<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Restorasyon Haber</title>
    <link>https://www.restorasyonhaber.com</link>
    <description>Tarihin İzinde Yeniden Doğuş: Restorasyon Haber, Mirası Geleceğe Taşıyor! En Güncel Restorasyon Projeleri ve Uzman Analizleri Burada!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 11:36:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60 yıllık terzi tarihi kaybolan mesleğini anlattı: 'Bu sanatı yapacak 10 usta çıkmaz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Tarihi Taşhan Çarşısı'nda 1965 yılından bu yana terzilik yapan 70 yaşındaki Mehmet Gündeşli, deprem sonrası restore edilen iş yerine yeniden dönerek yok olma tehlikesindeki mesleğini sürdürmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ın Tarihi Taşhan Çarşısı'nda 1965 yılından bu yana terzilik yapan 70 yaşındaki Mehmet Gündeşli, deprem sonrası restore edilen iş yerine yeniden dönerek yok olma tehlikesindeki mesleğini sürdürmeye devam ediyor. </p><p>Kahramanmaraş'ın tarihi çarşılardan Taşhan, geçmişten günümüze farklı meslek gruplarının faaliyet gösterdiği ticaret merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Tarihi çarşıda 61 yıldır terzilik yapan Mehmet Gündeşli, mesleğini sürdürürken bir yandan da Taşhan'ın geçmişine tanıklık ediyor. </p><p>Terzilik mesleğini babasından öğrendiğini ifade eden Gündeşli, 'Babam buraya 1951 yılında gelmiş ben de 65 yılından bu yana bu mesleği yapıyorum. Maalesef deprem oldu iş yerlerimiz yıkıldı bir müddet konteynerlerde faaliyet gösterdik ancak şu anda iş yerlerimiz yapıldı. Tekrar iş yerimize geçtik faaliyetimizi sürdürüyoruz. Daha önce farklı meslek grupları olduğu için çarşının ortasını kapatmıştık ancak depremden sonra yapılan restorasyon sonrası yeniden bu sokak açıldı ve inşallah iş yerleri esnafla dolarsa yeniden çarşımız canlanacak' dedi. </p><p>'Bunu yapacak şu memlekette 10 tane usta çıkmaz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çarşının taş olması nedeniyle sıcak havadan çok etkilenmediklerini ifade eden Gündeşli, terzilik sanatının son dönemini yaşadığını ifade ederek, 'Burası doğal bir yer ve tamamıyla taş yapı. Sıhhi anlamında çok güzel. Dışarıdan içerisine ısı gelmez. Ecdadımız buraları yapmışlar geçmişlerine rahmet olsun. Terzilik sanatımız şu anda bitmiş durumda. Usta yok. Artık teknoloji üzerine bir ticaret dönüyor ve sanata yön verenler kalmadı nereye kadar gidecek bu işin sonu bilmiyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:13:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/60-yillik-terzi-tarihi-kaybolan-meslegini-anlatti-bu-sanati-yapacak-10-usta-cikmaz.jpg" type="image/jpeg" length="25909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[40 yıllık hayalini müzeye dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Piraziz ilçesinde emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, siyah-beyaz televizyonların olduğu yıllarda izlediği bir belgeselden etkilenerek başladığı kitre bebek yapımını 40 yıldır sürdürüyor. Yıllar boyunca hazırladığı yüzlerce bebeği farklı temalar içerisinde bir araya getiren Aydın, Piraziz Belediyesi'nin desteğiyle açtığı Kitre Bebek ve El İşleri Sanat Müzesi'nde masal kahramanlarından Karadeniz'in günlük yaşamına, fındık hasadından harmanına kadar pek çok kültürel unsuru üç boyutlu olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun'un Piraziz ilçesinde emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, siyah-beyaz televizyonların olduğu yıllarda izlediği bir belgeselden etkilenerek başladığı kitre bebek yapımını 40 yıldır sürdürüyor. Yıllar boyunca hazırladığı yüzlerce bebeği farklı temalar içerisinde bir araya getiren Aydın, Piraziz Belediyesi'nin desteğiyle açtığı Kitre Bebek ve El İşleri Sanat Müzesi'nde masal kahramanlarından Karadeniz'in günlük yaşamına, fındık hasadından harmanına kadar pek çok kültürel unsuru üç boyutlu olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. </p><p>Anaokulu öğretmenliği döneminde çocuklara anlattığı hikayeleri ve okulda gerçekleştirdiği etkinlikleri de müzeye taşıdığını kaydeden Aydın, 'Mesleki birikimimi kitre bebek sanatıyla birleştirdim. Her biri tamamen el emeğiyle hazırlanan figürlerin yüz ifadelerinden kıyafetlerine, aksesuarlarından duruşlarına kadar bütün ayrıntıları tek tek işleniyorum. Bir figürün tamamlanması yaklaşık 20 gün sürebiliyor. Bir dramayı gerçekleştirmek ise neredeyse bir yıl sürüyor' dedi. </p><p>'40 yıldır hayal ettiğim şeyleri ağır ağır yaptım' </p><p>Emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, kitre bebek yapımına nasıl başladığını da anlatarak '40 yıldır kitre bebek yapıyorum. Daha siyah-beyaz televizyon izlediğim yıllarda bir hanım kitre bebek yaparak uluslararası bir yarışmaya katılmış ve ödül almıştı. Onun belgeselini çekmişlerdi. Ben de çok etkilendim. 'Acaba ben de yapabilir miyim?' dedim. O gün aklımda kaldı. İnternet de yoktu o zaman. Deneme yanılmayla öğrenmeye başladım ve yıllar boyunca yapmaya devam ettim. Anaokulu öğretmenliği yaptığım dönemde çocuklarla gerçekleştirdiğim etkinlikleri ve anlattığım hikayeleri de müzeye taşıdım. Buradaki figürlerde ben anaokulu öğretmeniydim. Okulda yaptığım bütün etkinlikleri, hikâyeleri drama ettim burada. Üç boyutlu yaptım kitre bebeklerle. Keloğlan, Rapunzel, Mutsuz Prenses, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses ve bütün masal kahramanları burada hazır. Bir hikayenin canlandırılması uzun bir çalışma gerektiriyor. Bir yılda sadece bir figür, bir hikayeyi canlandırabiliyorum. Önce kitreyi yapıyorum, sonra kıyafetlerini elimde dikiyorum. Daha sonra hangi hikayeyse ona göre boyutlarını ve diğer ayrıntılarını hazırlıyorum. 40 yıldır hayal ettiğim şeyleri ağır ağır yaptım' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kitreyi pamukla işleyerek yüzü oluşturuyorum' </p><p>Kitrenin hazırlanış sürecini de anlatan Aydın, 'Kitre, geven ağacının ham maddesinden yapılan bir zamk. Bunu suyla bulamaç haline getiriyorsun. Toz şeklindeki kitreyi hazırlayıp iki gün kavanozda bekletiyorsun, muhallebi gibi oluyor. Daha sonra küçük pamuk parçaları alarak yüzünü oluşturuyorsun. Kuruduğunda katı oluyor ve bozulmuyor' diye konuştu. Müzenin özellikle çocuklar ve aileler tarafından ziyaret edilmesini isteyen Aydın, 'Babaanneler torunlarını alsın, gelsinler' çağrısında bulundu. </p><p>Geleneksel el sanatları günümüzde yaşatılıyor </p><p>Müzede görev yapan Arzu Korkmaz ise, kültürel değerlerin günlük hayatta yeniden kullanılmasına yönelik el işi ürünler hazırladıklarını söyledi. </p><p>Korkmaz, Halk Eğitim Merkezi'nden aldığı eğitimlerle geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalıştığını belirterek, 'Eski kültürümüzde olan aksesuarları günümüzde kullanılsın diye yapıyorum. Kültürümüz tanınsın istiyorum. Gençlerimiz bunları bilmiyor. Kemerler, çanta sapları, telefon askıları, şapka süsleri, taç ve toka gibi aksesuarlar hazırlıyorum. Bunları hem günlük hayatta kullanılabilecek ürünlere hem de hediyelik eşyalara dönüştürüyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Giresun</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:36:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/40-yillik-hayalini-muzeye-donusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="18709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evin çatısında tohumla başlayan yolculuk, tropikal meyve müzesine dönüştü]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Şevkiye Durgun'un 10 yıl önce evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirerek başladığı üretim yolculuğu, yüzü aşkın çeşidin bulunduğu tropikal meyve müzesine dönüştü. 3 dönümlük kapalı alanda organik üretim yapan Durgun, yetiştirdiği meyveleri gastronomiyle buluşturarak ziyaretçilerine meyve tabağından dondurmaya, bitki çayından meyve suyuna kadar farklı lezzetler sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Şevkiye Durgun'un 10 yıl önce evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirerek başladığı üretim yolculuğu, yüzü aşkın çeşidin bulunduğu tropikal meyve müzesine dönüştü. 