Antik Lezzet Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor: 2000 Yıllık Roma Ekmeği Fuarın Gözdesi Oluyor

Kültürel mirasın en renkli stantlarından birinde, Gaziantep Şehitkamil Belediyesi tarafından asırlık bir gastronomi mirası yeniden hayata döndürülüyor. Dülük ve Zeugma Antik Kentlerinde yürütülen kazı çalışmalarından elde edilen bulgular ışığında aslına uygun olarak üretilen 2000 yıllık Roma ekmeği ve zeytin ezmesi, fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi görüyor. Şehitkamil Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdürü Osman Özgan, Dış İlişkiler Müdürlüğü Proje Yöneticisi Dr. Özden Demircioğlu ve Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü Sosyoloğu Canan Ateş, bu eşsiz arkeo-gastronomi projesinin detaylarını ziyaretçilerle paylaşıyor.

Kazı Laboratuvarlarından Çıkan Yenilmezlik Menüsü Roma askerlerinin uzun yürüyüşlerdeki ve zorlu savaşlardaki efsanevi dayanıklılığının sırrı, kazılarda bulunan antik küp ve tabakların laboratuvar analizleriyle çözülüyor. Sosyolog Canan Ateş'in de kazılardan çıkan analiz sonuçlarının önemine dikkat çektiği projede; Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay ve Başkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü’nün ortak çalıştayı ile efsanevi bir tarihi reçete yeniden canlanıyor. Endüstriyel ürünlerden uzak, tamamen ata tohumu kullanılarak üretilen ve "Dülük Roma Ekmeği" ile "Zeugma Roma Ekmeği" isimleriyle tanıtılan bu özel ürün, geleneksel ekşi mayayla tam 24 saat boyunca mayalanıyor. Ekmeğin yanında askerlere enerji deposu olarak verilen antik zeytin ezmesi ise bal, kişniş, sirke ve ceviz karışımıyla aslına sadık kalınarak hazırlanıyor.

Dülük Antik Kenti UNESCO Yolunda İlerliyor Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın vizyonuyla kurulan özel müdürlük, Dülük Antik Kenti'ndeki arkeolojik kazıları ve kültürel çalışmaları büyük bir ivmeyle hızlandırıyor. Elde edilen bulgular sadece gastronomi dünyasını heyecanlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda kentin uluslararası marka değerine de eşsiz bir katkı sağlıyor.

Dış İlişkiler Müdürlüğü Proje Yöneticisi Dr. Özden Demircioğlu, Dülük Antik Kenti için UNESCO'ya yapılan resmi başvurunun kabul edildiğini ve alanın dünya mirası olarak tescillenmesi için çalışmaların titizlikle sürdüğünü müjdeliyor. Kamuoyundaki "ithal tohum" tartışmalarına da son noktayı koyan bu otantik menü, Anadolu’nun ve Orta Asya'dan gelen gerçek ata tohumlarının zenginliğini tüm dünyaya canlı bir şekilde kanıtlıyor.

Muhabir: Haber Merkezi