez 1829 yılında yayımlanan İvan Vıjigin, Rusya'da geniş bir okur kitlesine ulaşan ilk çok satan roman olarak edebiyat tarihinde özel bir yere sahip. Eser, yayımlanmasının ardından kısa sürede Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca ve Lehçe başta olmak üzere farklı dillere çevrilerek uluslararası edebiyat çevrelerinde de ilgi gördü. </p><p>Pikaresk roman geleneğinin özelliklerini taşıyan Soylu Soysuz, kahramanının yolculukları üzerinden dönemin Rus toplumunu çok yönlü biçimde ele alıyor. Taşra bürokrasisindeki rüşvet düzeni, devlet makamlarının kişisel çıkarlar için kullanılması, aristokrat çevrelerin ikiyüzlülüğü, tüccarların hileleri ve adalet mekanizmasındaki bozulmalar romanın öne çıkan temaları arasında yer alıyor. </p><p>Bulgarin, mizah ve toplumsal hiciv aracılığıyla yalnızca bireylerin ahlaki zaaflarını değil, aynı zamanda dönemin kurumsal ve toplumsal işleyişini de sorguluyor. İyilik ve kötülük, erdem ve yozlaşma, gerçek aşk ve çıkar ilişkileri arasındaki çatışmalar, romanın temel anlatı eksenini oluşturuyor. </p><p>Rus edebiyatının gölgede kalmış bir ismine yeniden bakış </p><p>Faddey Bulgarin, özellikle Aleksandr Puşkin ile yaşadığı edebî ve kişisel çekişmeler nedeniyle Rus edebiyatı tarihindeki tartışmalı isimlerden biri olarak biliniyor. Bununla birlikte İvan Vıjigin, 19. yüzyıl Rus romanının gelişim sürecini anlamak açısından önemli eserler arasında değerlendiriliyor. Bulgarin'in anlatı geleneği, dönemin toplumsal gerçekliğini romanın merkezine taşıyan edebî yaklaşımların gelişimi bakımından da dikkat çekiyor. </p><p>Soylu Soysuz, Türkçe okura yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının önemli bir eserini tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda Rus edebiyatının oluşum dönemine, toplumsal yapısına ve edebî tartışmalarına farklı bir pencereden bakma imkanı sunuyor. </p><p>Erkam Temir'in çevirisiyle Türkçeye ilk kez kazandırılan eser, Yeditepe Yayınevi etiketiyle yayımlandı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/rus-edebiyatinin-romani-200-yil-sonra-turkceye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:47:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/rus-edebiyatinin-romani-200-yil-sonra-turkceye-cevrildi.jpg" type="image/jpeg" length="60837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep'te 495 adet tarihi eser sikke ele geçirildi: 1 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-495-adet-tarihi-eser-sikke-ele-gecirildi-1-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-495-adet-tarihi-eser-sikke-ele-gecirildi-1-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bir adreste yapılan aramalarda tarihi eser olduğu değerlendirilen 495 adet sikke ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bir adreste yapılan aramalarda tarihi eser olduğu değerlendirilen 495 adet sikke ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı. </p><p>Gaziantep'te Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik operasyon yapıldı. İslahiye ilçesinde yapılan operasyon çerçevesinde bir ikamette arama yapıldı. Aramada 495 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen sikke, 1 adet metal dedektör, 260 gram uyuşturucu madde ile bir miktar para ele geçirildi. Operasyonda 1 şüpheli yakalandı. </p><p>Gözaltına alınan şüpheli şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-495-adet-tarihi-eser-sikke-ele-gecirildi-1-gozalti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 13:51:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/gaziantepte-495-adet-tarihi-eser-sikke-ele-gecirildi-1-gozalti.jpg" type="image/jpeg" length="22209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversiteli öğrenciler tarihi Akbaş İlkokulunda kitap okudular]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/universiteli-ogrenciler-tarihi-akbas-ilkokulunda-kitap-okudular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/universiteli-ogrenciler-tarihi-akbas-ilkokulunda-kitap-okudular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi Kütüphane Topluluğu, Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla Balıkesir'in Balya ilçesine bağlı Akbaş Köyü'nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. 