3 dönümlük kapalı alanda organik üretim yapan Durgun, yetiştirdiği meyveleri gastronomiyle buluşturarak ziyaretçilerine meyve tabağından dondurmaya, bitki çayından meyve suyuna kadar farklı lezzetler sunuyor. </p><p>Manavgat'ın Beşkonak bölgesinde dünyaya gelen Şevkiye Durgun, 10 yıl önce çocuklarıyla birlikte üretim yapmak amacıyla çıktığı yolda tropikal meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirmeye başlayan Durgun, çalışmalarını daha sonra Yukarı Işıklar Mahallesi'ndeki kendisine ait 6 dönümlük alana taşıdı. Alanın 3 dönümlük kapalı bölümünde yüzü aşkın tropikal meyve çeşidini organik yöntemlerle yetiştiren Durgun, dış alanda ise kafe ve restoranın yanı sıra bungalov evler, havuz, masaj ve sauna bölümleri oluşturdu. </p><p>İş yerine gelen ziyaretçiler, kapalı üretim alanını gezerek tropikal meyveleri görme ve farklı şekillerde tatma imkanı buluyor. Yetiştirilen ürünler meyve tabağı, meyve suyu, dondurma, tatlı, salata ve bitki çayı olarak ziyaretçilere sunuluyor. </p><p>'Bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir kadın olarak üretime katılmak ve kendisine terapi olacak bir uğraş edinmek amacıyla yola çıktığını belirten Şevkiye Durgun, 'Bir kadın olarak kendime terapi gibi olsun, bir şeyler üreteyim diye yola çıktım. Terasımda tohumdan fidanlar yetiştirmeye başladım. Uğraşmak, bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu. Sonra bunu buraya taşımış oldum. Kendimize ait 6 dönüm alanın 3 dönümünde, kapalı alanda organik olarak tropikal meyveler yetiştiriyorum. Dış alanda da kafe ve restoran oluşturdum. Bungalov evler, havuz, masaj ve sauna var' dedi. </p><p>Ürettiği tropikal meyveleri farklı lezzetlere dönüştürdüğünü anlatan Durgun, 'Burada ürettiğim ürünleri müşterilerimize dış alandaki kafe ve restoran olarak kullandığımız bölümde değişik lezzetler halinde sunuyorum. Bu meyveler anavatanında mutfakta nasıl kullanılıyorsa ben de burada aynı şekilde kullanmaya gayret gösteriyorum. Kendim deniyorum, eğer beğenirsem menüme katıyorum. Bu şekilde sunum yapıyorum' diye konuştu. </p><p>'Burası tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu' </p><p>Üretim alanının zamanla bir müzeye dönüştüğünü ifade eden Durgun, 'Burası gerçekten tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu. Gelen misafirler gezebilir, oturup meyve tabağı, meyve suyu ve dondurma olarak tadabilirler. Ben buradaki tüm meyveleri en iyi şekilde değerlendirdiğime inanıyorum, firmamın ismi çocuklarımın baş harflerinden oluşuyor. Bu açıdan da benim için ayrı bir anlamı var' ifadelerini kullandı. </p><p>'Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum' </p><p>Tropikal meyvelerden çeşitli ürünler hazırladığını dile getiren Durgun, 'Çeşitli salatalar, tropikal meyve tabakları, tropikal meyve suları, dondurmalar ve tatlıların yanı sıra masaj salonumuzda kullanılan tüm yağları kendim soğuk sıkım yöntemiyle üretiyorum. Şu ana kadar gelen misafirlerimiz hep memnun ayrıldı. Çok sayıda sürekli gelen misafirimiz var. Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum' diye konuştu. </p><p>Yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi bulunuyor </p><p>Tropikal Meyve Müzesi'nde liçi, rambusan, longan, atemoya, graviola, canistal, yıldız meyvesi, demirhindi, papaya, kapodilla, marila tamaris, jambu, Tayland kestanesi, dondurma meyvesi, katüle, sapodilla, limonlu muz ve kırmızı muzun da aralarında bulunduğu yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi yetiştiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan, Antalya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:30:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="26693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye İş Bankası Müzesi'ne yaz döneminde yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı. </p><p>Eminönü'ndeki tarihi binasında Türkiye Cumhuriyeti'nin iktisadi, sosyal ve kültürel gelişimini ziyaretçileriyle buluşturan Türkiye İş Bankası Müzesi, 2026 yaz sezonunda yoğun bir ilgi görüyor. Kuruluşundan bugüne dek 3.5 milyona yakın misafir ağırlayan müze, atölyeleri ile de her yaş grubundan ziyaretçisinin beğenisini kazandı. </p><p>1892'de postane olarak inşa edilen, 1928'den itibaren İş Bankası şubesi olarak hizmet veren ve 2007'de müzeye dönüştürülen tarihi bina, Banka'nın 100'üncü yılı olan 2024'teki yenilenmenin ardından modern tasarımıyla dikkat çekiyor. Müzenin kalıcı sergisi İş'in 100 Yılı, giriş katında Banka'nın kuruluş öyküsü, Cumhuriyet'in iktisadi bağımsızlık hedefi, Anadolu'daki şube ağının genişlemesi ve İzmir İktisat Kongresi'ne ait ilk kez sergilenen fotoğraflarla ziyaretçilerini karşılıyor. Üst katta ise teknolojik dönüşüm, günümüz bankacılığı, eğitim, çevre, spor ve kültür-sanat projeleri ele alınıyor. </p><p>'Karadeniz Vapuru 100 Yaşında' sergisini görmek için son günler: 30 Ağustos'a kadar ziyaret edilebilir </p><p>Cumhuriyet'in dünyaya açılan ilk projelerinden biri olan Karadeniz Vapuru'nun tarihi yolculuğu, 100'üncü yılında Türkiye İş Bankası Müzesi'nde sergilenmeye devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının vizyonuyla yüzen bir sergi salonuna dönüştürülen ve 12 Haziran 1926'da Galata Rıhtımı'ndan demir alan Karadeniz Vapuru; 86 gün süren seyrinde 12 Avrupa ülkesinin 15 limanını ziyaret etmiş, yaklaşık 65 bin kişiyi ağırlamış ve İş Bankası'nın ilk 'seyyar şube' uygulamasına ev sahipliği yapmıştı. </p><p>Türkiye'nin o dönemki sanayi ve kültür birikimini bu özel yolculuk üzerinden anlatan Karadeniz Vapuru 100 Yaşında sergisi, 30 Ağustos Pazar gününe kadar Eminönü'ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi'nde, Kiralık Kasa Dairesi içerisinde ücretsiz görülebilir. </p><p>Çocuklar için ücretsiz atölyeler </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye İş Bankası Müzesi, yaz boyunca minik ziyaretçilerini de unutmadı. Yıl boyunca düzenlenen ücretsiz atölye çalışmaları kapsamında, Ağustos ayı boyunca çocuklar için Benim Müzem, Şık Kediler ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın ruhunu yansıtan Zafer Feneri gibi üretici etkinlikler devam ediyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:48:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/turkiye-is-bankasi-muzesine-yaz-doneminde-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="72601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van OSB Başkanı Memet Aslan: 'Bu tarihi kararı memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini söyledi. </p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun', Van iş dünyasında memnuniyetle karşılandı. Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından yapılan oylamada 468 kabul, 88 ret ve 6 çekimser oyla yasalaşan kanun teklifini değerlendiren Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, tarihi düzenlemeyi desteklediklerini belirtti. Türkiye'nin birlik, beraberlik ve huzur ortamını güçlendirecek bu adımın bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Memet Aslan, alınan kararın iş dünyası olarak kendilerini memnun ettiğini dile getirdi. </p><p>Sürece katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve emeği geçen herkese teşekkür eden Memet Aslan, 'Türkiye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirecek, kardeşliğimizi pekiştirecek ve ülkemizin geleceğini daha güçlü temeller üzerine inşa edecek bu tarihi düzenlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Van iş dünyası ve sanayicileri olarak 'Terörsüz Türkiye' hedefini ve bu hedef doğrultusunda atılan adımları destekliyoruz' dedi. </p><p>'Yatırımın olduğu yerde istihdam, istihdamın olduğu yerde refah vardır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sürecin Türkiye'nin tamamı açısından büyük önem taşıdığını belirten Aslan, özellikle yıllardır terörle anılan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin artık üretim, yatırım, turizm ve istihdamla gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik kalkınmanın temel şartlarından birinin güven ve istikrar olduğuna dikkat çeken Aslan, huzurun kalıcı hale gelmesiyle birlikte bölgeye yönelik yatırım iştahının daha da artacağına inandığını söyledi. Aslan, 'Sanayici yatırım yaparken geleceği görmek ister. Yatırımın olduğu yerde üretim, üretimin olduğu yerde istihdam, istihdamın olduğu yerde refah vardır. Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması, yatırımcıların bölgeye bakışını değiştirecek ve ekonomik potansiyelimizin çok daha güçlü şekilde ortaya çıkmasını sağlayacaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kazanan huzur, kardeşlik, Van ve Türkiye olacaktır' </p><p>Van OSB Başkanı Memet Aslan, sürecin hayırlı olması temennisinde bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: </p><p>'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un ülkemize, milletimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Biz artık enerjimizi üretime, yatırıma, ihracata, istihdama, turizme ve gençlerimizin geleceğine harcamak istiyoruz. Terörsüz Türkiye ile birlikte Van'ın ve bölgenin ekonomisi çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyoruz. Kazanan huzur olacak, kazanan kardeşlik olacak, kazanan Van ve Türkiye olacaktır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Van</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/van-osb-baskani-memet-aslan-bu-tarihi-karari-memnuniyetle-karsiliyor-ve-destekliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="85165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi keşfe gönüllü katkı]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Belediyesi'nin personel ve lojistik desteği ile tamamlanması için gün sayan Konuralp Antik Tiyatro kazılarına ekiplerin desteği sürüyor. Hafta sonu mesaisini Konuralp'teki kazılara destek için harcayan Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gönüllülük esasıyla sahada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi'nin personel ve lojistik desteği ile tamamlanması için gün sayan Konuralp Antik Tiyatro kazılarına ekiplerin desteği sürüyor. Hafta sonu mesaisini Konuralp'teki kazılara destek için harcayan Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, gönüllülük esasıyla sahada yer aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzce Belediyesi tarafından desteklenen Konuralp Antik Tiyatro kazılarında son aşamaya gelinirken kazıların aralıksız sürdürülmesi amacıyla dayanışma çalışmaları da devam ediyor. Personel ve lojistik ihtiyacı Düzce Belediyesi tarafından karşılanan arkeolojik kazı alanı restorasyon sürecine hazırlanırken her müdürlükten gönüllü ekipler de hafta sonu mesaisini Konuralp kazılarına ayırmaya devam ediyor. Hafta sonu Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yer aldığı destek kazıları sayesinde Konuralp'in tarih turizmine kazandırılması için çalışmalar aralıksız devam etti. Şehrin saklı hazinesine sahip çıkılması ve kazıların yakından görülmesi amacıyla düzenlenen kazı çalışmalarına destek dayanışması, önümüzdeki günlerde de farklı müdürlük personellerinin katılımıyla devam edecek. