Kültürel Mirasa Ağır Darbe: Lalique Müzesi'nde 4,5 Milyon Euroluk Soygun

Fransa'da kültürel mirasa yönelik saldırılara bir yenisi daha ekleniyor ve bir müze daha soyguncuların hedefi oluyor. Ülkenin Bas-Rhin bölgesindeki dünyaca ünlü Lalique Müzesi, sabaha karşı maskeli 3 hırsız tarafından soyuluyor. Ünlü cam ustası ve mücevher tasarımcısı Rene Lalique'in paha biçilemez eserlerine ev sahipliği yapan müzeye giren hırsızlar, ana sergi salonunda yer alan kuyumculuk bölümündeki vitrinleri kırarak, 4,5 milyon eurodan fazla değere sahip 27 mücevheri çalıyor. Yaşanan bu büyük soygun, ülkede uzun süredir devam eden müze güvenliği ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendiriyor.

Doğrudan Değerli Parçalara Yöneliyorlar Olayın detaylarını paylaşan Saverne Savcılığı, şüphelilerin yerel saatle 05.25 sıralarında önce müzenin acil çıkış kapısını, ardından bir yangın kapısını zorlayarak içeri girdiğini belirterek, doğrudan mücevherlerin sergilendiği bölüme yöneldiğini aktardı. Savcılık, hırsızların balyoz ve çekiçlerle altı vitrini kırdığını ve kısa süre içinde 27 parçayı alarak olay yerinden kaçtığını ifade etti.

Soygunun son derece kısa bir sürede gerçekleştirildiği belirtilirken, hırsızların müzede rastgele hareket etmemesi ve doğrudan değerli parçaların bulunduğu bölüme yönelmesi, olayın içeriden bilgi alınarak önceden planlandığı ihtimalini oldukça güçlendiriyor.

Alarm Çalışıyor Ancak Müdahale Gecikiyor Soygun sırasında müzedeki alarm sistemi devreye giriyor ancak müdahale sürecinde yaşanan büyük gecikme ciddi soru işaretlerine yol açıyor. Alarmın çalışmasına rağmen güvenlik güçlerine ilk ihbarın ancak sabah saatlerinde müzeye gelen bir temizlik görevlisi tarafından yapıldığı bildiriliyor.

Lalique Müzesi Başkan Yardımcısı Christian Dorschner, güvenlik şirketine sert bir tepki göstererek, "Biraz öfkeliyim. Güvenlik şirketi hemen müdahale etmedi, güvenlik güçlerini aramadı," dedi. Alarm zincirinde yaşanan aksaklığın derhal aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Dorschner, hırsızların ilk olarak mücevher bölümünü hedef almasına da dikkat çekerek, şüphelilerin müzenin iç düzeni hakkında önceden detaylı bilgi sahibi olabileceğini ifade etti.

"Mirasa Yönelik Kabul Edilemez Bir Saldırı" Soygunun ardından yükselen tepkiler yalnızca güvenlik zafiyeti ve maddi zarar üzerinden değil, çalınan parçaların eşsiz kültürel değeri üzerinden de şekilleniyor. Grand Est Bölge Başkanı Franck Leroy, olayı "mirasa yönelik kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirdi. Leroy, çalınan eserlerin ötesinde, bölgenin tarihini, ustalığını ve kültürünü temsil eden simge bir mekanın hedef alındığını belirterek, müze yönetimine ve çalışanlara destek mesajı verdi.

Lalique Müzesi yönetimi, soruşturma kapsamında kurumun geçici olarak ziyarete kapatıldığını duyurdu. Kamera kayıtları uzman ekiplerce incelenirken; hırsızların kimliklerinin tespit edilmesi, kaçış güzergahının belirlenmesi ve çalınan eserlerin bulunması için operasyonlar sürüyor. Soruşturmanın, Strasbourg Jandarma Araştırma Birimi ve Bas-Rhin Jandarma Grubu tarafından yürütüldüğü, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele eden özel birimlerin de bu sürece destek verdiği açıklandı.

Fransa'da Müze Güvenliği Alarm Veriyor 2011 yılında açılan ve Fransa'nın kültürel mirası açısından büyük önem taşıyan Lalique Müzesi'ndeki bu soygun, son yıllarda artış gösteren müze hırsızlıklarını yeniden gündeme taşıyor. Hatırlanacağı üzere, Ekim 2025'te başkent Paris'teki Louvre Müzesi'nde düzenlenen soygunda Fransa Kraliyet mücevherlerinden bazı parçaların çalınması, ülkede müze güvenliği konusunda geniş çaplı bir kriz başlatıyor. Aynı dönemde Haute-Marne'daki, Corrze'deki ve Tarn'daki çeşitli müzelerden de antik eserler çalınıyor.

Louvre'daki hırsızlığın ardından hazırlanan parlamento raporunda; müzelerde video gözetim sistemlerinin yenilenmesi, siber güvenlik önlemlerinin artırılması ve anti-intrüzyon sistemlerinin devreye alınması gerektiği önemle vurgulanmıştı.Ancak Lalique Müzesi'nde yaşanan son soygun, alınan 80 milyon euroluk devasa bütçeli önlemlere ve planlamalara rağmen Fransa'daki kültürel miras alanlarının güvenliği konusundaki endişelerin hala son derece sıcak olduğunu açıkça gösteriyor.

Kaynak: İHA