'Cumhuriyet İçin Oku!' temasıyla gerçekleştirilen programda üniversite öğrencileri, Cumhuriyet'in eğitim seferberliğinin simge yapılarından biri olan tarihi Akbaş Köyü İlkokulunda bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir Üniversitesi Kütüphane Topluluğu, Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla Balıkesir'in Balya ilçesine bağlı Akbaş Köyü'nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. 'Cumhuriyet İçin Oku!' temasıyla gerçekleştirilen programda üniversite öğrencileri, Cumhuriyet'in eğitim seferberliğinin simge yapılarından biri olan tarihi Akbaş Köyü İlkokulunda bir araya geldi. </p><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım'ın 8 Şubat 1923 tarihinde Akbaş Köyü'ne gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından yapımına karar verilen ve 1929 yılında eğitim öğretime başlayan tarihi okul, günümüzde Akbaş Köyü Etnografya Galerisi olarak hizmet veriyor. Etkinlik kapsamında tarihi yapıyı ziyaret eden öğrenciler, okulun kuruluş öyküsü, eğitim geçmişi ve Cumhuriyet dönemindeki önemi hakkında bilgi aldı. Daha sonra BAÜN Kütüphane Topluluğu tarihi okulda sembolik bir kitap okuma etkinliği gerçekleştirdi. </p><p>Etkinliğin bir diğer anlamlı durağı ise Akbaş Köyü kahvesi oldu. Üniversite öğrencileri köy sakinleriyle bir araya gelerek samimi sohbetler gerçekleştirdi. Farklı kuşakları buluşturan bu ziyaret, üniversite ile toplum arasındaki bağların güçlendirilmesine ve kültürel belleğin yaşatılmasına katkı sundu. </p><p>Balıkesir Üniversitesi İvrindi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden ve Kütüphane Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Okan Koç rehberliğinde gerçekleştirilen etkinliğe İvrindi Gençlik Merkezi Müdürlüğü ile İvrindi Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü de destek verdi. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/universiteli-ogrenciler-tarihi-akbas-ilkokulunda-kitap-okudular</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 13:34:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/universiteli-ogrenciler-tarihi-akbas-ilkokulunda-kitap-okudular.jpg" type="image/jpeg" length="63817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite öğrencileri Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfettiler]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/universite-ogrencileri-antalyanin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/universite-ogrencileri-antalyanin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle üniversite öğrencilerinin Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanımalarına yönelik gezi düzenledi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi gibi kentin önemli noktalarını ziyaret eden öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle üniversite öğrencilerinin Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanımalarına yönelik gezi düzenledi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi gibi kentin önemli noktalarını ziyaret eden öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu. </p><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, Hemşirelik Fakültesi öğrencilerine yönelik kültür gezisi gerçekleştirildi. Üniversite hayatına yeni başlayan gençlerin eğitim gördükleri kenti daha yakından tanımalarını amaçlayan etkinlikte öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel değerleri hakkında bilgi edindi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi'ni ziyaret eden öğrenciler, kentin geçmişine ve kültürel mirasına yakından tanıklık etti. </p><p>Öğrenciler Antalya'nın kültürel mirasını keşfetti </p><p>Geziye katılan Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Gülşen Öztürk, gezi sayesinde Antalya'yı farklı yönleriyle tanıma fırsatı bulduklarını ifade ederek, 'Antalya'ya farklı bir pencereden bakma fırsatımız oldu. Şehrin sadece turistik yönünü değil, tarihi ve kültürel zenginliklerini de yakından tanıdık. Bu gezi bize önemli katkılar sağladı. Çok memnun kaldık, emeği geçen herkese teşekkür ederiz' dedi. Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Nebi İzci ise gezinin kendileri için öğretici olduğunu belirterek, 'Antalya'nın kültürel zenginliğini görmüş olduk. Birbirinden farklı müzeleri, tarihi yerleri ve eski gazeteleri inceleme fırsatı bulduk. Bu güzel gezi için Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederiz' diye konuştu. </p><p>'Öğrencilerin yaşadıkları kenti tanımaları önemli' </p><p>Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rabia Işık, düzenlenen gezinin hem öğrenciler hem de kendisi için farklı bir deneyim olduğunu ifade ederek, 'Uzun yıllardır Akdeniz Üniversitesi'nde çalışıyorum. Bu proje, özellikle birinci sınıf öğrencilerimizin eğitim gördükleri şehrin özelliklerini, kültürünü, yapısını ve geçmişini tanımaları açısından son derece önemli. Bugün bu projenin ilk adımını gerçekleştirdik. Öğrencilerimizin kültürel gelişimlerine katkı sağlayacak bu çalışmanın bir parçası olmaktan çok mutluyum' dedi. </p><p>'Gençlere yönelik etkinlikler devam edecek' </p><p>Kadın Danışma Merkezi Sorumlusu Havane Üzülen ise projenin gençlerin üniversite yaşamına uyum sağlamalarını ve Antalya'yı tanımalarını amaçladığını belirterek, 'Bu projeyi Akdeniz Üniversitesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğinde yürütüyoruz. Gençlerimiz üniversite hayatına başlarken ve kente ilk adımlarını atarken yanlarında olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Kadın Danışma Merkezimizde gençlerimize yönelik atölyeler, eğitimler ve geziler düzenlemeyi planlıyoruz' diye konuştu. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/universite-ogrencileri-antalyanin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:52:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/universite-ogrencileri-antalyanin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler.jpg" type="image/jpeg" length="79792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarıkamış'ın tarihi Cer Atölyeleri labirenti andırıyor: Asırlık yapılar kurtarılmayı bekliyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sarikamisin-tarihi-cer-atolyeleri-labirenti-andiriyor-asirlik-yapilar-kurtarilmayi-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sarikamisin-tarihi-cer-atolyeleri-labirenti-andiriyor-asirlik-yapilar-kurtarilmayi-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarıkamış'ta bir asırdan fazla süredir ayakta duran tarihi Cer Atölyeleri, mimarisiyle görenlerin dikkatini çekiyor. 1910-1913 yılları arasında inşa edilen ve bir dönem demiryolu vagonlarının bakım ve onarımının yapıldığı atölyeler, bugün kullanılmadığı için sessizliğe bürünürken, birbirine açılan bölümleri ve geçişleriyle adeta bir labirenti andırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sarıkamış'ta bir asırdan fazla süredir ayakta duran tarihi Cer Atölyeleri, mimarisiyle görenlerin dikkatini çekiyor. 1910-1913 yılları arasında inşa edilen ve bir dönem demiryolu vagonlarının bakım ve onarımının yapıldığı atölyeler, bugün kullanılmadığı için sessizliğe bürünürken, birbirine açılan bölümleri ve geçişleriyle adeta bir labirenti andırıyor. </p><p>Sarıkamış'ın geçmişinde önemli bir yere sahip olan Cer Atölyeleri, bölgenin demiryolu tarihinin en dikkat çekici yapıları arasında bulunuyor. Dönemin demiryolu altyapısının önemli merkezlerinden biri olarak kullanılan atölyelerde vagonların bakım, onarım ve çeşitli teknik işlemleri gerçekleştiriliyordu. </p><p>Yaklaşık bir asır önce inşa edilen yapılar, yalnızca işlevleriyle değil, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Baltık