Genel

Kazlıçeşme'de Moloz Ayıbı Bitiyor!

İBB ve İSKİ'nin tarihi Kazlıçeşme Meydanı ve kara surları dibine döktüğü molozlar kaldırılıyor. Temizlik ve hukuki sürecin tüm detayları.

Tarihi Kazlıçeşme Meydanı'nda Moloz Ayıbı Bitiyor: Surların Dibi Temizleniyor

İstanbul’un en önemli kültürel miraslarından olan tarihi kara surlarının dibindeki Kazlıçeşme Meydanı'nda, İBB ve İSKİ tarafından dökülen molozlar gelen tepkiler üzerine kaldırılıyor. Bölgedeki hummalı temizlik çalışmaları havadan görüntülendi.

Bir süredir adeta bir hafriyat döküm sahasını andıran tarihi Kazlıçeşme Meydanı'nda nihayet beklenen adım atıldı. İstanbul kara surlarının hemen bitişiğinde oluşan ve hem çevre sakinlerinin hem de turistlerin tepkisini çeken moloz yığınları, basında yer alan haberlerin ardından iş makineleriyle temizlenmeye başlandı.

İş Makineleri Tarihi Dokuyu Ortaya Çıkarıyor

İHA'nın konuyu gündeme taşıyan ses getirici haberinin ardından harekete geçilen bölgede, kapsamlı bir çevre düzenlemesi yürütülüyor. Dron ile havadan çekilen son görüntülerde, kepçelerin alandaki molozları kamyonlara yüklediği ve bozulan zemini düzleştirdiği net bir şekilde görülüyor. Geniş alana yayılan inşaat atıklarının büyük ölçüde temizlenmesiyle birlikte, tarihi meydanın yeniden o eski, düzenli görünümüne kavuşması hedefleniyor.

Hukuki Perspektif: Sit Alanlarına Moloz Dökmek Suçtur

Yaşanan bu olay, tarihi alanların korunması konusundaki hukuki sorumlulukları da yeniden gündeme getirdi. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları bu konuda çok net sınırlar çiziyor.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin güncel kararlarına göre; tescilli kültür varlıklarının (tarihi surlar gibi) koruma alanlarına veya sit alanlarına izinsiz fiziki müdahalede bulunmak, hafriyat veya moloz dökmek açıkça suç teşkil ediyor. Yüksek mahkeme, tarihi yapıların silüetini bozan, zemin yapısını etkileyen veya estetiğine zarar veren bu tür döküm faaliyetlerinde sorumluların yalnızca "çevre kirliliğine neden olmak" suçundan değil, doğrudan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefetten yargılanması gerektiğine hükmetmektedir. Bu emsal kararlar, kamu kurumlarının yürüttüğü altyapı çalışmalarında dahi tarihi dokunun korunmasının ne denli katı bir yasal zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor.

Restorasyon Haber olarak, İstanbul'un kalbindeki bu tarihi alanın tamamen temizlenip eski ihtişamına kavuşacağı güne kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.