<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 11:22:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Salkaya Kazısı'na Eti Bakır'ın desteği sürüyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/salkaya-kazisina-eti-bakirin-destegi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/salkaya-kazisina-eti-bakirin-destegi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[''Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz'' projesi kapsamında Anadolu'nun tarihi mirasına sahip çıkan Eti Bakır; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izniyle yürütülen Salkaya Kazısı'nın ikinci yılında da desteğe devam ediyor. 2023 yılında tesadüfen bulunan taban mozaiğinin ardından 2024'te başlayan kazı çalışmaları, Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari verileri de ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>''Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz'' projesi kapsamında Anadolu'nun tarihi mirasına sahip çıkan Eti Bakır; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izniyle yürütülen Salkaya Kazısı'nın ikinci yılında da desteğe devam ediyor. 2023 yılında tesadüfen bulunan taban mozaiğinin ardından 2024'te başlayan kazı çalışmaları, Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari verileri de ortaya çıkardı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eti Bakır, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalarıyla da toplumsal değer üretmeye devam ediyor. Şirket, 'Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz' projesi kapsamında destek verdiği Elazığ'ın Salkaya Köyü'nde bulunan ve Roma Dönemi'ne ait olduğu değerlendirilen kazı çalışmalarına desteğini, ikinci yılında da sürdürüyor. </p><p>''Kazı alanını genişleteceğiz'' </p><p>Salkaya Kazısı Bilimsel Danışmanı ve Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kayhan Murat, 2023 yılında bir çiftçi tarafından şans eseri bulunan taban mozaiğinin, Roma dönemine ait bir yerleşim bölgesini ortaya çıkardığını söyledi. Mozaiğin bir villaya ait olduğunu yeni kazılarla teyit edebildiklerini dile getiren Murat, 'Mozaik alanının güneyinde yer alan ve korunmuş plan özellikleriyle dikkat çeken hamam yapısı, Elazığ'da tespit edilen ilk örnek olması bakımından önem taşıyor. Yapının batı kanadında hilal formundaki mimari birimlerle o dönemde geliştirilmiş bir tür zemin altı ısıtma sistemi anlamına gelen hypocaust elemanları açığa çıkarıldı. Geçen yıl devam eden kazı çalışmalarımızda bulunan şarap üretim atölyesinin hemen güneyinde bulduğumuz depo alanlarıyla diğer villalara da yaklaştığımızı düşünüyoruz' dedi. </p><p>Hamamla mozaik arasında ortaya çıkmaya başlayan düzgün kesme taşlarından oluşan yolların, yapılar arasındaki bağlantıyı göz önüne serdiğini belirten Murat, şöyle devam etti: 'Önümüzdeki dört yıllık planlamamız, hamam ve mozaik arasındaki bağlantı yollarının devamını çıkarmak. Tespit ettiğimiz kilisenin kazı çalışmalarına da bu yıl başlayıp tamamını ortaya çıkarmak istiyoruz. Alanımızda duvarları bulunan ancak işlevleri belli olmayan bazı yapılar var; bu yıl o bölgede de kazı çalışmalarımızı artıracağız. Çalışmalarımıza destek veren Eti Bakır'a ve kazı çalışmalarını yürüten Elazığ Müze Müdürlüğü Başkanlığı'na teşekkür ediyoruz.' </p><p>''Desteklerimizi artırarak sürdüreceğiz'' </p><p>Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş da kültürel mirasın korunmasının toplumsal sorumluluk anlayışlarının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Elazığ'da bu yıl faaliyete başlayacak yeni tesisin neredeyse tamamlandığını kaydeden Akbaş, şunları söyledi: '350 milyon dolarlık yatırımla kurduğumuz Elazığ tesisimizle birlikte kentimizin ekonomik kalkınmasına da katkı sunacağız. Yaklaşık 750 kişilik istihdama sahip olacak Elazığ İşletmemizde yılda 1 milyon ton bakır cevheri işleyeceğiz. Bizim için bulunduğumuz bölgelerde değer üretmek yalnızca sanayi yatırımlarıyla sınırlı değil. Elazığ'ın kültürel ve tarihi değerlerinin korunmasına katkı sağlamayı da aynı anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda destek verdiğimiz Salkaya Kazısı çalışmalarıyla, bölgenin kültürel mirasının gün yüzüne çıkarılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Tesisimiz üretime başladıktan sonra kentimizdeki değerler için çalışmalarımızı da artıracağız.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Elazığ</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/salkaya-kazisina-eti-bakirin-destegi-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:41:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/salkaya-kazisina-eti-bakirin-destegi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="20674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da son kullanma tarihi bulunmayan ve süresi geçmiş 152 kilo et ile 20 bidon turşuya el konuldu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kepez ilçesinde bir gıda deposuna yönelik gerçekleştirilen denetimde, son kullanma tarihi bulunmayan veya kullanım süresi geçmiş 152 kilogram et ve et ürünü ile 20 bidon turşuya el konuldu. Ürünler gerekli işlemlerin ardından bertaraf edilirken, mühürlenen işletmeye 26 bin 360 TL idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Kepez ilçesinde bir gıda deposuna yönelik gerçekleştirilen denetimde, son kullanma tarihi bulunmayan veya kullanım süresi geçmiş 152 kilogram et ve et ürünü ile 20 bidon turşuya el konuldu. Ürünler gerekli işlemlerin ardından bertaraf edilirken, mühürlenen işletmeye 26 bin 360 TL idari para cezası uygulandı. </p><p>Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, rutin kontrollerin yanı sıra vatandaşlardan gelen ihbarları da değerlendirerek denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Yükseliş Mahallesi'nde gıda deposu olarak faaliyet gösteren bir işletmeye yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü koordinesindeki denetime belediyenin Temizlik İşleri Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de katıldı. </p><p>Etiket başka, içinden çıkan başka </p><p>İşletmede yapılan kontrollerde bazı gıda ürünlerinde üretim yeri ve üretim tarihinin bulunmadığı, bazı ürünlerin ise son kullanma tarihinin olmadığı veya kullanım süresinin geçtiği tespit edildi. Denetimde, üzerinde 'salamura asma yaprağı' ibaresi bulunan bidonların içerisinde turşu olduğu belirlendi. </p><p>Yapılan incelemelerin ardından halk sağlığını olumsuz etkileyebileceği değerlendirilen toplam 152 kilogram et ve et ürünü ile 20 bidon turşuya ekipler tarafından el konuldu. Ürünler gerekli işlemlerin ardından bertaraf edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İşletme mühürlendi, 26 bin 360 TL ceza kesildi </p><p>Denetim kapsamında işletme hakkında yasal işlem başlatıldı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından işletmeye 26 bin 360 TL idari para cezası uygulanırken, Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince işletme mühürlendi. </p><p>Zabıta ekipleri, son kullanma tarihi bulunmayan veya kullanım süresi geçmiş ürünlerin tüketilmesinin sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, vatandaşlardan şüpheli durumları belediyelerin zabıta müdürlükleri ile Tarım ve Orman Müdürlüklerine bildirmelerini istedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:23:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu.jpg" type="image/jpeg" length="74768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amasya'ya Romanyalı gelin]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/amasyaya-romanyali-gelin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/amasyaya-romanyali-gelin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'da tanışan Türk ve Romanyalı gençlerin arkadaşlıkları aşka dönüştü. Evlenme kararı alan Türk genci Berkin Ercenik ile Romanyalı Andrada Maria Zuica'nın düğünleri Türkiye'de damadın memleketi Amasya'da yapıldı. Dillere destan düğünde iki ülkenin bayrakları açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya'da tanışan Türk ve Romanyalı gençlerin arkadaşlıkları aşka dönüştü. Evlenme kararı alan Türk genci Berkin Ercenik ile Romanyalı Andrada Maria Zuica'nın düğünleri Türkiye'de damadın memleketi Amasya'da yapıldı. Dillere destan düğünde iki ülkenin bayrakları açıldı. </p><p>Türk ve Romanya bayrakları açıldı </p><p>Gelinin babası kızını piste davetlilerin alkışları eşliğinde getirdi. Dans edip davul çalan çiftin arkadaşları sahnede Türk ve Romanya bayrakları açtı. Şarkılar çalınıp oyunların sahnelendiği düğünde gelinin ailesi ile yakınları da ülkelerine ait geleneksel oyunları yeni akrabalarıyla birlikte oynayıp eğlendi. Gelinin Türk oyunlarına uyumu ise gözlerden kaçmadı. </p><p>'Gelinim güzel. Huyu kendinden daha güzel' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beden eğitimi öğretmenliği mezunu oğlunun eğitim için gittiği Romanya'da tanıştığı oyunculuk eğitimi gören Andrada ile evlenmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirten anne Sibel Ercenik, 'Romanyalı gelinimiz kısa zamanda Türkçe öğrendi. Gelinim güzel. Huyu kendinden daha güzel. Örf ve adetlerimize de ayak uydurdu. Elimizi öpüyor, kahvemizi yapıyor. O hallerine bayılıyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Amasya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/amasyaya-romanyali-gelin</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:50:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/amasyaya-romanyali-gelin.jpg" type="image/jpeg" length="89211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haydarpaşa'nın Bilinmeyen Yüzü!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/haydarpasa-gar-restorasyonu-bilinmeyen-yuzu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/haydarpasa-gar-restorasyonu-bilinmeyen-yuzu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haydarpaşa Garı'ndaki restorasyon ve kazı çalışmalarının sona ermesiyle açılış öncesi geçmişe dönük az bilinen olaylar listelendi!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Haydarpaşa'nın Bilinmeyen Yüzü: 118 Yıllık Garın Altından Çıkan Sırlar</strong></h2>