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Düzce</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-kesfe-gonullu-katki</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:23:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-kesfe-gonullu-katki.jpg" type="image/jpeg" length="66331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düzce'den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Valiliği himayesinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocuklar, Çanakkale'nin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce Valiliği himayesinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocuklar, Çanakkale'nin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzce Valiliği himayesinde ilgili kurum müdürlüklerinin iş birliğinde yürütülen 'Aziz Milletimizin Emanetleri Ecdadın İzinde, Düşüncenin Özünde' Projesi kapsamında çocukların tarih ve kültür yolculuğu devam ediyor. Projenin dördüncü durağı olan Çanakkale'de çocuklar, kentin önemli tarihi ve kültürel noktalarını yakından görme fırsatı buldu. Program kapsamında Troya Antik Kenti, Aynalı Çarşı, Seyit Onbaşı Anıtı, Çanakkale Şehitler Abidesi, 57. Piyade Alayı Şehitliği ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı ziyaret edildi. </p><p>Çanakkale şehitliklerinde, vatan uğruna verilen mücadeleyi ve büyük fedakarlıkları yerinde görme imkânı bulan çocuklar, Çanakkale ruhunu daha yakından tanıdı. Geçmişte yaşanan mücadelelerin bağımsızlık, birlik ve beraberlik açısından taşıdığı önemi yerinde gözlemleyen çocuklar, tarih bilincini güçlendirdi. </p><p>Tarihin izlerini takip eden çocuklar, ecdadın bıraktığı değerleri geleceğe taşımanın sorumluluğunu da hissetti. Proje ile çocukların tarih ve kültür bilincinin geliştirilmesi, milli ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Düzce</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 16:21:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/duzceden-cocuklara-canakkale-tarihi-yolculugu.jpg" type="image/jpeg" length="12976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDED Şube Başkanı Murat Ertaş: 'Aşık Kerem, Yunus Emre, Dede Korkut Ve Köroğlu Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarıdır']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarına sahip çıkamadığını vurgulayarak, sadece tarihi yapıların ve doğal güzelliklerin değil şehir tarihinde kültürel hayatın en önemli yapıcıları olan insan hazinesinin de yeni nesillere tanıtılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada Erzurum'un somut olmayan kültür varlıklarına sahip çıkamadığını vurgulayarak, sadece tarihi yapıların ve doğal güzelliklerin değil şehir tarihinde kültürel hayatın en önemli yapıcıları olan insan hazinesinin de yeni nesillere tanıtılması gerektiğini söyledi. </p><p>TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Tüm Türk dünyasında çok önemli yer tutan ve birçok varyantı olan Aşık Kerem'i ve hikâyelerini 'EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum' etkinlikleri kapsamında bir yıl boyunca şubemizdeki arkadaşlar tarafından anlatıldı, yönetim kurulu üyemiz Selim Adım'ın hazırladığı 'Âşık Kerem Erzurum'da' isimli bir kitap EBB yayınlarından yayımladı. Erzurum Büyükşehir Belediyemiz Kerem ile Aslı'nın buluştuğu noktaya bir anıt yaptı. Aşık Kerem gibi Erzurum'un bir an evvel Yunus Emre'yi, Köroğlu'nu ve Dede Korkut'u kültür turizmine kazandırması gerekmektedir. Köroğlu ile Yunus Emre hem Anadolu'da hem tüm Türk dünyasında var olan değerlerdir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu isimlerin yeni nesle taşınması gerek' </p><p>Köroğlu'nun Türk destan geleneği içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ertaş, 'Yüzyıllar içinde birçok farklı coğrafyada sözlü ve yazılı kültür bağlamında kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Köroğlu'nun maceraları Anadolu'dan Azerbaycan'a Balkanlardan Türkistan'a kadar Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalarda kendine yer bulmuştur. Bu bağlamda Köroğlu'nun maceralarında gerek Türkiye sahası ve gerekse Türk dünyasında merkezi bir konumda olan yerlerden biri de Erzurum'dur. Unutmayalım barlarımızdan birinin adı 'Köroğlu Barı'dır. 1990'lara kadar 'Hekatçı Behçet Emi' olarak bilinen halk hikâyecisi Behçet Mahir ile aşıklarımız kahvehanelerde Köroğlu hikâyeleri anlatırdı. Aynı şekilde Dede Korkut'un tüm hikâyeleri incelendiğinde hikâyelerin Erzurum çevresinde geçtiği görülecektir. Dede Korkut hikâyelerinin kültür coğrafyası doğuda Nahçıvan, batıda Bayburt ve Trabzon, kuzeyde Abhaza ve Ahıska, merkezde ise Erzurum yer alır. Gerek Pasin Ovası gerekse Yağan'ın çok yakınında bulunan ve bugünkü adıyla 'Güzelhisar' olan Avnik Kalesi Dede Korkut hikâyelerinde önemli yer tutar. Yunus Emre'nin Anadolu'da ve Azerbaycan coğrafyasında makamları vardır. Bunlardan biri de Erzurum'da Tuzcu'dadır. Yunus Emre'nin hocası Taptuk Emre ile beraber Tuzcu kabristanında yan yana kabirleri bulunmaktadır. Erzurum köy isimleri incelendiğinde 'Emreköy, Emrecik, Emrekom' gibi köy isimlerine rastlıyoruz. 12. asırda soy isim kullanılmadığına göre hem Taptuk hem Yunus isminin yanındaki 'Emre' kelimesinin bir yer veya tarikat bildirdiği açıktır. Hem kabirlerin yeri hem Erzurum'daki köy isimleri dikkate alındığında, Yunus Emre'nin Erzurum'da bulunması kuvvetle muhtemeldir. Hal böyleyken Erzurum'daki kurum, kuruluş, yerel yönetimler, üniversiteler ve STK tarafından Aşık Kerem, Köroğlu, Dede Korkut ve Yunus Emre ile ilgili sürekli anma ve etkinlik programları yapılarak bu isimlerin yeni nesle taşınması ve şehir kültüründe canlı tutulması sağlanmalıdır.' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:44:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tded-sube-baskani-murat-ertas-asik-kerem-yunus-emre-dede-korkut-ve-koroglu-erzurumun-somut-olmayan-kultur-varliklaridir.jpg" type="image/jpeg" length="43431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Altay: 'Larende kazısı Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya tarihi açısından büyük önem arz eden Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılması çalışmalarında büyük bir hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik ettiklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya tarihi açısından büyük önem arz eden Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılması çalışmalarında büyük bir hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik ettiklerini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Darülmülk Projesi'nin en önemli ayaklarından biri olan Larende Kapısı ve sur duvarlarının ortaya çıkarılmasıyla ilgili yürütülen kazı çalışmalarını inceledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte yürütülen çalışmalarla ilgili Başkan Altay'a bilgi veren Konya Müze Müdürü Ömer Faruk Türkan, dış surlar üzerinde çok kapsamlı bir kazı yaptıklarını belirterek, 'Bu surlar, hem Konya tarihi için hem Selçuklu tarihi için çok önem arz etmekte. Çıkan veriler, çıkan mimari bizi gayet memnun etmekte. İnşallah görülebilir, izlenebilir bir hale getireceğiz. Bu çalışmalarımız devam edecek. Biz başta Konya Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere bu çalışmalarımızda katkı sunanlara teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>'Çok titiz bir çalışma neticesinde surun büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı' </p><p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Larende Caddesi'nde büyük hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik edildiğini belirterek, 'Burada hatırlayacağınız üzere inşaat malzemecilerinden oluşan bir yapı stoku vardı. Onları Ereğli yolundaki yeni alanlarına taşıyarak buradaki kentsel dönüşüm çalışması kapsamında dükkanları kaldırdık ve Konya'nın dış surlarının olduğunu hayal ettiğimiz yerde kazılara başladık. Aslında bu kadar muhkem bir şekilde korunduğunu düşünmüyordum. Özellikle Larende kapısının bulunduğu alanda arkeolojik kazı yapan ekibe teşekkür ediyorum. Çok titiz bir çalışma neticesinde surun büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı ve şimdi rekonstrüksiyonla ilgili çalışmalar yürütülüyor' dedi. </p><p>'Konya tarihine ışık tutacak işler ortaya çıkıyor' </p><p>İlk defa bütüncül bir şekilde Konya'nın dış surlarına ulaşmış olduklarını aktaran Başkan Altay, şöyle devam etti: 'Eskiden bazı kazılarda küçük parçalar bulunuyor ve onlar korunuyordu ama şu anda Sahib Ata ile Sırçalı arasında ortaya çıkan bulgular Konya tarihine ve Selçuklu tarihine geçecek nitelikte. İnşallah tamamlandığında Selçuklu surlarının ortaya çıktığına, Larende Kapısı'nın tekrar ortaya çıktığına da şahitlik etmiş olacağız. Büyük bir emek var. Kaza alanında çalışan herkese çok teşekkür ediyoruz. Müze Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Baştan beri sürecin yürütülmesinde çok büyük bir katkı sağladılar. Tamamlandığında Sahib Ata Medresesi, Larende Kapısı ve Sırçalı Medrese bir aks olarak, Konya tarihine geçecek bir iş olarak ortaya çıkmış oluyor. Suriçi diye tabir ettiğimiz alanda Darülmülk Projesi kapsamında bir taraftan restorasyon çalışmaları, bir taraftan kamulaştırma, bir taraftan da rekonstrüksiyon çalışmaları yürütüyoruz. Aslında ifade ettiğimiz şey pazılın parçalarını tek tek koyuyoruz ve Konya tarihine ışık tutacak işler ortaya çıkıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.' </p><p>'Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu' </p><p>Başkan Altay, çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ve en kısa sürede Konyalılarla paylaşmak istediklerini belirterek, 'Henüz tam gösterilebilecek hale gelmediği için biz gelerek açıklamalar yapıyoruz ama inşallah Selçuklu tarihine not düşecek bu işi kamuoyuyla daha yoğun bir şekilde paylaşmayı arzu ediyoruz. