Kültür sanat

'Tarihin İzinde Tekirdağ' konferansında kentin tarihi gelişimi, kültürel mirası ve stratejik önemi anlatıldı

Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen 'Tarihin İzinde Tekirdağ: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Tekirdağ'ın Sosyal ve Kültürel Yolculuğu' konferansında, kentin tarihi gelişimi, kültürel mirası ve Osmanlı dönemindeki stratejik önemi akademisyenler tarafından geniş şekilde ele alındı.

Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen 'Tarihin İzinde Tekirdağ: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Tekirdağ'ın Sosyal ve Kültürel Yolculuğu' konferansında, kentin tarihi gelişimi, kültürel mirası ve Osmanlı dönemindeki stratejik önemi akademisyenler tarafından geniş şekilde ele alındı.

Programın açılış konuşmasını yapan Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Tekirdağ'ın geçmişini daha iyi anlamak ve kentin geleceğine yönelik sağlıklı bir bakış açısı geliştirmek amacıyla alanında uzman tarihçileri davet ettiklerini söyledi. Tarihin yalnızca geçmişi öğrenmekten ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tabakoğlu, geçmişten alınan derslerle geleceğin şekillendirilebileceğini ifade etti.

İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Zeynep Tarım ve Prof. Dr. Metin Ünver'in bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaşacağını belirten Prof. Dr. Tabakoğlu, 'Bu şehri daha iyi tanımak, içinde yaşadığımız kente aidiyetimizi güçlendirmek ve geçmişten geleceğe uzanan yolculuğunu doğru değerlendirmek adına bu programı önemsiyoruz. Sağlık Bakanlığımız da özellikle şehir hastanelerinde kültür, tarih ve sanat içerikli etkinliklerin düzenlenmesini teşvik ediyor' dedi.

Konferansta konuşan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Tarım, Tekirdağ'ın Osmanlı döneminde Avrupa'ya açılan yollar üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekti. Daha önce Üsküp, İstanbul ve Edirne üzerine çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Tarım, Trakya tarihine yönelik akademik araştırmaların her geçen gün daha da genişlediğini söyledi. Tekirdağ'ın İstanbul'dan Avrupa'ya uzanan ana güzergâhlardan biri üzerinde bulunduğunu kaydeden Tarım, bu özelliğin kentin tarih boyunca önemini artırdığını ifade etti.

'Tekirdağ Osmanlı döneminde canlı merkez konumundaydı'

Tekirdağ'ın liman kenti olmasının ticari hareketliliği beraberinde getirdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarım, 'Osmanlı döneminde Avrupa seferlerine çıkan ordular, devlet görevlileri ve yabancı elçiler sıklıkla bu güzergâhı kullanıyordu. Bu nedenle Tekirdağ, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan canlı bir merkez konumundaydı' diye konuştu.

Çorlu ve Malkara'nın tarih boyunca Tekirdağ ile güçlü bağlar kurduğunu anlatan Prof. Dr. Tarım, bu iki yerleşimin kentin ticari ve sosyal hayatını destekleyen önemli merkezler olduğunu belirtti. Edirne-Tekirdağ hattının Osmanlı döneminde yoğun şekilde kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Zeynep Tarım, Edirne Sarayı'nda bulunan padişahların ve Osmanlı donanmasının önemli isimleri arasında yer alan kaptan paşaların da Tekirdağ güzergâhını tercih ettiğini ifade etti.

Prof. Dr. Metin Ünver ise Tekirdağ'ın Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümleri değerlendirdi. Kentin çok kültürlü yapısının tarihi süreç içerisindeki gelişimine değinen Prof. Dr. Ünver, Tekirdağ'ın Balkanlar ile İstanbul arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini anlattı.

Katılımcıların ilgiyle takip ettiği konferansta, Tekirdağ'ın geçmişten günümüze uzanan yolculuğu akademik perspektifle değerlendirilirken, kentin kültürel mirasının korunmasının önemi de vurgulandı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.