<p><strong>İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa Garı'nı milyonlarca kişi tanıyor. Ancak denizin kıyısında yükselen bu anıtsal yapının altında yüzlerce ahşap kazık, rayların altında yaklaşık 2 bin 400 yıllık bir kent, çevresinde binlerce sikke ve yeraltı mezarları bulunuyor. Üstelik gar, 1917'de yaşanan ve bugün dahi “kaza mı, sabotaj mı?” sorusu kesin olarak kapanmayan büyük bir patlamanın da merkezindeydi. Restorasyon Haber, Haydarpaşa'nın az bilinen tarihini araştırdı.</strong></p>

<p>İstanbul'un Anadolu yakasında denize doğru uzanan Haydarpaşa Garı, hafızalarda çoğunlukla trenler, Anadolu'ya yapılan yolculuklar, asker uğurlamaları ve Yeşilçam filmleriyle yer aldı.</p>

<p>Oysa Haydarpaşa'ya yalnızca bir tren garı olarak bakıldığında yapının belki de en çarpıcı hikâyeleri gözden kaçıyor.</p>

<p>Çünkü bugün görülen anıtsal gar binasının altında başka bir mühendislik hikâyesi, gar sahasının altında ise Haydarpaşa'dan yaklaşık <strong>2 bin 400 yıl daha eski bir kent</strong> bulunuyor.</p>

<h2><strong>GAR, GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ TAŞ BİR YAPI DEĞİL</strong></h2>

<p>Haydarpaşa hakkında en az bilinen ayrıntılardan biri yapının taşıyıcı sistemi.</p>

<p>İlk bakışta devasa taş duvarlardan oluşan klasik bir yığma yapı izlenimi veren garın taşıyıcı sisteminde demir ve çelik elemanlar bulunuyor. Yapının döşemelerinde ise dönemin karakteristik putrelli volta sistemleri kullanıldı.</p>

<p>Daha şaşırtıcı olan ise binanın altında.</p>

<p>Haydarpaşa Garı, deniz kıyısındaki dolgu ve zayıf zemin koşullarında inşa edildi. Dönemin mühendisleri dev yapıyı taşıyabilmek için zemine yaklaşık <strong>1000'i aşkın ahşap kazık</strong> çaktı. Akademik çalışmalarda yaklaşık 21 metre uzunluğunda 1100 ahşap kazıktan söz ediliyor.</p>

<p>Yakın dönemde gerçekleştirilen jeoradar ve zemin araştırmaları ise çok daha çarpıcı bir sonucu ortaya çıkardı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre proje çizimlerinde görülen yaklaşık 1000 ahşap kazıktan günümüze yalnızca <strong>200 civarında kazığın ulaşabildiği</strong> tespit edildi. Bunun üzerine tarihi yapı günümüz mühendislik yöntemleriyle yeniden zemin güçlendirmesine alındı.</p>

<p>Başka bir ifadeyle İstanbul'un en ağır ve anıtsal tarihi yapılarından biri, bir asırdan uzun süre boyunca deniz kıyısındaki zemine çakılmış ahşap elemanların üzerinde yaşamını sürdürdü.</p>

<h2><strong>RAYLAR KALDIRILDI, ALTINDAN 2 BİN 400 YILLIK ŞEHİR ÇIKTI</strong></h2>

<p>Haydarpaşa'nın belki de en büyük sürprizi gar binasının içinde değil, peronlarının altında bulundu.</p>

<p>2018'de başlayan arkeolojik çalışmalar, Haydarpaşa sahasının modern demiryolu tarihinden binlerce yıl önce de yoğun biçimde kullanıldığını ortaya koydu.</p>

<p>Kazılarda antik <strong>Khalkedon/Kalkhedon kentinin batı limanıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen yerleşim izlerine</strong>ulaşıldı.</p>

<p>Araştırmalarda MÖ 4. yüzyıla tarihlendirilen ve anıt ya da anıt mezar olduğu düşünülen kesme taş yapı tespit edildi. Böylece bugünkü tren garının altında yaklaşık <strong>2 bin 400 yıllık mimari kalıntıların</strong> bulunduğu belgelendi.</p>

<p>Gar sahasındaki rayların altında yalnızca birkaç duvar kalıntısı da yoktu.</p>

<p>Arkeologlar; hamam, kilise, konut, dükkân,cadde, liman arkası yapıları, mezarlar</p>

<p>ve kamu yapılarının izlerini tespit etti.</p>

<p>Bölgenin yalnızca bir yerleşim alanı değil, antik dönemde son derece hareketli bir <strong>liman ve ticaret bölgesi</strong> olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>HAYDARPAŞA'NIN ALTINDAN 12 BİN SİKKE ÇIKTI</strong></h2>

<p>Kazıların ekonomik tarih açısından en dikkat çekici buluntularından biri ise sikkeler oldu.</p>

<p>Haydarpaşa kazılarında altın, gümüş ve bronz olmak üzere yaklaşık <strong>12 bin sikke</strong> ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Bunlar arasında MÖ 5. yüzyıla tarihlendirilen ve Kalkhedon'un erken dönem kent sikkelerinden olduğu belirtilen örnekler de bulunuyor.</p>

<p>Sikke yoğunluğu, Haydarpaşa çevresinin antik dönemde önemli bir ticaret merkezi olduğuna ilişkin arkeolojik değerlendirmeleri güçlendiriyor.</p>

<p>Bugün insanların tren beklediği bölgenin yaklaşık 2 bin yıl önce de insanların alışveriş yaptığı, limana ulaştığı ve günlük hayatını sürdürdüğü bir kent dokusu olması Haydarpaşa'nın hikâyesini tamamen değiştiriyor.</p>

<h2><strong>PERONLARIN ALTINDA YERALTI MEZARI</strong></h2>

<p>Kazılarda ortaya çıkan yapılardan biri de <strong>Azize Bassa Kilisesi</strong> olarak değerlendirilen yapı grubu.</p>

<p>Burada “hipoje” olarak adlandırılan tonozlu bir yeraltı mezarı tespit edildi.</p>

<p>Arkeolojik çalışmalarda çok sayıda bireye ait insan kemiğinin üst üste gömüldüğü belirlendi. Araştırmacılar bu alanın Erken Bizans dönemindeki dini yaşam ve ölü gömme geleneklerinin anlaşılması açısından önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Böylece Haydarpaşa sahası; demiryolu mirasının, Osmanlı döneminin, Bizans'ın, Roma'nın ve Helenistik dönemin aynı noktada üst üste okunabildiği İstanbul'un sıra dışı kültür varlığı alanlarından birine dönüştü.</p>

<h2><strong>1500 YILLIK CADDE DE RAYLARIN YANINDAYDI</strong></h2>

<p>Gar sahasındaki araştırmalar bir başka sürprizi daha ortaya çıkardı.</p>

<p>Arkeologlar yaklaşık <strong>1500 yıllık bir caddenin</strong> izlerine ulaştı.</p>

<p>Caddenin iki yanında dükkânların bulunduğu ve yolun liman bölgesiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Yapılaşma, Haydarpaşa'nın Erken Bizans döneminde canlı bir ticari aksın parçası olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Yani bugün demiryolu hatlarının kesiştiği Haydarpaşa, yaklaşık 1500 yıl önce de insanların ve malların hareket ettiği bir ulaşım ve ticaret koridoruydu.</p>

<h2><strong>1917'DEKİ DEV PATLAMA: KAZA MI, SABOTAJ MI?</strong></h2>

<p>Haydarpaşa'nın en karanlık sayfalarından biri ise 6 Eylül 1917'de açıldı.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında Haydarpaşa Limanı ve Garı, Osmanlı ordusunun cephelere gönderdiği cephane, yakıt ve askeri malzemelerin en kritik lojistik merkezlerinden biriydi.</p>

<p>6 Eylül günü meydana gelen büyük patlama, burada bulunan cephane ve savaş malzemelerinin önemli bölümünü yok etti ve Haydarpaşa'yı ağır şekilde tahrip etti.</p>

<p>Olay uzun yıllardır kaynaklarda “sabotaj” olarak aktarılıyor. Ancak 2026 yılında yayımlanan ve arşiv belgelerini inceleyen yeni bir akademik araştırma, hikâyeyi daha da ilginç hale getirdi.</p>

<p>Araştırmaya göre Osmanlı askeri ve idari yazışmalarında olay <strong>“kaza” olarak değerlendirilmişti.</strong></p>

<p>Ancak çalışmanın yazarları tarihsel veriler incelendiğinde sabotaj olasılığının daha güçlü olduğu sonucuna ulaşıyor.</p>

<p>Araştırmada, olayın kaza olarak kayda geçirilmesinin bir diğer olası nedeninin Osmanlı-Anadolu Demiryolu Şirketi'nin sigorta şirketlerinden tazminat alabilmesiyle bağlantılı olabileceğine de dikkat çekiliyor.</p>

<p>Aradan 109 yıl geçmiş olmasına rağmen Haydarpaşa patlamasının üzerindeki “kaza mı, sabotaj mı?” sorusu tarih araştırmaları açısından hâlâ tamamen kapanmış değil.</p>

<h2><strong>1979'DA BU KEZ DENİZDEN VURULDU</strong></h2>

<p>Haydarpaşa'nın başına gelen felaketler 1917 ile sınırlı kalmadı.</p>

<p>15 Kasım 1979'da Haydarpaşa açıklarında Rumen bandıralı petrol tankeri <strong>Independenta</strong> büyük bir kazanın ardından patladı.</p>

<p>Patlamanın etkisi o kadar güçlüydü ki Haydarpaşa Garı'nın camları ve tarihi vitraylarının bir bölümü parçalandı. Tankerde başlayan yangın haftalarca devam etti.</p>

<p>Böylece gar, tarihinde ikinci kez büyük bir patlamanın fiziksel etkilerini yaşadı.</p>