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Koruma Uygulama ve Denetim Büroları'nda (KUDEB) çalışan arkadaşlarımız, imar dairemiz, müze müdürlüğümüz, arkeolojik kazıda çalışan arkeologlarımız, işçilerimiz tarihe not düşüyorlar. İnşallah bu işin başlangıçtan sonuna kadar bir hikayesinin yazılmasını da hocalarımızdan istirham ettim. Bulduğumuz her bulgunun kayda geçtiği bir iş ortaya çıkmış olacak. Böylece yeni bir kültür aksı daha ortaya çıkıyor. Belki ileride kazılar devam ettikçe surun diğer parçalarının da çıktığına şahitlik edeceğiz ama şu anda çıkan Larende Kapısı ve etrafındaki burçlar ve surlar bile Konya tarihine etki edecek bir keşif oldu. İnşallah tamamlamayı da Rabbim nasip etsin diye dua ediyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Konya</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:49:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/baskan-altay-larende-kazisi-konya-tarihine-etki-edecek-bir-kesif-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="99031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DMM'den TBMM Genel Kurulu'na getirilen Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının tarihine yönelik açıklama]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde görüşüldüğü iddialarını yalanladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde görüşüldüğü iddialarını yalanladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, bazı sosyal medya mecralarında ve basın yayın organlarında yer alan, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde TBMM Genel Kurulu'na getirildiği' yönündeki iddialara ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: </p><p>'Gazi Meclisimiz, Sevr dayatmasını yırtıp atan, Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran birlik ve beraberliğimizin nişanesi; millet iradesinin tecelligahıdır. TBMM'nin çalışma takvimi de anayasal usuller ve yasama süreçleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bu süreçlerin, art niyetli sembolik eşleştirmelerle ilişkilendirilmeye çalışılması, toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyondur. Yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı tek yürek olan aziz milletimiz, bugün de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında kenetlenmiş; dayanışmasını her alanda pekiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir. Söz konusu kanun teklifi iç cephemizin tahkim edilmesini, milli dayanışmamızın daha da perçinlenmesini amaçlayan tarihi bir adımdır. Bin yıllık kardeşliğimizi, ortak geleceğimizi ve milli birlikteliğimizi hedef alan bu tür fitne odaklarına karşı vatandaşlarımızın hassas olması; asılsız iddialara itibar etmeyerek yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması büyük önem taşımaktadır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:56:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/dmmden-tbmm-genel-kuruluna-getirilen-terorsuz-turkiye-cerceve-yasasinin-tarihine-yonelik-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="52049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sardes'te heyecanlandıran keşif]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en önemli kentlerinden biri olan ve Lidya Krallığına başkentlik yapan Sardes'te Lidya Krallığı'nın bugüne kadar gizli kalmış günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Üst üste binen medeniyetler nedeniyle günlük yaşama dair kısıtlı bilgi sahibi olunan Lidya Krallığına ait 2500 yıllık ekmek kalıntılarından seramik kaplara kadar sıradan Lidyalıların ev yaşantısını ve beslenme kültürünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren eşsiz kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en önemli kentlerinden biri olan ve Lidya Krallığına başkentlik yapan Sardes'te Lidya Krallığı'nın bugüne kadar gizli kalmış günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Üst üste binen medeniyetler nedeniyle günlük yaşama dair kısıtlı bilgi sahibi olunan Lidya Krallığına ait 2500 yıllık ekmek kalıntılarından seramik kaplara kadar sıradan Lidyalıların ev yaşantısını ve beslenme kültürünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren eşsiz kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor. </p><p>Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında, Lidya Krallığı'nın günlük yaşamına ışık tutan çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Bugüne kadar daha çok görkemli tapınakları ve anıtsal yapılarıyla bilinen paranın ilk basıldığı Lidya Krallığına ait Sardes Antik Kentinde edilen yeni veriler, antik çağın sıradan insanlarının ev yaşantısını ve beslenme alışkanlıklarını gözler önüne seriyor. </p><p>Üst üste binen medeniyetlerin gizlediği tarih </p><p>Sardes, tarih boyunca başta Lidya Krallığı olmak üzere birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış çok katmanlı bir antik kent konumunda bulunuyor. Bugüne kadar yapılan kazılarda Lidyalılara ait anıtsal yapılar ve dini merkezler tespit edilmiş olsa da, kentin günlük yaşamına dair bulgulara nadiren rastlanıyordu. </p><p>Lidya yapılarının üzerine daha sonraki dönemlerde inşa edilen Helenistik, Roma ve Bizans dönemi yerleşimler nedeniyle günlük yaşama dair pek az bilgiye ulaşılan Sardes Antik Kentinde bu katmanlaşma durumundan etkilenmemiş, bozulmamış bir tabakaya ulaşıldı. </p><p>Lidya Krallığının sonunu getiren büyük savaş adeta zamanı dondurdu </p><p>Buluntuların günümüze bu denli iyi korunarak ulaşmasının ardında ise trajik bir tarihi olay yatıyor. M.Ö. 546 yılında, zenginliğiyle bilinen Lidya Kralı Kroisos ile Pers İmparatoru kurucusu Kral II. Kiros (Büyük Kiros) arasında gerçekleşen büyük savaş Büyük Kiros'un zaferiyle sonuçlanınca kentin sakinleri de evlerini terk ederek kaçmak zorunda kaldı. Terkedilen bu evlerin üzerine ilerleyen yüzyıllarda başka herhangi bir yapının inşa edilmemesi, o döneme ait yaşam alanlarının adeta bir zaman kapsülü gibi korunmasını sağladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2500 yıllık ekmek ve mutfak eşyaları bulundu </p><p>Pers işgaliyle aniden son bulan yaşamın izleri, Kültür Bakanlığı koordinesinde Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill tarafından titizlikle yürütülen çalışmalarla toprağın altından çıkarıldı. Kazılarda, Lidyalıların günlük hayatta kullandıkları seramik kaplar, dönemin mutfak kültürünü yansıtan yemek kalıntıları, içecek kapları ve günlük eşyalar bulundu. En dikkat çekici buluntular arasında ise binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan ekmek kalıntıları yer alıyor. Bu materyaller, antik dönemin sosyo-ekonomik yapısına ve sıradan halkın beslenme alışkanlıklarına dair eşsiz bir akademik veri havuzu sunuyor. </p><p>Yürütülen bu çalışmalar, Lidya uygarlığının yalnızca krallar ve anıtlar üzerinden değil, doğrudan halkın günlük yaşamı üzerinden de anlaşılmasına imkan tanıyarak arkeoloji dünyasına büyük bir katkı sunuyor. </p><p>'Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında bir çok mahalle ve kutsal alan var' </p><p>Keşfedilen bölgenin terk edilme sonrası nekropol olarak kullanıldığını bu yüzden de bölgenin korunduğuna işaret eden Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill, 'Şu an aslında necropol olarak adlandırdığımız bölgede bulunuyoruz. Helenistik dönemlerde burası necropol olmuş ancak Lidya döneminde burası bir mahalleymiş. Şu an şehrin merkezinden 1,5 kilometre uzaklıktayız. Ancak Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında bir çok mahalle ve kutsal alan var. Demek ki Lidya zamanında Sardes Roma'dan da büyükmüş' ifadelerini kullandı. </p><p>'Burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş' </p><p>Lidya döneminde terk edildikten sonra üzerine başka bir yapının inşa edilmediğine dikkat çeken Profesör Cahill, 'Şu an bulunduğumuz noktanın başka bir önemi var. Şehrin merkezinde Lidya seviyelerinin üzerinde daha geç dönemine ait kalıntılar var. Yani Lidya'nın üzerine Helenistik dönem, Roma, geç Roma, Doğu Roma'ya ait kalıntılar buluyoruz. Ancak burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş. Burada büyük ve geniş bir alan ortaya çıkarabiliriz' diye konuştu. </p><p>'Lidya halkına ait normal hayat hakkında bir çok bilgiyi öğrenebiliriz' </p><p>Lidyalılara dair günlük yaşama ilişkin bir çok bilgiyi buradan öğrenebileceklerini düşündüğünü söyleyen Profesör Cahill, 'Buranın bir önemi de Lidya halkına ait normal hayat hakkında bir çok bilgiyi öğrenebiliriz. Evet tapınaklar da önemli ancak Lidyalılar ne yemişler, ne içmişler bunları öğrenebiliriz. Buranın keşfedilmesi bizim için büyük bir şans. Burada evlerin içerisinde bir çok seramik ve diğer parçalar buluyoruz. Çünkü Lidya İmparatorluğunun sonunda burası terk edilmiş ve Lidyalı ev sahipleri buradan kaçmış. İnsanlar da evlerini olduğu gibi eşyalarıyla birlikte bırakmışlar' dedi. </p><p>Büyük savaşın izleri </p><p>M.Ö. 547 yılında Pers İmparatoru Büyük Kiros ile Lidya Kralı Kroisos arasında yaşanan savaş sonrası halkın bölgeyi terk ettiğini anladıklarını ifade eden Profesör Cahill, 'Anladığımız kadarıyla M.