mimarisinin izlerini taşıyan Cer Atölyeleri, yuvarlak kemerli kapı ve pencereleri, yüksek duvarları, geniş çalışma alanları ve birbirine bağlanan bölümleriyle döneminin karakteristik özelliklerini günümüze taşıyor. </p><p>'Birbirine açılan bölümleriyle tarihi labirenti andırıyor' </p><p>Toplam altı dikdörtgen planlı yapıdan oluşan Cer Atölyeleri'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise iç ve dış bağlantıları. Atölyelerin farklı bölümlerini birbirine bağlayan geçişler, koridorlar ve kapılar, yapıya adeta bir labirent görünümü kazandırıyor. </p><p>Sarıkamış'ın demiryolu ulaşımında önemli bir merkez olduğu dönemlerde Cer Atölyeleri, bölgedeki demiryolu faaliyetlerinin önemli parçalarından biriydi. Vagonların bakım ve onarımının gerçekleştirildiği atölyeler, demiryolu ulaşımının sürdürülebilmesi açısından kritik görev üstleniyordu. </p><p>Aradan geçen yılların ardından işlevini kaybeden yapılar ise bugün terk edilmiş durumda. Bir dönem hareketliliğin ve üretimin yaşandığı atölyeler, günümüzde bakımsız görüntüsüyle dikkat çekiyor. </p><p>'Tarihi miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya' </p><p>Asırlık yapıların zaman içerisinde yıpranması, Cer Atölyeleri'nin geleceği açısından endişe oluşturuyor. Düzenli bakım ve koruma çalışmaları yapılmadığı takdirde yapıların özgün mimari özelliklerinin zarar görmesi ve zamanla tamamen kullanılamaz hale gelmesi riski bulunuyor. </p><p>Sarıkamış'ın tarihi ve turizm potansiyeli düşünüldüğünde, Cer Atölyeleri'nin yeniden değerlendirilmesinin ilçeye önemli bir değer kazandırabileceği belirtiliyor. Restorasyon çalışmalarıyla özgün mimarisi korunabilecek yapılar, yeni bir işlev verilerek kültür ve turizm hayatına kazandırılabilir. </p><p>Cer Atölyeleri'nin demiryolu müzesi, kültür ve sanat merkezi, sergi alanı, kent belleği merkezi veya turizme yönelik bir kompleks olarak değerlendirilmesi, tarihi yapıların yeniden hayat bulmasını sağlayabilir. </p><p>Sarıkamış'ın sessizliğe gömülen tarihi Cer Atölyeleri, labirenti andıran mimarisiyle geçmişin izlerini günümüze taşırken, gelecek için korunmayı ve yeniden yaşatılmayı bekliyor. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Kars</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sarikamisin-tarihi-cer-atolyeleri-labirenti-andiriyor-asirlik-yapilar-kurtarilmayi-bekliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:39:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/sarikamisin-tarihi-cer-atolyeleri-labirenti-andiriyor-asirlik-yapilar-kurtarilmayi-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" length="76165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremin ardından yeniden inşa edilen 98 yıllık tarihi valilik binasında saat 04.17'de sabitlendi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/depremin-ardindan-yeniden-insa-edilen-98-yillik-tarihi-valilik-binasinda-saat-0417de-sabitlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/depremin-ardindan-yeniden-insa-edilen-98-yillik-tarihi-valilik-binasinda-saat-0417de-sabitlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde hasar alan tarihi valilik binası, aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmesinin ardından hizmete açıldı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 98 yıllık tarihi binanın yeniden şehre kazandırılmasının yapının hem millî iradenin hem de kentin yeniden doğuşunun sembolü olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'da 6 Şubat depremlerinde hasar alan tarihi valilik binası, aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmesinin ardından hizmete açıldı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 98 yıllık tarihi binanın yeniden şehre kazandırılmasının yapının hem millî iradenin hem de kentin yeniden doğuşunun sembolü olduğunu söyledi. </p><p>Hatay'ın tarihine ve devlet geleneğine tanıklık eden tarihi valilik binası, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Hatay