<h2><strong>2010 YANGINI ÇATIYI YOK ETTİ</strong></h2>

<p>28 Kasım 2010'da Haydarpaşa Garı bir başka büyük felaketle karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Çatı bölümünde çıkan yangın kısa sürede büyüyerek tarihi çatının önemli bölümünü yok etti. Dördüncü kat ve çatı konstrüksiyonu ağır zarar gördü.</p>

<p>Sonraki restorasyon çalışmalarında çatı ahşapları yenilendi; ahşap elemanlara koruyucu ve yangın geciktirici uygulamalar yapıldı. Çelik çatı makasları ise özgün sistem dikkate alınarak <strong>perçinli ve bulonlu</strong> biçimde yeniden üretildi.</p>

<p>Ayrıca yapı için itfaiye onaylı yangın algılama ve söndürme sistemi hazırlandı.</p>

<h2><strong>RESTORASYON İÇİN KAPANMIŞ TAŞ OCAĞI YENİDEN AÇILDI</strong></h2>

<p>Haydarpaşa restorasyonunda az bilinen en dikkat çekici uygulamalardan biri de cephe taşlarıyla ilgili.</p>

<p>Garın cephelerinde kullanılan ve kumtaşı olarak bilinen <strong>Lefke taşının</strong> özgün malzemeyle uyumlu biçimde tamamlanabilmesi amacıyla taş kaynağı araştırıldı.</p>

<p>Resmî açıklamalara göre özgün taşların temin edilebilmesi için daha önce kapanmış olan taş ocakları proje kapsamında yeniden açıldı.</p>

<p>Yeni taş imalatlarında garın tarihi taşlarıyla uyumlu malzeme ve özgün uygulama teknikleri kullanılmaya çalışıldı.</p>

<p>Bu uygulama, tarihi yapı restorasyonlarında “benzer görünen yeni taş kullanmak” yerine özgün malzemenin jeolojik karakterini yakalamaya yönelik dikkat çekici bir koruma yaklaşımı olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>VİTRAYLAR İÇİN GARIN İÇİNDE ATÖLYE KURULDU</strong></h2>

<p>Restorasyonun bir başka dikkat çekici ayrıntısı ise vitraylarda yaşandı.</p>

<p>Haydarpaşa'nın tarihi bekleme salonundaki renkli camlar dışarıdaki standart bir imalathaneye gönderilmek yerine, <strong>gar binasının içinde kurulan özel vitray atölyesinde</strong> ele alındı.</p>

<p>Vitraylar ve çerçeveleri onarılırken tarihi saatler, karosiman döşemeler, duvar kaplamaları, altın varaklı aplikler, ahşap kapılar, pencereler ve panjurlar da restorasyon kapsamına alındı.</p>

<p>Yapının içinde <strong>yedi tarihi saatin</strong> bulunduğu da restorasyon sürecinde kamuoyuna yansıyan az bilinen ayrıntılar arasında.</p>

<p>HAYDARPAŞA'NIN ADINDA BİLE BİR MUAMMA VAR</p>

<p>Garın isminde dahi kesinleşmiş tek bir hikâye bulunmuyor.</p>

<p>Yaygın anlatılardan biri “Haydarpaşa” adının III. Selim dönemindeki bir Haydar Paşa'dan geldiğini söylese de TDV İslâm Ansiklopedisi bu görüşün doğru olmayabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Tarihsel kaynaklarda bölgede çok daha erken tarihlerde “Haydarpaşa” adına rastlanıyor. Üsküdar Belediyesi'nin yayımladığı tarih kayıtlarında 1583 tarihli bir belgede <strong>“Bahçe-i Haydarpaşa”</strong> adının geçtiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla bugün garla özdeşleşen “Haydarpaşa” adı, tren garının kendisinden yüzlerce yıl daha eski.</p>

<h2><strong>HAYDARPAŞA ARTIK SADECE GAR OLMAYACAK</strong></h2>

<p>Haydarpaşa'nın geleceğinde ise yeni bir dönem başlıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TCDD arasında yürütülen proje kapsamında garın ulaşım işlevinin korunması, aynı zamanda bölgenin kültür ve sanat merkezi haline getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Proje kapsamında;</p>

<p>arkeoloji müzesi,</p>

<p>arkeopark,</p>

<p>kütüphane,</p>

<p>sergi salonları,</p>

<p>performans sanatları alanları,</p>

<p>atölyeler</p>

<p>ve kültürel etkinlik alanları oluşturulacak.</p>

<p>Haydarpaşa'da kurulması planlanan müzenin <strong>Anadolu Yakası'nın ilk arkeoloji müzesi</strong> olması hedefleniyor. Kazılar sırasında bulunan eserlerin de burada sergilenmesi planlanıyor.</p>

<p>Haziran 2026 itibarıyla garın Marmara Denizi'ne bakan üç cephesindeki restorasyon ve konservasyon çalışmalarının tamamlandığı, iskelelerin kaldırıldığı açıklandı. Yapıda güçlendirme, teşhir-tanzim ve çevre düzenleme çalışmaları ise devam ediyor.</p>