Ö. 547 yılında dünyanın en büyük iki imparatorluğu Lidya ve Pers. Yeni kral olan Pers Kralı II. Kiros (Büyük Kiros) ile Lidya Kralı Kroisos arasında büyük bir savaş yaşandı. Bildiğimiz gibi Büyük Kiros'un zaferiyle sonuçlanan savaşın ardından Lidya Kralı Kroisos ya öldürülmüş ya da kaçmış. Büyük Kiros'un zaferi sonrası insanlar da buradan kaçmışlar. Bu sebepledir ki evlerde ekmekler, tabaklar ve bir çok eşya buluyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Büyük bir savaşın yıkımıyla adeta zamanın donduğu Sardes Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan bu zaman kapsülü, yalnızca antik bir şehrin sınırlarını yeniden çizmekle kalmıyor; kralların ihtişamı ardında gizli kalmış sıradan Lidya halkının binlerce yıllık hikayesini de gün yüzüne çıkarıyor. Prof. Dr. Nicholas Cahill öncülüğünde titizlikle sürdürülen kazı çalışmalarının, ilerleyen dönemde Lidya uygarlığının sosyo-ekonomik yapısına dair çok daha çarpıcı detayları arkeoloji dünyasına kazandırması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat, Manisa</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/sardeste-heyecanlandiran-kesif</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:35:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/sardeste-heyecanlandiran-kesif.jpg" type="image/jpeg" length="37995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Ataş: 'Sıcak havalarda romatizma hastaları nelere dikkat etmeli']]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, sıcak havalarda romatizmal hastalığı bulunan kişilerin günlük yaşam alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, aşırı sıcak, susuzluk ve kontrolsüz fiziksel aktivitelerin eklem sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, sıcak havalarda romatizmal hastalığı bulunan kişilerin günlük yaşam alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, aşırı sıcak, susuzluk ve kontrolsüz fiziksel aktivitelerin eklem sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. </p><p>Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte romatizma hastalarının bazı konularda daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Nuh Ataş, romatizmal hastalıkların kişiden kişiye farklı belirtiler gösterebildiğini ve düzenli takiplerin önem taşıdığını vurguladı. </p><p>'Sıcak hava her hastayı aynı şekilde etkilemez' </p><p>Romatizmal hastalıkların yalnızca soğuk havalarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Ataş, 'Sıcak havalar bazı hastalarda şikâyetleri azaltabilirken, bazı hastalarda yorgunluk, halsizlik, eklem şikâyetleri veya mevcut yakınmaların artmasına neden olabilir. Burada önemli olan hastanın kendi vücudunun verdiği sinyalleri takip etmesidir' dedi. </p><p>Yaz aylarında sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Ataş, 'Yeterli su tüketimi, özellikle sıcak havalarda vücudun dengesini korumak açısından önemlidir. Romatizma hastaları aşırı sıcak altında uzun süre kalmaktan kaçınmalı, özellikle güneşin en yoğun olduğu saatlerde kendilerini korumalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>'Kontrollü egzersiz eklem sağlığı için faydalıdır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Romatizma hastalarının tamamen hareketsiz kalmasının doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Nuh Ataş, uygun egzersizin eklem hareketliliğinin korunmasına katkı sağladığını söyledi. </p><p>Doç. Dr. Nuh Ataş, 'Yüzme, hafif tempolu yürüyüş ve kişiye uygun egzersizler eklem sağlığı açısından faydalı olabilir. Ancak sıcak havalarda aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınılmalı ve egzersiz için daha serin saatler tercih edilmelidir' ifadelerini kullandı. </p><p>'İlaç kullanımı doktor önerisi dışında değiştirilmemeli' </p><p>Romatizmal hastalıklarda düzenli tedavinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Ataş, 'Yaz aylarında kendini daha iyi hisseden bazı hastalar ilaçlarını azaltmayı veya bırakmayı düşünebilir. Ancak tedavi değişiklikleri mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. Hastalığın kontrol altında tutulması için düzenli takip büyük önem taşır' diye konuştu. </p><p>Doç. Dr. Nuh Ataş, yaz döneminde romatizma hastalarının dengeli beslenmeye, yeterli uykuya, düzenli kontrole ve kişisel korunma önlemlerine dikkat ederek yaşam kalitelerini artırabileceklerini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gaziantep</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:01:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/doc-dr-atas-sicak-havalarda-romatizma-hastalari-nelere-dikkat-etmeli.jpg" type="image/jpeg" length="66091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antakya'nın dünyaya dağılan tarihi mirası, replika eserlerle sanat severlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın Antakya ve Defne ilçelerinde 1932-1939 tarihleri arasında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda çıkarılarak çeşitli yollarla yurt dışında götürülen ve müzelerde sergilenen 27 mozaik ile 2 heykelin replikaları 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisinde sanat severlerle buluşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'ın Antakya ve Defne ilçelerinde 1932-1939 tarihleri arasında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda çıkarılarak çeşitli yollarla yurt dışında götürülen ve müzelerde sergilenen 27 mozaik ile 2 heykelin replikaları 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisinde sanat severlerle buluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana vatana 1939 yılında katılan Hatay'da 1932 ile 1939 yılları arasında Antakya ve Defne ilçelerinde çeşitli gruplar ve üniversiteler tarafından arkeolojik kazılar yapıldı. Tarihe ışık tutan kentte 7 yıl süren kazı çalışmalarının ardından eski dönemlere ait tarihi eserler gün yüzüne çıkartıldı. Gün yüzüne çıkartılan eserler, kazı yapan çeşitli üniversiteler ve gruplar tarafından çeşitli yollarla yurt dışına çıkartıldı. Hatay'da yaşayan vatandaşlarda kültür bilinci oluşturmak amacıyla Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Antakya Sanat Müzesi Derneği iş birliği yapılarak 'Antakya'nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek' sergisi açıldı. Yapılan işbirliği çerçevesinde, farklı ülkelerin müzelerinde gösterime sunulan 27 adet replika mozaik ve 2 adet replika heykel yer alıyor. Cemil Meriç İl Kütüphanesi'nde sergilenen eserler, bölgenin zengin kültürel değerlerinin tanıtılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç, sanatseverleri Antakya'nın tarihiyle ilgili bilinçlendirmek ve ufuk açmak amacıyla sergiyi düzenlediklerini belirterek, 'Antakya'nın yerinden edilmiş mirası ve dağılmış bir geçmişini birleştirme noktasında Antakya Sanat Müzesi Derneği ile işbirliği yaparak burada 27 adet mozaik ve 2 adet replika heykeli sanatseverlere sunduk. Buradaki amacımız kültürel mirası gelecek kuşaklara taşımak. Antakyalı gençlerimizle kültür bilincini oluşturmak ve Antakya'nın geçmişiyle geleceği arasında bir hafıza kurmaktır. 1932 ve 1939 yılları arasında çeşitli konsorsiyum ve üniversiteler tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkartılan eserler şu anda farklı ülkelerin farklı şehirlerinde bulunan müzelerde milyonlarca insanın beğenisine sunuluyor. Buradaki bizim yapmış olduğumuz bu replika sergiyle Hataylı sanatseverlere bu çeşitli müzelerde bulunan eserleri burada ziyaretlerinde görebiliyorlar. Antakya'nın tarihiyle ilgili bilinçlendirerek ve kendilerine geleceğe karşı bir ufuk açmak için bu sergiyi düzenledik' dedi.</p>

<p>'Sergimizin amacı yurt dışına çeşitli yollarla çıkartılan eserlerin Hataylı sanatseverlerle buluşturmak'</p>

<p>Antakya'nın tarihteki değerine ve önemine değinen Dinç, 'Genelde bu mozaikler Antakya ve Defne'de evlerin ve villaların tabanlarında bulunan zaman mitolojisini anlatan, zamanın hayata bakış açısını ve sanat estetiğini yansıtan mozaiklerdir. 27 adedini replika olarak burada biz sergiliyoruz. Bu eerlerin benzerlerinin orjinalleri Hatay Arkeoloji Müzesi'nde de bulunmakta. Buradaki bizim sergimizin amacı yurt dışına çeşitli yollarla çıkartılan eserlerin Hataylı sanatseverlerle buluşturmak. O müzelerde de zaten buranın menşei olarak belirtilmektektedir. Antakya ve Defne'deki lokasyonlardan çıkartıldığı bilinmekte ve bilimsel kaynaklar da zaten bunu doğrulamakta. Antakya, tarih hazine sandığının en kıymetli mücevheri. Burası medeniyetler şehri ve kültürün başkenti. Dostluk, barış ve kardeşlik şehri. Biz burada binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz ve birlikte yaşama kültürünü dünyaya en iyi gösteren şehrimiz 2023 yılında depremlerinde şehrimiz zarar gördü. Fakat devlet ve millet iş birliğiyle şu anda şehrimiz ayağa kalkma noktasında çok önemli çalışmalar yaptı. Tarihi alanlarımız, turistik alanlarımız bu noktada arkeolojik alanlarımız bakanlığımız tarafından ve İl Kültür Müdürlüğümüz tarafından tarihi alanlarımızın korunması, restore edilmesi noktasında çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmalarla birlikte bizler misafirlerimizi Hatay'da ağırlamaktan memnuniyet duyacağız' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hatay, Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/antakyanin-dunyaya-dagilan-tarihi-mirasi-replika-eserlerle-sanat-severlerle-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="85823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilecik'te Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde Tarihi Demirköprü ve 550 rakımlı Meryem Dağı incelendi. </p><p>Gölpazarı Kaymakamı Onur Titiz ve kurum amirleri, ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini yerinde inceleyerek bölgelerin turizm potansiyelini değerlendirdi. İlk olarak Sakarya Nehri üzerinde, Gölpazarı'nı Vezirhan'a bağlayan eski güzergâhta bulunan Tarihi Demirköprü incelendi. Taş yığma ayakları ve demir konstrüksiyonuyla dikkat çeken köprünün, geçmişte bölgenin ulaşım ve ticaretinde önemli rol üstlendiği belirtildi. Heyet daha sonra 550 rakımlı Meryem Dağı'nda incelemelerde bulundu. Yamaç paraşütüne elverişli yapısıyla dikkat çeken dağın doğa ve macera turizmi açısından değerlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaymakam Onur Titiz, Gölpazarı'nın sahip olduğu tarihi ve doğal değerlerin ilçenin turizm potansiyeline önemli katkı sağlayacağını belirterek, 'Tarihi ve doğal zenginliklerimizi yerinde inceleyerek bu değerlerimizi nasıl daha etkin şekilde tanıtabilir ve turizme kazandırabiliriz, bunu değerlendiriyoruz. Gölpazarı'nın sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde ortaya çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilecik</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:24:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/bilecikte-tarihi-demirkopru-ve-550-rakimli-meryem-dagi-incelendi.jpg" type="image/jpeg" length="58339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihin tozlu sayfalarından ortaya çıkan bir gerçek: II. Abdülhamid'in Baş İstihbaratçısı Erzurum petrolünün peşindeydi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihin-tozlu-sayfalarindan-ortaya-cikan-bir-gercek-ii-abdulhamidin-bas-istihbaratcisi-erzurum-petrolunun-pesindeydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihin-tozlu-sayfalarindan-ortaya-cikan-bir-gercek-ii-abdulhamidin-bas-istihbaratcisi-erzurum-petrolunun-pesindeydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[128 yıllık Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum'un petrol ve neft kaynaklarının 19. yüzyılın sonunda devletin gündeminde olduğunu ortaya koydu. Erzurum'un petrol tarihine ilişkin Osmanlı arşivlerinde bulunan dikkat çekici bir belge, şehrin yer altı kaynaklarının bundan 128 yıl önce devletin gündeminde olduğunu ortaya çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>128 yıllık Osmanlı arşiv belgesi, Erzurum'un petrol ve neft kaynaklarının 19. yüzyılın sonunda devletin gündeminde olduğunu ortaya koydu. Erzurum'un petrol tarihine ilişkin Osmanlı arşivlerinde bulunan dikkat çekici bir belge, şehrin yer altı kaynaklarının bundan 128 yıl önce devletin gündeminde olduğunu ortaya çıkardı. </p><p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve tarih araştırmacısı Taner Özdemir'in arşiv araştırmasında dikkat çektiği belge, Erzurum'daki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine yönelik yürütülen imtiyaz sürecine ışık tutuyor. Devlet Arşivleri Başkanlığı'nın Yıldız Arşivi'nde yer alan belgede, 'Erzurum dahilinde zuhur eden petrol ve neft madenleri imtiyazının Ahmed Celaleddin Paşa'ya ihalesine dair' ifadesi bulunuyor. Belgenin tarihi Hicri 24 Rebîülâhir 1316, Miladi takvimle 1898 yılına karşılık geliyor. </p><p>Belgedeki isim sıradan bir paşa değildi </p><p>Belgenin ortaya koyduğu tablo, Erzurum'daki petrol kaynaklarının Osmanlı Devleti tarafından 19. yüzyılın sonlarında bilindiğini ve bu kaynakların ekonomik değerinin değerlendirilmesi amacıyla imtiyaz sürecinin başlatıldığını gösteriyor. Araştırmacı Taner Özdemir, petrol dosyasının merkezinde yer alan Ahmed Celaleddin Paşa, Sultan II. Abdülhamid döneminin en dikkat çekici devlet adamlarından birisi olduğunu ifade ederek, 'Osmanlı istihbarat teşkilatının başında bulunan Serhafiye Ahmed Celaleddin Paşa, aynı zamanda Sultan II. Abdülhamid'in güvendiği isimler arasında yer alıyordu. Çerkes kökenli bir Kafkasya göçmeni olan Ahmed Celaleddin Paşa, genç yaşlarda İstanbul'a gelerek saray hizmetine girdi. Yıldız Sarayı'nın muhafazasında görev yapan Tüfekçi Teşkilatı içerisinde yetişti. Daha sonra padişahın yaverleri arasında yer aldı ve Osmanlı istihbaratının en önemli makamlarından biri olan serhafiyeliğe yükseldi' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Erzurum'un Pülk petrolünde de Paşanın adı var </p><p>Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Tercan ve Pülk bölgesi ile ilgili Osmanlı belgeleri. Erzurum Vilayeti'nin Tercan Kazası'na bağlı Pülk köyündeki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine ilişkin kayıtlarda Ahmed Celaleddin Paşa'nın adı açık biçimde geçiyor. Osmanlı belgelerinde, Paşanın tavsiyesi doğrultusunda Pülk köyündeki petrol ve neft madenlerinin işletme imtiyazının Almanya tebaasından Mösyö Şarl Rayzer'e verilmesine ilişkin süreç yer alıyor. Bu gelişme, Erzurum petrolünün XIX. yüzyılın sonlarında yalnızca Osmanlı bürokrasisinin değil, Alman girişimcilerin de ilgisini çektiğini ortaya koyuyor. </p><p>Erzurum petrolü için Alman girişimci devreye girdi </p><p>1898 yılına ait belgelerde Pülk bölgesindeki petrol sahalarının işletilmesi için imtiyaz sürecinin yürütüldüğü görülüyor. Ahmed Celaleddin Paşa'nın tavsiyesi sonrasında hazırlanan belgeler ilgili devlet kurumlarına gönderiliyor ve konu Şûrâ-yı Devlet'in gündemine taşınıyor. Arşiv kayıtlarında, Pülk'teki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine yönelik şartların belirlendiği görülüyor. Böylece Erzurum'un petrol kaynakları, XIX. yüzyılın sonlarında Osmanlı Devleti'nin maden, ekonomi ve dış politika gündeminin kesiştiği alanlardan biri haline geliyor. </p><p>Petrol artık stratejik bir kaynaktı </p><p>19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde petrol, dünyada giderek daha önemli bir enerji ve sanayi kaynağı haline geldiğini hatırlatan Özdemir, 'Osmanlı coğrafyasındaki petrol yatakları da Avrupa devletlerinin dikkatini çekiyordu. Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı topraklarındaki petrol kaynaklarının tespiti ve işletilmesi konusunda çeşitli girişimler yürütüldü. Erzurum-Pülk bölgesindeki imtiyaz süreci de bu genel tablo içerisinde değerlendirilmesi gereken önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor' diye konuştu. </p><p>128 yıllık belge yeni soruları beraberinde getiriyor </p><p>Taner Özdemir'in dikkat çektiği arşiv kayıtları, Erzurum'un ekonomik tarihinin bugüne kadar yeterince araştırılmamış bir alanını da yeniden gündeme getiriyor. 1898 tarihli belge, Erzurum'da petrol ve neft kaynaklarının bilindiğini, bu kaynakların işletilmesi için imtiyaz mekanizmasının kullanıldığını ve dosyanın merkezinde Sultan II. Abdülhamid döneminin güçlü isimlerinden Ahmed Celaleddin Paşa'nın bulunduğunu gösteriyor. Özdemir, aradan geçen 128 yılın ardından arşiv belgesi şu soruları yeniden gündeme taşıdığını ifade ederek, 'Pülk bölgesindeki petrol ne kadar süre işletildi? Şarl Rayzer'in faaliyetleri ne ölçüde sonuç verdi? Erzurum'un başka hangi bölgelerinde petrol ve neft kaynakları tespit edildi? Osmanlı Devleti bu kaynaklardan neden daha geniş ölçekte yararlanamadı? Erzurum'un petrol hikâyesi, arşiv belgeleri ışığında yeniden araştırılmayı bekleyen önemli bir tarihî başlık olarak dikkat çekiyor' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihin-tozlu-sayfalarindan-ortaya-cikan-bir-gercek-ii-abdulhamidin-bas-istihbaratcisi-erzurum-petrolunun-pesindeydi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:22:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihin-tozlu-sayfalarindan-ortaya-cikan-bir-gercek-ii-abdulhamidin-bas-istihbaratcisi-erzurum-petrolunun-pesindeydi.jpg" type="image/jpeg" length="11656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muş'ta tarihi Murat Köprüsü'nde açık hava sineması keyfi]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/musta-tarihi-murat-koprusunde-acik-hava-sinemasi-keyfi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/musta-tarihi-murat-koprusunde-acik-hava-sinemasi-keyfi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'ta Genç Adımlar Derneği ile 1071 Atlı Spor Kulübü iş birliğinde tarihi Murat Köprüsü'nde düzenlenen açık hava sinema etkinliğinde yaklaşık 150 kişi bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muş'ta Genç Adımlar Derneği ile 1071 Atlı Spor Kulübü iş birliğinde tarihi Murat Köprüsü'nde düzenlenen açık hava sinema etkinliğinde yaklaşık 150 kişi bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muş'ta yaz akşamlarının serinliğinde düzenlenen açık hava sinema etkinliği, vatandaşlara keyifli bir gece yaşattı. Tarihi Murat Köprüsü'nde gerçekleştirilen etkinliğe aileler çocuklarıyla birlikte katıldı.</p>

<p>Genç Adımlar Derneği ve 1071 Atlı Spor Kulübü tarafından düzenlenen etkinlikte yaklaşık 150 kişi, tarihi Murat Köprüsü'nün eşsiz atmosferinde film izledi. Aileler, çocuklarıyla birlikte açık havada sinema izlemenin keyfini çıkarırken, etkinlik boyunca katılımcılara mısır ve çay ikram edildi. Serin yaz akşamında düzenlenen etkinlikte çocuklar ve aileleri hoşça vakit geçirirken, vatandaşlar tarihi mekanda sinema deneyimi yaşamanın mutluluğunu yaşadı.</p>