Devleti Millet Meclisinin, Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne katılması kararını oy birliğiyle aldığı tarihi yapı depremde tanınmaz hale gelmişti. Hasarın ardından başlatılan çalışmalarda enkaz arasındaki tarihi taşlar ve özgün mimari elemanlar titizlikle ayrıştırılarak koruma altına alındı. Yapının tarihi kimliği ve mimari özellikleri esas alınarak yürütülen yeniden inşa çalışmalarıyla bina aslına uygun şekilde tekrar ayağa kaldırıldı. Cumhuriyet Bayramı'nın 103'üncü yıl dönümünde yeniden hizmete alınan tarihi bina, Hatay'ın geçmişiyle geleceğini buluşturan önemli yapılardan biri olarak yeniden şehre kazandırıldı. </p><p>'Tarihî Hatay Valiliği binamızın Hatay'ımıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum' </p><p>Tarihi binanın, Hatay'ın geçmişiyle geleceğini buluşturan önemli yapılardan biri olarak yeniden şehre kazandırıldığını ifade eden Vali Mustafa Masatlı, 'Hatay'ımızın tarihine, millî hafızasına ve devlet geleneğine tanıklık etmiş tarihî valilik binamızın yeniden inşa edilerek hizmete alınmasının gururunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Hatay Devleti Millet Meclisinin 40 milletvekili, bu çatı altında Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne katılması kararını oy birliğiyle alarak imza altına almıştır. Maalesef bu tarihî yapı, 6 Şubat 2023'te milletçe yaşadığımız en büyük acılardan birine de tanıklık etmiştir. Binlerce canımızı toprağa verdiğimiz, şehir hafızamızın derin yaralar aldığı o karanlık günlerde tarihî valilik binamızın bir kısmı çökmüş ve yapı ağır hasar almıştı. Öncelikle enkaz alanında büyük bir titizlikle ayrıştırma çalışmaları gerçekleştirdik. Yıkıntılar arasında kalan tarihî taşları ve özgün yapı elemanlarını tek tek ayıklayarak koruma altına aldık. Ardından yapının tarihî kimliğini ve mimari özelliklerini esas alan rekonstrüksiyon çalışmalarını, günümüzün tüm mimari ve mühendislik imkânlarından yararlanarak yürüttük. Geçmişin izlerini taşıyan her bir taşı ve mimari ayrıntıyı koruma hassasiyetiyle tarihi valilik binamızı aslına sadık kalarak yeniden inşa ettik' dedi. </p><p>'04.17, 6 Şubat asrın felaketiyle birlikte Hatay'ımızda hayatın durduğu, aynı zamanda yeniden başladığı; yeni bir doğuşun ve şahlanışın saatidir' </p><p>Tarihi Hatay Valiliği binasında bulunan saati 04.17'ye sabitlediklerini söyleyen Vali Masatlı, 'Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü, hem millî irademizin hem de Hatay'ımızın yeniden doğuşunun sembolü olan bu binanın yeniden hizmete alındığı gün olarak da kayda geçiriyoruz. Şunu da büyük bir gururla söyleyebiliriz ki Hatay'ımız, bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 9'uncu kez yeniden doğmuş bir şehir olarak geleceğe yürümektedir. Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünde yeniden hizmete aldığımız tarihî Hatay Valiliği binamızın Hatay'ımıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Biz bunu özellikle saat 04.17'ye sabitledik. 04.17, 6 Şubat asrın felaketiyle birlikte Hatay'ımızda hayatın durduğu, aynı zamanda yeniden başladığı; yeni bir doğuşun ve şahlanışın saatidir. O bakımdan bu saati hep böyle göreceğiz ve unutmayacağız. Geçmişimizi de unutmayacağız. Saat 04.17'ye baktığımızda, o günden sonra ülkemiz için devlet büyüklerimizin, vatandaşlarımızın ve herkesin neler yaptığını yeniden hatırlayacağız' ifadelerini kullandı. </p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Hatay</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/depremin-ardindan-yeniden-insa-edilen-98-yillik-tarihi-valilik-binasinda-saat-0417de-sabitlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 08:46:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/10/agency/iha/depremin-ardindan-yeniden-insa-edilen-98-yillik-tarihi-valilik-binasinda-saat-0417de-sabitlendi.jpg" type="image/jpeg" length="90545"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