<h2><strong>BİR GARIN ALTINDA BİRDEN FAZLA İSTANBUL</strong></h2>

<p>Haydarpaşa'yı benzersiz kılan şey belki de tek bir döneme ait olmaması.</p>

<p>Üstte 20. yüzyılın başında inşa edilmiş görkemli bir tren garı…</p>

<p>Onun altında bir asrı aşkın süre yapıyı taşıyan ahşap kazıklar…</p>

<p>Rayların birkaç metre altında Bizans'ın caddeleri ve dükkânları…</p>

<p>Daha aşağıdaki tarih katmanlarında Roma ve Helenistik dönem…</p>

<p>Bir tarafta 12 bin sikke, bir tarafta kilise ve yeraltı mezarları…</p>

<p>Diğer tarafta 1917 patlamasının henüz tamamen çözülememiş hikâyesi.</p>

<p>Bu nedenle Haydarpaşa Garı'nın restorasyonu yalnızca tarihi bir binanın taşlarını, çatısını ve vitraylarını onarmak anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>Haydarpaşa'da korunan şey, aynı noktada üst üste birikmiş yaklaşık 2 bin 500 yıllık İstanbul hafızası.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/haydarpasa-gar-restorasyonu-bilinmeyen-yuzu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/haydarpasa-2.webp" type="image/jpeg" length="61917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum Belediyesi'nden kentin tarihine ışık tutan iki yeni eser]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/corum-belediyesinden-kentin-tarihine-isik-tutan-iki-yeni-eser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/corum-belediyesinden-kentin-tarihine-isik-tutan-iki-yeni-eser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Belediyesi, şehrin kültürüne katkı sağlamak amacıyla iki yeni eseri okuyucularla buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Belediyesi, şehrin kültürüne katkı sağlamak amacıyla iki yeni eseri okuyucularla buluşturdu. </p><p>Çorum Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Kültür Yayınları kapsamında hazırlanan 'Anadolu'da Dört Veli, Dört Tarik' ve 'Konakta Geçen Bir Ömür' adlı iki yeni eseri okuyucuyla buluşturdu. Ethem Erkoç'un kaleme aldığı 'Anadolu'da Dört Veli, Dört Tarik' adlı eserde, Anadolu irfan geleneğinin öne çıkan temsilcileri Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Ahi Evran-ı Veli ve Somuncu Baba'nın hayatları ile düşünce dünyaları ele alınıyor. Eserde ayrıca bu önemli şahsiyetlerin Anadolu'nun İslamlaşması ve Türkleşmesine katkıları ile Çorum'la olan bağlantılarına da yer veriliyor. Çorum'un yakın tarihine ilişkin önemli tanıklıkları bir araya getiren 'Konakta Geçen Bir Ömür' ise tarihçi Dr. Mahmut Şener tarafından kaleme alındı. Meclis-i Mebusan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Çorum milletvekili olarak görev yapan Abdullah İsmet Eker'in torunu Türkan Alaybeyoğlu'nun hatıralarından oluşan eser, dönemin Çorum'una dair dikkat çekici ayrıntılar sunuyor. Bir konak hayatı üzerinden geçmişin şehir dokusunu günümüze taşıyan kitapta; aile ilişkilerinden komşuluk kültürüne, eğitim anlayışından geleneklere, gündelik yaşamdan devlet-toplum ilişkilerine kadar dönemin şehir hayatına ilişkin çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Eser, bu yönüyle Çorum'un sosyal ve kültürel tarihine ışık tutan önemli bir kaynak niteliği taşıyor. </p><p>Çorum Belediyesi Kültür Yayınları arasında yerini alan 'Anadolu'da Dört Veli, Dört Tarik' ile 'Konakta Geçen Bir Ömür', kentin tarihî ve kültürel birikimine ilişkin iki farklı dönemi okuyucuya aktarıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Her iki eser de Çorum Belediyesi Kent Arşivi'nden temin edilebiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Çorum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/corum-belediyesinden-kentin-tarihine-isik-tutan-iki-yeni-eser</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:54:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/corum-belediyesinden-kentin-tarihine-isik-tutan-iki-yeni-eser.jpg" type="image/jpeg" length="24787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin kalıcı sergisi yenilendi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2023 yılında açılan ve kısa sürede Beyoğlu'nun seçkin sanat duraklarından birine dönüşen Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, bankanın 1940'tan bu yana titizlikle oluşturduğu ve bugün 1.000'den fazla sanatçının 2 bin 800'ü aşkın eserini barındıran Sanat Eserleri Koleksiyonu'na ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2023 yılında açılan ve kısa sürede Beyoğlu'nun seçkin sanat duraklarından birine dönüşen Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, bankanın 1940'tan bu yana titizlikle oluşturduğu ve bugün 1.000'den fazla sanatçının 2 bin 800'ü aşkın eserini barındıran Sanat Eserleri Koleksiyonu'na ev sahipliği yapıyor. </p><p>İstiklal Caddesi No. 144 adresinde konumlanan İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin beşinci ve dördüncü katlarında yer alan 'Türk Resmini İzlemek' başlıklı kalıcı sergi; kurgusuna yeni eklenen tematik odalar ve eserlerle 25 Ağustos'ta yeniden ziyarete açıldı. Bu yenilemeyle birlikte, müzenin geçmiş süreli sergilerinden ilham alan özel seçkiler de kalıcı serginin birer parçasına dönüşerek sergi anlatısına zengin bir katman ekledi. </p><p>Sergi, Başlangıcın Temel Taşları odasında Türk resminin öncü isimlerinden Osman Hamdi Bey'in 'Kaplumbağa Terbiyecisi' ve Mihri Hanım'ın 'Otoportre'si ile açılıyor. Anadolu Esinlenmeleri'nde ise ziyaretçileri Fahrünnisa Zeid'in ünlü yapıtı 'Mevleviler' karşılıyor. </p><p>Müzenin ilk süreli sergisinden esinlenen İstanbul'un Resmi odasında kentin sanatsal ve görsel mirası çok yönlü bir bakışla izlenebilirken, Natürmort salonunda Türk resmindeki natürmort geleneğinin farklı örnekleri bir araya getiriliyor. Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu'nun eserlerinden oluşan Yan Yana odası ise çiftin sanatla bütünleşen ortak yaşamını ve üretimlerini sergiliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sanatçı Kadınlar ve Kadın Portreleri odalarında Türkiye kadınlarının görsel hikâyeleriyle ve sanatçı kadınların üretici dünyasıyla buluşmaya davet eden sergi; Deniz Coşkusu, Memleket Manzaraları, Yaşantının Getirdikleri ve Apartman Salonunda Sanat gibi farklı tematik alanlarla da derinlikli bir yolculuk sunuyor. </p><p>Müzenin kurucu küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından hazırlanan koleksiyon kitabına Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan'dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabiliyor. Müze, salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00 saatleri arasında açık olacak. Müze, Eylül ayı boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:19:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi.jpg" type="image/jpeg" length="33531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin'in tarihi mekanları izleyenleri kendinden geçirdi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/mardinin-tarihi-mekanlari-izleyenleri-kendinden-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/mardinin-tarihi-mekanlari-izleyenleri-kendinden-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin'in tarihi mekanları ve taş mimari yapısının kendine hayran bırakan dokusu, dronla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin'in tarihi mekanları ve taş mimari yapısının kendine hayran bırakan dokusu, dronla görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gündüz ve gece saatlerinde çekilen görüntülerde, Mardin Kalesi, Ulu Cami, Zinciriye Medresesi ve Mezopotamya Ovası'na hakim evler kentin tarihi ve doğal güzelliklerini bir arada sundu. Gündüz çekimlerde kentin altın sarısı taş evleri ve dar sokakları dikkat çekerken, gece çekimlerde ışıklandırılan tarihi yapıların manzarası görenleri kendine hayran bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/mardinin-tarihi-mekanlari-izleyenleri-kendinden-gecirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/mardinin-tarihi-mekanlari-izleyenleri-kendinden-gecirdi.jpg" type="image/jpeg" length="45651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili'nde tarihi Çapanoğlu Camii'nde dualar edildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/mevlid-kandilinde-tarihi-capanoglu-camiinde-dualar-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/mevlid-kandilinde-tarihi-capanoglu-camiinde-dualar-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta, Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Mevlid Kandili dolayısıyla özel bir program düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat'ta, Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Mevlid Kandili dolayısıyla özel bir program düzenlendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Yozgat'ta Mevlid Kandili dolayısıyla özel bir program yapıldı. </p><p>Tarihi Çapanoğlu Camii'nde akşam namazını müteakip gerçekleştirilen Mevlid-i Şerif programında vatandaşlar dualarda buluştu. </p><p>Programda, vakıf ecdadı ruhuna ithafen okunan Hatm-i Şerif'in duası eda edildi. Kandil huzurunu paylaşmak üzere camiyi dolduran vatandaşlara, Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü organizasyonuyla geleneksel ikramlar sunuldu. </p><p>Program sonunda cami çıkışında cemaate limonata ikramında bulunuldu. Vakıf geleneğini yaşatmak amacıyla düzenlenen etkinlik, yapılan duaların ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Yozgat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/mevlid-kandilinde-tarihi-capanoglu-camiinde-dualar-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:25:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/mevlid-kandilinde-tarihi-capanoglu-camiinde-dualar-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="91374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç atlet Zülal Gültepe'den Türk atletizm tarihine geçen derece]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/genc-atlet-zulal-gultepeden-turk-atletizm-tarihine-gecen-derece</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/genc-atlet-zulal-gultepeden-turk-atletizm-tarihine-gecen-derece" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erdekli genç atlet Zülal Gültepe, Konya'da düzenlenen U-20 Kulüpler Türkiye Birinciliği Yarışmaları'nda 100 metre, 200 metre ve 4x100 metre bayrak yarışlarında birincilik elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Gültepe, 200 metrede elde ettiği 22.04'lük derecesiyle yıldızlar kategorisinde Türk atletizm tarihinin en iyi ikinci derecesini gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdekli genç atlet Zülal Gültepe, Konya'da düzenlenen U-20 Kulüpler Türkiye Birinciliği Yarışmaları'nda 100 metre, 200 metre ve 4x100 metre bayrak yarışlarında birincilik elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Gültepe, 200 metrede elde ettiği 22.04'lük derecesiyle yıldızlar kategorisinde Türk atletizm tarihinin en iyi ikinci derecesini gerçekleştirdi. </p><p>Konya'da 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlenen U-20 Kulüpler Türkiye Birinciliği Yarışmaları'na Atletizm Milli Takım Antrenörü Niyazi Gülhan ile birlikte katılan Zülal Gültepe, üç farklı branşta birincilik elde etti. 200 metre yarışında 22.04'lük dereceye ulaşan Gültepe, yıldızlar kategorisinde Türk atletizm tarihinin en iyi ikinci derecesine imza attı. Önümüzdeki yıl da yıldızlar kategorisinde yarışabilecek olan genç atlet, Türkiye rekoru hedefini gelecek sezon için güçlendirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Atletizm Milli Takım Antrenörü Niyazi Gülhan, uzun yıllardır birlikte çalıştığı Zülal Gültepe'nin başarısından dolayı gurur duyduğunu belirterek, 'Sporcum Zülal'i elde ettiği bu güzel dereceden dolayı tebrik ediyorum. Zülal benim 9-10 yıllık sporcum. Yanlış hatırlamıyorsam ilkokul 2. sınıfta benimle spora başlamıştı. Aralıksız çalışmalarına devam ediyor. Spor büyük bir disiplin gerektiriyor. Bu konuda Zülal'i ve ailesini de ayrıca tebrik ediyorum' dedi. </p><p>Zülal Gültepe'nin yaş grubunda dünya sıralamasında 7. sırada bulunduğunu ifade eden Gülhan, genç sporcunun gelecek yıl daha başarılı derecelere imza atacağına inandığını söyledi. Gülhan, 'Zülal şu an dünya sıralamasında yaş grubunda 7. sırada. Önümüzdeki yıl daha da iyi olacak diye ümit ediyorum. Çalışmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/genc-atlet-zulal-gultepeden-turk-atletizm-tarihine-gecen-derece</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:34:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/genc-atlet-zulal-gultepeden-turk-atletizm-tarihine-gecen-derece.jpg" type="image/jpeg" length="13172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk tarihinin gidişatını değiştiren zafer: Sakarya Meydan Muharebesi ile savunma bitti, taarruz başladı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihinin-gidisatini-degistiren-zafer-sakarya-meydan-muharebesi-ile-savunma-bitti-taarruz-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihinin-gidisatini-degistiren-zafer-sakarya-meydan-muharebesi-ile-savunma-bitti-taarruz-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk İstiklal Harbi'nin en kritik kırılma noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi, asırlardır süren geri çekilmeyi sonlandırarak Türk ordusunun taarruz dönemini başlattı. Ankara Hükümeti'nin uluslararası alanda varlığını kabul ettirdiği zafer, Milli Mücadele'nin inancını perçinledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk İstiklal Harbi'nin en kritik kırılma noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi, asırlardır süren geri çekilmeyi sonlandırarak Türk ordusunun taarruz dönemini başlattı. Ankara Hükümeti'nin uluslararası alanda varlığını kabul ettirdiği zafer, Milli Mücadele'nin inancını perçinledi. </p><p>Türk milletinin var olma mücadelesinde tarihin seyrini değiştiren Sakarya Meydan Muharebesi, İstiklal Harbi'nin en önemli askeri ve siyasi dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Viyana'dan bu yana devam eden asırlık geri çekilmenin son bulduğu bu büyük zaferle birlikte Türk ordusu savunma savaşlarını geride bırakarak taarruz kademesine geçti. Uluslararası alanda Ankara Hükümeti'nin meşruiyetini perçinleyen ve zafere giden yolu açan muharebenin tarihi önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, Sakarya'nın doğusuna çekilme kararından zafer sonrası ordu ve milletin kazandığı psikolojik üstünlüğe kadar sürecin tüm detaylarını aktardı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Sakarya Meydan Muharebesi inancını daha da kuvvetli olarak pekiştirmiştir' </p><p>Sakarya Medyan Muharebesi'nin Türk İstiklal Harbi'nin bir dönüm noktası olduğunu aktaran Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, 'Türk milleti, Türk ordusu psikolojik olarak bir çöküş içerisindeydi. Viyana'dan başlayan geri çekilme devam ediyordu. Bir sonraki mevziinin neresi olacağı konuşulurken Sakarya Meydan Muharebesi kazanıldıktan sonra artık Türk milleti, Türk subayı, yöneten baş komutan dahil o inancını daha da kuvvetli olarak pekiştirmiştir' diye konuştu. </p><p>'Türk milleti ordusuyla taarruza geçmiştir' </p><p>Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra savunma savaşının bittiğine değinen Koç, 'Artık Türk milleti ordusuyla taarruza geçmiştir. En önemli özelliği budur. Buraya böyle kolay gelmedik. 1. İnönü, 2. İnönü, Kütahya-Eskişehir muharebelerinde ordumuz çok büyük bir sıkıntı yaşamıştır. Bu sıkıntıyı aşabilmek için de Meclis Başkanı Mustafa Kemal Atatürk, cepheye gitmiştir. Cephede, Karacahisar Karargahı'ndaki görüşmelerden sonra ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesine karar vermiştir. Bu karar da çok önemli çünkü inanılmaz büyük bir vatan parçası Yunan çizmeleri altına bırakılacak ve geri çekilecek. Geri çekilirken de büyük sıkıntıların yaşanacağını biliyordu' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yunan ordusu binlerce ölüsünü bu topraklarda bırakarak Sakarya'nın batısına geçti' </p><p>13 Eylül'de Yunan ordusunun tamamının Sakarya Nehri'nin batısına geçtiğini kaydeden Koç, 'Artık Yunan ordusunu takip etme sırası bize gelmişti. Ne yazık ki bu sefer de Sakarya Nehri bize engel oldu. Nehri yeterince geçemedik. Belli birliklerle Yunan ordusunu takip ettik. Bazı esirlerimizi kurtardık. Bazı silah ve araç gereçleri ele geçirdik ama Yunan ordusu binlerce ölüsünü bu topraklarda bırakarak yüzlerce silahını, aracını, gerecini de bize bırakarak Sakarya'nın batısına geçti' şeklinde konuştu. </p><p>'Ankara, güçlü bir sesle ben de varım demeye başladı' </p><p>Ankara Hükümeti'nin ilk defa Sakarya Meydan Muharebesi ile tanındığını söyleyen Koç, '23 Ekim'de İngilizler ile yaptığımız esir mübadelesi anlaşmasıyla İngilizler ilk defa istemeseler de Ankara Hükümetini tanımak zorunda kaldılar. Zaten doğu sınırımız da Kars anlaşmasıyla belirlenmişti. Bunlar, bizim için artık dağınık olan sistem içerisinde Ankara, güçlü bir sesle ben de varım demeye başladı. İşte o zafere giden yol artık açılmış oldu' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turk-tarihinin-gidisatini-degistiren-zafer-sakarya-meydan-muharebesi-ile-savunma-bitti-taarruz-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:12:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/turk-tarihinin-gidisatini-degistiren-zafer-sakarya-meydan-muharebesi-ile-savunma-bitti-taarruz-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="52420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['TCG Yavuz' Beykoz'da İstanbul Boğazı'nın ilk ve tek müze gemisi olacak]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tcg-yavuz-beykozda-istanbul-bogazinin-ilk-ve-tek-muze-gemisi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tcg-yavuz-beykozda-istanbul-bogazinin-ilk-ve-tek-muze-gemisi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk denizcilik tarihinde önemli bir yere sahip olan ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzun yıllar Mavi Vatan'da görev yapan TCG Yavuz Fırkateyni, Beykoz sahilinde 'Müze Gemi' olarak halkın ziyaretine açılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk denizcilik tarihinde önemli bir yere sahip olan ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzun yıllar Mavi Vatan'da görev yapan TCG Yavuz Fırkateyni, Beykoz sahilinde 'Müze Gemi' olarak halkın ziyaretine açılacak. </p><p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile Beykoz Belediyesi koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, hizmet süresini tamamlayan ve yaklaşık iki yıllık restorasyon sürecinin ardından müze gemi olarak işlevlendirilen TCG Yavuz'un Beykoz sahilinde uygun bir alanda konuşlandırılması hedefleniyor. </p><p>115,5 metre uzunluğa ve 14,2 metre genişliğe sahip TCG Yavuz'un yalnızca ziyaret edilecek bir müze gemi değil; eğitim, kültür ve sosyal etkinliklerle yaşayan bir merkez olarak değerlendirilmesi planlanıyor. </p><p>'Beykoz'un yeni simgesi olacak' </p><p>Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Gölcük'te gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan ziyareti sırasında TCG Yavuz'u inceleyerek projeye ilişkin ilk müjdeyi kamuoyuyla paylaştı. Gürzel, çalışmaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Mavi Vatan'ımızın gururu, asırlık 'Yavuz' adını şerefle taşıyan TCG Yavuz Fırkateyni'ni ilçemize kazandırmak için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hizmet süresini tamamlayan ve restorasyonu gerçekleştirilen bu kıymetli gemimizin, resmî ve teknik süreçlerin ardından Beykoz sahilinde İstanbul Boğazı'nın ilk ve tek müze gemisi olarak komşularımızla buluşmasını hedefliyoruz. TCG Yavuz'un yalnızca bir müze gemi değil; çocuklarımızın ve gençlerimizin denizcilik tarihimizi yakından tanıyacağı, eğitim, kültür ve sosyal etkinliklerle yaşayan bir merkez olmasını arzu ediyoruz. 7'den 70'e komşularımızın buluşacağı, Beykoz'umuzun yeni simgelerinden biri olacağına inanıyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tcg-yavuz-beykozda-istanbul-bogazinin-ilk-ve-tek-muze-gemisi-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 16:06:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tcg-yavuz-beykozda-istanbul-bogazinin-ilk-ve-tek-muze-gemisi-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="12348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 Bin Yıllık Tarihi Antik Mendirek Kullanıma Başlandı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/2-bin-yillik-tarihi-antik-mendirek-artik-tuzla-halkinin-kullaniminda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/2-bin-yillik-tarihi-antik-mendirek-artik-tuzla-halkinin-kullaniminda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuzla'da otuz yıldır atıl durumdaki iki bin yıllık Antik Mendirek sahili, altyapı ve peyzaj düzenlemeleri ile birlikte ziyarete açılmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>2 Bin Yıllık Tarih, Modern Yaşamla Buluşuyor</strong></p>

