Tarihi Şirin Hamamı'nda "Aktif Koruma" ve İşlevlendirme Çağrısı

Sivas'ın Akdeğirmen Mahallesi'nde yer alan ve 1904 yılında kesme taştan inşa edilen tarihi Rahmi Akça Şirin Hamamı, yılların getirdiği yorgunluk ve geçirdiği büyük yangının ardından kültür turizmine kazandırılmayı bekliyor. Klasik Türk hamamı mimarisiyle sıcaklık, soğukluk ve ılıklık bölümlerinden oluşan yapı, günümüzde atıl durumdan kurtarılmak için Sivas Valiliği Turizm Master Planı kapsamında yeni bir projeyle gündeme geliyor.

"Sadece Bir Yapı Değil, Sosyal Yaşam Alanı" Yapının tarihi ve mimari özellikleri hakkında bilgi veren Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, "Bulunduğumuz tarihi yapı, Şirin Hamamı olarak bilinen yapı olup, Sivas Merkez Akdeğirmen Mahallesi'nde yer almaktadır. Yapı, kitabesinde yer alan ifadeye göre 1904 yılında inşa edilmiştir. Bazı tarihi kaynaklara göre ise 19. yüzyılın sonlarında inşa edildiği bilgisine ulaşabiliyoruz. Kesme taştan inşa edilen yapı, klasik Türk hamamı plan şeması üzerine yapılmıştır. Sıcaklık, soğukluk ve ılıklık bölümlerinden oluşmaktadır. Sıcaklık bölümünde dört eyvan ve dört halvet birimi yer almaktadır. Bu bölümlerin üzeri de kubbeyle örtülüdür. Hamamlar sadece bir yapı olmanın ötesinde, toplumun sosyal yaşamının sürdüğü, çeşitli sosyal etkinliklerin gerçekleştirildiği önemli mekânlardır," dedi.

"Yangın Sonrası Ciddi Bozulmalar Meydana Geldi" Hamamın geçmişte uzun yıllar aktif olarak kullanıldığını belirten Budaktaş, "Yapı, inşa edildikten sonra 1960'lı yıllara kadar aktif olarak kullanılmıştır. Ancak bu dönemde ciddi bir yangın geçirmiştir. Yangının ardından yapı önemli ölçüde zarar görmüş ve restorasyon sürecine ihtiyaç duymuştur. Yapılan çalışmaların ardından 1990'lı yıllara kadar yeniden kullanılmaya başlanmış olsa da yangın sonrası süreç yapıda ciddi bozulmalara ve deformasyonlara neden olmuştur," ifadelerini kullandı.

İşlevlendirme Vurgusu: "Aksi Halde Yeniden Atıl Kalır" Yapının farklı dönemlerde restorasyon projelerine konu olduğunu ifade eden Budaktaş, fiziksel onarımın ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Yıllar içerisinde atıl duruma düşen yapı farklı dönemlerde restorasyon projelerine konu olmuş, ancak planlanan restorasyonlar bir türlü istenilen şekilde gerçekleştirilememiştir. Son olarak Sivas Valiliği tarafından hazırlanan Turizm Master Planı kapsamında yapıyla ilgili yeni bir proje gündeme gelmiş ve bu doğrultuda karar alınmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise yalnızca yapının duvarlarını, kubbesini ve ısıtma sistemini restore etmek değildir. Asıl önemli olan, restorasyonun ardından yapının nasıl işlevlendirileceğidir. Aksi halde yüksek maliyetlerle gerçekleştirilecek bir restorasyonun ardından yapı yeniden atıl ve kullanılmayan bir bina olarak kalacaktır," diye konuştu.

Kaynak: İHA