<p>Organizasyonda sosyal ve kültürel etkinliklerin tarihi mekanlarda sürdürülmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Genç Adımlar Derneği Başkanı Sedat Özcan, 'İlimizin tanıtımı amacıyla her hafta sonu farklı güzergahlarda yürüyüşler düzenliyoruz. Kentimizi tanıtmak ve sağlıklı, hareketli yaşamı desteklemek istiyoruz. Bugün de sosyal ve kültürel bir etkinlik gerçekleştirdik. Tarihi Murat Köprüsü'nün eşsiz atmosferinde, 1071 Atlı Spor Kulübü iş birliğiyle açık hava sineması düzenledik. Etkinliğimize yoğun bir katılım oldu. Aileler, gençler ve öğrencilerle birlikte keyifli bir yaz gecesi geçirdik. Bu tür sosyal ve kültürel faaliyetleri önümüzdeki süreçte de sürdürmeyi düşünüyoruz' dedi.</p>

<p>Genç Adımlar Derneği tarafından düzenlenen açık hava sineması etkinliğine katıldığını belirten katılımcılardan Zübeyde Tuğrul, 'Katılım oldukça yoğundu. İlk defa böyle bir deneyim yaşadım. Gerçekten böyle bir etkinliğin düzenlenmiş olması beni çok mutlu etti. Doğayla iç içe, güzel ve keyifli bir akşam geçirdik' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açık hava sineması etkinliğini çok beğendiklerini ve keyifli vakit geçirdiklerini dile getiren bir diğer katılımcı Sümeyra Tuğrul, 'Bugün Genç Adımlar Derneğimizin düzenlemiş olduğu açık hava sineması etkinliğine katıldık. Böyle bir etkinliğin yapılması bizim açımızdan çok güzel. Çünkü çoğu zaman bu tür etkinlikleri göremiyoruz. Etkinliğe gerçekten yoğun bir rağbet oldu, oldukça kalabalıktı. Biz de çok beğendik ve keyifli vakit geçirdik. Umarım bu tür etkinliklerin devamı gelir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>Etkinliğe ev sahipliği yapan Cahit Bilen ise 'Biz 1071 Atlı Spor Kulübü olarak Genç Adımlar Derneği'ni ağırladık. Derneğin düzenlediği etkinlik kapsamında açık hava sineması gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra atlı gösterilerimiz de oldu. Etkinliğe katılanların atlara ilgisi gerçekten çok yoğundu. Özellikle fotoğraf çekimleri sırasında atlarımıza büyük ilgi gösterdiler. Katılımcıların atlara olan sevgisini ve ilgisini görmek bizleri de çok mutlu etti. Güzel ve keyifli bir etkinlik oldu' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür sanat</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/musta-tarihi-murat-koprusunde-acik-hava-sinemasi-keyfi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/musta-tarihi-murat-koprusunde-acik-hava-sinemasi-keyfi.jpg" type="image/jpeg" length="26940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi meydanda rekor kırıldı, bin 58 kadın aynı anda halay çekti]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-meydanda-rekor-kirildi-bin-58-kadin-ayni-anda-halay-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-meydanda-rekor-kirildi-bin-58-kadin-ayni-anda-halay-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Sivas Gurbetçi Buluşmaları ve Gastronomi Festivali' kapsamında dünyanın en büyük halay halkalarından birini oluşturmak isteyen bin 58 kadın, kol kola girerek kent meydanında halay çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>'Sivas Gurbetçi Buluşmaları ve Gastronomi Festivali' kapsamında dünyanın en büyük halay halkalarından birini oluşturmak isteyen bin 58 kadın, kol kola girerek kent meydanında halay çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sivas Gurbetçi Buluşmaları ve Gastronomi Festivali renkli görüntülere sahne oldu. Tarihi Kent Meydanı'nda bir araya gelen bin 58 kadın dünyanın en büyük halkalarından birini oluşturup müzik eşliğinde dakikalarca halay çekti. Halaya katılan vatandaşlar ise mutluluklarını ifade ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ettiler. </p><p>'Binlerce Sivaslı kadınımız kent meydanında halay çektiler' </p><p>Programda konuşan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise, 'Önceden erkekler gelip burada bin 58 kişi halay çekiyordu. Bu sene Özcan hocam dernek yönetimiyle yanıma gelerek bu projeyi sundular çok da güzel oldu. Bu sene kadınlarımız halay çekti. Bin 58 dedik ama sayı bin 58'i de geçti. Binlerce Sivaslı kadınımız kent meydanında halay çektiler. Herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Sivas Gurbetçi Buluşmaları ve Gastronomi Festivali'miz dolu dolu geçiyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sivas</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/tarihi-meydanda-rekor-kirildi-bin-58-kadin-ayni-anda-halay-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/tarihi-meydanda-rekor-kirildi-bin-58-kadin-ayni-anda-halay-cekti.jpg" type="image/jpeg" length="43682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyükşehirden sosyal ve kültürel etkinliklere destek]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/buyuksehirden-sosyal-ve-kulturel-etkinliklere-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/buyuksehirden-sosyal-ve-kulturel-etkinliklere-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Akkışla Kesdoğan mesire alanındaki şenlik alanına giden yol, Dadaloğlu şenliklerinin yapılacağı Tomarza ilçesindeki şenlik alanına giden ana arter, Sarız Kırkısrak Mahallesi'ne giden gurup yol ve Develi ilçesinde Ayşepınar Mahallesi şenlik alanına giden yolda bakım, onarım ile gerekli kesimlerde yatay ve düşey yol işaretlemeleri çalışması yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Akkışla Kesdoğan mesire alanındaki şenlik alanına giden yol, Dadaloğlu şenliklerinin yapılacağı Tomarza ilçesindeki şenlik alanına giden ana arter, Sarız Kırkısrak Mahallesi'ne giden gurup yol ve Develi ilçesinde Ayşepınar Mahallesi şenlik alanına giden yolda bakım, onarım ile gerekli kesimlerde yatay ve düşey yol işaretlemeleri çalışması yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, genel ulaşım yatırımlarının yanı sıra 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kayseri'nin dört bir yanında özellikle yaz aylarında düzenlenen şenlik ve festivallerin yapıldığı alanlara ulaşımı sağlayan yollarda da çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu çerçevede büyükşehir belediyesi; Akkışla Kesdoğan mesire alanındaki şenlik alanına giden yol, Dadaloğlu şenliklerinin yapılacağı Tomarza ilçesindeki şenlik alanına giden ana arter, Sarız Kırkısrak Mahallesi'ne giden gurup yol ve Develi ilçesinde Ayşepınar Mahallesi şenlik alanına giden yolda bakım, onarım ile gerekli kesimlerde yatay ve düşey yol işaretlemeleri çalışması yaptı. Büyükşehir belediyesi; yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte özellikle kırsal mahallelerde hız kazanan sosyal ve kültürel etkinliklerde vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Bu istikamette geleneksel olarak her yıl düzenlenen şenlikler öncesi vatandaşlar ve muhtarlardan gelen her türlü talep yerine getirilerek planlanan sosyal ve kültürel aktivitelerin sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesi sağlanıyor. Şenlik dönemlerinde ihtiyaç duyulan mobil veya sabit WC kurulumundan, plastik masa ve sandalye desteğine, kamelya ve alan düzenlemelerinden ihtiyaç duyulan temiz su hatlarının tesisine ve her türlü iş makinesi desteğine kadar ihtiyaç duyulan her türlü hizmet talebi, büyükşehir belediyesi ekipleri tarafından anında karşılanıyor. Bu istikamette, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı koordinasyonundaki ekipler tarafından Akkışla Kesdoğan mesire alanındaki şenlik alanına giden yol, Dadaloğlu şenliklerinin yapılacağı Tomarza ilçesinde şenlik alanına giden ana arterler, Sarız Kırkısrak Mahallesi'ne giden gurup yol ve Develi ilçesi Ayşepınar Mahallesi şenlik alanına giden yolun bakım ve onarımları titizlikle yapıldı. Ekipler, ayrıca gerekli kesimlerde yatay ve düşey yol işaretlemeleri de gerçekleştirdi. Bununla birlikte ihtiyaç duyulan diğer donatılar ve mekânsal düzenlemeler itinayla yapılıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü çalışmalar ile sosyal ve kültürel etkinliklerin huzurlu bir şekilde gerçekleşmesi, vatandaşların şenlik alanına güvenli ve konforlu şekilde ulaşmaları amaçlanıyor. Büyükşehir belediyesi şehrin her noktasına ulaşarak hizmetlerine mesai ve mesafe mefhumu gözetmeksizin aralıksız bir şekilde devam ediyor. Büyükşehirin hizmetleri muhtarların takdirini toplarken Tomarza ilçesi Dadaloğlu Mahalle Muhtarı Ömer Yılmaz, Başkan Büyükkılıç'a hizmetten dolayı teşekkür ederek; 'Başkanımızdan yollarımızın eksiklerini talep ettik, mahallemizdeki eksikleri talep ettik. Sağ olsun anında cevap verdiler. Biz Büyükşehir'den her zaman memnunuz, varlığı yeter bize Memduh Başkanımın' dedi. </p><p>Tomarza ilçesi İcadiye Mahallesi Muhtarı Ali Duman ise; 'Büyükşehir Belediyemize buradaki eksiklerimizi ilettiğimiz zaman, daire başkanımız olsun, sağ olsun Memduh Başkanımız olsun hiçbir zaman bizi geri çevirmediler, kırmadılar. Eksiklerimizi yerine getirdiler. Allah razı olsun, biz kendilerinden memnunuz' sözleri ile Büyükkılıç ve ekibine teşekkürlerini iletti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayseri</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/buyuksehirden-sosyal-ve-kulturel-etkinliklere-destek</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:24:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/buyuksehirden-sosyal-ve-kulturel-etkinliklere-destek.jpg" type="image/jpeg" length="56583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fetih Camii restorasyonunda Hazreti İsa freski çıktı!]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/erzurumun-ayasofyasinda-restorasyonda-hazreti-isa-freski-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/erzurumun-ayasofyasinda-restorasyonda-hazreti-isa-freski-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Yakutiye ilçesinde restore edilen tarihi Fetih Camii, gün yüzüne çıkarılan Pantokrator İsa freski ve özgün dokusuyla açılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Erzurum'un Ayasofyası'nda Çok Katmanlı Miras Yeniden Doğuyor</strong></p>