<p>Tuzla Postane Mahallesi Mercan Sahili'nde yer alan ve yaklaşık 30 yıldır atıl durumda bekleyen Antik Mendirek bölgesi, kapsamlı peyzaj ve altyapı düzenlemelerinin ardından yepyeni bir görünümle vatandaşların kullanımına açılıyor. İstanbul'un dolgu yapılmamış nadir tarihi kıyılarından biri olan bu özel alan, 2 bin yıllık mendirek ve amfora kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl’ün yerinde incelediği çalışmalar sayesinde bölge, hem tarihi arkeolojik dokusu korunarak yaşatılıyor hem de günümüz ihtiyaçlarına yanıt veren modern bir kamusal alana dönüşüyor.</p>

<p><strong>Trafik Gidiyor, Yayalar ve Doğa Geliyor</strong></p>

<p>Bölgedeki en büyük değişimlerden biri, araç trafiğinin sahil şeridinden tamamen kaldırılması oluyor. Geçmişte araç yoğunluğu nedeniyle bebek arabalı ailelerin ve engelli vatandaşların kullanmakta zorlandığı alan, artık güvenli ve huzurlu bir yürüyüş parkuru olarak hizmet veriyor. Yıllardır süregelen işgallerin tamamen temizlenmesiyle birlikte vatandaşlar, denizle aralarına hiçbir engel girmeden doğrudan kıyıya ulaşma imkânı buluyor. Bölgeye gelen ziyaretçiler için ücretsiz bir otopark kazandırılırken, artan ihtiyacı karşılamak üzere çok yakında ikinci bir otoparkın daha hizmete gireceği müjdeleniyor.</p>

<p><strong>Çevre Dostu Altyapı ve Amatör Denizcilere Çekek Sahası</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenileme çalışmaları yalnızca görsel estetikle sınırlı kalmıyor; alanın altyapısı da baştan sona modernize ediliyor. Su taşkını riskini tamamen ortadan kaldıran yeni yağmur suyu hatları, kış aylarında deniz suyunun taşmasını önleyen istinat duvarları ve yaz sıcaklarında ısıyı emme özelliğine sahip yaya kullanımına uygun özel nitelikli asfalt dikkat çekiyor. Çevre temizliğini maksimize etmek için çöp konteynerleri yer altına alınarak sahil boyunca yepyeni dinlenme bankları yerleştiriliyor.</p>

<p>Tüm bunlara ek olarak, balıkçılar ve amatör tekne sahiplerinin fırtınalı havalarda teknelerini denizden güvenle karaya çıkarabilmeleri için oldukça işlevsel bir çekek sahası da hizmete sunuluyor.</p>

