Anadolu'nun Saklı Mirası Zamana Yenik Düşüyor: Karacabey Konağı Çöküyor

Yozgat merkeze bağlı Lök köyünde bulunan yaklaşık 200 yıllık tarihi Karacabey Konağı ile hemen yanındaki asırlık hamam, uzun yıllara dayanan bakımsızlık nedeniyle büyük bir yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Osmanlı'nın son dönem sivil mimarisinin en nadide örneklerinden biri olarak gösterilen konak ile çevrede mimari açıdan bir benzeri daha bulunmayan tarihi hamamın, daha fazla zarar görmeden acilen koruma altına alınarak gelecek nesillere aktarılması isteniyor.

Yaklaşık iki asırlık köklü bir geçmişe sahip olduğu değerlendirilen Karacabey Konağı, özellikle büyüleyici kalem işi tavan süslemeleriyle büyük dikkat çekiyor. Günümüze ne yazık ki yalnızca selamlık bölümü ve birkaç odası ulaşabilen tarihi konak, bakım ve onarım görmediği için ciddi şekilde yıpranıyor. Uzman araştırmacılar tarafından Anadolu'nun nadir kırsal konak örneklerinden biri olarak işaret edilen kıymetli yapının her geçen gün biraz daha zarar gördüğü belirtildi.

Eşsiz Tarihi Hamam Yok Olma Tehlikesiyle Yüz Yüze Konağın hemen yanı başında bulunan ve aynı dönemde inşa edildiği değerlendirilen tarihi hamam da kaderine terk edilmiş durumda. Sadece konağa ve hane halkına hizmet vermek amacıyla özel olarak yaptırıldığı aktarılan hamamın büyük bölümü zaman içerisinde yıkılırken, ayakta kalan yorgun duvarları da her an çökme tehlikesi yaşıyor. Osmanlı dönemi ince taş işçiliğini barındıran yapının, çevre coğrafyada eşi benzeri görülmeyen mimari detaylara sahip olduğu ifade edildi.

"Çevremizde Belki Böyle Bir Yapı Daha Yoktur" Lök Köyü Muhtarı Sadettin Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm devlet kurumlarına acil çağrıda bulunarak tarihi yapıların korunmasını istiyor.

Köyün kadim hafızasına dikkat çeken Gültekin, "Tarihi çok eski. Bu köy kurulmadan önce kurulmuş. Bey konağı burası. Bu hamamlarda zaten beyler tarafından yaptırılmış. Mehmet Paşa zamanına dayanıyor diye bize odalarda büyüklerimizden duyardık. Buranın tarihi çok eski. Hemen hemen Yozgat'la, Divanlı'yla aynı tarihlere denk geliyor diye söylediler. Veya oradan da eski diye derlerdi. Çevremizde belki böyle bir yapı daha yoktur. Bu tavan işlemesi belki Türkiye'de çok nadir bulunan bir tavanlardan biri," dedi.

"Gelecek Çocuklarımıza Miras Olarak Aktaralım" Tarihi yapıların sadece taş ve ahşaptan ibaret olmadığını, ruhunun korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gültekin, "Gelecek çocuklarımıza burayı biz miras olarak aktaralım. Onlar da buranın havasını teneffüs etsinler. Ben buraya sahip çıkılmasını istiyorum. Köyümüzde tarihi eser olarak üç tane binamız var. Hamam var, burası var, bir de bunun yan tarafında bir ev daha var," ifadelerini kullandı.

Yetkililerden çok acil bir destek ve restorasyon hamlesi beklediklerini dile getiren Gültekin, sözlerini şöyle tamamladı: "Devletimizden, Sayın Valimizden ben bunu özellikle istirham ediyorum. Mümkünse buraya bir sahip çıkılsın. Yoksa belki bu sene de ayakta kalabilir. Seneye bunu belki bulamayabiliriz. Bu sene yağış çok olduğu için burası su aldı. Ama seneye belki hiç de kalmayabilir. Mümkünse buraya bir Kültür Müdürlüğümüz Sayın Valimizin de önderliğinde eğer sahip çıkılırsa çok memnun kalırız köy olarak," diye konuştu.

Kaynak: İHA