İstanbul’un yaklaşık 1600 yıllık kent hafızasını taşıyan Aspar Sarnıcı, koruma odaklı restorasyon yaklaşımıyla yeniden gündeme geliyor. Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan’ın X hesabından yaptığı paylaşım, tarihi yapının duvarlarında yüzyıllar boyunca oluşan katmanların korunmasına yönelik çalışmaları öne çıkarıyor.
5. yüzyılın dev su yapılarından biri
Çarşamba Çukurbostan olarak da bilinen Aspar Sarnıcı, İstanbul’un Suriçi bölgesindeki önemli açık hava sarnıçları arasında yer alıyor. Fatih Belediyesi kayıtları yapıyı 459 yılına tarihlendiriyor. Kare planlı sarnıç yaklaşık 152 x 152 metre ölçülerinde, yaklaşık 11 metre derinliğinde ve 23 bin 100 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Yapının özgün kullanımında yaklaşık 254 bin metreküp su depolama kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
İstanbul’daki dört büyük açık sarnıçtan üçünün Fatih sınırlarında bulunduğu belirtiliyor. Bunları Aspar Sarnıcı’nın yanı sıra Makios ve Aetius sarnıçları oluşturuyor. Aspar Sarnıcı su depolama işlevini kaybettikten sonra Osmanlı döneminde bostan ve yerleşim alanı olarak kullanılıyor; günümüzde ise çevresi sosyal yaşamla iç içe varlığını sürdürüyor.
Restorasyonda amaç tarihi yeniden üretmek değil
Sarnıcın duvarları için hazırlanan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri Koruma Kurulu sürecinden geçiyor ve uygulamalar bu projeler doğrultusunda şekilleniyor. Belediyenin yayımladığı koruma belgeleri, müdahalelerin yapının mevcut tarihsel izlerini gözeten bir anlayışla ele alındığını gösteriyor.
Restorasyon sürecine ilişkin daha önce yapılan açıklamalarda, yapıya sonradan eklenen niteliksiz malzemelerin temizlenmesi ve özgün duvar dokusunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hayri Fehmi Yılmaz da müdahalelerin kaybolan bölümleri bütünüyle yeniden üretmek yerine anıtın ömrünü uzatmaya odaklandığını belirtiyor.
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan ise uygulanan yöntemi daha önce “mevcut hali dondurarak koruma”yaklaşımıyla tanımlıyor. Bu yöntem, yapının tarih boyunca geçirdiği değişimleri okunabilir bırakırken yeni müdahalelerin özgün dokunun önüne geçmesini engellemeyi amaçlıyor.
1600 yıllık katmanlar kent hafızasını taşıyor
Aspar Sarnıcı yalnızca Bizans dönemine ait bir mühendislik yapısını değil; bostan kullanımından mahalle yaşamına, modern kent dokusundan bugünkü kamusal kullanıma kadar İstanbul’un farklı dönemlerini aynı mekânda bir araya getiriyor. Bu nedenle koruma çalışmasının değeri yalnızca duvarların fiziksel olarak sağlamlaştırılmasında değil, yapının yüzyıllar içinde kazandığı izlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında ortaya çıkıyor.