<p><strong>Tarihi Sahne, Kültür ve Sanatın Yeni Merkezi Oluyor</strong></p>

<p>Yaklaşık 2 bin yıl önce İstanbul'a giden ticaret gemilerinin dinlenme ve erzak temin noktası olan Antik Mendirek, yeni dönemde zengin kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Tuzla'nın simgeleşen etkinliklerinden Mercan Caz Günleri gibi popüler organizasyonların çok yakında bu tarihi atmosferde düzenlenmesi planlanıyor. Böylelikle Antik Mendirek, sadece bir sahil bandı ve dinlenme alanı olmaktan çıkarak, ilçenin yepyeni kültürel buluşma noktası haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/2-bin-yillik-tarihi-antik-mendirek-artik-tuzla-halkinin-kullaniminda</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/antik-menderek.png" type="image/jpeg" length="91401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te depremde hasar gören tarihi Bostancı Camii yeniden ibadete açıldı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-depremde-hasar-goren-tarihi-bostanci-camii-yeniden-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-depremde-hasar-goren-tarihi-bostanci-camii-yeniden-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar gören Gaziantep'in tarihi yapılarından Bostancı Camii, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar gören Gaziantep'in tarihi yapılarından Bostancı Camii, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı.</p>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem yıkıcı etkilere yol açarken, birçok tarihi yapı da ciddi hasar aldı. Gaziantep'in tarihi mirasları arasında yer alan ve 16. yüzyıldan günümüze ulaşan Bostancı Camii de depremlerde ağır hasar aldı. Aslına uygun olarak gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından cami, düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Cami avlusunda gerçekleştirilen açılış töreni yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p>'6 Şubat'ın izlerini silen bu duruşa teşekkür ediyoruz'</p>

<p>Depremden hasar alan Bostancı Cami'nin ibadete açılmasından dolayı mutlu olduğunu söyleyen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 'Bu güzel günde, bu güzel eserin açılışında Vakıflar Genel Müdürlüğü'müze, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'müze, 6 Şubat'ın izlerini silen bu duruşa, Cumhurbaşkanımızın devlet adamlığına, Ankara'daki bütün desteklerimize ve Gaziantep'te de bu işe değer veren değerli il müftümle biz yeniden buhara çalışıyoruz. Biz küçük buharayız ama yeni Marmara'nın yeniden buharası olacağız. Bu çocuklarımızı Bedrettin Ayni olarak yetiştireceğiz. Onlara rahmet, merhamet, şefkat vereceğiz. Uluğ Bey olarak yetiştireceğiz. Uluğ Beyleri Bedrettin Aynileri birlikte öğreteceğiz. Ben mübarek bugün de Rabbim ezanlarımızı dindirmesin, bayraklarımızı indirmesin diyor. Bütün katılımcıları hürmet ve saygıyla selamlıyor. Kandiliniz mübarek olsun diyorum' dedi.</p>

<p>'Bu eserlere sahip çıkmak bizim tarihle olan bağımızın çok önemli bir göstergesi'</p>

<p>Depremden hasar alan tarihi eserlere ve camilere sahip çıkılması gerektiğini söyleyen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 'Bu anlamlı günde 1600'lü yıllarda yapılmış Bostancı Camimizin restorasyonun ardından ibadete açılışını gerçekleştiriyoruz. Camiler cem olduğumuz, birlikte burada ibadet ettiğimiz, toplandığımız, birliğimizin, beraberliğimizin sembolü, İslam'ın sembolü. Allah minarelerimizi, camilerimizi üzerimizden eksik etmesin. Allah yapanlardan da razı olsun. Bu tarihi bir eser. Aynı zamanda bunlara sahip çıkmak bizim tarihle olan bağımızın çok önemli bir göstergesi. Zaman zaman deprem başka vesilelerle hasar gördüğü zaman sağ olsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü'müz de çok güzel bir restorasyon çalışmasıyla bugün yeniden ibadete hazır hale getirdi. Ben emeği geçen başta Vakıflar Bölge Müdürlüğü'müze ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Büyük bir emek ve gayretle camimizin açılışını gerçekleştiriyoruz'</p>

<p>Bostancı Camisinin büyük emekler sonrası ibadete açıldığını söyleyen Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, 'Arkadaki camimiz ecdat yadigarı, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren inşa edilmiş. Resmi kayıtlara göre 1574 yılı bunun inşa yılı. Zaman içerisinde birçok defa restorasyon geçirmiş. En sonunda 6 Şubat depremiyle birlikte camimiz ağır hasar almış. Dolayısıyla da Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün nezdinde bütün çalışanlarımızın büyük bir emek ve gayretiyle bugün açılışını gerçekleştiriyoruz. Özel bir günde açılışını gerçekleştiriyoruz. Yıl içerisinde birçok ecdat yadigarı camimizin açılışını gerçekleştirdik. Ben bu vesileyle de Vakıflar Bölge Müdürümüzün nezdinde tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Camimiz restorasyon sonrasında açılışa hazır hale getirilmiştir'</p>

<p>Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Ömer Torun ise, '6 Şubat depremlerinden ağır hasar alan camimiz bugün Mevlid Kandili itibariyle kapsamlı bir restorasyon sonrasında açılışa hazır hale getirilmiştir. Tüm gelen misafirlerimize hayırlı olsun diliyorum' diye konuştu.</p>

<p>Törene Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Ömer Torun, vakıf personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/gaziantepte-depremde-hasar-goren-tarihi-bostanci-camii-yeniden-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/gaziantepte-depremde-hasar-goren-tarihi-bostanci-camii-yeniden-ibadete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="26332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de atıl kalan tarihi cezaevinin müze yapılması isteniyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/eskisehirde-atil-kalan-tarihi-cezaevinin-muze-yapilmasi-isteniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/eskisehirde-atil-kalan-tarihi-cezaevinin-muze-yapilmasi-isteniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde uzun yıllar hizmet verdikten sonra fiziki yetersizlik nedeniyle kapatılan A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu atıl duruma düştü. Yapının harabe haline geldiğini belirten ilçe sakinleri, tarihi binanın temizlenerek müzeye ya da kamu yararına hizmet veren bir alana dönüştürülmesini istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde uzun yıllar hizmet verdikten sonra fiziki yetersizlik nedeniyle kapatılan A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu atıl duruma düştü. Yapının harabe haline geldiğini belirten ilçe sakinleri, tarihi binanın temizlenerek müzeye ya da kamu yararına hizmet veren bir alana dönüştürülmesini istiyor.</p>

<p>Sivrihisar ilçesinde geçmişte A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olarak faaliyet gösteren ve koğuş bölümleriyle hizmet veren tarihi yapı, fiziki yetersizlik sebebiyle kapılarını kapattı. Kapatılmasının ardından uzun süre boş kalan bina, zaman içinde bakımsızlıktan harabeye dönerek atıl vaziyette kaldı. Çevrede oluşan kirlilikten ve yapının terk edilmesinden rahatsız olan ilçe halkı, binanın değerlendirilmesi için çağrıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Sivrihisarlılar olarak oranın müzeye dönüşmesini istiyoruz'</p>

<p>Cezaevinin mevcut durumundan duyduğu rahatsızlığı dile getiren ilçe sakinleri, yapının turizme kazandırılabileceğini ifade etti. Bir vatandaş, 'Eski cezaevinin müze olmasını istiyoruz. Müze olarak kullanılırsa çok daha iyi olur. Şu anda harap bir şekilde duruyor. Sivrihisarlılar olarak oranın müzeye dönüşmesini istiyoruz' dedi.</p>

<p>'Müze olsun veya başka bir kamu hizmetinde değerlendirilsin'</p>

<p>Binanın atıl görüntüsünün ilçeye yakışmadığını belirten bir diğer mahalle sakini ise, 'Eski cezaevi şu anda atıl durumda ve harabe şeklinde duruyor. Oranın bir an önce değerlendirilmesini istiyoruz. Bizler buranın müze olmasını ya da kamuya yararlı başka bir alanda değerlendirilmesini talep ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Temizlensin, ne olacaksa olsun ama bu pislikten kurtulsun'</p>