<p>Erzurum'un Yakutiye ilçesindeki Demirciler Çarşısı'nda bulunan ve halk arasında "Erzurum'un Ayasofyası" olarak anılan Fetih Camii, tamamlanan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından tarihi ve sanatsal özellikleriyle yeniden dikkatleri üzerine çekiyor. 19. yüzyılın ortalarında bir Rum Ortodoks kilisesi olarak inşa edilen ve 1997 yılında camiye dönüştürülerek ibadete açılan bu tarihi yapı, gerçekleştirilen son restorasyonla birlikte kentin çok kültürlü tarihi mirasını modern günümüze taşıyor.</p>

<p><strong>"Pantokrator" İsa Freski 5,5 Aylık Çalışmayla Açığa Çıkarılıyor</strong> Zaman içerisinde yıpranan yapı için dönemin Erzurum Valisi, şimdiki İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin himayesinde başlatılan restorasyon süreci; Erzurum Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü denetiminde titizlikle yürütülüyor. 2024 yılında başlayan ve 2026 temmuz ayında tamamlanan çalışmalarda yapının deprem güçlendirmesi, drenajı ve tonoz onarımları yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Caminin en dikkat çekici özelliği ise restorasyon sırasında yeniden gün yüzüne çıkarılan tarihi fresk oluyor. 1997 yılında camiye dönüştürülmesi sırasında üzeri kapatılan orta nefin üst örtüsündeki fresk, Ayasofya ve Kariye restorasyonlarında görev alan uzman ekiplerce 5,5 ay süren çalışmayla restore ediliyor. "Evrenin Hakimi" anlamına gelen Pantokrator tiplemesinde Hazreti İsa'nın tam boy olarak resmedildiği yaş sıva eserinin çevresinde; dört İncil yazarı Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'nın betimleri bulunuyor. Uzman restoratörlerin titiz çalışmasıyla korunan fresk, camide namaz vakitlerinde özel bir perde sistemiyle kapatılırken ibadet saatleri dışında ziyaretçilerin görebilmesi için yeniden açılıyor.</p>

<p><strong>"Bu Yapı Orijinalinde Rum Kilisesi"</strong> Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Okuyucu, yapının tarihçesine ilişkin detaylar paylaşarak, <em>"Bu yapı orijinalinde bir Rum kilisesi. Tarih olarak 1850'li yıllara tarihlendiriliyor. Yani 19. yüzyıla ait bir Rum Ortodoks kilisesi. 1977 yılında tescillenen yapı, 1997 yılında cami olarak ibadete açılıyor. Bu şekilde işlevlendiriliyor. Daha sonra 2024 yılında başlayan kapsamlı bir restorasyon çalışması sonucunda 2026 yılında biz yapıyı tekrardan açtık. İbadete ve ziyarete açtık. Günümüzde yine cami olarak işlevini devam ettiriyor,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p>Ortaya çıkarılan freskin tarihi ve sanatsal değerine dikkat çeken Doç. Dr. Okuyucu, çalışmalarda yapının özgün unsurlarının korunmasına özen gösterildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: <em>"Şimdi bu yapı bir Rum kilisesi ve Hristiyan yapılarında duvar resmi son derece kıymetli bir önem arz ediyor. Bu yapının da orta nefin, yani orta bölümün üzerindeki üst örtünün merkezinde bir İsa tasviri bulunmakta. Yapı 97 yılında camiye dönüştürüldüğü zaman bu duvar resminin üzeri bir asma tavanla veya böyle içbükey bir kafesle kapatılıyor. Biz restorasyonda bunu açtık, ortaya çıkardık ve çok güzel bir restorasyon geçirdi fresk. Fresk; yaş sıva üzerine kök boyalarla yapılan resimlere verilen isimdir. Burada Pantokrator dediğimiz bir tiplemeyle Hazreti İsa'nın betimlendiğini görüyoruz. O da kelime anlamı olarak 'Evrenin Hakimi' anlamına geliyor. Burada tam boy halinde bir İsa betimi var. Etrafında da Matta, Markos, Luka ve Yuhanna, yani dört İncil yazarının betimleri bulunmakta. Yapının batı cephesinin üst kısmında, hemen şurada taşıyıcıları göreceksiniz, orada basit bir çan kulesi bulunmaktaymış. O zaten günümüze ulaşmamış. Onun dışında yapının bütün unsurlarını biz olduğu gibi muhafaza etmeye çalıştık. Onun dışında içeride tabii ki bir İslam ibadethanesinde bulunması gereken mihrap, minber, vaaz kürsüsü gibi unsurlarımız bulunmakta. Minberimiz bu noktada çok özellikli bir minber. Yekpare camdan oyularak yapılmış bir minberimiz var,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p>

<p>Restorasyon öncesinde yapının durumunun oldukça kötü olduğunu ifade eden Okuyucu, <em>"Kendisi (Bakan Mustafa Çiftçi) bu süreci de yakından takip etti, gidip geldi buraya, yapıyı kontrol etti. Ve Ağustos ayında da Ayasofya'nın, İstanbul'daki Ayasofya'nın camiye dönüştürüldüğü tarihte de çok güzel bir tesadüf oldu; biz de Erzurum'daki Fetih Camii'ni ibadete ve ziyarete açmış bulunduk,"</em> <strong>şeklinde konuştu.</strong></p>

<p><strong>Ziyaretçilerden Çok Katmanlı Dokuya Yoğun İlgi</strong> Fetih Camii'nin müezzini Ahmet Sümer ise tarihi freskin özel bir sistemle korunduğunu ifade ederek, <em>"Camimiz eskiden kötü bir durumdaydı. Dekorasyona girip yeni bir şekilde halkımıza açıldı ve çok turistler geliyor. Olsun halkımızdan olsun, yabancı turistler olsun ziyarete gelenler oluyor. Tavanda Hazreti İsa'nın resmi var. O resmi namaz vakitlerinde perdemiz vasıtasıyla kapatıyoruz, namaz dışında açıyoruz. Çünkü turistler gelip ziyaret ettiği için... Böylece camimiz, milletimize, devletimize, halkımıza hayırlı bir ibadet yeri oldu,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p>Camiyi ziyaret eden vatandaşlardan Erva Çam, atmosferden çok etkilendiğini belirterek, <em>"Çok güzel resimler gördüm, çok duygulandım. Annemle gelip namaz kıldım. Çok mutlu oldum. Devletimize çok teşekkür ederim,"</em> <strong>dedi.</strong></p>

<p>Bir diğer ziyaretçi Asel Çam ise gözlemlerini aktararak, <em>"Bugün bu camiye geldik ve gördüğüm şeyler beni gerçekten çok etkiledi. Duvara asılmış güzel resimler var, tavanda güzel bir resim var ve bunları görünce gerçekten çok etkilendim. Geldik burada namaz kıldık, gerçekten çok hoştu. Ve buraya gelmelerini tavsiye ederim milletimizin de. Devletimiz sağ olsun, burayı gerçekten çok güzel bir camiye çevirmiş, cami olmuş. Gerçekten çok teşekkür ederiz,"</em> <strong>diye konuştu.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Restorasyon</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/erzurumun-ayasofyasinda-restorasyonda-hazreti-isa-freski-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/isa.webp" type="image/jpeg" length="46632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[40 dereceyi aşan sıcaklarda vatandaşlar serinlemek için tarihi çarşı ve camilere sığınıyor]]></title>
      <link>https://www.restorasyonhaber.com/40-dereceyi-asan-sicaklarda-vatandaslar-serinlemek-icin-tarihi-carsi-ve-camilere-siginiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.restorasyonhaber.com/40-dereceyi-asan-sicaklarda-vatandaslar-serinlemek-icin-tarihi-carsi-ve-camilere-siginiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 40 dereceyi aşan bunaltıcı sıcak nedeniyle vatandaşlar, serinlemek için tarihi çarşı ve camilere yöneldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta 40 dereceyi aşan bunaltıcı sıcak nedeniyle vatandaşlar, serinlemek için tarihi çarşı ve camilere yöneldi. </p><p>Kahramanmaraş'ta 40 dereceyi bulan sıcak hava etkisini devam ettiriyor. Kentte en sıcak saatlerde cadde ve sokaklar boş kalırken, vatandaşlar gölge alanlarda vakit geçirmeye çalışıyor. Bazıları ise serinlemek için Tarihi Kapalı Çarşı ve Ulu Cami'yi tercih ediyor. </p><p>Kent esnafından İbrahim Özlü, aşırı sıcakların hem günlük yaşamı hem de ticareti olumsuz etkilediğini belirterek, '40 dereceden daha fazla sıcak var. Çukurova'yı geçtik. Adana'da deniz var, nem var. Burada da barajlar çok fazla. Maalesef sıcakta duramıyoruz. Gördüğünüz gibi sokaklar da bomboş. Sıcakta herkes bir yerlere kaçmış durumda. Biz burada esnafız. Esnaf olarak da bu sıcaklardan dolayı çok etkileniyoruz. İşlerimiz dörtte bire düştü. Dışarıda kimsenin olmaması sebebiyle haliyle esnaflar da zor durumda. Biz de sıcakta duramıyoruz. Klima bile fayda etmiyor' dedi. </p><p>Kahramanmaraş'a gezmeye gelen Deniz Ersöz, sıcak havadan korunmak için serinlemeye çalıştığını ifade etti. </p><p>Avusturya'dan gelen gurbetçi Atilla Ersöz, yaşadığı ülkenin serin iklimine alışkın olduğunu belirterek, 'Kahramanmaraş'ın Kapalı Çarşısı'na gezmeye geldik. Geldiğimiz ülke biraz serin yer olduğu için Kahramanmaraş'ta şu an termometreler 42-43 dereceyi gösteriyor. Serinlemek için belediyemizin yaptığı çarşının ortasındaki çeşmede elimizi, yüzümüzü yıkıyoruz' diye konuştu. </p><p>Arif Arifoğlu isimli vatandaş ise, 'Ulu Cami taştan yapıldığı için serin oluyor. Biz de buraya gelip serinliyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alışveriş için kent merkezine gelen Yunus Emre Nergiz, sıcak hava nedeniyle alışveriş merkezine gideceğini belirtirken, Ahmet Başkonuş ise hava sıcaklığının bunaltıcı seviyeye ulaştığını ifade ederek, 'Hava sıcaklığı 40 derecenin üzerinde olduğu için biz de serin bir yer bulacağız. Ayaklarım şu anda yanıyor. Asfaltta basamıyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.restorasyonhaber.com/40-dereceyi-asan-sicaklarda-vatandaslar-serinlemek-icin-tarihi-carsi-ve-camilere-siginiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:36:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://restorasyonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/restorasyonhaber-com/uploads/2026/08/agency/iha/40-dereceyi-asan-sicaklarda-vatandaslar-serinlemek-icin-tarihi-carsi-ve-camilere-siginiyor.jpg" type="image/jpeg" length="67555"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