<p>Yapının çevresinde oluşan kirliliğe dikkat çeken bir başka vatandaş da alanın bir an önce temizlenip işler hale getirilmesini isteyerek, 'Ne yapılacaksa yapılsın, biz de yardımcı olalım. Yeter ki değerlendirilsin, müze olsun ya da başka bir şey olsun, ama bu durumdan kurtarılsın' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/eskisehirde-atil-kalan-tarihi-cezaevinin-muze-yapilmasi-isteniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/eskisehirde-atil-kalan-tarihi-cezaevinin-muze-yapilmasi-isteniyor.jpg" type="image/jpeg" length="85659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Alan'da jandarma ekiplerince denetim]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-alanda-jandarma-ekiplerince-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-alanda-jandarma-ekiplerince-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde Tarihi Alan'da jandarma ekiplerince denetimler gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde Tarihi Alan'da jandarma ekiplerince denetimler gerçekleştirildi. </p><p>Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı tarafından, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında; Eceabat İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde 2 asayiş timi, 2 trafik timi ve 1 atlı tim ile müşterek olarak denetim ve bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Faaliyetler çerçevesinde Tarihi Alanı ziyaret eden vatandaşlar ile bölge halkına Çanakkale Valiliği tarafından alınan kararlar ve uygulanan yasaklara ilişkin gerekli bilgilendirme ve uyarılarda bulunuldu. Ayrıca ormanlık alanlarda kontrol ve denetimler gerçekleştirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Çanakkale</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-alanda-jandarma-ekiplerince-denetim</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:30:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-alanda-jandarma-ekiplerince-denetim.jpg" type="image/jpeg" length="47990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremde hasar gören iki tarihi cami Mevlid Kandili'nde yeniden ibadete açılıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/depremde-hasar-goren-iki-tarihi-cami-mevlid-kandilinde-yeniden-ibadete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/depremde-hasar-goren-iki-tarihi-cami-mevlid-kandilinde-yeniden-ibadete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören vakıf eserlerini yeniden ayağa kaldırmaya devam ediyor. Depremde hasar gören iki tarihi cami Mevlid Kandili'nde yeniden ibadete açılırken, 81 ildeki tarihi camilerde vakıf ecdadı için '1001 hatim duası' yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören vakıf eserlerini yeniden ayağa kaldırmaya devam ediyor. Depremde hasar gören iki tarihi cami Mevlid Kandili'nde yeniden ibadete açılırken, 81 ildeki tarihi camilerde vakıf ecdadı için '1001 hatim duası' yapılacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören Gaziantep'teki Bostancı Camii ile Şanlıurfa'daki Birecik Mahmut Paşa Camii'nin restorasyon çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. İki tarihi cami Mevlid Kandili'nde kılınacak öğle namazıyla yeniden ibadete açılacak. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, '6 Şubat depremlerinde hasar gören Gaziantep Bostancı Camii ile Şanlıurfa Birecik Mahmut Paşa Camii'ni, restorasyon çalışmalarını tamamlayarak öğle namazıyla yeniden ibadete açıyoruz. Böylece deprem bölgesinde restorasyonunu tamamlayarak yeniden ibadete ve ziyarete açtığımız vakıf eserlerinin sayısını 276'ya ulaştırıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Bostancı Camii'nin minaresi aslına uygun yeniden yapıldı </p><p>Ahizade Hacı Abdurrahim tarafından 16. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan Bostancı Camii'ndeki çalışmalar, onaylı statik ve restorasyon projeleri doğrultusunda yürütüldü. Depremlerde zarar gören tonozlar güçlendirilirken, caminin çatısı yeniden yapıldı. Yapısal bütünlüğün desteklenmesi için paslanmaz çelik gergiler kullanıldı, beden duvarlarına enjeksiyon uygulandı. Hasar gören minare bütünüyle sökülerek, özgün biçimine uygun şekilde yeniden inşa edildi. İç ve dış cepheler, tonozlar ve bahçe duvarlarında derz onarımları ile yüzey temizliği gerçekleştirildi. </p><p>Mahmut Paşa Camii'nin taşıyıcı sistemi güçlendirildi </p><p>16. yüzyılda inşa edilen Mahmut Paşa Camii'nde de deprem sonrasında kapsamlı bir güçlendirme ve onarım programı uygulandı. Tonozların üzerindeki ağır dolgu kaldırılarak, yerine hafif pomza malzemesi serildi, üst örtü kurşunla kaplandı. Harimde askılama ve çelik gergi uygulamaları yapılırken, duvarlardaki boşluklar enjeksiyon yöntemiyle dolduruldu. Tonoz derzleri yenilenerek, yapısal dayanım artırıldı. Minarenin iç cephesi karbon esaslı TRM sistemi ve güçlendirme harcıyla desteklendi, gövde çevresine çelik kuşaklar yerleştirildi. Minare külahındaki demirli beton imalat kaldırıldı. Kenet, kurşun ve zıvanalar kullanılarak yapının özgün malzemesi olan taştan yeni bir külah yapıldı ve minare alemi yenilendi. </p><p>81 ilde 1001 hatim duası </p><p>İki vakıf eserinin yeniden ibadete açılacağı Mevlid Kandili'nde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 81 ili kapsayan kandil programları da gerçekleştirilecek. Tarihi camilerde akşam veya yatsı namazının ardından vakıf ecdadının ruhuna ithafen okunan 1001 hatmin duası yapılacak. Mevlidin ardından vatandaşlara ikramlarda bulunulacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/depremde-hasar-goren-iki-tarihi-cami-mevlid-kandilinde-yeniden-ibadete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:26:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/depremde-hasar-goren-iki-tarihi-cami-mevlid-kandilinde-yeniden-ibadete-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="98041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas tarihi zenginliğiyle turistleri kendine hayran bırakıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sivas-tarihi-zenginligiyle-turistleri-kendine-hayran-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sivas-tarihi-zenginligiyle-turistleri-kendine-hayran-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi yapılarıyla dikkat çeken Sivas'a turistlerin ilgisi her geçen yıl artıyor. Kenti gezen turistler, Sivas'ın tarihi atmosferinden etkilendiklerini belirttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi yapılarıyla dikkat çeken Sivas'a turistlerin ilgisi her geçen yıl artıyor. Kenti gezen turistler, Sivas'ın tarihi atmosferinden etkilendiklerini belirttiler. </p><p>Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Sivas, farklı dönemlerden günümüze ulaşan eserleriyle bu yıl da çok sayıda turist kafilesini ağırladı. Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin yanı sıra Milli Mücadele döneminde önemli olaylara sahne olan şehir, ziyaretçilerine farklı dönemleri bir arada görme imkanı sunuyor. Kent merkezinde bulunan Çifte Minareli Medrese, Şifaiye Medresesi, Buruciye Medresesi, Ulu Cami ve Kongre Binası gibi yapıları gezen ziyaretçiler, rehberlerden eserlerin geçmişi ve kent tarihindeki yerleri hakkında bilgi aldı. Özellikle farklı dönemlere ait çok sayıda eserin birbirine yakın noktalarda bulunması turistlerin ilgisini çekti. </p><p>Tur kafileleriyle kente gelen ziyaretçilerin Sivas'a ilişkin düşüncelerinin gezi sonrasında değiştiğini belirten turizm acente sahibi Adil Kanoğlu, şehrin sahip olduğu zenginliğe rağmen turizm açısından yeterince tanınmadığını ifade etti. Kanoğlu, yapılan geziler ve anlatımlar sayesinde ziyaretçilerin şehir hakkında farkındalık kazandığını ve Sivas'tan yüksek memnuniyetle ayrıldığını söyledi. </p><p>'Gezi sonrası memnuniyet üst düzey oluyor' </p><p>Adil Kanoğlu, 'Sivas'ın tarih coğrafyası çok eskiye dayanan, aynı zamanda siyasal bir yapısı da olan hem Selçuklu hem Moğol dönemine ait çok geniş bir yapılanması var. Aslında çok zengin bir coğrafya olduğu söylenebilir. Ama maalesef biz buraya tur düzenlerken insanlar bu bilinçle gelmiyor. Biz burada bir şeyler anlatmaya başladığımız zaman farkındalık oluşuyor. Tanıtım olarak çok bilindik bir bölge olarak bakılmıyor. Sivas'ta yapısal mimari özellikler söz konusu, ama bunlar insanlara tur düzenleyip anlatıldığı zaman daha değerli olabiliyor. İnsanlar Sivas'ı gezilmesi gereken bir tarih olarak görüyorlar. Medyatik olarak sinemalarda, dizilerde bir şekilde ismi geçiyor ama tarihi olarak çok bilindik bir yer değil. Tarihinden dolayı gezilecek önemli bir yer olarak ele alınabiliyor. Gezen insanlarda da gezi sonrası memnuniyet üst düzey oluyor' dedi. </p><p>'Kitaplar dışında gelip görmek daha güzel' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kenti ziyaret eden Necla Kurtoğlu, 'Biz Sivas'ı hep kitaplardan okuyorduk ama bu kadar büyük bir tarihi atmosferi görmek, izlemek daha da güzel oluyor. Kitaplar dışında gelip görerek yaşanılan tarihi görmek daha güzel. Sivas gerçekten çok tarihi bir bölge. Burada gelip tarihte nasıl şartlar, imkanlar içerisinde savaştıklarını, küçük yaşta çocukların, hanımların nasıl mücadele verdiklerini görmek çok etkileyici oldu' dedi. </p><p>'Kesinlikle gelip görülmesi gereken bir yer' </p><p>Tarih öğrencisi Fatmanur Kurtoğlu ise, 'Sivas, çoğu medeniyetin birleştiği bir yer ve çok güzel yapılar gördük. Restore yapılan yapıları gördük, çok güzeldi. Ama bence en güzel yerlerden birisi Kongre Binası'ydı. Çünkü insan tarihini bilince, neyin nasıl olduğunu görünce ve gezerken de tarihi hissederek geziyor. Tüm cemiyetlerin birleştiği, burada cumhuriyetin temellerinin oluştuğu çok güzel bir his. Kesinlikle gelip görülmesi gereken bir yer. Hatta akşamları ışıklandırması ile daha da etkileyici bir yer oluyor. Kesinlikle tarihi gelip görülmeli' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat, Sivas</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sivas-tarihi-zenginligiyle-turistleri-kendine-hayran-birakiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:41:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/sivas-tarihi-zenginligiyle-turistleri-kendine-hayran-birakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="89752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şavşat'ta tarihi cami Osmanlı tarzı hatlarla bezendi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/savsatta-tarihi-cami-osmanli-tarzi-hatlarla-bezendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/savsatta-tarihi-cami-osmanli-tarzi-hatlarla-bezendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[i Güzin' hat levhalarıyla bezendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>i Güzin' hat levhalarıyla bezendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gürcülerin döneminden kalan bir kilisenin temelleri üzerine inşa edildiği belirtilen Çağlıyan Köyü Camii, bölgenin tarihi yapıları arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde 1925 yılına kadar 'Khevsruli' adıyla anılan Çağlıyan köyündeki caminin mevcut yapısının 1910 yılında inşa edildiği biliniyor. Zaman içerisinde yıpranan tarihi cami aslına uygun şekilde restore edilerek, yeniden ibadete kazandırıldı. Restorasyonun ardından caminin iç mekânında geleneksel Osmanlı cami süsleme anlayışının önemli unsurlarından olan hüsn-i hat eserlerine de yer verildi. Hattat Mahmut Şahin öncülüğünde oluşturulan hizmet ekiplerinden Kocaeli Hüsn-i Hat Grubu tarafından hazırlanan 'Cihar-i Güzin' olarak bilinen dört halifenin isimlerinin yer aldığı hat levhaları caminin duvarlarına asıldı. Hat levhalarının hazırlanmasında Merve Kara Kızılkaya, Selma Erenoğlu, Ayşe Gökçe Aygül, Ayşe Arslan, Fadile Timurtaş, Elif Eylem, Sema Erdoğan, Figen Soysal, Melek Ataş ve Yakup Kaan Gebeş görev aldı. Hazırlanan eserler Çetin Alkan tarafından çerçevelenerek, tarihi camideki yerlerine özenle yerleştirildi. Yaklaşık bir asırlık yapı, Osmanlı cami geleneğini yansıtan hat eserleriyle yeni bir görünüme kavuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/savsatta-tarihi-cami-osmanli-tarzi-hatlarla-bezendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:34:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/savsatta-tarihi-cami-osmanli-tarzi-hatlarla-bezendi.jpg" type="image/jpeg" length="44862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukluğunda yalnızca bir saatlik okul eğitimi aldı, annesine verdiği sözü tutup 72 yaşında roman yazdı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/cocuklugunda-yalnizca-bir-saatlik-okul-egitimi-aldi-annesine-verdigi-sozu-tutup-72-yasinda-roman-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/cocuklugunda-yalnizca-bir-saatlik-okul-egitimi-aldi-annesine-verdigi-sozu-tutup-72-yasinda-roman-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da çocukluğunda sadece bir saatlik okul eğitimi alan ve okuma-yazmayı kendi çabalarıyla öğrenen 72 yaşındaki Suna Tan, annesine verdiği sözü tutarak, annesinin hayatını anlatan bir roman yazdı. Tan'ın 'Anneme Sözüm Vardı' adlı romanı piyasaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ'da çocukluğunda sadece bir saatlik okul eğitimi alan ve okuma-yazmayı kendi çabalarıyla öğrenen 72 yaşındaki Suna Tan, annesine verdiği sözü tutarak, annesinin hayatını anlatan bir roman yazdı. Tan'ın 'Anneme Sözüm Vardı' adlı romanı piyasaya çıktı. </p><p>Elazığ doğumlu 3 çocuk ve 7 torun sahibi 72 yaşındaki Suna Tan, çocukluğunda aldığı yalnızca bir saatlik okul eğitimi ve okuma yazma bilmemesine rağmen annesine verdiği sözü tutarak ilk romanını yayımladı. Çocukluk yıllarında okula sadece bir saat gidebilen Tan, okuma yazmayı kendi çabasıyla öğrendikten sonra annesinin 'Benim hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?' sözleri üzerine notlar almaya başladı. Annesine verdiği sözü unutmayan Tan, yıllar boyunca geçmiş döneme ait defterler tutarak hatıralarını ve yazılarını biriktirdi. Süreç içerisinde bu notları derleyip bir kitap taslağı haline getiren Tan, bir yayın grubunun imtiyaz sahibi olan Talat Özer ile iletişime geçti. Yapılan görüşmeler ve hazırlıkların ardından Tan'ın kaleme aldığı notlar 'Anneme Sözüm Vardı' adıyla romanlaştırıldı. Eğitim hayatı bir saatle sınırlı kalan Suna Tan'ın 72 yaşında yayımladığı ilk kitabı, okuma yazma sevdalılarına da örnek oldu. </p><p>'Benim okul hayatım sadece bir saat sürdü' </p><p>Okula gitmeyi çok istediğini ancak o dönemin şartları gereği okuyamadığını dile getiren Suna Tan, '1974 doğumluyum ve Elazığlıyım. Bu kitabın hikayesinin nasıl oluştuğuna gelirsek, öncelikle bende okuma azmi çok yüksekti. Ağabeyim okula gidip geldikçe ben de ona çok heveslenirdim. 7 kardeşin tek kız çocuğu olduğum için üzerime düşülürdü ama ben tarif edilemez bir azme sahiptim. İnsanlar okumayı isteyebilir ya da istemeyebilir ancak ben tam anlamıyla bir okuma hastasıydım. Bir gün çok ağlayıp anneme beni de okula götürmesini söyledim. Annem beni kıramadı ve evimize yakın olan okula götürdü. Bir saat kadar orada kaldım. Öğretmenimiz çizgilerimi ve çizimlerimi çok beğenip, beni tahtaya kaldırdı. Benim için müthiş bir histi, sanki ben de diğer çocuklarla birlikte okula başlamışım gibi hissettim. O sınıfın güzelliği, yazdığım yazılar ve teneffüste çocukların bana hayranlıkla bakışı harikaydı. Kendi kendime 'İnşallah devam eder' diye dua ediyordum ancak okul sevdam ne yazık ki uzun sürmedi. Toplamda sadece bir saat kalabilmiştim ki rahmetli babam gelip 'Hadi kızım, gidiyoruz' dedi. Böylece okul serüvenim yalnızca bir saat sürmüş oldu' dedi. </p><p>Annesinin vasiyetini yıllar sonra da olsa yerine getirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Tan, '12-13 yaşlarına geldiğimde artık tutkum gizlenemez bir hal aldı. Eve alınan gazete ve kitapları kendi çabamla okumaya başladım. Okul sevdama devam etmek ve bu arzumu gidermek istiyordum fakat imkan olmadı. Aradan yıllar geçti ve evlendim. Bir gün annem bana, 'Suna, sana bir şey söyleyeyim mi?' diye sordu. 'Söyle anne' dedim. 'Sen benim hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?' dedi. Ben de 'Sen istersen yazmaz mıyım hiç anne, elbette yazarım' yanıtını verdim. İşte kitabımızın oluşum süreci tam olarak bu konuşmayla başladı. Bu projeyi tamamlamak bu seneye nasip oldu ve son altı ayda kitabımı bitirdim. İnsan gerçekten isterse başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Hayatım boyunca öğretmen yüzü görmedim, tüm eğitim hayatım o bir saatle başladı ve bitti. Ancak ben bu sevdayı içimde ve duygularımda hiçbir zaman bitirmedim. 'İsteyince bunu yapabilirim' dedim ve başardım. İçinde okuma arzusu ve duygusu taşıyan herkesle şunu paylaşmak isterim, anne ve baba sözü elbette dinlenmelidir fakat insan kendi hayatı söz konusu olduğunda düşüncelerini dile getirmeli ve hedefine ulaşmak için sonuna kadar uğraşmalıdır. Ben mücadele ettim ve bugünlere geldim. Anneme bir sözüm vardı ve bu sözü gerçekten yerine getirdiğime yürekten inanıyorum' şeklinde konuştu. </p><p>'Bu kitap 'başaramam' diyen herkesin başarı hikayesidir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yayın grubunun imtiyaz sahibi Talat Özer ise, 'Bugün burada son derece kıymetli bir anı paylaşıyoruz. Yılların okuma ve yazma özlemini nihayet somut bir sonuca ulaştırıyoruz. Elimizde çok değerli bir eser var. Bu kitap, bir hanımefendinin yıllarca gerçekleştirmeyi arzu ettiği en büyük hayaliydi. Suna teyzemiz, 3 çocuk annesi ve 7 torun sahibi çok kıymetli bir büyüğümüz. Bir gün katıldığımız bir kitap fuarında, kendisinin kitaplara büyük bir özlemle baktığını görünce gözlerindeki o ışığı hemen fark ettim. Yanına yaklaşıp, 'Teyze, kitaplara çok güzel bakıyorsun, arkasında nasıl bir hikaye var' diye sordum. Bana, 'Oğlum, içimde kalan bir söz var, onu yerine getirmek istiyorum' cevabını verdi. Ben de 'Ben de senin bir evladınım. Bu hikayeyi benimle paylaşır mısın?' diyerek kendisini dinledim. Yıllar önce annesine bir söz verdiğini ve onun hayatını roman yapacağını anlattı. Yıllar önce o fuarda başlayan dostluğumuz, bugün somut bir kitaba dönüştü. Suna teyze, 'Anneme Sözüm Vardı' ismiyle çıkan bu eser senin geleceğin, umudun, huzurun ve mutluluğundur. Bu kitap, 'Ben başaramam' diyen herkesin neleri başarabileceğini gösteren canlı bir hikayedir. Sen zoru başardın ve bu mutluluğu sonuna kadar yaşamak senin en doğal hakkındır. İyi ki varsın, kalemin daim olsun. Ben de senin bir evladın olarak senden tek bir şey rica ediyorum, sakın o kalemi elinden bırakma' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Elazığ</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/cocuklugunda-yalnizca-bir-saatlik-okul-egitimi-aldi-annesine-verdigi-sozu-tutup-72-yasinda-roman-yazdi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:29:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/cocuklugunda-yalnizca-bir-saatlik-okul-egitimi-aldi-annesine-verdigi-sozu-tutup-72-yasinda-roman-yazdi.jpg" type="image/jpeg" length="94458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darende'de tarihi ve kültürel değerler değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/darendede-tarihi-ve-kulturel-degerler-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/darendede-tarihi-ve-kulturel-degerler-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Darende Kaymakamı Ömer Sirkeci ile birlikte Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve beraberindeki heyeti ilçede ağırladı. Gerçekleştirilen buluşmada ilçenin tarihi ve kültürel değerleri ile geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Darende Kaymakamı Ömer Sirkeci ile birlikte Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve beraberindeki heyeti ilçede ağırladı. Gerçekleştirilen buluşmada ilçenin tarihi ve kültürel değerleri ile geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. </p><p>Ziyarete, İstanbul'daki metrobüs, metro ve tramvay sistemlerinin planlanması ve hayata geçirilmesinde önemli görevler üstlenen, önceki dönem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı ve Ulaşım Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan Prof. Dr. Rafet Bozdoğan, İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi ve önceki dönem AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Sedat Ecin de katıldı. Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, nazik ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür ederek, ilçede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bozkurt, Darende'nin tarihi, kültürel değerleri ve ilçenin geleceğine yönelik verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Malatya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/darendede-tarihi-ve-kulturel-degerler-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:11:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/darendede-tarihi-ve-kulturel-degerler-degerlendirildi.jpg" type="image/jpeg" length="12211"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
